21 Nisan 2018 Cumartesi

ASELSAN'ın yeni silahı KORHAN göreve hazır

ASELSAN, yakın zamanda duyurduğu ve ilgiyle karşılanan KORHAN silah kulesi için görev bekliyor.


ASELSAN, gelişen teknolojiler ve değişen ihtiyaçlar doğrultusunda çalışmalarını sürdürerek yeni özgün ürünlere imza atıyor.

Geçen yıl İstanbul'da düzenlenen Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı'nda (IDEF 2017) bir dizi yeni ürününü tanıtan ASELSAN, geçen sürede bu ürünlere yönelik çalışmalar gerçekleştirdi.

Şirketin fuarda en dikkat çeken ürünlerinden KORHAN silah kulesi de bu sürede hazır hale getirildi.

Kara Kuvvetleri Komutanlığının ihtiyaçları dikkate alınarak geliştirilen KORHAN'ın üretimi için ihtiyaç ve tedarik makamlarının kararları bekleniyor.



Milli donanım ve mühimmat

KORHAN, muharebe sahası ihtiyaçlarını en ileri teknolojik olanaklardan yararlanarak karşılamak üzere geliştirdi.

Yüksek ateş gücüne sahip, gelişmiş hedef tespit ve takip sistemleriyle donatılan KORHAN, kendini koruma ve çevresel farkındalık sistemleriyle kullanıcı ve sistem bekasını en üst seviyede sağlayabiliyor.

Sistemde, ana silah olarak yüksek atım hızına sahip 35 milimetre top kullanılıyor. Söz konusu top Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu tarafından üretiliyor. KORHAN, herhangi bir dışa bağımlılık olmaksızın Türkiye'de üretilen 35 milimetre parçacıklı mühimmatı kullanma kabiliyetine sahip bulunuyor.

Tehdit tipine uygun mühimmat seçimi

ASELSAN tarafından geliştirilen otomatik şeritsiz mühimmat besleme mekanizması sayesinde tehdit tipine uygun mühimmatın seçilerek atılmasına imkan tanıyan sisteme, zırh delici, antipersonel, hava hedeflerine yönelik ya da tahrip edici nitelikteki mühimmatlar harekat ihtiyaçlarına göre yüklenebiliyor.

KORHAN'a güç katan yeni donanımlar

ASELSAN tarafından geliştirilen yeni nesil haberleşme sistemleriyle donatılan KORHAN, aynı zamanda müşterek görev icra edeceği unsurlarla eş güdüm sağlanması için komuta kontrol ağı içinde görev icrasına yönelik tüm yetenekleri barındırıyor.

KORHAN, üzerindeki keskin nişancı yeri tespit sistemi sayesinde özellikle meskun mahallerde ateş altında kaldığı durumlarda tehdidin yönünü tespit ederek otomatik yönlenerek tehdidi etkisiz hale getirebilecek.




ROKETSAN'dan milyon dolarlık üretim

ROKETSAN Genel Müdürü Yaşar: - "SOM füzesinin milyon doların üzerinde fiyatı var. Bu füzenin entegrasyonunu, son montajını 300 metrekare bir yerde...


Roketsan Genel Müdürü Selçuk Yaşar, "SOM füzesinin milyon doların üzerinde fiyatı var. Bu füzenin entegrasyonunu, son montajını 300 metrekare bir yerde yapıyoruz. Birçok küçük firma burada görev alıyor." dedi.

Yaşar, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı KOBİ Zirvesi kapsamında düzenlenen Savunma Sanayi ve İletişim Sektörlerinde Yerlileşme Millileşme Çerçevesinde Ana Sanayi KOBİ Tedarik İlişkisi Paneli'nde, şirketin çalışmalarına ilişkin bilgiler verdi.

Türkiye'nin savunma sanayisinde kendi insansız hava aracından (İHA) kendi füzesini atan 5-6 ülke arasında yer aldığına işaret eden Yaşar, "Roketsan olarak tasarım ve yazılım olarak yüzde 95 yerliyiz, üretimde de yüzde 87'ye ulaştık." ifadesini kullandı.

Türkiye'nin artık malzeme teknolojilerinde yetkinleşme noktasına geldiğini ifade eden Yaşar, bu kapsamda çip, paslanmaz çelik, alüminyum alaşımları, zırh çeliği, birtakım çok özel malzemelerin üretiminin gündemde olduğunu söyledi. Yaşar, bunların farklı kaynaklardan temini halinde üretilmesi zorunluluğu da bulunmadığını belirtti.

Şirket olarak yurt içinde bin 958 firmayla çalıştıklarını dile getiren Yaşar, bunların yüzde 68'inin KOBİ'lerden oluştuğunu anlattı. Yaşar, "1997'den beri mekanik atölyeye talaşlı imalat yatırımı yapmıyoruz. Türkiye'de birisi bir şey üretiyorsa biz onu üretmeyeceğiz. Biz tasarımcı, entegratör olalım, yüksek katma değer sağlayalım anlayışındayız. Ürettiğimiz Cirit füzesi ya da silahlı insansız hava araçlarından (SİHA) atılan mini akıllı mühimmat MAM-L'nin kilogramı 2 bin doların üzerinde. Türkiye'nin ihracat kilogram fiyatı 1,4 dolar, Ankara'nın 26 dolar." diye konuştu.

Yaşar, savunma sanayisinin uluslararası pazarları hedeflemesi gerektiğini vurguladı.

Yerlileştirme çalışmaları ve KOBİ'lerin bu konuda aldığı sorumluluğa ilişkin örnekler veren Yaşar, şunları kaydetti:

"İHA'lardan attığımız mühimmatlarda kullandığımız elektrik motorları var. Bunların tanesi yaklaşık 600 avro. Bunları 3 yıl önce İsviçre'den almaya başladık. İsviçreli firma geçen yıl ihraç izni alamadığı gerekçesiyle motorları vermedi. İstanbul'da tanıdığımız bir firmaya gidip 'bunu yapabilir misiniz' dedik. '4 ayda yaparız' dediler. 4 ayda olmadı, 14 ayda oldu ama oldu. Önümüzdeki 3 yılda ihtiyacımız 4,5 milyon avroluk motor. Şimdi başka firmalara da veriyoruz. Bunu yerlileştirdik. ABD vermedi, İHA ve SİHA sahibi olduk. İsviçre motor vermedi, motor yaptık. Türkiye her şeyi yapıyor.

Bir ürünün her şeyini yapmak yerine tasarım ve bütünlemesini yapmayı hedefliyoruz. SOM füzesinin milyon doların üzerinde bir fiyatı var. 250 kilometreye gidiyor. Bu füzenin entegrasyonunu, son montajını 300 metrekare bir yerde yapıyoruz. Katma değerini siz hesaplayın. Bundan binlerce insanımız ekmek yiyor. Birçok küçük firma burada görev alıyor."

"Yerlilik oranı yüzde 80'e çıkmalı"

Ankara Sanayi Odası Başkanı Nurettin Özdebir de savunma sanayisinde son yıllarda önemli gelişme olduğunu söyledi.

Türkiye'nin savunma sanayisinde yüzde 20'ler düzeyindeki yerlilik oranının yüzde 60'lara çıktığına işaret eden Özdebir, ülkenin bekası için bu oranın yüzde 80'lere çıkması gerektiğini vurguladı.

Özdebir, savunma sanayisine yönelik desteklerin, ana yüklenicilerin KOBİ'lerin kabiliyetlerinin artırılmasına yönelik çabalarının yeni özgün ürünler üretilmesi için son derece önemli olduğunu ifade etti.

Türkiye'deki yüksek teknolojili ürünlerin yüzde 20'sinin Ankara'da üretildiğine dikkati çeken Özdebir, bunun temelinde de savunma sanayisi ve etrafında oluşan ekosistemin yattığını kaydetti.


Fransa'dan Yunanistan'a kiralık 2 fırkateyn

9 yıldır ekonomik kriz içinde bulunan Yunanistan, deniz kuvvetlerini güçlendirmek için savaş gemisi satın alamayınca, finansal kiralama (leasing) yoluna gitti. Yunanistan, Fransız donanmasına ait iki savaş gemisini silahlarıyla birlikte kiralıyor
Ege Denizi’nde Türkiye ile Yunanistan arasında tansiyonun yükseldiği bir dönemde Atina’dan ilginç bir açıklama geldi. Savunma Bakanı Yardımcısı Fotis Kuvelis, Yunan Deniz Kuvvetleri için finansal kiralama yolu ile Fransa’dan iki fırkateyn alacaklarını açıkladı. Söz konusu fırkateynlerin yaz aylarında teslim edileceklerini söyledi. Ayrıca kesin olmamakla birlikte gelecekte iki fırkateyn daha kiralamaları ihtimali bulunduğunu da kaydetti.

10 YILDIR PEŞİNDE

Edinilen bilgilere göre, Fransa, FREMM tipi iki fırkateyni silahlarıyla birlikte Yunanistan’a kiralayacak. Bu fırkateynler muhtemelen, Suriye’ye yönelik geçen cumartesi düzenlenen üçlü askeri operasyonda görev alan Fransız donanmasındaki ‘Languedoc’ ve ‘Aquitanie’ adlı gemiler olacak. Fırkateynler ağustos ayına kadar teslim edilecek. Kiralama süresinin 5 yıl olması öngörülüyor. Yunanistan her yıl 100 milyon euro civarında kira ödeyecek.

Yunanistan’ın Fransa’dan savaş gemisi alma çabasının 10 yıllık bir geçmişi var. 2008’de Yunan Deniz Kuvvetleri için FREMM sınıfı altı fırkateyn alınması için anlaşma sağlanmış, ancak ekonomik kriz nedeniyle proje hayata geçirilememişti. 2013’te ise alternatif bir yöntem olarak kiralama gündeme gelse de Atina’nın bütçesi bu yöntem için de yetmedi. İki ülke arasındaki anlaşma, 2013’te muhalefetteyken kiralama yöntemine karşı çıkan Başbakan Aleksis Çipras ile Fransa Cumhurbaşkanı Emannuel Macron arasında varılan mutabakatla sağlandı.

Fransa askeri gemi üretimi alanında Avrupa’nın en önde gelen ülkeleri arasında yer alıyor. Gerek üretim gerekse ihracat alanında Almanya’nın ardından ikinci sırada yer alıyor. Fransa son yıllarda çok amaçlı ve yüksek vuruş gücüne sahip son teknoloji ürünü savaş gemileriyle dikkat çekiyor.

FRANSIZLAR EĞİTECEK

Yüksek teknoloji ürünü olan fırkateynler için bir Fransız heyetinin önümüzdeki ayın başlarında Yunanistan’a gitmesi bekleniyor. Askeri yetkililerden oluşan heyet, kiralanan gemilerde görev yapacak Yunan askerlerine özel eğitim verecek. Askeri kaynaklar, gemilerin kontrolünün Yunanistan’a verilmeden özel eğitimin kaçınılmaz olduğunun altını çiziyorlar.

YUNAN BASINI: ‘EGE’DE DERİN NEFES ALACAĞIZ’

Yunan Deniz Kuvvetleri’nin elinde şu an 13 fırkateyn var. Bunlardan dördü 1992-1998 arasında hizmete sokulan Alman yapımı Meko 200 HN, dokuzu ise 1979-1983 döneminden bu yana görev yapan ve Hollanda’dan alınan Kortenaer tipi fırkateynler. Atina’nın ekonomik zorluklara rağmen yeni tip fırkateynlerden edinme çabasının ardında Ege’de yaşanan gerginlikler ve askeri ağırlığın Türk Deniz Kuvvetleri lehine olması etkili oldu. Yunan basınında, Fransa’nın fırkateynleri vermesiyle Yunan Deniz Kuvvetleri’nin ‘derin bir nefes alacağı’ belirtildi. Kiralama, Ege’de gerginliğin tırmandığı bir dönemde Fransa’nın Yunanistan’ın yanında olduğu mesajı olarak da değerlendiriliyor.

Her kente İHA amirliği

Emniyet Genel Müdürlüğü Havacılık Daire Başkanlığı, il emniyet müdürlükleri bünyesinde İHA büro amirliği kurulmasına ilişkin hazırlanan talimat yazısını, 81 il emniyet müdürlüğüne gönderdi
Emniyet Genel Müdürlüğü Havacılık Daire Başkanlığı, insansız hava araçlarının (İHA) özellikle terör, kaçakçılık ve asayiş olaylarında daha etkin kullanılması amacıyla çalışmalarını hızlandırdı.

Habertürk gazetesinde yer alan habere göre; bu kapsamda, il emniyet müdürlükleri bünyesinde İHA büro amirliği kurulmasına ilişkin hazırlanan talimat yazısı, 81 il emniyet müdürlüğüne gönderildi.

İl emniyet müdürlüklerine dağıtımı yapılan drone’lar, gece de görüntü alma özelliğine sahip kameralarla donatıldı.

Başta Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki sınır illeri olmak üzere belirlenen şartları taşıyan 40’tan fazla ilde görevli personele, drone pilotluğu konusunda teorik ve pratik eğitim verildi.

13 Nisan 2018 Cuma

Aselsan'ın 'NEFER'i ilk siparişi aldı

ASELSAN'ın yurt içi imkanlarla ürettiği uzaktan komutalı silah sistemi NEFER, yurt dışında gerçekleştirilen testlerden başarıyla geçti, prototip üretim için sözleşme imzalandı
ASELSAN, müşteri talepleri ve gelişen teknolojiler doğrultusunda UKSS ürün ailesine yenilerini ekliyor.

Şirket, bu kapsamda 13. Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı'nda (IDEF 2017) tanıttığı NEFER için geçen sürede yoğun çalışma yürüttü. Bu çalışmalarla NEFER teknolojik olarak olgunlaştırıldı.

Aralık ayında atışlı testlerine başlanan NEFER'in kalifikasyon testleri tamamlandı.

Kazakistan'da zorlu kış koşullarında sınav veren NEFER, performansıyla tam not aldı. ASELSAN, bir prototip üretim için de ismi açıklanmayan bir ülkeyle sözleşme imzaladı. ASELSAN böylece NEFER için ilk siparişini alırken, gelecek dönemde bu sayının ve ülke çeşitliliğinin artması bekleniyor.

Şirket, NEFER ile Türkiye'deki ihtiyaçların karşılanmasına yönelik olarak Savunma Sanayii Müsteşarlığına da teklif verdi.

Geniş pazar olanağı

Türk Silahlı Kuvvetlerinin ihtiyaçları gözetilerek tasarlanan NEFER, paletli ve tekerlekli tüm zırhlı araçlarda etkin görev yapabilecek şekilde geliştirildi.

NEFER, bunun yanında hem NATO silahlarının kullanımda olduğu ülkeler hem de Rus menşeli silahları envanterinde bulunduran ülkeler için ideal bir seçenek olarak ortaya çıkıyor.

Batı veya doğu menşeli 25/30 milimetre otomatik topların ve antitank füzelerinin takılabildiği, üzerinde bağımsız elektro optik ve 7,62 milimetre eş eksenli silahın yer aldığı NEFER silah sistemi, hafifliği, düşük silueti ve diğer yetenekleriyle pazarda bir ilk olma özelliğine sahip bulunuyor.

Hareket halinde, gece/gündüz koşullarında, sabit, hareketli hedeflere karşı paletli veya tekerlekli kara araçlarında ve sabit platformlarda kullanılabilen NEFER, tamamen yurt içi imkanlarla geliştirilerek üretildi.

7 Nisan 2018 Cumartesi

Milli tüfek komandoların hizmetinde

Türk mühendis ve işçileri tarafından tasarlanıp üretilen Milli Piyade Tüfeği MPT 76, komandolar tarafından her türlü eğitim ve operasyonda kullanılıyor
Makina Kimya Endüstrisi Kurumu (MKEK) tarafından seri üretimi yapılan Milli Piyade Tüfeği MPT 76, askeri birliklerde kullanılmaya başlandı.

Türk mühendis ve işçisinin tasarlayıp ürettiği MPT 76, tüm testlerden başarıyla geçmesinin ardından seri olarak üretiliyor. Daha önce terörle mücadele operasyonlarında kullanılan milli tüfek, askeri birliklere de dağıtılıyor.

Kayseri'de konuşlu 1. Komando Tugayı'nda da komandolar, eğitim programlarında ve operasyonlarda MPT 76'yı kullanmaya başladı.

Yurt içindeki terör operasyonlarının yanı sıra sınır ötesinde gerçekleştirilen Fırat Kalkanı Operasyonu ve Zeytin Dalı Harekatı'nda da aktif rol alan komandolar, eğitimleri sırasında MPT 76'yı test edip, silahı tüm incelikleriyle kullanmak için alışkanlık kazanıyor.

Üretim aşamasında "50'nin üzerindeki testi başarıyla geçen dünyadaki tek silah" olarak Türkiye'nin gururu haline gelen MPT 76, 4 kilo 180 gram ağırlığı ve 600 metre etkili menziliyle dikkati çekiyor.

"G-3 gibi etkili, kalaşnikof gibi güvenilir, M-16 gibi pratik bir silah" olarak nitelendirilen MPT-76, dakikada 700 mermi atabiliyor ve merminin ilk hızı saniyede 800 metreye ulaşıyor.

İlk etapta 7,62 milimetrelik namluyla üretilen Milli Piyade Tüfeği'nin, askeri birliklerdeki kullanım sonrası geri dönüş taleplerine göre farklı kalibrelerde üretilmesi ve silaha yeni özellikler eklenmesi için çalışmalar sürüyor.

Sancaktar Deniz Kuvvetleri envanterine katıldı

Savunma Sanayi Müsteşarı Demir "Sancaktar gemimizi birkaç ay geciktirmemizin arkasında bir Orta Doğu ülkesinin talip olması yatıyordu'' dedi
Savunma Sanayi Müsteşarı İsmail Demir, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'na teslimi yapılan TCG Sancaktar gemisiyle ilgili, "Sancaktar gemimizi birkaç ay geciktirmemizin arkasında bir Orta Doğu ülkesinin talip olması yatıyordu. Bu anlamda da Deniz Kuvvetleri Komutanlığımızın kendi ihtiyacı olan bir geminin ihracat fırsatı doğması durumunda fedakarlık yapabilecek durumda olması ve bunu bize iletmesi, ayrıca takdire şayan bir durumdur." dedi.

Anadolu Deniz İnşaat Kızakları Sanayi ve Ticaret AŞ (ADİK Tersanesi) tarafından inşa edilen gemilerden TCG Bayraktar'ın ardından ikincisinin Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'na teslim töreninde konuşan Savunma Sanayi Müsteşarı İsmail Demir, TCG Sancaktar gemisinin çevre ve uzak denizlerde emniyetli seyir yapabileceğini söyledi.

Geminin araç ve personel taşıma kapasitesi, komuta kontrol hizmetleri ve diğer özelliklerine dikkati çeken Demir, şöyle konuştu:

"Dünya üzerinde sayılı ülkelerin sahip olduğu bu askeri geminin inşası yeteneğine ulaşılmasında, gemi inşa projelerini özel sektöre açma yönünde verdikleri destek için Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'na ve Sahil Güvenlik Komutanlığı'na bir kez daha teşekkürlerimi sunmak istiyorum. Sancaktar gemimizi birkaç ay geciktirmemizin arkasında bir Orta Doğu ülkesinin talip olması yatıyordu. Bu anlamda da Deniz Kuvvetleri Komutanlığımızın kendi ihtiyacı olan bir geminin ihracat fırsatı doğması durumunda fedakarlık yapabilecek durumda olması ve bunu bize iletmesi, ayrıca takdire şayan bir durumdur ve bu konuda şükranlarımızı arz ediyoruz."

Sancaktar gemisinin "değişik kaderi"

ADİK İcra Kurulu Başkanı Süalp Ürkmez ise daha önce inşa ettikleri TCG Bayraktar'ı, Nisan 2017'de Deniz Kuvvetleri'ne teslim ettiklerini, geminin bir yıldır başarılı şekilde hizmet verdiğini söyledi.

TCG Sancaktar gemisinin ise "değişik bir kaderi" olduğunu dile getiren Ürkmez, geminin 16 Temmuz 2016'da denize indirilmesi için tüm hazırlıkların yapıldığını ancak bir gün önce hain darbe girişiminin yaşandığını hatırlattı.

Gece tüm işlerini bırakarak darbecilerle mücadeleye başladıklarını belirten Ürkmez, şöyle devam etti:

"İşimizi gücümüzü tabii ki bıraktık. Vatanımızın peşine düştük. Velhasıl 16 Temmuz'daki törenimizi de gerçekleştiremedik. Tabii kocaman gemi. Yağlı kızakların üstünde fazla da durmaz. Ama milletimiz müthiş bir mücadelenin içinde. Baktık dedik ki 'Bize bir moral lazım. Bu terör örgütüne bir cevap lazım. Biz bunu sadece bir gün gecikmeyle pazar günü indirelim.' dedik. Sadece bir gün sonra bu gemiyi törenle gelebilen dostlarımız ve bürokratlarımız eşliğinde marşlarla denize indirdik. İşte bu milletimizin, Türk milletinin ne kadar büyük, korkusuz ve asil bir millet olduğunun en güzel ispatıdır, göstergesidir."

Törenin ardından gemi, ziyaretçilere açıldı.

138,75 metre boyunda, 19,60 metre enindeki Sancaktar gemisi, 486 personeliyle 566 yatak ve bin 200 ton çeşitli yük-araç kapasitesine sahip.

İşte Türk ordusunun yeni silahı; denizlere inecek bu 'canavar' dış görünüşte bir vatozdan farksız

Türk mühendislerinin uzun süredir üzerinde çalıştığı ve denizlere inecek bu 'canavar' dış görünüşte bir vatozdan farksız! Ancak düşman askerine neler yapıyor neler!

Türkiye'nin son dönemde terör örgütlerine karşı yürüttüğü operasyonlarda etkin şekilde kullanılarak başarılı sonuçlar alınmasını sağlayan yerli savunma araçları ve silahlara bir yenisi daha ekleniyor. Albayraklar Savunma öncülüğünde, Karadeniz Teknik Üniversitesi denetiminde silahlı insansız deniz aracı üretilecek.

http://www.borsagundem.com/foto-galeri/yeni-silahi-galeri/1293674/2

Milli Akıllı Mühimmat’ın seri üretimi başlıyor

ROKETSAN, ATAK taarruz helikopterlerine entegre edilen Cirit füzesini modifiye ederek insansız hava araçları için geliştirdiği Mini Akıllı Mühimmat’ın (MAM) yeni varyantının seri üretimine başlıyor.

Habertürk'ten Murat Gürgen'in haberine göre MAM-C adını taşıyan Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) yeni vurucu gücü, lazer arayıcı başlığı sayesinde yüksek vuruş hassasiyetine sahip bulunuyor.

MAM-C’nin Cirit füzesi gibi harp başlığı çeşitliliğine de sahip olması sayesinde, ROKETSAN’ın ürün ailesini kullanan TSK, MAM-L ve MAM-C ile farklı hedeflere karşı en etkili olacak alternatifi seçebilme şansına kavuşacak.

MAM-C ile özellikle hafif yapılar, zırhsız kara araçları, radar antenleri, silah mevzileri gibi yumuşak hedeflerin, ayrıca 25 metre çaptan daha geniş alana dağılmış terörist ve düşman askerlerinin imha edilmesi hedefleniyor.

MAM-C’nin yüksek infilaklı parçacık etkili harp başlığı hedefe ulaşmasına kısa mesafe kala patlayarak geniş bir sahada etki yaratmasını sağlıyor.

MAM-C’nin üzerindeki kanatçılar, füzenin insansız hava aracından bırakıldıktan sonra hedefine doğru dengeli bir şekilde süzülmesine yardımcı oluyor.

MAM-C için 3 farklı lançer geliştirildi. SİHA’ların kanat altlarına tekli, ikili ya da üçlü MAM-C lançeri entegre edilebilecek. MAM-C’nin “silahlı HÜRKUŞ” gibi hafif taarruz uçaklarına da entegre edilmesi düşünülüyor.

MAM-C

- Boy: 80 cm

- Çap: 70 mm

- Ağırlık: 8.5 kg

- Harp başlığı: 2.5 kg

- Menzil: 8 km


Araştırmacılar o üniversiteyi boykot ediyor

50’den fazla araştırmacı, yapay zeka destekli silah geliştirme çalışmaları yapan Güney Kore’deki üniversiteyi boykot ediyor.


Yapay zekâ ve robotik alanlarında önde gelen 50’den fazla araştırmacı, yapay zekâ destekli silahlar geliştirme planları yapan Güney Kore’deki KAIST Üniversitesi’ni boykot edeceklerini açıkladı. Boykot, Birleşmiş Milletler’in Cenevre’de “katil robotlara” sınırlandırma getirmeyi tartışacağı toplantıdan bir hafta önce duyuruldu.

Boykotun örgütlenmesine önderlik eden New South Wales Üniversitesi’nden Profesör Toby Walsh, otonom silahlar yapma yarışının çoktan başladığını söyledi. Walsh “ABD, Çin, Rusya ve İngiltere de dahil olmak üzere pek çok ülkede otonom silahların prototiplerini görebiliriz” dedi ve ekledi: “Kimsenin istemediği bir silahlanma yarışına kilitlenmiş durumdayız. KAIST’in eylemleri bunu yalnızca artıracak. Buna tolerans gösteremeyiz.”

Boykota katılan akademisyenler, KAIST’in geliştirdiği silahın “anlamlı bir ölçüde insan kontrolünde olacağı” garantisi verilmediği müddetçe üniversite ile her türlü ilişki ve akademik işbirliğini kesmeyi taahhüt ediyor.

Boykot karşısında çok üzüldüğünü açıklayan KAIST Rektörü Sunh-Chul Shin, üniversitenin otonom silah sistemi geliştirmediğini söyledi. Times Higher Education’a konuşan boykot örgütleyicisi Prof. Toby Walsh de, otonom silah teknolojisinin insanlık için geri döndürülmesi zor bir tehdit oluşturacağını söylüyor: “Otonom silahlar savaşların eşi benzeri görülmemiş boyutlar ve hızlarda olmasına yol açacak. Pandora’nın kutusu bir kere açılırsa onu geri kapatmak zor olacak.”


Rusya: ABD 400 bin askerlik birlik oluşturdu

Rusya Ana İstihbarat Dairesi Başkan Yardımcısı İgor Kostyukov, ABD’nin Asya-Pasifik bölgesine 200 askeri tesis konuşlandırdığını, buralarda 400 bin asker olduğunu söyledi
Moskova’daki uluslararası güvenlik konferasında konuşan Kostyukov “ABD, planlarını gerçekleştirmek ve Asya-Pasifik bölgesinin her yerinde ani birlik konuşlandırmak amacıyla 400 bin kişilik bir birlik oluşturdu. Bölgede faaliyet gösteren 50’yi aşkın büyük askeri üs var. ABD’nin 200’ü aşkın askeri tesisi mevcut” dedi.

Kostyukov, Mariana Adaları’ndaki Andersen Hava Üssü’nde Pasifik Okyanusu semalarını devriye gezmek için ABD’ye ait 6 B-52 ve B-2 bombardıman uçağının bulunduğunu ve uçakların sayısının bazen 15’e ulaştığını vurguladı.

‘ABD’NİN SORUMSUZ DAVRANIŞLARI SİLAH YARIŞINA YOL AÇTI’

Beyaz Saray’ın ‘Kuzey Kore tehdidi’ unsurunu kullanarak müttefiklerini savunma harcamalarını arttırmaya ve yeni ABD yapımı silah almaya teşvik ettiğini belirten Kosytukov “ABD ve müttefiklerinin sorumsuz davranışları, Asya-Pasifik’te durumun, güç dengesinin bozulmasına, çeşitli sorunların ortaya çıkmasına ve silah yarışının başlamasına yol açtı” ifadelerini kullandı.

‘ABD BÖLGESEL TARTIŞMALARA OLABİLDİĞİNCE ÇOK ÜLKEYİ ÇEKMEYE ÇALIŞIYOR’

Kostyukov, ABD’nin bölgedeki etkisini arttırmak için olabildiğince çok Asya-Pasifik ülkesini bölgesel tartışmalara çekmeye çalıştığını vurguladı.

Kosytukov “ABD, sözde tarafsız aracı rolünü pekiştirmek için Çin’in Japonya ile, Vietnam’ın Filipinler ile olan bölgesel tartışmalarını diğer ülkelere de yaymaya çalışıyor” dedi. Kostyukov, ABD’nin böylece Pekin üzerinde etki kazanmaya ve diğer ülkeleri de işbirliğine çekmeyi amaçladığını da ifade etti.

ABD üç ülkeye askeri ekipman sattı

ABD’den üç Avrupa ülkesine 4,71 milyar dolarlık askeri ekipman satışı gerçekleştirildi.

ABD’de, Slovakya’ya 2,91 milyar dolar, İspanya’ya 1,3 milyar dolar ve İngiltere’ye 500 milyon dolar olmak üzere toplam 4,71 milyar dolarlık askeri ekipman satışına onay verildiği bildirildi.

ABD Savunma Bakanlığına bağlı Savunma, Güvenlik İşbirliği Ajansından yapılan açıklamalara göre, Dışişleri Bakanlığı Slovakya’ya 2,91 milyar dolar değerinde Block 70/72 konfigürasyonuna sahip 14 F-16 savaş uçağı ile 16 yedek F-16 motoru da dahil askeri ekipman satışına onay verdi.

Ayrıca İspanya’ya 17 CH-47F tipi kargo helikopteri ve destek ekipmanlarının satışı onaylandı.

İngiltere’ye daha önce satılmış olan MQ-9 Reaper tipi silahlı insansız hava araçlarının modernizasyon ve destek hizmetleri için 500 milyon dolar değerinde askeri satışa onay verildi.

Tüm bu satışların gerçekleşmesi için ABD Senato ve Temsilciler Meclisi Silahlı Hizmetler Komitelerinden 30 gün içerisinde herhangi bir itirazın gelmemesi gerekiyor.

MKEK anonim şirket olmaya hazırlanıyor

Kurumun anonim şirket (AŞ) statüsüne geçmesine yönelik çalışmalarda sona gelindi
Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu (MKEK) teslimatlarda yaşanan gecikmelerinin önüne geçebilmek, acil ihtiyaçları hızla karşılayabilmek amacıyla "stok sipariş sistemi" kurdu. Kurumun anonim şirket (AŞ) statüsüne geçmesine yönelik çalışmalarda sona gelindi.

TBMM Kamu İktisadi Teşebbüsleri (KİT) Komisyonu'nda MKEK'nin 2015-2016 yılı hesapları görüşüldü.

MKEK Genel Müdürü Ahmet Taşkın, komisyonda yaptığı sunumda, kurumun, Altay tankı, obüs projeleri ve Milli Piyade Tüfeği üretiminde önemli sorumluluklar üstlendiğini söyledi.

Önümüzdeki dönem için 7 gelişme ekseni belirlediklerini ifade eden Taşkın, bu kapsamda ülke ihtiyaçları ve karlılığı artırma doğrultusunda bir dizi adım atacaklarını belirtti.

Ar-Ge çalışmaları kapsamında 400 milyon liralık bütçeyle halen 100’e yakın proje yürüttüklerini anlatan Taşkın, projelerin 4’te birinin kurum öz kaynaklarıyla yürütüldüğünü dile getirdi. Taşkın, bu yıl 150 milyon liralık bir Ar-Ge harcaması yapmayı hedeflediklerini kaydetti.

Faaliyet sonuçlarına ilişkin bilgiler veren Taşkın, 2015'te 964 milyon lira satış, 192 milyon lira faaliyet karı, 47 milyon lira dönem karı; 2016'da 1,1 milyar lira satış, 209 milyon lira faaliyet karı, 1 milyon lira dönem karı; 2017'de 1,3 milyar lira satış, 280 milyon lira faaliyet karı, 4 milyon lira dönem karı elde ettiklerini bildirdi. Taşkın, son 2 yılda dönem karı rakamlarının, Ar-Ge projeleri ve kurumun yenilenmesine yönelik teknolojik yatırımlarına karşılık ayrılmasından dolayı düşük göründüğünü söyledi. Ahmet Taşkın, bu yıl ise 2 milyar liranın üzerinde ciro beklediklerini ifade etti.

Gecikmeler son bulacak

Taşkın, sunumunda, teslimatlarda yaşanan gecikmelerin önüne geçilmesine yönelik aldıkları tedbirlere ilişkin bilgiler verdi. Taşkın, şöyle konuştu:

"Türk Silahlı Kuvvetleri ve Milli Savunma Bakanlığı (MSB) ile yaptığımız çalışmalarda 3 yıla sari ihtiyaçların belirlemesi, buna göre ileride ihtiyaç olabilecek mühimmat ve silah sistemlerinin üretimiyle ilgili önemli mesafe kat ettik. 2017 ve 2018'in ilk 3 ayında 1,5 milyar liraya karşılık gelen ürün için henüz sipariş almadan ön görüşmeler sonucu üretimler başlattık. Kurumda bundan sonra da uygulanacak stok sipariş sistemi kurduk. Buna göre, ihtiyaç sahipleriyle görüştüğümüz, ihtiyaç olacağını düşündüğümüz yurt içi ve dışı taleplere yönelik önceden üretime başlıyoruz. Bu amaçla şu ana kadar açmış olduğumuz stok sipariş miktarı 1,5 milyar liradır. Bunun 1 milyar liralık kısmı siparişe bağlandı. Önceden üretime başladığımız için bu siparişlerin hiçbirinde gecikme olmayacaktır. Bilhassa harekat kapsamında acil ihtiyaç durumu ortaya çıkan bazı ürünleri sözleşmesini bile imzalamadan teslim etme imkanımız oldu. Bu üretimlere önceden başlamamış ihtiyaç olduğunda bunları teslim edemeyecek, sıkça yaşanan gecikmelerle karşı karşıya kalabilecektik. Bu mekanizmayla önemli bir gelişme kat ettik."

Taşkın, ayrıca yılda 2 kere yaptıkları silah ve mühimmat toplantılarını ilgili birimlerle ayda 1 gerçekleştirdiklerini, bunun yanında özel toplantılarla ihtiyaçları belirlediklerini söyledi.

MSB sözleşmelerinde bazı mücbir sebeplerin haklı gecikme sebebi kabul edilmediğine değinen Taşkın, bu bu konuda da esneklik sağladıklarını, özellikle yurt dışından tedarik edilen ürünlerin gelmemesi nedeniyle yaşanan gecikmelerin belgeye dayalı olmak kaydıyla bu kapsamda değerlendirilmeye başlandığını ifade etti.

"Yasa taslağı Bakanlar Kuruluna sunuldu"

Ahmet Taşkın, kurumun yeniden yapılandırılmasına yönelik yürütülen çalışmaların geldiği noktaya ilişkin de bilgiler verdi.

Bu çalışmanın 2005’te başladığına işaret eden Taşkın, "Bugüne kadar devam ettirilmiş ancak sonuçlandırılamamış. Geçen yıl yasa taslağı hazırladık, mart ayı içerisinde Milli Savunma Bakanımız Nurettin Canikli tarafından Bakanlar Kurulu'nda sunumu yapıldı. Sanırım önümüzdeki günlerde yasa taslağı TBMM'ye sevk edilecek. Kurumun anonim şirket statüsüne dönüştürülmesiyle rekabetçi üretimin önünde engel oluşturan yapının iyileştirilmesi öngörülüyor." diye konuştu.

Görüşmelerin ardından MKEK'nin 2015-2016 yıllarına ilişkin bilanço ve gelir tablosu onaylandı.

ABD'nin en büyük askeri helikopteri Meksika'da düştü

Güney California'da çakılan deniz kuvvetlerine ait dev helikopterdeki tüm askerler öldü. ABD ordusunun elindeki en büyük helikopter CH-53E, onlarca askerin sevkiyatı ve tonlarca kargonun taşınmasında kullanılıyor
ABD'nin batı eyaleti California'nın güneyinde deniz kuvvetlerine ait bir helikopter yerel saatle 14.30'da düştü.

CH-53E Super Stallion tipi helikopterdeki mürettebattan kurtulan olmadı.

ABD Deniz Kuvvetleri, El Centro yakınlarında düşen helikopterin Miramar hava üssünden havalandığını açıkladı.

CH-53E, ABD ordusunun elindeki en büyük helikopter. Dev helikopter onlarca askerin sevkiyatı ve tonlarca kargonun taşınmasında kullanılıyor.

Tarihteki en büyük CH-53E kazası, 13 yıl önce Irak'ta gerçekleşti. Kum fırtınasında düşen helikopterdeki 31 ABD askeri öldü.

ABD son olarak geçen yıl Temmuz ayında Mississippi'de bir askeri nakliye uçağı düşmüş ve 15 denizci ölmüştü. Meksika sınırında düşen helikopter, Mississippi'den bu yana en ölümcül kaza olarak kayıtlara geçti.

İki yıl önce ise Hawaii'de iki helikopterin çarpışması sonucu 12 denizci ölmüştü.

Savunmaya yeni yerliler geliyor

MKEK, teknoloji odaklı çözümlerle savunma sanayisine yeni yerli ürünler kazandırmaya hazırlanıyor. Kurum, mühimmatları 'akıllı' hale getiren güdüm sistemlerini üretmeyi amaçlıyor


Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu (MKEK) savunma sanayisinde temininde güçlük çekilen ürünlerin yerlileştirilmesi, mevcut yerlilik oranının daha yukarıya çıkarılması için bir dizi çalışma yürütüyor.

MKEK, teknoloji odaklı çözümlerle savunma sanayisine yeni yerli ürünler kazandırmaya hazırlanıyor. Ürünlerinde yüzde 92'lik yerlilik oranı yakalayan kurum, yurt dışından temin edilen, temin süreçlerinde zaman zaman da sıkıntılar yaşanan ürünler nedeniyle oluşan olumsuzlukları en aza indirmeyi amaçlıyor.

Üretim kapasitesini ve niteliğini artırmak için bir süredir çalışmalar yürüten MKEK, gelecek dönemde halen üretim yapmadığı çeşitli alanlarda da faaliyet yürütmeyi planlıyor.

Buna göre, MKEK'nin önceliklerinden birini güdümlü mühimmat sistemlerinin üretilmesi oluşturuyor. Halen çok çeşitli mühimmatların üretimini gerçekleştiren kurum, bunları "akıllı" hale getiren güdüm sistemleri için yatırım yapacak. Kurum, önümüzdeki dönemde ürettiği mühimmatların güdüm kitlerini de kendi imkanlarıyla geliştirip üretecek.

MKEK, atış kontrol ve kumanda sistemlerinde de üretici olmaya hazırlanıyor. Çeşitli silah sistemleri üreten ve güvenlik güçlerinin kullanımına sunan MKEK, bunların otomasyonuna ve elektronik kontrollerine yönelik tedarik yoluna gidiyor. Kurum bu ürün ve sistemlere ilişkin ihtiyaçları kendi bünyesinde karşılamayı amaçlıyor. Atış kontrol sistemleri, MKEK'nin ürün yelpazesinde bulunan kundağı motorlu/çekili obüslerin, havanların ve çok namlulu roketatarların intikal, mevzilenme, atışa hazırlık, ateş idaresi ve atış kontrol işlemlerinin bilgisayar yardımıyla yerine getirilmesini ve ateş destek unsurlarına sayısal entegrasyonunu sağlıyor.

Kritik kimyasallarda seri üretim hazırlığı

MKEK, yurt dışından temin edilirken zaman zaman güçlükler çıkarılan kimyasallara yönelik de tedbirler alıyor.

Bu konudaki dışa bağımlılığa son vermek amacıyla ihtiyaç duyulan kimyasalları kendi imkanlarıyla üretmek için çalışmalar yürüten kurum, TÜBİTAK ve üniversitelerle iş birliğiyle geliştirilen çeşitli patlayıcı maddelerin seri üretimine yönelik hat kurulum çalışmalarını sürdürüyor.

Mühimmatların patlamasını sağlayan ya da nasıl patlayacağını belirleyen tapaları kısmen bünyesinde üreten MKEK, bu konudaki üretim alanı ve kapasitesini de genişletecek.

Öte yandan, yaklaşık 100 milyon dolarlık yatırımla teknolojisi eskiyen, verimsiz hale gelen çelikhane yerine yeni bir çelikhane kuran MKEK, bu yatırımla özellikle savunma sanayisinin ihtiyaç duyduğu vasıflı çelik üretimini gerçekleştirecek.

Askeri araçlara elektrikli motor

MKEK, Türk savunma sanayisinin kara araçlarında kullanılabilecek yerli motorların geliştirilmesi için de kolları sıvadı.

Yeni nesil hafif zırhlı araçların paletli konfigürasyonunun güç grubu ihtiyacının karşılanmasına yönelik proje başlarken, Altay tankında kullanılacak güç grubunun geliştirilmesine yönelik ihale süreci devam ediyor.

MKEK ise bu çalışmalardan farklı olarak askeri araçlarda kullanılabilecek elektrikli motor geliştirilmesi için yurt dışından teknoloji transferine dayalı çalışmalar yürütüyor.

Kurum, ihracat potansiyelini artırmak için de faaliyet gösterecek. İhracat konusunda mühimmat satışıyla yetinmek istemeyen MKEK, yurt dışında tesis kurulumuna yönelik arayışlara girecek. Bu kapsamda, çeşitli ülkelerde ihtiyaç duyulan üretim hatlarının kurulması, bunun için gerekli teknolojik desteğin sağlanmasına yönelik çalışmalar yapılacak. Halen çeşitli ülkelerde kurumun kurduğu tesisler faaliyet gösteriyor. Bunun yanında sunulan çeşitli tekliflerin değerlendirilmesi bekleniyor.

Google'da Pentagon projesine isyan

Teknoloji devi Google'ın binlerce çalışanı, şirketin ABD Savunma Bakanlığı Pentagon ile beraber yürüteceği projeye karşı çıkan bir kampanya başlattı.


New York Times gazetesinin haberine göre içlerinde yüksek mühendislerin de bulunduğu 3100 Google çalışanı, Google'ın CEO'su Sundar Pichai'ya hitaben yazdıkları mektupta Pentagon ile işbirliği yapılan Project Maven'da çalışmak istemediklerini belirtti.

Project Maven, insansız hava aracı dronelara yönelik bir yapay zeka programı. Google ve Pentagon'un beraber giriştiği bu projede insansız hava araçları için daha etkin bir görüntüleme teknolojisinin geliştirilmesi amaçlanıyor.

Bu projeye karşı kaygıların dile getirildiği mektupta ise "Google'ın savaş işinde olmaması gerektiğini düşünüyoruz" ifadesi kullanıldı. Mektupta Project Maven'ın Google'ın şirket değerleriyle çeliştiği söylenirken, "Amerikan hükümetine askeri keşif teknolojisi geliştirmenin ölümcül sonuçları olabilir ve bu kabul edilemez bir şey" ifadesi yer aldı.

'Silah geliştirilmeyecek'
Google, geçen yıl Nisan ayında başlayan projenin özünde saldırgan olmadığını öne sürüyor. Ancak Pentagon'un video analiz sisteminin geliştirilmesinin terörizmle mücadele operasyonlarında kullanılabileceği endişesi uzun zamandır dile getirilmekte.

Google'ın ana şirketi Alphabet'in yönetim kurulunda yer alan Diane Greene daha önce bu proje kapsamında bir silah geliştirilmeyeceğini ve bu teknolojinin droneların uçurulmasında kullanılmayacağını söylemişti.

Şirket içinde dolaştırılan bu mektubun ortaya çıkması üzerine direkt mektuptan bahsetmeden bir açıklama yapan Google, "makine öğreniminin herhangi bir askeri amaçla kullanılmasının endişe doğuracağını" söyledi. Bu yüzden şirket içinde bu konunun önemle ele alınacağı ve çalışanların bu tartışmalarda yer almasının çok hayati olduğu vurgulandı.

İngiltere'den Ortadoğu'ya ilk daimi deniz üssü

İngiltere'nin Ortadoğu'daki ilk daimi askeri deniz üssü Bahreyn'de faaliyetine başladı
İngiltere Bahreyn'de daimi deniz üssü açtı. Bahreyn haber ajansı BNA'ya göre, ülkenin doğusundaki Selman Limanı'nda kurulan üssün açılışına Bahreyn Veliaht Prensi Selman bin Hamed Al Halife, York Dükü Prens Andrew ile her iki ülkeden yetkililer katıldı.

Veliaht Prens Selman açılışta yaptığı konuşmada, söz konusu üssün Bahreyn'in "terörizmle mücadelede uluslararası koalisyonu destekleme, dünya barışını, uluslararası su yolları ve küresel ticaret hareketini koruma konusundaki çalışmalarında" önemli bir kilometre taşı olduğunu söyledi.

York Dükü Andrew ise üssün, iki ülkenin çıkarlarına hizmet edeceğini dile getirdi.

Bahreyn Dışişleri Bakanı Halid bin Ahmed Al Halife de bu üssün, İngiltere'nin 1971'den bu yana bölgede kurduğu ilk daimi deniz üssü olduğunu anlattı.

Al Halife, İngiliz Kraliyet Donanmasının kendi karasuları dışındaki en önemli tesislerinden biri olacak üssün ortak stratejik misyonlar için hayati destek sağlayacağını vurguladı.

Söz konusu askeri deniz üssü, Bahreyn'in 1971'de bağımsızlığını kazanmasından bu yana kurulan ilk İngiliz üssü olma özelliği taşıyor. Bahreyn'de ayrıca Amerikan Donanmasına ait 5. Filo bulunuyor.

ABD’den Almanya’ya 2.5 milyar dolarlık İHA satışı

ABD’nin, Almanya’ya 2.5 milyar dolar tutarında aralarında MQ-4C Triton tipi insansız hava araçlarının da bulunduğu silah satışına onay verildiği bildirildi.

ABD Savunma Bakanlığı'na bağlı Savunma, Güvenlik İşbirliği Ajansından yapılan açıklamaya göre, Dışişleri Bakanlığının Almanya'nın 4 MQ-4C Triton insansız hava aracının yanı sıra 1 insansız hava araçları misyon kontrol istasyonu, 1 ana operasyon üssü, 1 ileri operasyon üssü ve 20 navigasyon sistemi alım talebini onayladığı ifade edildi.

Açıklamada, söz konusu satışın toplam bedelinin 2.5 milyar dolar olduğu belirtilerek, satışın NATO'nın güvenliğine katkı sağlayacağı vurgulandı.
Savunma, Güvenlik İşbirliği Ajansı ayrıca Suudi Arabistan'a da 1.3 milyar dolar tutarında 155 mm M109A6 Paladin tipi Obüs sistemlerine dönüştürmek üzere 180 adet 155 mm M109A5/A6 orta menzilli Obüs sisteminin satışına onay verildiğini açıkladı.

Satışların gerçekleşmesi için ABD Senato ve Temsilciler Meclisi Silahlı Hizmetler Komitelerinden 30 gün içerisinde herhangi bir itirazın gelmemesi gerekiyor.

10 milyon dolarlık otomatik bomba atar için kritik süreç

MKEK'in Pakistan için ürettiği ancak mühimmat uyumsuzluğu nedeniyle depoda kalan otomatik bomba atarlar elden geçirildi. Silah, Pakistan'da bir kez daha test edilecek.

Makine Kimya Endüstrisi Kurumu’nun (MKE) Pakistan için 10 milyon dolar karşılığında ürettiği, ancak mühimmat uyum sorunu nedeniyle elde kalan 488 adet 40 milimetre Otomatik Bomba Atar’da (OBA) önümüzdeki hafta kritik bir süreç yaşanacak.

İyileştirme yapılan 5 adet OBA, Pakistan’da yeniden test edilecek. OBA’lar testi geçerse, Pakistan’a satılacak.

MKE, 2010’da imzaladığı sözleşmeyle Pakistan Savunma Bakanlığı’ndan sipariş aldığı 288 adet OBA’yı 2012’de teslim etti. Pakistan, bir yıl sonra 200 adet OBA siparişi daha verdi.

İki sözleşmenin toplam değeri 10 milyon doları bulurken Pakistan, 2012’de teslim aldığı 288 adet OBA’da mühimmat uyum sorunu yaşadı.

Parayı ödemeyen Pakistan makamları, 200 adet OBA’yı da kabul etmeyince, silahlar MKE’nin fabrika stoklarında kaldı.

Rusya ile savunmada işbirliği genişliyor

Rusya ile S-400 alımıyla güçlenen savunma işbirliği genişliyor. Rusya’dan TSK envanterinde bulunan Kornet tanksavar füzesi başta olmak üzere acil ihtiyaç kapsamındaki alımların gündemde olduğu öğrenildi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in başkanlığında hafta içi gerçekleştirilen 7. Türkiye-Rusya Üst Düzey İşbirliği Konseyi (ÜDİK) toplantısında masaya yatırılan konulardan biri de Rusya ile savunma sanayii işbirliği oldu. Rusya’dan askeri ürün temini, ortak üretim imkanları detaylı olarak masaya yatırıldı. Toplantının ardından Vladimir Putin, “Türkiye’ye S-400 sistemlerinin sevk edilmesini öngören anlaşmanın hayata geçirilmesi, askeri-teknik alandaki önceliğimiz. Hükümetler arası heyet toplantısında Türkiye’ye modern Rus askeri ürünlerinin sevkiyatının detaylı şekilde ele alınacağı düşüncesindeyiz” açıklaması yaptı.

ACİL İHTİYAÇ ALIMLARI ÖNCELİKLİ

Edinilen bilgiye göre, Rusya ile savunma sanayi işbirliğinde öncelikli olarak, halen Suriye ve Irak kuzeyinde devam eden terörle mücadelede ihtiyaç duyulan silah ve mühimmatların idamesine yoğunlaşılması bekleniyor. Halen TSK envanterinde bulunan Kornet tanksavar füzesi başta olmak üzere acil ihtiyaç kapsamındaki alımlar gündemde. Bu tip füzelerin devamı ve idamesinin söz konusu olabileceği belirtiliyor. Yine gerekli diğer mühimmatların tedariki, piyade silahı atış teçhizat ve araçlarına ilişkin ihtiyaçların giderilmesi konusunda Rusya ile ilgili girişimler ve çalışmalar bir süredir Türkiye’nin gündemindeydi.

AMBARGOLARA ALTERNATİF

Rusya, savunma sanayiinde gelişmiş bir ülke olarak Türkiye’ye batılı müttefiklerince uygulanan silah ambargolarına karşı da güçlü bir ortak olarak dikkat çekiyor. Gelişen işbirliğiyle birlikte Rusya’nın alternatif tedarikçiler arasına daha yoğunluklu girmesi kaçınılmaz görülüyor. Başta motor teknolojisinde işbirliği fırsatları olmak üzere halen Savunma Sanayii Müsteşarlığı’nda devam eden bazı projelerde yaşanabilecek aksaklıklara karşı Rus ürün gamı önemli imkanlar sunuyor. Yine tankların zırh kabiliyetlerinin güçlendirilmesine ilişkin konular da bir süredir çalışılıyor.

UZUN VADELİ PROJELER

Rusya’dan yeni sistem tedariki gibi konular ise ancak “uzun vadeli” işbirliği içerisinde mümkün görülüyor. Bunun temel nedeni, TSK’nın uzun süredir NATO’ya uyumlu sistemler kullanması. Dolayısıyla yeni savunma sistemleri tedariki konuları, Rus menşeili ürünlerin NATO’ya uyumunun getirdiği zorluklar nedeniyle bu sistemlerin envantere hızla alınması mümkün olmadığından, uzun vadeli işbirliği konuları olarak değerlendiriliyor.

Aynı zorluk uzun menzilli hava savunma sisteminde de yaşanacağından, S-400 tedariki projesi kapsamında da uyum çalışmaları şimdiden başlatılmış durumda.

Yerli İHA havalandı Yunanistan alarma geçti

ANKA dün ilk kez Rodos Adası üzerinde denendi. ANKA, radarlar tarafından tespit edilince bir Yunan F-16 savaş uçağı da Girit’ten havalandı.

Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ait UAV ANKA tipi insansız hava aracının Ege semalarında görünmesi Atina’da heyecan yarattı.
Yunan medyasına göre, perşembe günü öğle saatlerinde, Yunan radarlarında, UAV ANKA tipi Türk insansız hava aracının Ege’de On İki Ada bölgesinde Rodos Adası yakınlarında uçtuğu görüldü.

Türk uçağının Yunan hava sahasını “ihlal ettiği” iddiasıyla, “püskürtme” operasyonu için 2 F-16 savaş uçağına Girit Adası'ndan havalanmaları emredildi.

Yunan savaş uçakları ilk kez bir Türk insansız hava aracı için Girit Adası'ndaki Kasteli Üssü'nden havalandı.

Yunan medyası “Yunan F-16’ları semalarda görününce Türklerin insansız hava aracını, Türk hava sahasına yönlendirdiklerini” ileri sürdü.
Savunma içerikli “militarie” haber sitesi “İlk kez ihlal gerçekleştiren Türk insansız hava aracının Yunan radarları tarafından tespit edilmesi Yunanistan açısında olumlu. Ancak, bu tip uçaklar için nasıl bir taktik izleyeceğimiz soru işareti” diye yazdı.


1 Nisan 2018 Pazar

Nefer testleri başarıyla tamamladı

Milli Savunma Bakanı Nurettin Canikli, ASELSAN'ın Uzaktan Komutalı Silah Sistemi ürünlerinden 'Nefer'in zorlu kış koşullarında müşteri testlerini başarıyla tamamladığını açıkladı.

Milli Savunma Bakanı Nurettin Canikli, Twitter hesabından, ASELSAN'ın Uzaktan Komutalı Silah Sistemi ürünlerinden Nefer'le ilgili paylaşımda bulundu. Bakan Nurettin Canikli, Nefer'in fotoğraflarını yayınlayıp, şunları yazdı:

"ASELSAN Uzaktan Komutalı Silah Sistemi ürün ailesinin en yeni üyesi Nefer, Kazakistan'ın zorlu kış koşullarında gerçekleşen müşteri testlerini başarıyla tamamladı. Nefer, atışlarda gösterdiği performans ile yetkililerden tam not aldı."

NEFER HAKKINDA

Batı veya Doğu menşeli 25/30mm otomatik topların ve anti tank füzelerinin takılabildiği, üzerinde 7.62 mm eş eksenli silahın bulunduğu Nefer Silah Sistemi, hafifliği ve düşük silüetiyle de pazarda bir ilk olma özelliğine sahip. 6x6 ve 8x8 paletli veya tekerlekli kara araçlarına takılabilen Nefer, hem NATO silahlarının kullanımda olduğu ülkeler hem de Rus menşeli silahları envanterlerinde bulunduran ülkeler için ideal bir seçenek olarak ortaya çıkıyor.

Nefer, üzerinde bulunan gelişmiş görüş sistemi ve atış kontrol bilgisayarı sayesinde gece-gündüz koşullarında otomatik hedef tespit/takip imkânı ve yüksek doğrulukta balistik çözüm ile sabit ve hareketli hedeflere isabetli atış imkânı sağlıyor. Bugüne kadar 14 farklı ülkede 2000 adedin üzerinde Uzaktan Komutalı Silah Sistemi hâlihazırda kullanımda olan ASELSAN, yeni ürünü Nefer’i başta Türk Silahlı Kuvvetleri ve Emniyet güçleri olmak üzere dost ülkelerin hizmetine sunmaya hazırlanıyor.