31 Ocak 2018 Çarşamba

ABD'li uzmandan itiraf: İHA'larda Rusya'nın gerisinde kaldık

ABD'li uzman Bendett, Defence One dergisindeki makalesinde Rusların İHA'larının daha küçük, basit ve ucuz olduğunu söyledi
ABD’li uzman Samuel Bendett, Rusya’nın insansız savaş sistemleri alanında ABD’yi geçmeye başladığını belirtti.

Bendett, Defence One için kaleme aldığı yazısında, Rusya'nın ürettiği keşif amaçlı insansız araçlarının ABD'li muadillerine göre daha küçük, basit ve ucuz olduğunu belirterek, "Bu yüzden kaybetme korkusu olmadan kullanılabilir" dedi.

Rusya'nın insansız saldırı araçları alanında da ABD ile aradaki farkı kapatmaya başladığı ifade edilen yazıda, Rusya'nın geçtiğimiz yaz aylarında uzun menzilli Orion insansız hava aracını sunduğu hatırlatıldı. Ayrıca Rus MiG ve Sukhoi tasarım bürolarının, 2020 yılına kadar yeni araçlarını orduya teslim edeceği belirtilerek, "Rusya Savunma Bakanlığı, yapay zekaya sahip insansız araç sürülerini oluşturmayı planlıyor" dendi.

Moskova'nın şimdiden aktif olarak mayın temizleme robotlarını kullandığına dikkat çeken uzman, "Uran-6, Skarabey ve Sfera Suriye'de başarılı biçimde kullanıldı. Ayrıca Rus ordusu yakında ağır ve orta savaş robotlarıyla donatılacak" ifadelerini kullandı.

Diğer yandan ABD'nin "ihtiyatlı davrandığını" ve karadan destek robotlarını geliştirme yönünde yeni yeni planlar kurmaya başladığı anlatılan yazıda, ABD askeri yönetiminin öldürebilen robotlarının kullanımının etik olduğundan şüphe ettiği kaydedildi.

İletişim, mikro elektronik ve ileri kontrol sistemleri gibi alanlarda Rus teknolojilerinin genel olarak ABD'nin gerisinde olduğunu yazan Bendett, ""Ancak Rusya, özellikle otonom sistemler alanında hızla arayı kapatıyor ve ABD Savunma Bakanlığı'nın bu konuyu düşünmenin zamanı geldi, geçiyor" dedi.


HÜRKUŞ-B ilk uçuşunu yaptı

Türk Hava Kuvvetleri tarafından temel eğitim uçağı olarak sipariş edilen HÜRKUŞ-B, ilk uçuşunu yaptı
Türkiye’nin ilk özgün tasarım insanlı uçağı olan HÜRKUŞ’un, TSK’ya teslim edilecek HÜRKUŞ-B varyantı ilk uçuşunu yaptı. HÜRKUŞ-B Türk Hava Kuvvetleri tarafından temel eğitim uçağı olarak sipariş edildi. HÜRKUŞ-B’de ASELSAN tarafından geliştirilen sayısal kokpit kullanılıyor. Böylece silahlı olarak yakın hava desteği görevi yapacak HÜRKUŞ-C’ye bir adım daha yaklaşıldı. HÜRKUŞ-B, yapılacak kapsamlı testler ile 90 saatlik test ve değerlendirme uçuşu sonucunda bu yılın ortalarında Türk Hava Kuvvetlerine teslim edilecek.

Türk Havacılık ve Uzay Sanayii’nden (TAI) yapılan yazılı açıklamada ilk test uçuşunun başarıyla tamamlandığı belirtildi. Test uçuşunun görüntüleri de yayınlandı. HÜRKUŞ’un geliştirme safhasındaki modeli olan ve sivil alanda kullanılacak HÜRKUŞ-A’ya göre daha dengeli ve daha kapsamlı üretilen HÜRKUŞ-B versiyonunda TAI’nin özgün tasarımı kanatlar dikkat çekti. TAI Genel Müdürü Temel Kotil, “HÜRKUŞ-B, HÜRKUŞ-A’dan 100 kilo daha hafif, hızlı, modern ve güçlü bir uçak. Bu varyant daha stabil ve daha kapsamlı bir uçak olarak tasarlandı” dedi. Testin başarıyla gerçekleşmesinin ardından uçağın test aşamaları devam edecek. HÜRKUŞ-B için motor, aviyonik, stabilite ve uçuş mükemmelliği gibi birçok test uygulanacak” dedi.

Sayısal kokpit, basınçlı kabin

HÜRKUŞ-B, ASELSAN tasarımı sayısal kokpiti (glass cockpit), basınçlı kabini, fırlatma koltuğu, oksijen desteği ve iniş takımlarının özellikleri bakımından jet uçaklarında kullanılan sistemlere benzer özellikler taşıyor. HÜRKUŞ’un silahlı varyantı olacak HÜRKUŞ-C’nin çalışmaları da sürüyor. HÜRKUŞ-C, gece görüş özellikli kokpiti yanında milli olarak geliştirilen füze ve güdümlü bombaları kullanma kabiliyetine sahip olacak.







29 Ocak 2018 Pazartesi

Savunmada yerlilik oranı yüzde 60

Türkiye'nin son 15 yıl içerisinde yerli savunma sistemleri konusunda başlatılan çalışmalar, TBMM Sanayi Komisyonu’nca rapora dönüştürüldü. 15 yıl önce 66 olan yerli proje sayısı 600’e çıktı
TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabi Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Ziya Altunyaldız, savunma sanayinin gelişme modelinin, tüm diğer sektörler için lokomotif olması gerektiğini dile getirdi. Komisyon, Savunma Sanayi Müsteşarlığı ve savunma şirketlerinin verdiği bilgileri rapora dönüştürdü. Rapordaki çarpıcı bilgiler şöyle:

- 16 yıl önce, yüzde 80 oranında dışa bağımlı olan bir savunma sanayi, bugün binden fazla şirket, KOBİ’ler, araştırma kuruluşları ve üniversitelerin katılımıyla milli bir yapıya dönüşmüştür.

- İhtiyaçların yurtiçinden karşılanma oranı yüzde 20’lerden yüzde 60’lara yükselmiştir. Dünyanın en büyük 100 savunma sanayii firması arasına ASELSAN Tusaş ve Roketsan girmiştir.

- Savunma sanayi, 2002 yılında 1.3 milyar dolar seviyesinden, bugün yıllık 6 milyar doları aşan üretim gücüne, 248 milyon dolar ihracat kapasitesinden 2 milyar Dolar ihracat kapasitesine ulaşmıştır.

- 2002 yılında 66 olan proje sayısı 2018 yılında 600’e, sözleşmeye bağlanmış proje bedelleri toplamı ise 5.5 milyar dolardan 42.5 milyar dolara ulaşmıştır.

- Savunma sanayi, yıllık 1.25 milyar dolar seviyesinde Ar-Ge harcaması ile Türkiye’nin en fazla Ar-Ge ve teknoloji yatırımı yapan sektörü konumuna gelmiştir.

- HAVELSAN, ASELSAN, TAI ve Roketsan gibi bu sektörün öncülerinin Ar-Ge harcamalarına verdiği önem başarının da kaynağı olmuştur. Çalışanlarının yüzde 60’ı da Ar-Ge personelidir.

- Türkiye, kendi insansız hava aracından kendi füzesini atabilen beş ülkeden biridir. Halen, ASELSAN ATAK helikopteri, F16, ANKA ve gemilere gimballi sistemleri geliştirmektedir.

- ATAK helikopterlerinin yazılımı tamamen Aselsan mühendislerince yapılmıştır. Bomba ve füze atışlarında hedefi gören ve odaklanan gözlerin üretimini gerçekleştirmektedir. Bu gözler 20 kilometreden hedefi görme kabiliyetine sahiptir.

- Yeni yapılacak Skorsky alımlarında milli ekran, milli yazılım, milli donanım ve görev bilgisayarını Aselsan üretecektir. Yurtdışından aldığımız Skorski helikopterlerinin aklı yerli olacaktır. Milli Muhabere Uçağı, 2030 yılında TSK envanterine girecektir.




Terör kuleleri NEB ile vuruldu

PYD/PKK'ya ait 90 santim kalınlığında beton duvarlara sahip 7 korugan ve bağlantı tünelleri, Türkiye'de geliştirilen beton delici nüfuz edici bombalar (NEB) kullanılarak imha edildi
Burseya Dağı’nın alınmasında terör örgütünün bu dağda bazı Batılı ülkelerden yüksek mühendislik hizmeti sağladığı öne sürülen 90 santimetre kalınlığında duvarlara sahip 7 betonarme korugan ile bunlar arasında bağlantı sağlayan tünellerin bombalarla yerle bir edilmesi önemli rol oynadı. Türk savaş uçakları bu betonarme korugan ve tünelleri imha etmede ardışık delici harp başlığı teknolojisine sahip, Türkiye’de geliştirilmiş beton delici nüfuz edici bombalar (NEB) kullandı. Bir askeri yetkili, “Burseya 3-4 saat içinde adeta kevgire döndü” dedi.

Fırtına obüsleri de ‘ataletsel seyrüsefer sistemi’ sayesinde kendisine verilen koordinatları tespit edip şaşmadan vurdu. SİHA’lar ve ATAK taarruz helikopterleri ise Cirit füzeleri ve ağır makinelilerle terörist mevzileri ateş altına aldı.

Sakarya olarak bilinen ‘Çok Namlulu Roketatar Silah Sistemleri’ de manevra birliklerine ateş desteği sağladı. Karadan ve havadan ateş desteğinden sonra Bordo Bereliler ve komandolar ÖSO güçlerine destek vererek, Afrin’e 13 kilometre uzaklıktaki stratejik açıdan kritik dağın ele geçirilmesinde önemli rol oynadı.

Burseya Dağı’nı ele geçiren birlikler bölgede ciddi bir mayın ve el yapımı patlayıcı (EYP) araması yapıyor.







25 Ocak 2018 Perşembe

Afrin'deki zırhlı araçlarda dikkat çeken detay

Zeytin Dalı harekatında kullanılan ve zırhlı aracın etrafını saran kafes görünümlü ağ, düşmanın attığı roketatar mühimmatlarının erken patlayarak hasarın en aza indirilmesini sağlıyor
Türkiye’nin sınır hattında oluşturulmak istenen terör koridoruna karşı başlatılan Zeytin Dalı Harekâtı’na, ‘milli silahlar’ damga vurmaya devam ediyor. Roketsan tarafından geliştirilen ve askeri uzmanların “hayat kurtaran gömlek” olarak tanımladığı sistemde, zırhlı aracın etrafını saran kafes görünümlü ağ, düşmanın attığı roketatar mühimmatlarının erken patlayarak hasarın en aza indirilmesini sağlıyor.

TSK envanterinde bulunan tank ve zırhlı araçların çukur imla haklı tanksavar roketlerine karşı beka yeteneğini artırmak maksadıyla mevcut araç yapısına uygulanabilen sistem, Zırhlı Araçlar İçin Esnek Katmanlı Kafes Zırh Sistemi olarak adlandırılıyor.

Star Gazetesi'nin haberine göre; Kafes zırh sayesinde, RPG (Rocket Propelled Grenade) tarzı silahlarla ateş altına alınarak zarar verilmeye çalışılan zırhlı araçlarımız ve askerlerimiz görevlerini daha güvenli bir şekilde icra edebiliyor.

Çukur imla mantığı ile çalışan mühimmatlar esnek katmanlı kafes zırh’a çarparak deforme olur, deforme olan başlık tam olarak görevini yerine getiremez ve yüksek enerjili jet dağılarak delme kapasitesini büyük ölçüde kaybediyor.








24 Ocak 2018 Çarşamba

Aselsan'dan 40 ülkeye 6.5 milyarlık satış

Aselsan, yaklaşık 40 ülkeye önümüzdeki 3 yıl içerisinde 6,5 milyarlık silah satışı için anlaşma yaptı
TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Üyesi Mehmet Erdoğan, Afrin'de gerçekleştirilen Zeytin Dalı Harekatı'nda kullanılan yerli ve milli silahların dünya kamuoyunu çok etkilediğini ve silahlara diğer ülkelerden büyük talep olduğunu açıkladı. Afrin operasyonu ile ilgili de bilgi veren Erdoğan, Türk Silahlı Kuvvetleri ve ÖSO'nun ele geçirdiği Burseya Dağı'na YPG/PKK'lı teröristlerin sızma girişimlerinin olduğunu fakat başarılı olamadıklarını ifade etti.
TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Üyesi ve AK Parti Gaziantep Milletvekili Mehmet Erdoğan, Zeytin Dalı Harekatı'nda kullanılan ÇNRA ve Cirit lazer güdümlü füzelerin dünya kamuoyunu çok etkilediğini belirterek, sadece ASELSAN vasıtasıyla yaklaşık 40 ülkeye önümüzdeki 3 yıl içerisinde 6.5 milyar TL'lik yerli silah satışı yapılacağını duyurdu. Erdoğan, ilgi gören silahlarla ilgili, "Sadece şunu söyleyeyim ASELSAN marifeti ile 6 buçuk milyarlık şu anda bağlantı yaptık. Önümüzdeki 3-4 yıl içinde bunları dünyada 30-40 ülkeye vereceğiz. Bu silahlarımıza gelen talepler. Lazer savunma sistemlerimiz var. Milli radarımız var" ifadelerine yer verdi.

Milli silahlar kullanılıyor

Milletvekili Erdoğan, Afrin operasyonunda kullanılan silahların çok büyük oranının milli ve yerli üretim olduğunu belirtti. Afrin'de T-122 Sakarya Çok Namlulu Roket Atarlar (ÇNRA) ile Cirit lazer güdümlü füzelerin de kullanıldığını anlatan Erdoğan, "Şu anda kullanılanlar bilinenler. Şu an Afrin’de güdümlü füzeler ve özellikle roketler kullanılıyor. Hava imha silahları ve füzeler var. Bunların çeşitleri var bunlar sadece T-122 Sakaya değil bunun yanında Cirit de kullanıldı. Bunun yanında 40 kilometre menzilli silahlar kullanıldı. Daha üzerine çıkılmadı daha üzerine çıkmak için sebep yok. Her silahımızı kullanmıyoruz. Bu konuda iyiyiz" ifadelerini kullandı.

Yeni silahlar üzerinde çalışılıyor

Erdoğan, yerli sanayide ASELSAN TUSAŞ, TAİM, HAVELSAN, ROKETSAN ve TUBİTAK vasıtasıyla yeni ve yerli silah üretimlerinin de sürdüğünü söyledi. Üzerinde çalışılan yeni silahlarla ilgili isim vermek istemediğin belirten Erdoğan, "Yine silahlarımızla ilgili sürprizlerimiz var denildi. Bu sürprizleri ilerleyen dönemlerde birlikte görelim" diye konuştu.

 "Sızma girişimi başarısız oldu"

 Milletvekili Mehmet Erdoğan, Zeytin Dalı Harekatı'nda Türk Silahlı Kuvvetleri ve ÖSO birliklerinin stratejik önem taşıyan Burseya Dağı'nı ele geçirildiğini hatırlattı. YPG/PKK'lı teröristlerin bu dağı tekrar almak için sızma girişiminde bulunduklarını fakat başarılı olamadıklarını kaydeden Erdoğan, "Burseya Dağı şu anda teröristlerden arındırıldı. Oraya tekrar bir iki hareket başlattılar ama başarılı olamadılar" dedi.

Burseya Dağı'nın önemi

Erdoğan, teröristlerin roketleri Burseye Dağı'ndan Kilis ve Reyhanlı'ya attığını hatırlatarak, buranın temizlenmesinin bölgeye yapılan roket saldırılarını yüzde 90 oranında azalttığını ifade etti. Erdoğan, "Tabi şimdi Reyhanlı’ya iki tane noktadan atılıyordu o iki nokta da imha edildi. Yine Kilis’e Burseya Dağı’ndan atılıyordu. Burseya Dağı şu anda teröristlerden arındırıldı. Oraya tekrar bir iki hareket başlattılar ama başarılı olamadılar. Bu dağı almamız Kilis’e ve Reyhanlı’ya yapılan saldırıları yüzde 90 azalttı" şeklinde konuştu.

 Ele geçirilen silahlar ABD menşei

Erdoğan, daha önce ABD'nin terör örgütüne 4 bin 800 tır silah gönderdiğini hatırlatarak, çatışmalarda ele geçirilen silahların tamamına yakının ABD menşei olduğunu açıkladı. Kilis ve Reyhanlı'ya atılan roketlerin de ABD'ye ait olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Bunun gündemde olması önemli değil biz onları yakaladık. Daha  önce 1 yıl, 1.5 yıl önce yakaladık o silahları ve o silahlarla eylem yaptılar. Tabi bunların elinde her türlü silah var. Ama şu anda çok büyük bir kısmının imha edildiğini zannediyorum. Ülkemize atılan roketlerin kimin gönderdiği bellidir. Gönderen Amerika’dır. 4 bin 800 tır silah gönderdi. Ve bunların tamamı Amerikan yapımıdır. Kısmen de ellerinde olan yada diğer ülkelerden aldıkları vardır da. Ve bu silahlar doğrudan bize karşı kullanılacak silahlardır. Hepsi donanımlı, TSK'ya karşı kullanılacak silahlardır. Onun için biz bunların tamamını imha edeceğiz. Ve bundan sonrada tespit edildikleri yerlerde anında imha ediliyorlar" dedi.



22 Ocak 2018 Pazartesi

İşte Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları


http://www.finansgundem.com/foto-haber/yerli-silahlari/1270502


Milli İHA'lar da görev yapıyor

TSK'nın Afrin'deki terör örgütü PKK/PYD'ye yönelik başlattığı operasyonda Milli İHA'lar da görev yapıyor
Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) Afrin'deki terör örgütü PKK/PYD'ye yönelik başlattığı Zeytin Dalı Harekatı'nda ilk kez milli İHA'lar da görev aldı.

Habertük'ün haberine göre TSK'nın harekatta kullandığı envanterinde ise Milli İHA'lar önemli yer kaplıyor. Afrin harakatında ilk kez yeni geliştirilmiş tekonolojilerle Milli İHA'lar da görev başında.

FOTOĞRAFLARI PAYLAŞILDI

Baykar Teknik Müdürü Selçuk Bayraktar, Twitter hesabından yeni geliştirilen İHA'ların fotoğraflarını paylaştı.

Bayraktar, attığı tweette paylaştığı fotoğrafla birlikte "İlk kez Zeytin Dalı Harekatı'nda kullanılan yeni geliştirdiğimiz teknolojiler ile Milli İHA'larımız Afrin'de görev başında. Teknik ekibimizle birlikte TSK'mize destek olmak maksadıyla sahadayız." ifadelerini kullandı.





17 Ocak 2018 Çarşamba

Aselsan'ın Hızır'ı sahaya iniyor

Türk savunma sanayisinin en yeni zırhlı araçlarından Hızır, ilk kez envantere gireceği sınır güvenliği projesi için önümüzdeki ay teste hazır hale gelecek

Türk savunma sanayisinin en yeni zırhlı araçlarından Hızır, ilk kez envantere gireceği sınır güvenliği projesi için önümüzdeki ay teste hazır hale gelecek.

Türkiye'nin en yeni zırhlı araçlarından Hızır, ASELSAN'ın Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı Merkezi Finans ve İhale Biriminden aldığı Türkiye ve Avrupa Birliği (AB) sınırlarının gözetleme kapasitesinin artırılmasına yönelik mobil gözetleme araçları tedariki işi kapsamında ilk kez envantere girecek. 
"Hızır 4x4 Taktik Tekerlekli Zırhlı Aracı", Katmerciler AŞ tarafından üretiliyor. Şirket başta bu proje olmak üzere 2018'de Hızır'ın hibrit versiyonunun geliştirilmesi ve ihracat konusunda yoğun bir çalışma yürütecek.

Katmerciler AŞ İcra Kurulu Başkan Vekili Furkan Katmerci, AA muhabirine yaptığı açıklamada, sınır gözetleme projesine yönelik Kara Kuvvetleri Komutanlığı ve ASELSAN ile toplantılar yaptıklarını söyledi.

İzmir'deki fabrikalarında aracın prototipi üzerinde çalışıldığını ifade eden Katmerci, prototipin onayının ardından seri üretimini Ankara'daki yeni tesislerinde gerçekleştireceklerini belirtti. Katmerci, şöyle konuştu:

"Ankara'daki ilk seri üretimimiz ASELSAN ile imzaladığımız Hızır Projesi olacak. Bu aracımız keşif-gözetleme amaçlı kullanılacak ve bu yönde donatılacak. Hızır'la Türkiye'de ilk kez 400 beygirlik bir motor kullandık. Bu, aracın daha kuvvetli olması açısından büyük avantaj sağladı. Beygir başına düşen tonu daha yüksek bir araç tasarladık. O yüzden elimiz daha rahattı. Hızır'da, aracın manevra ve operasyon yeteneğini dikkate almakla kalmıyor, aracın taşıdığı canlara maksimum koruma sağlamasına önem veriyoruz. Hızır, NATO standartlarında, balistik seviyesi yüksek, mayına karşı yüksek koruma seviyesiyle ve yüksek manevra kabiliyetiyle askerimizin ihtiyaç ve beklentilerini tam olarak karşılayan, çatışma bölgelerinde ve sahadaki güvenilir bir dostu olacak. Aynı zamanda bakım ve onarımı son derece kolay bir zırhlı. Ülkemizin içinde bulunduğu ateş çemberini dikkate aldığımızda ordumuzun operasyon gücünü artırmada ve askerimize yüksek güvenlik sağlamada çok önemli yardımcılar olacak. Aracın prototipini yüzde 70 civarında tamamladık. Önümüzdeki ay tümüyle tamamlanacak ve kalifikasyon testlerine hazır olacak. İlk teslimat tarihi kritik tasarımdan sonra netleşecek. Teslimatların tümünü 2018 içerisinde tamamlayacağız."

İLK HİBRİT ZIRHLI İÇİN TASARIM DEĞİŞİYOR

Katmerci, ASELSAN'la Hızır için yürüttükleri "Türkiye’nin ilk hibrit konsept zırhlı aracı" projesine ilişkin de bilgi verdi.

Otomotiv sanayisinin hibrit ya da elektrikli araca yöneldiğini, bunun ilerleyen dönemde zırhlı araçlara da yansımasını beklediklerini dile getiren Katmerci, hibrit aracın maliyet ve operasyonel anlamda birçok avantajı bulunduğunu vurguladı. Katmerci, hibrit araçla elde edilecek kazanımlara ilişkin şunları kaydetti:

"Motor hacmini küçültüp torkunu, kuvvetini artırabileceğiz. Bu da aracın aerodinamik dizaynını değiştiriyor ve görüş kabiliyetini artırabiliyorsunuz. Şu anda araçla ilgili yeni bir tasarım yapmaya çalışıyoruz. Tasarımdaki yenilik ve iyileştirmelerle bu yıl içerisinde testlerini tamamlamayı hedefliyoruz. 
Hibrit araçla operasyonel anlamda belirli bir süre tümüyle sessiz olarak ilerleyebiliyorsunuz. Bu da düşmanın sizi fark etmemesini sağlıyor. Yine egzoz ve motor ısısı olmadığında termal olarak da görüntülenme riski düşüyor.  Bu projeyle ithal edilen bazı komponentlerden de kurtulma olanağı olacak. Örneğin, hibrit araç tasarladığımızda doğrudan akslardan tahrik alacağı için transfer kutusuna, dolayısıyla bir ithal girdiye olan ihtiyaç ortadan kalkacak. 
Maliyet anlamında yakıt tasarrufu olacak. Gelecekte orduların envanterinde bu tür araçların artacağını düşünüyoruz. Türkiye'de bunu ilk kez gerçekleştiriyor olacağız. En yakın zamanda da kuvvetlerimizin envanterine gireceğini inanıyoruz. Amacımız bu yıl içerisinde testlerin tamamlanmasıyla aracı kuvvetlerin kullanımına hazır hale getirmek."

Katmerci, zırhlı araçların bakım onarımının da sahadan iletilen önemli sorun başlıklarından olduğunu ifade ederek, bu konuda da güvenlik güçlerinin işlerini kolaylaştıracak özgün çözümler geliştirdiklerini anlattı.

GÖZLER İHRACAT BAŞARISINDA

Katmerciler'in cirosunun yaklaşık yüzde 60'ının ihracata dayalı olduğuna dikkati çeken Katmerci, sivil ürünlerini 57 ülkeye ihraç ettiklerini söyledi.

Bu kanalı da kullanarak savunma sanayisi ürünlerinin ihracatını gerçekleştirmek istediklerini belirten Katmerci, "Hızır sahadan gelen geri bildirimlerle dizayn edildi. Türkiye ve dünyadaki araçlar değerlendirilip güvenlik güçlerinin isterlerine en yakın hatta üzerinde bir tasarım yapıldı. Bu en büyük avantajımız. Elbette Türkiye'deki kuvvetlerin kullanıp envantere girmesi bizim açımızdan çok önemli. Bunun yanında şu anda Avrupa, Ortadoğu ve Afrika'da 3 ülkeyle irtibat halindeyiz. En büyük hedeflerimizden birisi bu yıl içerisinde Hızır'la ilgili ihracat gerçekleştirebilmek ya da bir sözleşme imzalayabilmek. Savunma sanayisinde de ülkeye döviz kazandırmak istiyoruz." diye konuştu.

ÜRÜN AİLESİ BÜYÜYECEK

Furkan Katmerci, 4x4 araçların yanı sıra savunma sanayisindeki farklı ihtiyaçlara cevap vermek için üzerlerine düşeni yapmaya hazır olduklarını ifade etti.

Olabildiğince geniş bir ürün gamına sahip olmayı hedeflediklerini vurgulayan Katmerci, "Bunu da mevcutlardan daha iyisini yaparak gerçekleştirmek
istiyoruz. 4x4 araçların yanında 6x6, 8x8 bütün kara araçlarına yer almak istiyoruz. Bu araçları da üretmek hedeflerimiz arasında bulunuyor. Bunlarla ilgili prototip çalışmaları yapıyoruz. Türkiye'nin envanterine baktığımızda 6x6, 8x8 araçlar büyük ihtiyaç. Avrupa'da da son yıllarda alımlarda bu tür araçlar öne çıkıyor. Yılın ikinci çeyreğinde bu konudaki çalışmalarımızı gündeme gelecek. Bunlarla ilgili görselleri ve konfigürasyonlarıyla ilgili paylaşımlar ortaya çıkacak." değerlenmesinde bulundu. 








13 Ocak 2018 Cumartesi

TSK'nın acil ilanına rekor başvuru

TSK'nın acil subay ihtiyacını karşılamak amacıyla kurulan Milli Savunma Üniversitesi’nin (MSÜ) açtığı sınava rekor başvuru geldi.
15 Temmuz darbe girişiminin ardından yapılan tasfiyeler sonrasında Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) acil ihtiyacını karşılamak amacıyla kurulan Milli Savunma Üniversitesi’nin (MSÜ) açtığı sınava rekor başvuru geldi.

4 günde 100 bini geçti

9 Ocak’ta başlayan başvurular 15 Şubat’ta sona erecek. Sınav için başvuranların sayısı 107 bine ulaştı. Başvuranların 24 bini kadın. İlk kez uygulanacak olan MSÜ Askeri Öğrenci Aday Belirleme Sınavı, 18 Mart’ta 81 il merkezinde yapılacak. Sınav, temel yeterlilik testi ağırlığında olacak. Türkçe, temel matematik, sosyal bilgiler ve fen bilgisi konularında 120 çoktan seçmeli soru sorulacak. Bu sınavda başarılı olanlar, 2’nci seçim aşamalarına çağrılmaya hak kazanacak.

Fiziki yeterlilik testleri ve mülakatların yanı sıra sınav puanları dikkate alınarak asil ve yedek listeler belirlenecek. 3 bin 761 subay ve 5 bin 992 astsubay adayının Harp Okulları’nda eğitim almaya hak kazanacağı sınavla subay adayları, yaklaşık altı aylık eğitimin ardından teğmen olarak atanabilecek.



11 Ocak 2018 Perşembe

Lockheed Martin'den sesten hızlı İHA

FlightGlobal editörü Trimble'nin Twitter paylaşımına göre LM Genel Müdürü O'Bannion, SR-72 adı verilen sesten hızlı insansız hava aracının üretim çalışmalarının tamamlandığını söyledi
Lockheed Martin Genel Müdür Yardımcısı Jack O'Bannion, sesten hızlı insansız hava aracı (İHA) ürettiklerini duyurdu.

FlightGlobal dergisi editörü Stephen Trimble'ın Twitter hesabından aktardığına göre ABD'nin Florida eyaletinde düzenlenen AIAA SciTech 2018 konferansında konuşan O'Bannion, SR-72 adı verilen sesten hızlı İHA üretim çalışmalarının tamamlandığını belirtti.

SR-72'yle ilgili slayt gösterisini katılımcılara izleten O'Bannion, "Dijital dönüşüm olmasaydı, gördüğünüz bu hava aracı üretilemezdi" dedi.

O'Bannion bu sözleri, SR-72'nin üretiminin tamamlandığı şeklinde yorumlandı.




9 Ocak 2018 Salı

İHA teknolojilerindeki durum ve beklentiler

Türkiye'nin ilk kamikaze İHA'larını üreten STM, bu teknolojiyi yapay zekayla donatmak için çalışmalarını sürdürüyor


Türkiye, insansız hava araçları (İHA) konusundaki iddiasını yeni teknolojilerle büyütecek.

İHA'lara yönelik ihtiyaçlarını yakın zamana kadar yurt dışından karşılayan ve çeşitli zorluklarla karşılaşan Türkiye, zamanla bu teknolojide ulaştığı yetkinliği yeni ürünler ve çözümlerle geliştiriyor.

Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret AŞ'nin (STM) kurduğu Türkiye'nin ilk teknoloji odaklı düşünce merkezi "ThinkTech", Türkiye'nin İHA ve kamikaze İHA teknolojilerindeki durumuna ve beklentilerine ilişkin bir çalışma yaptı.

Çalışmaya göre, İHA'lar günümüzün asimetrik harp sahasında önemli bir kuvvet çarpanı olarak rol oynuyor. Uzaktan kontrollü İHA'lar ile ortaya çıkan bu teknoloji, daha sonra insansız akıllı otonom araçlarla gelişimini sürdürdü. Günümüzde ise yapay zekayla artırılan otonomi seviyeleriyle yüksek akıllı ve sürü zekasına sahip İHA'ların harp sahasında etkin olarak kullanımı planlanıyor.

Gelecek 5 yılda dünya İHA pazarı büyüklüğünün 50 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Bu pazarda başta ABD olmak üzere bazı Avrupa ve Asya ülkeleri de paylarını artırmaya çalışıyor. Asya’da Çin, Hindistan, Güney Kore gibi ülkeler kendi İHA sistemlerini geliştirmek için adımlar atarken, Avrupa’da Fransa, Almanya, İngiltere gibi ülkeler İHA sistemi geliştirmeye dönük çeşitli projeler yürütüyor. Rusya ve İsrail de bu alanda önemli çalışmalar yapıyor.

İhtiyaç da pazar olanakları da fazla

Keşif, gözetleme ve operasyon amaçlı kullanılabilecek silahlı ve silahsız İHA sistemlerine sahip olması ve bu araçları milli kaynaklarla üretmesi, bölgesel güç olma hedefini güden Türkiye için vazgeçilmez önem taşıyor. Ayrıca büyüyen dünya pazarıyla birlikte Avrupa ve Asya’da talebin daha da artacağı göz önüne alındığında, Türkiye'nin bu pazardan önemli bir pay alabileceği belirtiliyor.

Türk savunma ve havacılık sanayisi bu alanda son dönemde, hem platform hem de alt sistem bazında ciddi ilerlemeler kaydetti. Platform tasarımı, sistem entegrasyonu, sensör geliştirilmesi ve silah entegrasyonu gibi çok geniş bir yelpazede projeler devam ediyor.

Silahlı kuvvetler ve güvenlik güçleri tarafından terör ve asimetrik harp kapsamında halen belli sayıda İHA kullanılıyor ancak Türkiye'nin ulusal savunma sistemleri bağlamında 2023 hedeflerine ulaşabilmesi için daha çok İHA üretmesi gerekiyor.

Kamikaze İHA'lar sahada

Türkiye'nin İHA teknolojileri konusunda geliştirdiği son ürün ise "Türkiye’nin gökyüzündeki yeni askerleri" diye nitelendirilen kamikaze İHA'lar oldu.

Türk savunma sanayisinin son dönemde en dikkat çeken ürünlerinden biri olan kamikaze İHA'lar, asimetrik harp sahnesindeki yerini almaya başladı.

STM tarafından özgün tasarlanarak geliştirilen ve seri üretimine başlanan yeni İHA-1 sınıfı kamikaze İHA'lar ilk olarak Mayıs 2017'de 13. Uluslararası Savunma Sanayi Fuarı'nda sergilendi.

Türk Silahlı Kuvvetleri envanterine girmeye başlayan STM Kamikaze İHA ailesi; otonom döner kanatlı vurucu İHA "KARGU", otonom taktik sabit kanatlı vurucu İHA "ALPAGU", otonom döner kanatlı keşif ve gözetleme İHA "TOGAN"dan oluşuyor.

Geçen yıl sonu itibarıyla özgün ve yerli çözümlerle çok kısa sürede tasarımdan seri üretime geçirilen ve envantere dahil edilen STM İHA ailesinin, yapay zeka marifetiyle evrimleşerek, bu yıl "yüksek akıllı İHA sürüleri" olarak prototipleştirilmesi hedefleniyor.

ABD ve Çin’in sürü zekasına sahip prototip ve deneysel örnekleri lanse ettiği 2016 ve 2017 yıllarının hemen ardından Türkiye'nin de benzer ilk operasyonel kabiliyet örneklerini 2018'de sunabilecek olmasının önemine işaret edilen çalışmada, BAYKAR ve Türk Havacılık ve Uzay Sanayi AŞ (TUSAŞ/TAI) gibi İHA üreticilerinin faaliyetleri de dikkate alındığında Türkiye'nin "Küresel İHA Ligi"ndeki iddiasının daha da büyüyeceği değerlendirmesinde bulunuldu.






4 Ocak 2018 Perşembe

S-400 Füze Savunma Alay Komutanlığı

Rusya’dan alınan 2 adet S-400 sisteminin TSK’daki yapılanması, “S-400 Füze Savunma Alay Komutanlığı” şeklinde olacak. Alay komutanlığı, 2 tabur ve 4 bölükten oluşacak
Türkiye’yi füze savunma şemsiyesi altına alacak S-400 projesinde askeri yapılanma netlik kazanmaya başladı. S-400 sistemi “alay komutanlığı” yapısı altında 2 tabur ve 4 bölükten oluşacak. Sistemde her an ateşlenmeye hazır 144 füze yer alacak.

Türkiye ile Rusya arasındaki anlaşmaya imzaların atılmasının ardından yapılan açıklamalar, kurulacak sistemin büyüklüğü konusunda kafa karışıklığına yol açtı. Milli Savunma Bakanı Nurettin Canikli,, geçen perşembe günü “2 sistem, yani 4 batarya satın alacağız” derken, Rus yetkililer de aynı yönde açıklama yaptı. Ertesi gün, imzaların atılmasından hemen sonra, Savunma Sanayii Müsteşarlığı’nın yaptığı yazılı açıklamada “Proje ile 1 adedi opsiyon olmak üzere toplam 2 adet S-400 sistemi (bataryası) tedarik edilecektir” denildi.

O FARKLILIĞIN NEDENİ

Gazete Habertürk'ten Murat Gürgen, “çelişkili” görünen açıklamaların perde arkasını araştırdı. Türkiye ile Rusya arasında yürütülen müzakerelerde ve imzalanan anlaşmada satın alınacak füze sayısında değişikliğin söz konusu olmadığı belirtildi. Kafa karıştıran açıklamalar, füze savunma sisteminin karmaşık konfigürasyon yapısından; bölük, batarya, sistem gibi terimlerin farklı tanımlanmasından ve tarafların savunma sanayii işbirliği anlaşmalarının gizlilik prensibine riayet etmesinden kaynaklanıyor.

Türk Silahlı Kuvvetleri’nde ( TSK) yapılanma, “S-400 Füze Savunma Alay Komutanlığı” şeklinde olacak. Alay komutanlığı, 2 tabur ve 4 bölükten oluşacak. Bir S-400 sisteminde, “lançer” adı verilen füze rampalarının yanı sıra “Big Bird” olarak anılan uzun menzilli radar, “Grave Stone” adı verilen ve füzeleri güdümleyen angajman radarı ile “55K6E” adıyla kodlanan komuta kontrol aracı yer alıyor. Sistemi oluşturan tüm elemanlar tekerlekli araç üzerine konuşlandırılıyor. Böylece kriz dönemlerinde ihtiyaç duyulan bölgeye sevk edilebiliyor.

2.5 MİLYAR DOLARA

Rusya’ya verilen siparişin “2 tabur” planlamasına göre yapıldığı öğrenildi. TSK, yurt genelinde 2 farklı noktaya S-400 taburu konuşlandırabilecek. Projede opsiyon olarak değerlendirilen radar ve komuta kontrol araçlarından 1 ya da 2 set daha satın alınması halinde TSK 4 farklı noktaya konuşlanmaya yeterli sayıda füze rampasına peşinen sahip olacak. Mevcut planlamaya göre her bölükte 9, her taburda 18 ve alay genelinde toplam 36 lançer görev yapacak. Her lançer 4 füze ateşleme kapasitesine sahip bulunuyor. Böylece aynı anda ateşlenmeye hazır füze sayısı 144’e ulaşıyor.

Türkiye, Rusya’dan S-400 sistemlerini satın alan ilk NATO ülkesi olacak. Anlaşma uyarınca Rusya’ya 2.5 milyar dolar ödeme yapılacak. Ruble üzerinden ödeme gerçekleştirilecek. Toplam tutarın yüzde 45’i ön ödemeyle yapılacak. Yüzde 55’lik bölüm ise Rusya tarafından kredilendirilecek. Ankara, avans ödemelerine başlandığını açıkladı. İlk sistem teslimatının 2020 yılının ilk çeyreğinde gerçekleştirilmesi öngörülüyor.

KONTROL TÜMÜYLE TSK’DA

S-400 sisteminin kontrolü tamamen TSK’da olacak. NATO sistemine entegre edilmeyeceği gibi, Rusya’nın kontrolü de söz konusu olmayacak. Sisteme, milli olarak geliştirilen dost-düşman tanıma sistemi entegre edilecek. S-400 sisteminin, ABD’li rakibi Patriot sistemine göre üstün özellikleri bulunuyor. Sistem sayesinde her tabur aynı anda 36 farklı düşman tehdidini algılayıp karşılık verebilecek. Sistem farklı füze tiplerinin kullanımına olanak tanıyor. Böylece, çok farklı menzile sahip seyir füzelerinden balistik füzelere ve uçaklara kadar düşmana ait çok farklı tehdit unsurları tek bir sistemle etkisiz hale getirilebiliyor.