27 Şubat 2018 Salı

TSK'dan milli yazılım atağı

TSK’nın bilişimden, kripto sistemine kadar ihtiyaç duyulan yazılımlara yerli üretimler damga vuracak. Yazılımlar haziran sonu tamamlanacak


Türkiye, milli ve yerli silahların ardından, savunma alanında yazılım çalışmasını da tamamlama noktasına geldi. TSK’nın bilişim sisteminden, milli silahlardaki kripto sistemine kadar ihtiyaç duyulan yazılımlara yerli üretimler damga vuracak. Milli yazılımlar haziran sonuna kadar tamamlanacak.

‘SİBER’ MÜCADELE

TSK bir yandan yurtiçi ve yurtdışındaki terör unsurlarına karşı mücadele verirken diğer yandan kendisine yönelik siber tehditlerle de mücadeyi sürdürüyor. TSK Siber Savunma Merkezi Projesi’yle tüm birimlerin siber güvenliğine ilişkin faaliyetlerin tek merkezden yürütülecek.

HAZİRAN SONU BİTECEK

Hazırlanan ‘Siber Savunma Harekat Merkezi’ TSK’nın kullanımına sunuldu. Merkez, siber tehditlerle ‘yerli’ mücadele edecek. Yazılımlar, haziran ayı sonuna kadar tamamlanacak ve kullanımına başlanacak.


5. Nesil hayalet uçağın sırları

Yılan hikayesine dönen F35 projesinde sona yaklaşıldı


Bir grup Türk gazeteci ABD Dışişleri Bakanlığı’nın davetlisi olarak Avrupalı basın mensuplarıyla F-35 savaş uçaklarının testlerinin yapıldığı Patuxent River Askeri Üssü’ne girdi. ABD’li yetkililer, F-16 pilotlarının 6 haftalık eğitimle F-35’leri kolaylıkla kullanabileceğini söyledi. Türkiye’nin ilk F-35 uçağına bir yıl içinde kavuşması bekleniyor

ABD Dışişleri Bakanlığı’nın davetlisi olan basın mensuplarına yeni nesil F-35 savaş uçaklarının testlerinin yapıldığı merkez tanıtıldı. Türkiye’nin ilk F-35 uçağına bir yıl içinde kavuşması beklenirken ABD’li yetkililer, uçakların son derece güvenli ve kullanımının da son derece basit olduğunu vurguladı. Yetkililer, F-16 pilotlarının 6 haftalık eğitimle F-35’e geçiş yapabildiğini anlattı.

Patuxent Askeri Üssü, uçak gemilerine konuşlandırılan, kısa mesafede kalkış ve dikey iniş (STOVL) özelliğine sahip F-35B tipi uçaklara ev sahipliği yapıyor. F-35A tipi uçaklardan şimdiye kadar 30 adet sipariş veren Türkiye, uçak gemisine sahip olma hedefine bağlı olarak F-35B tipi uçaklarını da gündeminde tutuyor.

HEDEF 100 UÇAK

2012 yılında, dönemin Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Murat Bilgel, amfibi geminin hizmete girmesinin ardından STOVL özelliğine sahip uçakların filoya katılmasına yönelik planlama yapıldığını açıklamıştı. Türkiye, ortağı olduğu Müşterek Taarruz Uçağı (JSF) projesi kapsamında 100 adet F-35 savaş uçağı alacak. Bunlardan 30’unun kesin siparişi verilmiş durumda.

Hava Kuvvetleri için F-35A tipi uçaklar sipariş edilirken, 2020’li yıllardan itibaren TCG Anadolu ve sonrasında inşa edilmesi planlanan daha büyük uçak gemisi üzerinde konuşlandırılmak üzere, Deniz Kuvvetleri için de STOVL özelliğine sahip F-35B uçaklarının sipariş edilmesi bekleniyor.

‘UÇAĞI İNDİRMEYİ YARIM SAATTE ÖĞRENİRSİNİZ’

Askeri üste görev yapan test ekibinin Şef Mühendisi Andrew Maack, “Bu uçaklar son derece güvenli. Uçuş anında yaşanabilecek arızalarda alternatif üreterek görevine devam edebiliyor. Bilgisayar özelliklerinin ön plana çıkması sayesinde, uçağın kullanılması çok kolay. F-16 pilotları önce 4 hafta dershane ve ardından 2 haftalık uçuşla eğitimi tamamlıyor. Siz de simülatöre yarım saat otursanız, bu uçağa dikey iniş yaptırabilirsiniz” dedi.

‘AMBARGO SÖZ KONUSU DEĞİL’

Avrupalı basın mensupları ABD Kongresi’ni de ziyaret etti. Türkiye’nin ABD’den silah tedarik etmekte zorluk yaşamasını değerlendiren bir Kongre yetkilisi, “Biz silah transferlerimizi yapıyoruz. Ambargo söz konusu değil. Olmayacak da. Zaman zaman Kongre’nin silah sistemlerinin satışına onay vermesinin uzun zaman aldığı doğru. Ama ABD’nin müttefiklerin ihtiyaç duyduğu sistemleri vermemek gibi bir politikası kesinlikle yok. Bu konular Dışişleri Bakanı Tillerson’ın Ankara ziyareti sırasında da görüşüldü. Türkiye ile daha yapıcı ilişkilere sahip olmamızı ve birlikte çalışmamızı sağlayacak bir yola girdiğimiz konusunda umutluyum. ABD’nin herhangi bir müttefikine silah satışını durdurmak gibi bir niyeti kesinlikle yok” diye konuştu.

F-35B'NİN TEKNİK ÖZELLİKLERİ

AZAMİ HIZ: 1.6 Mach (1932 km/s)

MENZİL: 1667 km

AZAMİ İRTİFA: 60 bin feet (18288 m)

ÖZELLİĞİ: Radarda tespit edilemeyen 5. nesil hayalet uçak

MÜRETTEBAT: 1

UZUNLUK: 15.6 m

YÜKSEKLİK: 4.3 m

BOŞ AĞIRLIK: 13.1 ton

MAKS. AĞIRLIK: 31.8 ton





Türk mühendislerden yerli görüntüleme sistemi

ABD'nin satmak istemediği İHA'ların görüntüleme sistemi, Türk mühendislerince geliştirildi


Savunma alanında yerli ve yüzde 100 milli üretime hız veren Türkiye, Zeytin Dalı Harekatı ile yeni nesil İHA’ları sahaya sürdü. Yeni İHA'larda Türk mühendislerince geliştirilen, ABD’nin satmamak için direndiği milli görüntüleme sistemi de kullanıldı.

Harekat bölgesinde görev yapan İHA ve SİHA’lara yerli üretim olan jet motoru takıldı. İnsansız hava araçlarının yeni versiyonlarının diğerlerine göre daha hızlı ve sessiz uçarak teröristleri tespit ya da etkisiz hale getirdiği belirtildi.

Yeni Şafak'tan Haluk Karakaya'nın haberinge göre, yeni versiyon İHA’ların, bir önceki nesil araçlara göre daha hızlı ve sessiz uçtuğu belirtildi. Uzun menzil uçuş imkanı veren yeni nesil araçlar, “hayalet İHA” gibi hareket ederek terör unsurlarını tespit ediyor. Yeni versiyon İHA sistemlerinin diğerlerine göre daha uzun süre uçuş gerçekleştirebiliyor.

KENDİ “GÖZÜMÜZÜ” ÜRETTİK

İHA ve SİHA’lara takılan görüntüleme sistemleri konusunda da Amerikan ambargosunu boşa çıkaracak adımlar atıldı. ABD’nin ambargo kararı üzerine harekete geçen Türk mühendisleri, özgün sistem geliştirdi. Bu sistemlerin de İHA ve SİHA’lara takılarak kullanılmaya başlandığı öğrenildi. Türk İHA’larını kör bırakmak için her yolu deneyen ABD, Türkiye’nin bu atağına karşı bir kez daha “ucuza verelim” teklifini sundu ancak kabul görmedi.



Teröristler kaçacak delik bile bulamayacak...

Türkiye tarafından üretilen ve Zeytin Dalı Harekatı kapsamında 43 araçta aktif olarak kullanılan uzaktan kumandalı askeri araç ABD ve Birleşik Arap Emirlikleri'ne ihraç edilecek.


Best Grup Genel Müdür Yardımcısı Özgür Derebaşı, sınır ötesi operasyonlarda Mehmetçik'e "yol açan" zırhlı insansız kara aracı TOSUN'un sahada başarıyla görevini sürdürdüğünü belirterek, "Amerika ve İsrail'den sonra uzaktan kumandalı askeri araçları operasyonel olarak kullanan üçüncü ülkeyiz. Biz bu teknolojiyi 6 kat düşük maliyetle yüzde 100 yerli olarak üretiyoruz. Önümüzdeki 3 ayda uzaktan kumanda sistemimizi Amerika ve Birleşik Arap Emirlikleri'ne ihraç edeceğiz." dedi.

Derebaşı, güvenlik ve savunma sanayi alanında faaliyet gösteren şirketlerinin, yaklaşık 60 bin metrekare kapalı alanda başta uzaktan kumandalı zırhlı araçlar olmak üzere zırhlı personel taşıyıcı araç, zırhlı arazi tipi kamyonet, zırhlı komuta kontrol araçları, iş makinesi, vinç, silahlı operasyon robotu, güvenlik kabini, insansız kara ve hava araçlarıyla bunlara ait uzaktan kumanda sistemlerinin üretimini gerçekleştirdiklerini anlattı.

Uzman üretim ve Ar-Ge kadrolarıyla sivil ve askeri amaçlar doğrultusunda ihtiyaç sahiplerine farklı seçenekler sunduklarına dikkati çeken Derebaşı, sınır ötesi operasyonlar, meskun mahal olayları gibi durumlarda zırhlı iş makinesi ihtiyacına karşılık olarak tamamen yerli imkanlarla geliştirilen TOSUN'un 3 yıldır sahada kullanıldığını bildirdi.

Derebaşı, zırhlı araç üretiminde 10 yıllık tecrübeye sahip olduklarını ve 5 yıldır insansız araçlar üzerine çalıştıklarını vurgulayarak, şöyle konuştu:

"Şu an operasyonlarda 85 TOSUN görev alıyor. Zeytin Dalı Harekatı kapsamında 43 aracımızla aktif olarak sahadayız. Teknoloji ithal etmektense ihraç etmeye dayalı bir politikamız var. TOSUN uzaktan kumanda sistemi başta olmak üzere 3 ülkeyle çalışmalarımız devam ediyor. İlk prototipimizi Amerika'ya gönderdik. Önümüzdeki 3 ayda uzaktan kumanda sistemimizi ABD ve Birleşik Arap Emirlikleri'ne ihraç edeceğiz. Balistik koruma çözümlerinde çok iyi bir konuma geldik. TOSUN ve PUSAT gibi zırhlı uzaktan kumandalı araçlarımız sahada ciddi tehditlere karşı başarıyla görevlerini sürdürüyor. Roketlere maruz kaldıklarında dahi göreve devam edebildiler. ABD ve İsrail'den sonra uzaktan kumandalı askeri araçları operasyonel olarak kullanan üçüncü ülkeyiz. Biz bu teknolojiyi 6 kat düşük maliyetle yüzde 100 yerli olarak üretiyoruz. Bu bizim için büyük bir gurur."

"SERİ ÜRETİM AŞAMASINA GELMEK ÜZEREYİZ"

Bunların yanında, insansız hava araçları alanında da projeleri bulunduğunu anlatan Derebaşı, iniş kalkış için piste ihtiyaç duymayan, yüksek uçuş süresini yüksek taşıma kabiliyetiyle birleştiren bir platform tasarladıkları bilgisini verdi.

Derebaşı, 6 saat havada kalabilen "VTOL" insansız hava aracının her türlü hava koşulunda kolaylıkla harekat sahasına intikal ettirilebilen bir sisteme sahip olduğunu vurgulayarak, "Uçuş testlerimiz başarıyla tamamlandı, seri üretim aşamasına gelmek üzereyiz. Tamamen yerli imkanlarla ürünümüzü tamamlayabiliyoruz. Önümüzdeki günlerde silahlı kuvvetlerimizin emrine vermeyi umuyoruz." ifadesini kullandı.





25 Şubat 2018 Pazar

Türkiye’nin öncü otomotiv ve savunma sanayii şirketi Otokar, 2017 yılı finansal sonuçlarını paylaştı

Fikri mülkiyet hakları kendine ait ürünleriyle 5 kıtada 60’tan fazla ülkede faaliyet gösteren Otokar, kendi rekorunu yeniledi. 2017 yılında cirosunu yüzde 9 artışla 1,79 milyar TL’ye çıkaran şirketin net dönem kârı 99,4 milyon liraya ulaştı. Otokar’ın 2017 yılındaki ihracatı ise 149 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Otokar Genel Müdürü Serdar Görgüç, “Faaliyet gösterdiğimiz pazarlarda yaşanan daralmalara rağmen 2017’de başarılı bir performans sergileyerek sürdürülebilir büyümemizi koruduk. Kullanıcılarımızı odak noktamıza alarak ihtiyaç ve beklentilere uygun ürettiğimiz ürünler, Ar-Ge ve mühendislik kabiliyetimiz, deneyimli ve yetkin insan kaynağımız, güçlü satış ağımız 2017 yılında bizi başarılı finansal sonuçlarımıza taşıdı. 2017 yılında 3 bin 62 adet araç üreten Otokar, Türk savunma sanayisinde en büyük özel sermayeli kuruluşu konumunun yanı sıra faaliyet gösterdiği otobüs segmentleri toplamında liderliğini korudu” dedi.

“TÜRKİYE’NİN EN BÜYÜK SAVUNMA İHRACATI ANLAŞMASINI İMZALADIK”

2017 yılında savunma sanayiinde bir ilke imza attıklarını belirten Görgüç; “2017 yılında savunma sanayiinde Türkiye’nin tek kalemde imzalanan en büyük ihracat anlaşmasına imza attık. Otokar, geçen yıl Birleşik Arap Emirlikleri’nin 8x8 zırhlı araç ihtiyacı doğrultusunda, yerel ortağıyla Al Jasoor şirketini kurarak savunma sanayisinde 661 milyon dolar tutarında anlaşma imzaladı. Bu anlaşma ile şirketimiz ihracat çalışmalarını teknoloji transferiyle genişletti” açıklamasını yaptı.

Serdar Görgüç, Türkiye’de teknoloji konusunda yetkinliğin artırılması hedefiyle millileşme ve yerlileşme akımının etkisini artırdığını belirtti. Otokar’ın savunma sanayii alanında Türk Silahlı Kuvvetleri’nin öncü kara araçları tedarikçisi olduğuna ve 30’dan fazla ülkeye askeri araç ihracatı gerçekleştirdiğine değinen Görgüç, yüksek teknolojiye sahip Cobra II zırhlı aracın 2017'de Kara Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde sınır gözetleme görevi için tercih edildiğini ve Cobra II’lerin Birleşmiş Milletler görevlerinde rol almaya başladıklarını kaydetti.

“ALTAY TANKINI MİLLİ OLARAK TASARLADIK, SERİ ÜRETİMİ İÇİN GÖREVE HAZIRIZ”

Milli ana muharebe tankı Altay hakkında Otokar Genel Müdürü Serdar Görgüç şunları söyledi; "Türkiye, savunma sanayinde attığı cesur adımlarla son 10 yılda önemli bir dönüşüm yaşadı. Dünya devleriyle mücadele edecek alt yapıya, teknolojiye kavuştu. Yaşanan dönüşümden bugüne dışa bağımlılığı azaltacak birçok milli proje hayat buldu. Türkiye'nin tek milli kara araçları üreticisi olarak 2008 yılında Türkiye’nin ana muharebe tankını milli imkan ve kabiliyetlerle tasarlamakla görevlendirildik. Bu süreçte sahip olduğumuz tüm know-how’ı kullandık; teknolojimizi Altay’a uyarladık; Altay’ı başarıyla tasarladık ve geliştirdik. Pek çok deneyim kazandık, kabiliyetlerimizi güçlendirdik. Altay, ülkemiz topraklarında, milli bir tank olarak doğdu. Türkiye’nin kaynakları ile geliştirilen Altay, yine Türkiye’de yine milli imkanlarla seri olarak üretilebilir. Otokar olarak tasarım ve prototipleme döneminde elde ettiğimiz gücümüzü, deneyimimizi seri üretim safhasına da taşımak en büyük arzumuz. Seri üretim için hazırladığımız teklifimizi Savunma Sanayii Müsteşarlığı’na maliyet etkin, gerçekçi ve en az risk içerecek şekilde sunduk. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin acil ihtiyaç planına zamanında cevap vermeyi hedefledik. Devletimizin kararını bekliyoruz."

SATILAN HER 3 OTOBÜSTEN 1'İ OTOKAR OLDU

Son 3 yıldır daralan otobüs pazarında 2017 yılında toplam bin 488 adet otobüs satışı gerçekleştiren Otokar'ın 25 kişi ve üzeri yolcu taşıyan otobüs pazarında yüzde 28 pazar payı ile liderliğini sürdürdüğünü belirten Görgüç; faaliyet gösterilen alanlarda satılan her 3 araçtan 1'inin Otokar markalı olduğunu söyledi. Serdar Görgüç, otobüs pazarında en çok ürün satışının yapıldığı küçük ve orta boy otobüs segmentinde ise her 5 otobüsten 2'sinin Otokar imzasını taşıdığını kaydetti.

Serdar Görgüç, “2017’de en çok otobüs satışı yaptığımız ihracat pazarları olan Fransa, İtalya ve İspanya'daki toplam otobüs parkımız 2 bin 500 adede ulaştı. 18,75 metre uzunluğu ile şehir içi toplu taşımacılıkta sahip olduğu özelliklerle yeni bir dönem başlatan Kent Körüklü aracını ilk kez ihraç ettik. Balkanlar'daki araç parkımız 500'ün üzerine çıktı. 60'tan fazla ülkede milyonlarca yolcuyu taşıyan Otokar araçları tabiri yerindeyse dünyayı taşıyor” dedi.

AR-GE’YE 10 YILDA 483 MİLYON TL HARCAMA YAPILDI

Kuruluşundan bugüne sektörde birçok ilke imza atan Otokar, son 10 yılda cirosunun yüzde 4,4’ünü araştırma geliştirme faaliyetlerine ayırdı. Otokar, son 10 yılda toplamda 483 milyon TL Ar-Ge harcaması gerçekleştirdi. Otokar, tasarladığı ürün ve alt sistemler için son 10 yılda toplam 269 adet patent, faydalı model ve endüstriyel tasarım başvurusunda bulundu.


Sefer görev emri nedir, nasıl sorgulanır?

Erdoğan, “Bizi Afrin’e götür” sloganı üzerine “Sefer görev emri olanlar göreve hazır olsun, ama şu anda ihtiyaç yok” dedi. Vatandaşlar E-Devlet üzerinden sefer görev emri olup olmadığını sorgulayabiliyor


Cumhurbaşkanı Erdoğan Kahramanmaraş'ta yaptığı konuşmasında sefer görev emrinden bahsetti. Bu demecin ardından bir çok vatandaşlar sefer görev emrinin detaylarını araştırmaya başladı. Peki sefer görev emri nasıl sorgulanır? İşte sefer görev emri ile ilgili merak edilen tüm detaylar.

Sefer görev emri nedir?

Bu emir kapsamında askerliğini yapan ve tezkeresini alan vatandaşların bir süre sonra oluşan askeri ihtiyaç nedeniyle yeniden askere alınması mümkün oluyor. Savunma Bakanlığı savaş ve diğer ihtiyaçlar halinde askere alınacak vatandaşların sefer görev emrinde, hangi birliğe katılacaklarını da düzenli olarak bildiriyor.

Sefer görev emrim var mı, nereden öğrenebilirim?

En yakın Askerlik Şubesi başkanlığına bizzat müracaat ederek veya PTT şubelerinden alınabilen e-Devlet şifresi ile www.turkiye.gov.tr internet adresinden de öğrenilebiliyor. Bu emrin sorgulanabileceği adres şöyle: https://www.turkiye.gov.tr/personel-sefer-gorev-emri-sorgulama

Sorgulama sonucu sefer görev emri çıkan vatandaşlara, Savunma Bakanlığı’nın sitesindeki şu sorularla da ek bilgi veriliyor:

Yoğunluk nedeniyle sistem çöktü

Şu dakikalarda sorgulama yapanlar "Sistemde yaşanan bir teknik aksaklık nedeni ile işleminiz tamamlanamadı" uyarısıyla karşılaşıyor.

Hastayım ve sefer görev emrim var ne yapmam gerekir?

En yakın Askerlik Şubesi başkanlığına başvurarak hastalığınızı beyan etmeniz halinde, Sağlık Bakanlığınca belirlenen en yakın yetkili Sağlık Kurullarına sevkiniz yapılacaktır. Sağlık Kurullarınca yapılan muayene sonucunda “Yedek Subay/Astsubaylar için TSK’da Görev Yapamaz” ve Yedek Uzman Jandarma/Erbaş ile Erbaş ve Erler için “Askerliğe Elverişli Değildir”, “Barışta ve Savaşta Sürekli Olarak Askerliğe Elverişli Değildir”, “Hazarda ve Seferde Görev Yapamaz”  raporu almanız halinde SGE’niz  iptal edilecektir.

Aynı aileden iki erkek kardeşe sefer görev emri verilir mi?

Askerlik hizmetlerini yaptıktan sonra yedeğe alınan bütün personel aşağıda belirtilen ve SGE’nin iptalini gerektiren hususlarda mazeretleri olmadığı sürece seferberlik mevzuatı gereği sefer planlamasına alınmaktadır. Bu nedenle bir ailenin birden fazla ferdine Sefer Görev Emri verilmesi söz konusu olabilmektedir.

Ölenler, Ertelenenler, Statüsüne göre TSK Sağlık Yeteneği Yönetmeliğine uygun olarak, Sağlık Bakanlığınca belirlenen en yakın yetkili Sağlık Kurullarından (yedek subay/astsubaylarda Sağlık Kurullarından “TSK’da Görev Yapamaz” raporu alanlar ile yedek erbaş ve erlerden “Askerliğe Elverişli Değildir”, “Barışta ve Savaşta Sürekli Olarak Askerliğe Elverişli Değildir”, “Hazarda ve Seferde Görev Yapamaz” raporu alanlar) “Askerliğe elverişsiz” sıhhî kurul raporu alanlar. Barış döneminde yukarı haddi bir yıldan çok, seferberlik ve savaş hâlinde ağır hapis veya aşağı haddi beş yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan haklarında soruşturma veya kovuşturma yapılanlar, Seferberlik ve savaş hâllerinde bir yıldan fazla hürriyeti bağlayıcı cezaya mahkum olanlar. Yurtdışında devamlı ikamet etmekte olup sürekli oturma belgesini konsolosluklara ibraz eden ve konsolosluklarca yurtdışında sürekli oturdukları bildirilen yükümlülerin SGE’leri iptal edilir. Ancak ihtiyaç olması halinde bu durumda olan yükümlülere de SGE verilebilir. Barışta Askerliğe Elverişli Değildir, savaşta SGE alabilir raporu alan yükümlülerin sefer görev emirleri  iptal edilir. Ancak ihtiyaç olması halinde bu durumda olan yükümlülere de sefer görev emirleri(SGE) verilebilir.

İnternet veya telefon yoluyla SGE tebliğ edilebilir mi?

SGE tebliğinde SGE’nin size ait nüshası imza karşılığı verildiğinden SGE’nin tebliği internet veya telefon aracılığıyla yapılamamaktadır. En yakın Askerlik Şubesi başkanlığına müracaat edilmelidir. Askerlik Bölge Başkanlığı ve Askerlik Şubelerinin telefon numaraları ve adreslerine ulaşmak için tıklayınız. Tebliğlerin internet veya telefon yoluyla yapılabilmesi için çalışmalar sürdürülmektedir.

Seferberlik tatbikatı veya ferdî seferberlik eğitimine  ait  görevimin iptali veya ertelenmesi mümkün mü ?

Seferberlik tatbikatı veya ferdî seferberlik eğitimine ait görevinizin iptali veya ertelenmesi mümkün değildir. Tatbikat veya eğitime katılmayarak bakaya kalan yükümlülerin tatbikatı veya eğitimi, herhangi bir zaman tahdidi olmaksızın ele geçirilmesine kadar  sürdürülmektedir.  SGE alıp da sürekli yurt dışında bulunan yükümlüler seferberlik tatbikat ve eğitimlerine planlandığı takdirde, bu yükümlüler konsolosluklar kanalı ile gönderecekleri sürekli oturma belgelerine istinaden tatbikatlara katılmazlar.

Başka bir ülke vatandaşlığına geçmem durumunda sefer görev emrim ne olacak?

Askerlik hizmetini yerine getirenler yedek kaynağa alınırlar. Ancak birden fazla tabiiyetli yükümlülere barışta SGE verilmediği için size de SGE verilmez. SGE varsa iptal edilir.

Askerlik hizmetini kısa dönem erbaş olarak yapanlar seferberlik halinde askere hangi statüde çağrılacaklar?

Türk Silahlı Kuvvetlerinde personel askerlik hizmetini hangi statüde yapmış ise o statüde yedeğe alınmaktadır. Askerlik hizmetini kısa dönem erbaş olarak yapanlar yasada yazılı yaş sınırı dışına çıkıncaya kadar erbaş statüsünde yedekte bekletilmektedir. Herhangi bir seferberlik halinde söz konusu yükümlüler erbaş rütbesi ile askere alınacaklardır.

Adıma çıkan SGE’nin tebliği için Askerlik Şube Başkanlığıma müracaat etmemi bildiren  yazı 2-3 gün önce elime ulaştı. Bu işlemi herhangi bir Askerlik Şubesinden yaptırabilir miyim?

 Adınıza çıkan SGE’ni tebliğ ederek almak için  en yakın Askerlik Şubesi Başkanlığına gitmeniz gerekmektedir.

Bir firmada yönetici olarak çalışıyorum ve kritik personelim. Bu durumda SGE’mi iptal ettirmem mümkün mü?

Mevcut mevzuat gereği seferberlik ve savaş planlamasında görev verilen özel kurum ve kuruluşların seferberlik ve savaş halinde ihtiyaç duyacağı SGE’li kritik personelin seferberliğin ilanından itibaren iki ay süreyle ertelemesi yapılabilmektedir. Bu maksatla; özel kurum ve kuruluşlar faaliyet ve mahiyetinde bulunduğu bakanlığın onayını müteakip yedek personelin ertelemesini teklif edebilir.             

Sefer görev emrinde yaş sınırı nedir?

Orgeneral/Oramiraller ile Korgeneral/Koramiraller hariç, terhis olan subay ve astsubaylar terhis tarihinden itibaren bir ay içerisinde, uzman erbaş, uzman jandarma, erbaş ve erler terhis tarihinden itibaren üç ay içerisinde Askerlik Şubelerine ikâmet adresi ve durumlarını bildirmek suretiyle terhis kayıtlarını yaptırırlar. Terhis kaydını yaptırmayanlar idari para cezası ile cezalandırılır.
Terhis olurken tebliğ edilen sefer görev emrim e-Devletten baktığımda görünmüyor. Devam edip etmediğinin bildirilmesi. SGE, birlik ve kurumların ihtiyaçlarını karşılamak maksadıyla muvazzaflık hizmetini tamamlamış yasal yaş sınırı içinde olan yedek personele; sınıf, rütbe, branş ve ihtisasları esas alınarak muvvazlık döneminde yetiştirildiği görevlere uygun ve yenileme esasına göre verilmektedir.

Seferberlik mevzuatı gereği; TSK'nin ihtiyaçları gözetilerek genç personelden başlamak surtiyle yasal yedeklik yaş sınırı 41 yaşına kadar olan yedek personele SGE, Seferberlik Bilgi Sistemi (SBS) ile otomasyon ağı üzerinden verilmek yada iptal edilmektedir. Talep üzerine görevlendirme yapılamamaktadır.


Savaş pilotunun gözünden baştan sona operasyon

çak pilotlarına görev emri geldikten sonra yaşananlar TSK tarafından paylaşıldı. "Muharip Uçakların Alarm Reaksiyon Görev Hazırlığı ve İcrası" başlığıyla paylaşılan videoda nöbette bulunan pilota görev iletildikten sonra yaşanan süreç aktarılıyor

Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), muharip uçakların 'alarm reaksiyon görev hazırlığı ve icrası' faaliyetlerine ilişkin video yayınladı. TSK, muharip uçakların 'alarm reaksiyon görev hazırlığı ve icrası' faaliyetlerine ilişkin video yayınladı. Sosyal video paylaşım sitesi üzerinden “Muharip Uçakların Alarm Reaksiyon Görev Hazırlığı ve İcrası” başlığıyla paylaşılan videoda nöbette bulunan pilota görev iletildikten sonra yaşanan süreç aktarılıyor.



Fırtına obüslerinin milimetrik atışı harp tarihine geçti

Afrin'e silah ve mühimmat taşıyan YPG/PKK konvoyunun Fırtına obüsleri tarafından milimetrik hesapla vurularak imha edilmesine övgü yağdı
Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ve Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) güçlerinin Zeytin Dalı harekâtını yürüttüğü Afrin’e önceki gece mühimmat ve terörist götüren 30-40 araçlık konvoyda en kritik iki aracın ‘Fırtına obüsleri’ ile vurulması, Türk topçusunun hareket halindeki bir hedefi milimetrik ölçme ve hesap yeteneğini ortaya koydu. Güvenlik uzmanı Abdullah Ağar, “Topun dinamik bir hedefi kilometrelerce uzaktan nokta atışıyla vurması harp tarihinde gerçekten çok nadir görülecek bir şeydir” dedi.

Uğur Ergan'ın Hürriyet'teki haberine göre, Türk istihbarat kaynakları konvoyun Afrin’in güneydoğusundan kent merkezine doğru yola çıktığını kendi yerel kaynaklarından öğrendi. Konvoy, insansız hava araçlarınca (İHA) takibe alındı. İHA’lar özellikle içinde mühimmat ve terörist olduğu tespit edilen iki kritik aracı yakalayarak işaretleme yaptı. Konvoyun hızını ve koordinatlarını belirleyen Fırtına obüsleri Afrin’e 15 kilometre kala son derece milimetrik ölçme ve hesaplamayla hedeflere ateş etti. Hareket halindeki hedefler tam isabet alarak imha edilirken, konvoyun topçu ateşiyle vurulması yine havadan İHA’larca kaydedildi.

Güvenlik kaynakları, hareket halindeki bir hedefin sabit mevziden topla nokta atışı yapılarak vurulmasının ciddi bir hesaplama ve beceri yeteneği istediğine dikkat çekti. Konvoyu vuran Fırtına obüslerinin hangi sınır hattı üzerinde olduğuna dair bilgi paylaşmayan kaynaklar, “Fırtına’nın 40 kilometre menzili var. Her yerden vurabilir” dediler.


Rusya yeni savaş uçaklarını Suriye'de deniyor

Rusya'nın Su-57 avcı uçaklarının Suriye'deki Hmeymim Hava Üssü'nde görülmesini uzmanlar, hem ABD'nin hayalet uçaklarına misilleme hem de yeni uçakların denenmesi olarak değerlendirdi
Rusya'nın 5. nesil Su-57 (Sukhoi T-50) avcı uçaklarının Suriye'deki Hmeymim Hava Üssü’nde görüldüğü yönündeki haberleri değerlendiren uzmanlar, uçakların Suriye semalarındaki varlıklarının ABD’nin ‘hayalet uçaklarının’ bu ülkede gerçekleştirdikleri uçuşlara ve PR kampanyalarına bir yanıt olduğunu söyledi.

Rusya Savunma Bakanlığı’ndan bir kaynak, Rus basınına yaptığı açıklamada 5. nesil Su-57 avcı uçaklarının ilk kez Suriye’deki Hmeymim Hava Üssü’ne geldiğini söyledi.
Su-57’lerin Suriye’nin semalarındaki varlıklarının, ABD’nin (F-22 Raptor ve F-35 Lightning gibi) ‘hayalet uçaklarının’ bu ülkede gerçekleştirdikleri uçuşlara bir yanıt olduğunu belirten yetkili, ayrıca ‘avcı uçaklarını gerçek şartlarda test etme görevinin bulunduğunu’ da sözlerine ekledi.

'RUSYA TEST AŞAMASINDAKİ ÜRÜNLERİ SURİYE'DE DENİYOR'

Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan 'Eksport Voorujeniy' dergisinin Genel Yayın Yönetmeni Andrey Frolov, Rusya Savunma Bakanlığı’nın gerçekten de test aşamasındaki tüm yeni ürünleri Suriye’de denediğine dikkat çekti. Frolov, Rus hava kuvvetlerinin ‘gerçek bir deneyime’ sahip olmasının yanında bunun Rus ürünleri için ayrıca iyi bir reklam olduğunu kaydetti.

'HİNDİSTAN'A YÖNELİK BİR ADIM'

Reklam hamlesinin öncelikle Hindistan’ı hedeflediğini belirten Frolov, “Hindistan pazarında Lockheed Martin aktif bir şekilde faaliyetlerini sürdürüyor. Bunun dışında Hindistan ile (5. nesil avcı uçağını geliştirmeyi öngören Rus-Hint ortak proje olan) FGFA projesi konusunda da sıkıntılar var. Su-57’lerin geçen yıl kamuya açık bir biçimde test edilmedi ve (şimdi) Suriye’ye gönderilmesi, Hindistan’a FGFA’nın gerçek bir proje olduğunu ve üretilen prototipin aktif olarak uçtuğunu, hatta çatışma bölgelerinde kullanılabildiğini kanıtlamaya yönelik bir adım” ifadelerini kullandı.


Ağır füzeli Akıncı geliyor

İnsansız hava araçlarında büyük bir başarıya imza atan Türkiye, Akıncı ile gücüne güç katacak. 4,5 ton yük taşıma kapasitesine sahip olacak Akıncı, 4 füze taşıyacak
Milli Savunma Bakanı Nurettin Canikli, insansız savaş araçlarına ilişkin yürütülen çalışmalar hakkında Yeni Şafak’a açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin özellikle insansız hava aracı konusunda dünyanın en gelişmiş ülkelerinin sahip olduğu teknolojiyi yakaladığını vurgulayan Canikli, “Şu anda Afrin’de Baykar İHA ve SİHA sistemlerimizin yeni geliştirilen versiyonu kullanılıyor. Hassasiyeti, manevra kabiliyetleri ve havada kalma süresi arttırılmış versiyonu. Baykar İHA ve SİHA’ların terörle mücadelede elde ettiğimiz başarıda tartışmasız büyük katkısı var” dedi. Bulut üstü için dizayn edilen SİHA’nın Raco bölgesinde risk alarak bulut altına indiği operasyonu anımsatan Canikli, “Artık o riski de göze alıyoruz. Cumhurbaşkanımızın dediği gibi, düşerse düşsün. Sonuçta şehidimiz, bir kaybımız da olmayacak” diye konuştu.

4 MÜHİMMAT TAŞIYABİLEN “AKINCI” GELİYOR

Halen göreve devam eden İHA ve SİHA sistemlerinin yüzde 90 yerlilik oranını yakaladığını, 15 bin feetten çok net görüntü alabildiğini, taşıdığı milli Cirit mühimmatıyla 12 bin feetten 8 kilometre mesafedeki bir hedefi sıfır hatayla vurabildiğini anımsatan Canikli, Baykar SİHA sisteminin yeni modeli Akıncı’ya ilişkin önemli bilgiler verdi. Canikli, “Şimdi Baykar SİHA’nın, Savunma Sanayi İcra Komitesi (SSİK) kararı aldığımız yeni bir modeli var. Bir üst segment. İsmi Akıncı. Toplam 4.5 ton ağırlığında. Çok daha uzun süre havada kalabilen, çok daha sert manevraları yapabilen, çok daha faydalı yük, bomba dahil, taşıma kapasitesi olan ve daha uzun menzilde vurabilen ve daha çok füze taşıyabilen bir sistem. Şu anda SİHA’larımız 2 füze taşırken Akıncı, 4 tane taşıyacak. Bunlar biraz daha ağırlaştırılmış füzeler. Siparişi verildi, sözleşmesi imzalanmak üzere. Akıncı’nın envantere katılması da uzun sürmeyecek. 2021’de teslimler başlayacak” dedi.

İNSANSIZ SAVAŞ UÇAĞINA 1 ADIM KALDI

Akıncı teknolojisinin Türkiye’yi insansız savaş uçağı teknolojisine kavuşturacağını belirten Canikli, “İnsansız hava aracında teknolojiyi yakaladık. Akıncı ile bir üst segmente geçiyoruz ve ondan sonrası da insansız savaş uçağı. Akıncı, insansız savaş uçağının bir öncesindeki teknoloji. Onu da Baykar yapacak. Çok iyi bir ivme yakalandı. Bugün dünyada F-35’lerin insanlı son savaş uçağı olduğu söyleniyor ve insansız savaş uçağı konusunda çok ciddi çalışmalar yapılıyor. Bu çalışmaları yapan ülke sayısı 3-4’ü geçmiyor. Ve şimdi biz onlarla aşağı yukarı aynı seviyedeyiz. Onlar da şu anda bizim 4.5 tonluk Akıncı modeline benzer fonksiyonları olan uçak üzerinde çalışıyorlar. Bu doğrultuda hedefimiz, Akıncı SİHA’ların teslimatları başlamadan biz insansız savaş uçağıyla ilgili muhtemelen sipariş sözleşmesini yapmış oluruz. AR-GE değil bakın, sipariş sözleşmesi aşamasına geçmiş oluruz, diye tahmin ediyorum. İnşallah 2027’ye kadar da, o yıllarda biz insansız savaş uçağını yerli, milli tamamlamış oluruz diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

SAVAŞ ARAÇLARINA KİLİTLENDİK

Sadece hava araçları değil, gerek hava gerek karadan insansız savaş araçlarıyla ilgili genel bir çalışma yürüttüklerini söyleyen Canikli, “İnsansız kara araçlarıyla ilgili çalışmaları Cumhurbaşkanımızın talimatıyla başlattık. Nihai hedefimiz, çok uzun olmayan, makul bir zaman dilimi içerisinde insansız tank üretimini de gerçvekleştirmek. Ancak biz zaten insansız tankların öncüsü olabilecek araçları şu anda üretmiş bulunuyoruz” dedi. Canikli, insansız kara savaş araçlarını El Bab ve Afrin harekatında kullandıklarını açıkladı.

İNSANSIZ TANK KOMPLİKE OLACAK

Türkiye’nin insansız bomba imha robotu ve zırhlı muharebe araçlarında uzaktan kumandayla silah sistemini kontrol eden sistemler olmak üzere insansız konseptte önemli ilerlemeler kaydettiğini belirten Canikli, “Tabi ki tank gibi savaş araçlarının insansız hale getirilmesi çok kolay değil. Son derece komplike. Tanklv a bağlantı kuracak sistemler hazır. İHA’larla bağlantı kurup yönlendirebiliriz. Ancak yapay zeka diyebileceğimiz, komutları algılayıp kendi başına hareket eden tanklar da var. Yine söylediğim gibi, bir alt yapımız var ve bu konuda savunma şirketlerimizin ciddi kapasiteleri var. Dolayısıyla inşallah en kısa zamanda Cumhurbaşkanımızın o talimatı da yerine gelecek” diye konuştu.
ALTAY YAKINDA AÇIKLANIR

Altay tankı seri üretim ihalesi konusunda da Canikli, şirketlerden yenileme tekliflerin alındığını hatırlatarak, “Yakında açıklanır ve başlarız diye tahmin ediyorum. Halen süreci Savunma Sanayii Müsteşarlığı yürütüyor” bilgisini verdi. Canikli, F-35’lerin beklenen teslimatları konusunda da, “Uçağın ikisini bu yıl alıyoruz. Ancak bunlar bir süre daha Amerika’da kalacak. Bizim arkadaşlarımız gidip yaklaşık 1 yıl orada eğitim alacak. Önümüzdeki yıl da 2 tanesi gelecek ve ona göre diğerlerinin teslimatı devam edecek” dedi.

AFRİN'DE İNSANSIZ MAKİNELER ASKERLERE YOL AÇIYOR

Zeytin Dalı Harekatı’nda insansız askeri araçların da kullanıldığını hatırlatan Canikli, “Şu anda Afrin’de uzaktan kumandalı zırhlı iş makinaları görev yapıyor. Biz bunları El Bab’da da kullandık. Şu anda zırhlı iş makinalarımız Afrin’de askere yol açıyor. Gerektiğinde hendek kapatıyor, siper kazıyor. Burada çok sayıda araç terörist saldırılarda zarar gördü. Daha çok sıcak çatışma ortamlarında kullanılıyor bunlar. Dolayısıyla bu konsepte biz zaten başladık” dedi.




Türk mühendislerinin geliştirdiği yerli araç ve silahlar


Tüm zırhları deliyor!

Bayraktar TB2'ye takılan Roketsan'ın geliştirdiği uzun menzilli tanksavar füze sistemi, yüksek teknolojisiyle tüm zırhlı tehditlere karşı üst düzey etki gösteriyor.

BAYRAKTAR İHA'NIN ÖZELLİKLERİ

24,000 Feet Uçuş İrtifası

24 Saat Havada Kalış Süresi

150 Km Haberleşme Menzili

Tam Otomatik Uçuş Kontrol ve 3 Yedekli Otopilot Sistemi (Triple Redundant)

150 KM haberleşme menzili

Yer Sistemlerine bağımlı olmaksızın tam otomatik iniş ve kalkış özelliği

GPS Bağımlılığı olmaksızın dâhili sensör füzyonu ile seyrüsefer özelliği

Karbon fiber, Kevlar, Hibrid Kompozit Yapı

Modüler Gövde, Kanat ve Kuyruk Yapısı

Esnek Yakıt Tankları

Sabit Arka İniş Takımı

Katlanır Ön İniş Takımı

YÜZDE 100 MİLLİ TANK ALTAY

Altay, Türkiye'nin geliştirdiği 3+ nesil ana muharebe tankıdır. Şu anda detaylı tasarım aşamasında.

Otokar tarafından üretilen Türkiye'nin ilk Milli Ana Muharebe Tankı Altay’ın tasarımında, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin gerçekleştirebileceği her türlü harekat şartları ve katılım sağlayacağı BM/NATO harekatlarının ihtiyaçları göz önünde bulunduruldu.

Bu amaçla Altay, modern tanklarda kullanılan en yeni teknolojilerle donatıldı. Altay, sahip olacağı üstün ateş gücü ve isabet oranı, yüksek hareket kabiliyeti ile Türk Silahlı Kuvvetleri’nin en temel ve caydırıcı güçlerinden biri olacak.

Altay tankında tank komutanı, nişancı, sürücü ve doldurucu olarak 4 mürettebat görev yapıyor. Altay’ın üzerinde ana silah olarak, birçok farklı mühimmatları atabilen 120 mm’lik 55 kalibre top bulunuyor.

Ana silah ve yardımcı silahların kontrol edilmesi için Altay’a özel yeni nesil atış kontrol sistemi çalışmaları ise devam ediyor. Bu sistem sayesinde Altay hareket halindeki hedefleri bile çok yüksek isabet oranıyla vurabilecek.

Altay tankında, her türlü tehdide karşı tankı korumak üzere tasarlanan modüler kompozit zırhlar ve mürettebatın kimyasal, biyolojik, radyoaktif ve nükleer tehditlerin bulunduğu ortamlarda görevlerini gerçekleştirmesine olanak tanıyan yardımcı sistemler de bulunuyor.

KAPLAN

KAPLAN; muharebe ağırlığına bağlı olarak 22-25 Bg/ton güç ağırlık oranında, otomatik şanzımanlı, ana muharebe tankları ile ortak hareket yeteneğine sahip yeni nesil zırhlı muharebe aracı. Araç farklı alt sistemlerin entegre edilmesi suretiyle her türlü görevi yerine getirmeye olanak sağlayan platform tasarımına sahip.

KAPLAN, balistik malzemelerden, balistik kaynak tekniği ile birleştirilerek imal edilir. Gövde; su sızdırmaz olup, kapaklar ve tapalar su sızdırmaz contalıdır. Güç grubu kabini ile genişletilmiş sürücü bölmesi aracın ön kısmında yer alırken; nişancı ve komutan mahalleri aracın orta kısımda bulunur.

Geriye kalan arka kısımda ise personel taşıyıcı versiyonunda 8 kişilik, silah kuleli versiyonun da ise 6 kişilik personel (manga) bölümü yer alır.Sürücüye, araç içerisinden dışarıyı izleme ve çepeçevre görüş imkanı sağlayan lazer korumalı cam periskoplar mevcuttur.

PARS 4X4

İleri gözetleme, anti- tank ve komuta kontrol gibi özel maksatlı görevleri yerine getirmek üzere tasarlanmış bir araçtır. Araç tüm operasyonel gereksinimlere cevap verecek şekilde kurgulanmıştır.

25-30 Bg/ton gücündeki araç 1.9 m’lik düşük bir siluete ve amfibi özelliğe sahiptir. 5 kişilik mürettebatı bulunan araç hiçbir hazırlık gerektirmeden derin ve akıntılı suda operasyon yapabilir.

Aracın sudaki arttırılmış manevra kabiliyeti ise, arkasında konumlandırılan iki adet su jeti ile sağlanmaktadır. Araç, suda nokta (Pivot) dönüşü yapabilmekte ve aynı zamanda arzu edildiğinde suda geri istikamete doğru hareket edebilme kabiliyetine sahip.

Pars, mayınlara ve el yapımı patlayıcılara karşı korumalı olan aracın gövdesi, balistik malzemeden üretildi. CH-47 Chinook ağır yük helikopteri dahil her türlü askeri kargo uçağı ile taşınabiliyor.

Ankerot

Konya'da bir yazılım firması, özellikle Doğu ve Güneydoğu’da terör örgütü PKK’ya karşı mücadele veren asker ve polisin kullanabilmesi için 'Ankerot' adını verdiği tank görünümlü uzaktan kumandalı mini insansız araç üretti.

KORAL

ASELSAN tarafından özgün olarak geliştirilen, hedef ülke radarların karıştırılıp aldatılmasını ve iş yapamaz hale getirilmesini sağlayan "KORAL" Mobil Elektronik Harp Sistemi, Hava Kuvvetleri Komutanlığına teslim edildi.

KORAL, kabul muayeneleri esnasında binden fazla test aşamasından geçerek performansını kanıtladı. Ülke savunmasında önemli bir görev üstlenen bu ürünün geliştirilmesi için ASELSAN ile birlikte 50'ye yakın yerli alt yüklenici çalıştı.

KORAL Mobil Elektronik Harp Sistemi, askeri taktik araçlara entegre edilen ve geniş bir frekans bandında çalışan Elektronik Destek Sistemi (KORAL ED) ile Elektronik Taarruz Sistemi'nden (KORAL ET) oluşuyor.

KORAL ED Sistemi radar yayınları için tespit, teşhis, yön bulma fonksiyonlarını yerine getirirken, KORAL ET Sistemi hedef radarların karıştırılıp aldatılmasını ve iş yapamaz hale getirilmesini sağlıyor.

Aktif elektronik taramalı birimler konusunda projede edinilen teknolojik birikim diğer birçok radar ve elektronik harp sistemlerinde de kullanılabilecek. Dünyada sayılı ülkede var olan bu teknoloji ülkemizin elektronik harp sektöründe geldiği aşamaya göstermesi bakımından da büyük öneme sahip bulunuyor.

KUNDUZ - AZMİM

Türk ordusunun amfibik zırhlı aracı Kunduz-Azmim, hem karada hem de suda görev yapabiliyor.

FNSS tarafından üretilen zırhlı istihkam aracı, savaş sırasında en kritik bölgelerde dahi görev alabiliyor.

Aracın üzerinde; termal kamera, sis havanları, 2 adet su jeti, iklimlendirme ve KBRN Sistemi, Balast boşaltma sistemi, dozer bıçağı yer alıyor.

2 personelin kullandığı araç; karada saatte 45, su da ise 8.6 kilometre hız yapabiliyor. Azami 400 kilometre yol yapabilen zırhlı araç, nokta dönüşü de yapabiliyor.

KORKUT

Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nın alçak ve orta irtifa hava savunma ihtiyaçlarını karşılamak üzere geliştirme çalışmalarına Aselsan tarafından 2010’da geliştirilmeye başlanan ‘Kundağı Motorlu Hava Savunma Sistemi KORKUT’ geliştirme aşamasının son noktası olan atışlı testleri de başarıyla tamamladı.

Yapılan testlerde KORKUT AİC katapulttan atılan hedef uçağı ASELSAN’ın geliştirdiği yerli radar sistemiyle tespit edip, başarılı bir şekilde vurarak düşürdü. KORKUT test atışlarında sabit hedefleri de başarıyla vurdu.

ATEŞ gücü MKE tarafından üretilen iki adet 35 mm’lik toptan oluşan ve hareket halinde atış yapabilen KORKUT, dakikada 1100 mermi atıyor. Ayrıca havada parçalanan 35 mm parçacıklı mühimmat da kullanılabiliyor. Menzili ise 4 kilometre.

OTOKAR ARMA

Yüksek taktik ve teknik özelliklere sahip yeni nesil çok tekerlekli modüler bir araç olan ARMA; üstün hareket kabiliyeti, yüksek mayın ve balistik koruma ile orta ve yüksek kalibre silah sistemi entegrasyon opsiyonlarına sahip. Arma, en zorlu arazi koşullarında bile hizmet verebilmekte.

KİRPİ

Adını korunması yönüyle Kirpiden alan bu araç BMC tarafından üretilmekte. Tasarım ve üretim amacı mayına karşı dayanıklı zırhlı personel taşıyıcı olan kirpinin başlıca kullanıcısı Türk Silahlı Kuvvetleridir.

TULPAR

Tulpar, A400M ile taşınabilirlik, modüler koruma yapısı, elektronik alt yapı ve düşük siluet gibi teknik ve taktik özellikleri ile geleceğin zırhlı muharebe aracı. Geniş iç hacmi, yüksek taşıma kapasitesi ve esnek mimarisi ile gelecekte ortaya çıkabilecek zırh ve görev donanımı ihtiyaçlarına cevap verebilecek genişleme kapasitesine sahip.

URAL

Otokar firmasının ürettiği bir diğer zırhlı personel taşıyıcı ise Otokal Ural.

Tamamı zırh sacından üretilmiş personel kabini ile farklı tehditlere karşı sağladığı üst seviye personel korumasına ilave olarak; geniş iç hacmi ve koltuk ara mesafeleri, ergonomik tam boy koltukları, süspansiyonu ve sınıfındaki en büyük lastik ebadı sayesinde personel konforunu da en üst seviyede tutuyor.

OTOKAR COBRA

Otokar Cobra, Otokar firması tarafından 1997 yılında üretimine başlanan bir zırhlı personel taşıyıcı aracı. Azami 110 km hıza çıkabilen araçta bir adet 1 × 7.62 mm veya 12.7 mm makineli tüfek bulunuyor.

9 personel taşıma kapasiteli lastik tekerlekli 4x4 Cobra Zırhlı Aracın amfibik versiyonu da bulunmakta. Kazakistan Silahlı Kuvvetleri ihtiyacı için Otokar şirketi Kazakistan Engineering şirketi ile 2011 yılında yapılan anlaşma doğrultusunda ortak lisanslı üretim yapılıyor.

OTOKAR COBRA 2

Otokar 2013 yılında, Zırhlı Personel Taşıyıcısı Cobra'nın yeni versiyonu olan Cobra 2'yi tanıttı. Mayına dayanıklı olan ve aynı zamanda yüzebilen ender ürünlerden COBRA 2'de aracın iç hacmi ve koruması ilkine oranla arttırıldı.

ZIPKIN

Zıpkın; ASELSAN tarafından milli imkânlarla üretilen, temel silah olarak atışa hazır 4 adet FIM-92 Stinger füzesini kullanan, çeşitli algılayıcılar ile donatılmış ve tüm fonksiyonları bilgisayar tarafından denetlenen bir Alçak İrtifa Hava Savunma Sistemi.










































Türk mühendisleri yaptı! İlk uçuş gerçekleştirildi

Türk mühendislerin uzun uğraşları sonucu geliştirilen ANKA-S Motor Modifikasyon Projesi kapsamında yurtiçinde geliştirilen motorla ilk uçuş gerçekleştirildi.

ANKA platformunun önemli parçalarından biri olan itki sisteminin geliştirilmesi konusunda farklı alternatifler üzerindeki çalışmalar başarıyla sürdürülüyor.

TUSAŞ ve TUSAŞ Motor Sanayi AŞ (TEI), ANKA platformlarının motor ihtiyacına çözüm sağlamak amacıyla 31 Ekim 2014'te imzaladıkları sözleşmeyle ANKA-S Motor Modifikasyon Projesi'ni başlattı. Projeyle tamamen özgün olarak TEI tarafından tasarlanıp geliştirilmesi hedeflenen PD170 motorunun hizmete girişine kadar, ANKA'nın motor ihtiyaçlarına çözüm hedeflendi. Böylece TEI'nin yurt içindeki insansız hava aracı motorlarına yönelik projelerine bir yenisi eklenmiş oldu.

Proje kapsamında, TUSAŞ tarafından seçilen sivil havacılık motoru, ANKA'nın ihtiyaçları doğrultusunda modifiye edilerek insansız hava aracı motoruna dönüştürüldü. Çalışmalar 155 beygir gücünde, 165 kilogram ağırlığında, 30 bin feet irtifada görev yapabilen bir motora yönelik olarak yürütüldü.

Yapılan modifikasyonla motorun yüksek irtifada verdiği güç ve elektrik güç üretimi artırılarak insansız hava aracında kullanımı sağlandı. TEI tarafından yapılan kapsamlı doğrulama testlerinin ardından ilk paket ürün teslimatı Aralık 2017'de tamamlandı. TAI ise entegrasyon, doğrulama, yer ve taksi testleri sonrasında 20 Şubat'ta farklı irtifalarda ve hızlarda uçuş testlerini başarıyla gerçekleştirdi. Yeni motorla ilk uçuş hatasız geçerken, ANKA üzerindeki doğrulama ve kalifikasyon faaliyetleri devam edecek.