Fransız Dış İstihbarat Birimi DGSE çalışanı 4 kişinin, Çin adına faaliyet yürüttüğünün belirlendiği ve haklarında 30 yıla kadar hapis istemiyle soruşturma açıldığı belirtildi.
Fransa ile Çin arasında çifte ajan krizi... Le Monde gazetesinde yer alan habere göre, filmlere konu olmaya aday olay geçen yıl aralık ayında gerçekleştirilen bir araştırma sonucu ortaya çıktı.
Haberde, Fransız İç İstihbarat Birimi DGSI tarafından yapılan bir araştırma sonucunda, 4 Dış İstihbarat Birimi (DGSE) çalışanının Çin lehine faaliyet yürüttüğünün belirlendiği ve haklarında 30 yıla kadar hapis cezası isteğiyle soruşturma açıldığı kaydedildi.
TMC kanalında yayınlanan Quotidien programında dile getirilen iddiaların doğrulandığı belirtilen haberde, "Bu kişilerin, Pekin yönetimi lehine Fransız istihbaratının çalışmaları hakkında bilgi toplamak amacıyla kullanıldığından şüphelenildiği" belirtildi.
Fransa Savunma Bakanlığı, iddiaları doğrulayarak, bu kişilerin ulusal savunma sırlarını açığa çıkarmak ve ihanet suçlamalarıyla hakim karşısına çıkarıldığını duyurdu. Bakanlık, bu kişilerden ikisinin şu anda emekli olan eski çalışan olduğu bilgisini paylaşırken, bu kişilerin ne zaman emekliye ayrıldığı ve "çifte ajanlık faaliyetlerinin" hangi yıllarda yürütüldüğü konusunda açıklama yapmadı.
25 Mayıs 2018 Cuma
ABD'den Türkiye'ye F-35 önlemi
Shaheen'in ofisinden yapılan açıklamada Türkiye'nin ABD vatandaşı Andrew Brunson'un gözaltında tutulması nedeniyle F-35 programından çıkarılacağı söylendi
ABD Kongresi'nde bazı senatörler, Türkiye'nin Lockheed Martin F-35 Müşterek Taarruz Uçağı jetleri satın almasını engellemeye yönelik bir önlem de dahil olmak üzere, 716 milyar dolarlık bir savunma politikası tasarısının bir versiyonunu sundu
Resuters'ın haberine göre, Shaheen'in ofisinden yapılan açıklamada, Demokrat Senatör Jeanne Shaheen ve Cumhuriyetçi Senatör Thom Tillis tarafından sunulan Ulusal Savunma Yetki Kanunu'nda (NDAA) yapılan yasa değişikliği, Türkiye'nin ABD vatandaşı Andrew Brunson'un gözaltında tutulması nedeniyle F-35 programından çıkarılacağı söylendi.
2016 yılından beri tutuklu yargılanan ve 35 yıla kadar hapsi istenen papaz Brunson bu ay Türk mahkemesinde terör ve casusluk suçlamalarını reddetti.
SEBEBİ S-400 MÜ?
Ayrıca, Aralık ayında Türkiye'nin Rusya ile yaptığı S-400 anlaşması da rahatsız ediyor. Türkiye'nin S-400 kararının ardından ABD'nin misilleme olarak F-35 teslimatının durdurulmasını istediği de konuşuluyor.
Shaheen'in ofisinden yapılan açıklamada, Rus sistemini satın alma niyetinin ABD yasası uyarınca yaptırıma tabi olduğu belirtildi.
Senator Shaheen, "F-35 uçakları ve teknolojisini, bu uçakları vurmak için tasarlanmış Rus hava savunma sistemini (S-400) satın alan bir ülkeye transfer etmek konusunda muazzam bir tereddüt var" dedi.
Son aylarda Ankara ile Washington arasındaki ilişkilerde Suriye'deki ABD politikası ve iki ülkedeki Türk ve ABD vatandaşlarına karşı bir dizi yasal dava da dahil olmak üzere gerilim yaşanıyor.
Türkiye, ABD'nin silah satışını durdurma yasasını yürürlüğe koyması halinde misilleme yapacağını söylemişti.
100'den fazla F-35 jeti satın almayı planlayan Türkiye, Washington'la Patriot füzelerinin satın alınması hakkında görüşmelerde bulundu.
Ulusal Savunma Yetki Kanunu'nda (NDAA) yasalaşmadan önce çeşitli basamaklar var. ABD Temsilciler Meclisi, yasanın önceki versiyonunu sabah saatlerinde sundu.
ABD Kongresi'nde bazı senatörler, Türkiye'nin Lockheed Martin F-35 Müşterek Taarruz Uçağı jetleri satın almasını engellemeye yönelik bir önlem de dahil olmak üzere, 716 milyar dolarlık bir savunma politikası tasarısının bir versiyonunu sundu
Resuters'ın haberine göre, Shaheen'in ofisinden yapılan açıklamada, Demokrat Senatör Jeanne Shaheen ve Cumhuriyetçi Senatör Thom Tillis tarafından sunulan Ulusal Savunma Yetki Kanunu'nda (NDAA) yapılan yasa değişikliği, Türkiye'nin ABD vatandaşı Andrew Brunson'un gözaltında tutulması nedeniyle F-35 programından çıkarılacağı söylendi.
2016 yılından beri tutuklu yargılanan ve 35 yıla kadar hapsi istenen papaz Brunson bu ay Türk mahkemesinde terör ve casusluk suçlamalarını reddetti.
SEBEBİ S-400 MÜ?
Ayrıca, Aralık ayında Türkiye'nin Rusya ile yaptığı S-400 anlaşması da rahatsız ediyor. Türkiye'nin S-400 kararının ardından ABD'nin misilleme olarak F-35 teslimatının durdurulmasını istediği de konuşuluyor.
Shaheen'in ofisinden yapılan açıklamada, Rus sistemini satın alma niyetinin ABD yasası uyarınca yaptırıma tabi olduğu belirtildi.
Senator Shaheen, "F-35 uçakları ve teknolojisini, bu uçakları vurmak için tasarlanmış Rus hava savunma sistemini (S-400) satın alan bir ülkeye transfer etmek konusunda muazzam bir tereddüt var" dedi.
Son aylarda Ankara ile Washington arasındaki ilişkilerde Suriye'deki ABD politikası ve iki ülkedeki Türk ve ABD vatandaşlarına karşı bir dizi yasal dava da dahil olmak üzere gerilim yaşanıyor.
Türkiye, ABD'nin silah satışını durdurma yasasını yürürlüğe koyması halinde misilleme yapacağını söylemişti.
100'den fazla F-35 jeti satın almayı planlayan Türkiye, Washington'la Patriot füzelerinin satın alınması hakkında görüşmelerde bulundu.
Ulusal Savunma Yetki Kanunu'nda (NDAA) yasalaşmadan önce çeşitli basamaklar var. ABD Temsilciler Meclisi, yasanın önceki versiyonunu sabah saatlerinde sundu.
30 Atak helikopteri için Pakistan ile imzalar atıldı
Milli imkan ve kabiliyetlerle geliştirilen T129 Atak Taarruz ve Taktik Keşif Helikopteri bu kez ihracat yolculuğuna çıkıyor. Pakistan ile yürütülen görüşmeler sonucu 30 adet Atak helikopterinin satışına yönelik sözleşme imzalandı.
Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) taarruz helikopteri ihtiyacının giderilmesi amacıyla Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ (TUSAŞ/TAI) tarafından geliştirilen ve üretilen Atak helikopteri, sahadaki başarısına ihracatı da ekledi.
TSK ve Jandarma Genel Komutanlığı envanterine 2015 yılından bu yana 35 Atak helikopteri teslim edildi ve bu helikopterler aktif şekilde terörle mücadele operasyonlarında kullanılıyor.
Savunma sanayisindeki milli ve özgün üretim modelinin en dikkat çeken ürünleri arasında yer alan Atak helikopteri, ortaya koyduğu üstün performansla ihracat kapısını da araladı. Pakistan ile Atak helikopterine yönelik bir süredir devam eden görüşmeler olumlu sonuçlandı.
Görüşmelerde gelinen nokta, AK Parti'nin 24 Haziran Cumhurbaşkanlığı Seçimleri ve Genel Seçimler Seçim Beyannamesi'nin savunma, havacılık ve uzay sanayisiyle ilgili bölümünde ortaya konuldu.
Beyannamede, çok yakın zamanda Pakistan ile 30 adet Atak helikopteri satış sözleşmesi imzalandığı belirtildi.
Böylece Pakistan ile Türkiye arasında savunma alanında uzun süredir var olan iş birliği ve ikili ilişkiler yeni bir boyut kazandı.
Pakistan'da bir dizi teste tabi tutulan ve bunlardan başarıyla çıkan Atak helikopteri, 23 Mart'ta Pakistan Milli Günü kutlamalarına katılmıştı. Programda Atak helikopterleri de gösteri uçuşu yapmıştı.
Üstün yetenekleriyle harekat sahasında kendisini ispat eden Atak'ın ihracı için Pakistan'ın yanı sıra çeşitli ülkelerle görüşmeler yürütülüyor. Atak, bu arayışların bir parçası olarak katıldığı çeşitli uluslararası etkinliklerde yeteneklerini sergiledi.
Çok yönlü üstün harekat kabiliyeti
Atak helikopteri, yüksek performans ve manevra kabiliyeti, asimetrik silah yükü, düşük görünürlük, ses ve radar silueti, yüksek seviyede darbeye mukavemet ve balistik tolerans gibi özelliklere sahip bulunuyor. Bu özellikler helikoptere çeşitli muharebelerde çok yönlü üstün harekat kabiliyeti kazandırıyor.
Yakın hava desteği görevleri için 76 adete kadar güdümsüz roketler ve 500 adet mühimmat kapasiteli 20 milimetre top ile donatılan Atak, çok amaçlı görevlere uygun olarak da 8 adet UMTAS Antitank Füzesi, 16 adet Cirit Lazer Güdümlü Füze, 8 adet Stinger Hava-Hava Füzesi ile en modern elektronik harp ve elektro-optik sistemleri de bünyesinde barındırıyor.
Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) taarruz helikopteri ihtiyacının giderilmesi amacıyla Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ (TUSAŞ/TAI) tarafından geliştirilen ve üretilen Atak helikopteri, sahadaki başarısına ihracatı da ekledi.
TSK ve Jandarma Genel Komutanlığı envanterine 2015 yılından bu yana 35 Atak helikopteri teslim edildi ve bu helikopterler aktif şekilde terörle mücadele operasyonlarında kullanılıyor.
Savunma sanayisindeki milli ve özgün üretim modelinin en dikkat çeken ürünleri arasında yer alan Atak helikopteri, ortaya koyduğu üstün performansla ihracat kapısını da araladı. Pakistan ile Atak helikopterine yönelik bir süredir devam eden görüşmeler olumlu sonuçlandı.
Görüşmelerde gelinen nokta, AK Parti'nin 24 Haziran Cumhurbaşkanlığı Seçimleri ve Genel Seçimler Seçim Beyannamesi'nin savunma, havacılık ve uzay sanayisiyle ilgili bölümünde ortaya konuldu.
Beyannamede, çok yakın zamanda Pakistan ile 30 adet Atak helikopteri satış sözleşmesi imzalandığı belirtildi.
Böylece Pakistan ile Türkiye arasında savunma alanında uzun süredir var olan iş birliği ve ikili ilişkiler yeni bir boyut kazandı.
Pakistan'da bir dizi teste tabi tutulan ve bunlardan başarıyla çıkan Atak helikopteri, 23 Mart'ta Pakistan Milli Günü kutlamalarına katılmıştı. Programda Atak helikopterleri de gösteri uçuşu yapmıştı.
Üstün yetenekleriyle harekat sahasında kendisini ispat eden Atak'ın ihracı için Pakistan'ın yanı sıra çeşitli ülkelerle görüşmeler yürütülüyor. Atak, bu arayışların bir parçası olarak katıldığı çeşitli uluslararası etkinliklerde yeteneklerini sergiledi.
Çok yönlü üstün harekat kabiliyeti
Atak helikopteri, yüksek performans ve manevra kabiliyeti, asimetrik silah yükü, düşük görünürlük, ses ve radar silueti, yüksek seviyede darbeye mukavemet ve balistik tolerans gibi özelliklere sahip bulunuyor. Bu özellikler helikoptere çeşitli muharebelerde çok yönlü üstün harekat kabiliyeti kazandırıyor.
Yakın hava desteği görevleri için 76 adete kadar güdümsüz roketler ve 500 adet mühimmat kapasiteli 20 milimetre top ile donatılan Atak, çok amaçlı görevlere uygun olarak da 8 adet UMTAS Antitank Füzesi, 16 adet Cirit Lazer Güdümlü Füze, 8 adet Stinger Hava-Hava Füzesi ile en modern elektronik harp ve elektro-optik sistemleri de bünyesinde barındırıyor.
Yerli sanayi geleceğin silahını geliştiriyor
Türk savunma sanayisi, güvenlik güçlerinin ihtiyaçlarını mevcut teknolojilerle karşılamaya çalışırken geleceğin muharebe ortamına yönelik de hazırlıklar yapıyor
Savunma sanayisinde söz sahibi ülkelerin son dönemde üzerinde çalıştıkları öncelikli teknolojiler arasında "Rail Gun (Raylı Silah)" olarak da adlandırılan elektromanyetik top sistemi bulunuyor.
Günümüzde kullanılan klasik konvansiyonel silah ve savunma sistemlerinden kimyasal enerjiyle sevk edilen mermi, harp başlığı, roket, füze gibi araçlar, hedef ya da düşman üstünde yanıcı, patlayıcı, tahrip edici etkiler yaratıyor.
Elektromanyetik top sisteminde ise hipersonik hızlarda merminin fırlatılması için barut veya kimyasal yerine elektrik enerjisiyle üretilen elektromanyetik itki kullanılıyor.
Savunma sanayisinde söz sahibi sınırlı sayıda ülke, ateşli silahların yerini alması beklenen elektromanyetik top sistemi üzerinde çalışıyor.
ABD, İngiltere, Çin, Almanya, Fransa, Rusya'nın geçtiğimiz 20 yılda elektromanyetik fırlatma teknolojisine 150 civarında araştırma merkezinde, 5 bine yakın uzmanla yaklaşık 5 milyar dolar yatırım yaptığı tahmin ediliyor.
Türk savunma sanayisi de bu ülkelerle eş zamanlı elektromanyetik top sistemi konusunda çalışmalar yürütüyor.
Türkiye'de ilk defa 2013'te yerli imkanlarla özel sektör tarafından prototip üretildi. Prototip, zaman içinde geliştirilirken şu ana kadar binden fazla başarılı test atışı yapıldı.
Tamamen yerli ve milli olarak geliştirilen elektromanyetik top sistemiyle 1 megajul kapasiteye ulaşıldı. Sistemle farklı mühimmatlarla 880-2 bin 60 metre hızlarda atışlar gerçekleştirildi.
Savunma Sanayii Müsteşarlığı, elektromanyetik top ve lazer silah sistemi gibi yenilikçi teknolojilere yatırım yapıyor, bu alanlarda yerli ve milli sistemlerin geliştirilmesine yönelik çalışmalara destek veriyor.
Müsteşarlık, prototip sistemlerin mümkün olan en kısa sürede güvenlik güçlerinin kullanacağı silah sistemi platformlarına dönüştürülmesini amaçlıyor.
Etkinlik artıyor, maliyetler düşüyor
Elektromanyetik top sisteminin, diğerlerinden ve özellikle klasik top ve füze sistemlerinden bir dizi üstünlüğü bulunuyor.
Elde edilen itme kuvvetiyle hipersonik (ses hızınının 5 katı) hızlarda atış yapılabiliyor.
Mevcut top-roket mühimmatından yüzlerce kat yüksek enerjilere ulaşılabiliyor ve buna bağlı yüksek imha kapasitesi elde edilebiliyor.
Top mermisi fiyatına füze menzilinde atış olanağına erişilebiliyor. Elektromanyetik top sistemi ve mermisi, bir füzeye kıyasla maliyet ve üretim anlamında üstünlükler taşıyor.
Sistemde kullanılan mermilerin yüksek hızı ve küçük ölçüleri, hedefe çok daha hızlı ulaşmalarını sağlayarak önlem alınmasını güçleştiriyor.
Sistemin geliştirildikçe uzun menzilli balistik mühimmatları, hatta mikro-mini uydu fırlatma potansiyeli bulunuyor.
Yerli ve milli olması, uygun maliyetleri nedeniyle elektromanyetik top sisteminden istenen sayıda üretilebilecek ve sistem savunma sanayisinin gelişimi açısından çarpan etkisi oluşturacak.
Savunma sanayisinde söz sahibi ülkelerin son dönemde üzerinde çalıştıkları öncelikli teknolojiler arasında "Rail Gun (Raylı Silah)" olarak da adlandırılan elektromanyetik top sistemi bulunuyor.
Günümüzde kullanılan klasik konvansiyonel silah ve savunma sistemlerinden kimyasal enerjiyle sevk edilen mermi, harp başlığı, roket, füze gibi araçlar, hedef ya da düşman üstünde yanıcı, patlayıcı, tahrip edici etkiler yaratıyor.
Elektromanyetik top sisteminde ise hipersonik hızlarda merminin fırlatılması için barut veya kimyasal yerine elektrik enerjisiyle üretilen elektromanyetik itki kullanılıyor.
Savunma sanayisinde söz sahibi sınırlı sayıda ülke, ateşli silahların yerini alması beklenen elektromanyetik top sistemi üzerinde çalışıyor.
ABD, İngiltere, Çin, Almanya, Fransa, Rusya'nın geçtiğimiz 20 yılda elektromanyetik fırlatma teknolojisine 150 civarında araştırma merkezinde, 5 bine yakın uzmanla yaklaşık 5 milyar dolar yatırım yaptığı tahmin ediliyor.
Türk savunma sanayisi de bu ülkelerle eş zamanlı elektromanyetik top sistemi konusunda çalışmalar yürütüyor.
Türkiye'de ilk defa 2013'te yerli imkanlarla özel sektör tarafından prototip üretildi. Prototip, zaman içinde geliştirilirken şu ana kadar binden fazla başarılı test atışı yapıldı.
Tamamen yerli ve milli olarak geliştirilen elektromanyetik top sistemiyle 1 megajul kapasiteye ulaşıldı. Sistemle farklı mühimmatlarla 880-2 bin 60 metre hızlarda atışlar gerçekleştirildi.
Savunma Sanayii Müsteşarlığı, elektromanyetik top ve lazer silah sistemi gibi yenilikçi teknolojilere yatırım yapıyor, bu alanlarda yerli ve milli sistemlerin geliştirilmesine yönelik çalışmalara destek veriyor.
Müsteşarlık, prototip sistemlerin mümkün olan en kısa sürede güvenlik güçlerinin kullanacağı silah sistemi platformlarına dönüştürülmesini amaçlıyor.
Etkinlik artıyor, maliyetler düşüyor
Elektromanyetik top sisteminin, diğerlerinden ve özellikle klasik top ve füze sistemlerinden bir dizi üstünlüğü bulunuyor.
Elde edilen itme kuvvetiyle hipersonik (ses hızınının 5 katı) hızlarda atış yapılabiliyor.
Mevcut top-roket mühimmatından yüzlerce kat yüksek enerjilere ulaşılabiliyor ve buna bağlı yüksek imha kapasitesi elde edilebiliyor.
Top mermisi fiyatına füze menzilinde atış olanağına erişilebiliyor. Elektromanyetik top sistemi ve mermisi, bir füzeye kıyasla maliyet ve üretim anlamında üstünlükler taşıyor.
Sistemde kullanılan mermilerin yüksek hızı ve küçük ölçüleri, hedefe çok daha hızlı ulaşmalarını sağlayarak önlem alınmasını güçleştiriyor.
Sistemin geliştirildikçe uzun menzilli balistik mühimmatları, hatta mikro-mini uydu fırlatma potansiyeli bulunuyor.
Yerli ve milli olması, uygun maliyetleri nedeniyle elektromanyetik top sisteminden istenen sayıda üretilebilecek ve sistem savunma sanayisinin gelişimi açısından çarpan etkisi oluşturacak.
21 Mayıs 2018 Pazartesi
Otokar'ın gözdesi görücüye çıkıyor
Otokar Genel Müdürü Görgüç: "Özgün Türk tasarımı olan, Türk mühendisliğinin ve Türk işçisinin emeği ile üretilen araçlarımızın uluslararası arenada her geçen gün daha fazla tercih edilmesinden, kazandığı başarılardan gurur duyuyoruz" dedi
Otokar, Kazakistan'ın başkenti Astana'da düzenlenen Kazakistan Uluslararası Savunma Sanayi Fuarı KADEX 2018'e üç aracı ile katılacak.
Otokar'dan yapılan açıklamaya göre, Türkiye'nin milli katılım gösterdiği fuarda Otokar, yüksek koruma seviyesi, geniş iç hacmi ve üstün hareket kabiliyeti ile dikkat çeken COBRA II, yüksek taktik ve teknik özelliklere sahip çok tekerlekli modüler zırhlı aracı ARMA 8x8 ve URAL Yük Taşıyıcı Zırhlı aracını tanıtacak.
Açıklamada konuya ilişkin görüşleri yer alan Otokar Genel Müdürü Serdar Görgüç, KADEX'te bir kez daha yer almaktan büyük mutluluk duyduklarını belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Günümüz ve gelecek tehditlerine yönelik geliştirdiğimiz ve ürettiğimiz 30 binden fazla askeri aracımız Kazakistan ordusu da dahil 5 kıtada 50'den fazla kullanıcının envanterinde aktif olarak görev alıyor. Özgün Türk tasarımı olan, Türk mühendisliğinin ve Türk işçisinin emeği ile üretilen araçlarımızın uluslararası arenada her geçen gün daha fazla tercih edilmesinden, kazandığı başarılardan gurur duyuyoruz. KADEX ile Kazakistan'la olan kuvvetli işbirliğimizi daha da geliştirmeyi hedefliyoruz. Öte yandan, fuar boyunca farklı işbirliği fırsatlarını da değerlendireceğiz."
Görgüç, son 10 yılda cirosunun yüzde 4'ünü Ar-Ge çalışmalarına ayıran Otokar'ın ihtiyaçlara uygun olarak geliştirdiği araçlarıyla ürün gamını sürekli yenilediğini ve genişlettiğini kaydederek, şirketin, teknoloji üstünlüğü, mühendislik gücü, tasarım kabiliyeti ve askeri araçlar alanında 30 yılı aşan tecrübesi ile dünya savunma sanayisi sektöründeki konumunu güçlendirmeye devam ettiğini bildirdi.
Savunma sanayisinde kara sistemleri alanında her türlü ihtiyaca cevap verebilecek geniş ürün yelpazesi ile modern ordulara farklı konfigürasyonlarda platformlar sunabildiklerini aktaran Görgüç, ayrıca Türkiye savunma sanayisi için tek kalemde alınan en büyük ihracat anlaşmasını gerçekleştirdiklerini kaydetti.
Görgüç, "Sektördeki konumunu teknoloji ve know-how ihracatı ile farklı bir boyuta taşıyan Otokar, savunma sanayisinde artık sadece ürün değil; global ölçekteki bilgi birikimi, mühendislik, Ar-Ge ve teknoloji transferi kabiliyetleri ile de ön plana çıkıyor. Kazakistan gibi dost ve müttefik ülkelerde ortak üretim, teknoloji transferi gibi işbirliklerine her zaman hazırız." ifadelerini kullandı.
Otokar, Kazakistan'ın başkenti Astana'da düzenlenen Kazakistan Uluslararası Savunma Sanayi Fuarı KADEX 2018'e üç aracı ile katılacak.
Otokar'dan yapılan açıklamaya göre, Türkiye'nin milli katılım gösterdiği fuarda Otokar, yüksek koruma seviyesi, geniş iç hacmi ve üstün hareket kabiliyeti ile dikkat çeken COBRA II, yüksek taktik ve teknik özelliklere sahip çok tekerlekli modüler zırhlı aracı ARMA 8x8 ve URAL Yük Taşıyıcı Zırhlı aracını tanıtacak.
Açıklamada konuya ilişkin görüşleri yer alan Otokar Genel Müdürü Serdar Görgüç, KADEX'te bir kez daha yer almaktan büyük mutluluk duyduklarını belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Günümüz ve gelecek tehditlerine yönelik geliştirdiğimiz ve ürettiğimiz 30 binden fazla askeri aracımız Kazakistan ordusu da dahil 5 kıtada 50'den fazla kullanıcının envanterinde aktif olarak görev alıyor. Özgün Türk tasarımı olan, Türk mühendisliğinin ve Türk işçisinin emeği ile üretilen araçlarımızın uluslararası arenada her geçen gün daha fazla tercih edilmesinden, kazandığı başarılardan gurur duyuyoruz. KADEX ile Kazakistan'la olan kuvvetli işbirliğimizi daha da geliştirmeyi hedefliyoruz. Öte yandan, fuar boyunca farklı işbirliği fırsatlarını da değerlendireceğiz."
Görgüç, son 10 yılda cirosunun yüzde 4'ünü Ar-Ge çalışmalarına ayıran Otokar'ın ihtiyaçlara uygun olarak geliştirdiği araçlarıyla ürün gamını sürekli yenilediğini ve genişlettiğini kaydederek, şirketin, teknoloji üstünlüğü, mühendislik gücü, tasarım kabiliyeti ve askeri araçlar alanında 30 yılı aşan tecrübesi ile dünya savunma sanayisi sektöründeki konumunu güçlendirmeye devam ettiğini bildirdi.
Savunma sanayisinde kara sistemleri alanında her türlü ihtiyaca cevap verebilecek geniş ürün yelpazesi ile modern ordulara farklı konfigürasyonlarda platformlar sunabildiklerini aktaran Görgüç, ayrıca Türkiye savunma sanayisi için tek kalemde alınan en büyük ihracat anlaşmasını gerçekleştirdiklerini kaydetti.
Görgüç, "Sektördeki konumunu teknoloji ve know-how ihracatı ile farklı bir boyuta taşıyan Otokar, savunma sanayisinde artık sadece ürün değil; global ölçekteki bilgi birikimi, mühendislik, Ar-Ge ve teknoloji transferi kabiliyetleri ile de ön plana çıkıyor. Kazakistan gibi dost ve müttefik ülkelerde ortak üretim, teknoloji transferi gibi işbirliklerine her zaman hazırız." ifadelerini kullandı.
19 Mayıs 2018 Cumartesi
ABD'nin bombardıman uçakları rota değiştirdi
CNN International, Kuzey Kore lideri Kim'in zirveyi iptal etme tehdidi nedeniyle B-52 savaş uçaklarının artık Kore Yarımadası üzerinde uçmayacağını duyurdu
ABD ve Kuzey Kore arasındaki tarihi zirvenin riske girmesi üzerine Washington yönetimi ünlü bombardıman uçağı B-52'lerin rotasını değiştirdi.
Söz konusu gelişme, Kuzey Kore lideri Kim Jong-un'un ABD-Güney Kore askeri tatbikatına kızıp Seul yönetimiyle görüşmeyi askıya alması üzerine gerçekleşti. Kim ayrıca Trump'la 12 Haziran tarihinde Singapur'da yapılacak tarihi buluşmayı da iptal edebileceğinin sinyalini vermişti.
CNN International, ABD, Japonya ve Güney Kore'nin anlaştığını ve en az iki nükleer füze taşıyabilen B-52'lerin artık zirve gerçekleşinceye kadar Kore Yarımadası üzerinde uçmayacağını duyurdu.
Kore Yarımadası'na gelen bahar havasından önce Pyongyang yönetimi ile ABD'nin başını çektiği müttefikler askeri tatbikatlar nedeniyle sık sık karşı karşıya geliyordu.
Güney ve Kuzey Kore, aralarındaki savaşı 1953 yılında bitirse de yalnızca ateşkes anlaşması imzaladı ve teknik olarak halen savaş halindeler. Kim Jong-un'un tarihi Güney Kore ziyaretinde taraflar yıl sonuna kadar barış anlaşması imzalanması için uzlaşmıştı. Ayrıca nükleer faaliyetlerin durması da anlaşılan diğer başlıklardan biriydi.
ABD ve Kuzey Kore arasındaki tarihi zirvenin riske girmesi üzerine Washington yönetimi ünlü bombardıman uçağı B-52'lerin rotasını değiştirdi.
Söz konusu gelişme, Kuzey Kore lideri Kim Jong-un'un ABD-Güney Kore askeri tatbikatına kızıp Seul yönetimiyle görüşmeyi askıya alması üzerine gerçekleşti. Kim ayrıca Trump'la 12 Haziran tarihinde Singapur'da yapılacak tarihi buluşmayı da iptal edebileceğinin sinyalini vermişti.
CNN International, ABD, Japonya ve Güney Kore'nin anlaştığını ve en az iki nükleer füze taşıyabilen B-52'lerin artık zirve gerçekleşinceye kadar Kore Yarımadası üzerinde uçmayacağını duyurdu.
Kore Yarımadası'na gelen bahar havasından önce Pyongyang yönetimi ile ABD'nin başını çektiği müttefikler askeri tatbikatlar nedeniyle sık sık karşı karşıya geliyordu.
Güney ve Kuzey Kore, aralarındaki savaşı 1953 yılında bitirse de yalnızca ateşkes anlaşması imzaladı ve teknik olarak halen savaş halindeler. Kim Jong-un'un tarihi Güney Kore ziyaretinde taraflar yıl sonuna kadar barış anlaşması imzalanması için uzlaşmıştı. Ayrıca nükleer faaliyetlerin durması da anlaşılan diğer başlıklardan biriydi.
Savunma sanayiinde istihdam atağı
Savunma ve havacılık sanayisindeki istihdam geçen yıl bir önceki yıla göre yüzde 26 arttı. Geçen yıl 9 bin 238 kişiye iş yaratılmasıyla sektördeki toplam istihdam 44 bin 740'a ulaştı
Savunma ve Havacılık Sanayii İmalatçıları Derneği (SASAD), kara, deniz, hava, uzay ve güvenlik alanlarında faaliyet gösteren üyelerinin katılımıyla savunma ve havacılık sanayisinin geçen yılki performansını ortaya koyan bir rapor yayımladı.
Sektörün performansı, ciro, yurt dışı satış gelirleri, alınan siparişler, ithalat, ihracat, ürün ve teknoloji geliştirme kriterlerin yanı sıra istihdam açısından da ele alındı. Söz konusu veriler, sektörde son dönemde yerli ve özgün ürün geliştirme konusunda yapılan yatırımların istihdama etkisini ortaya koydu.
Bu kapsamda, geçen yıl, 2016'ya göre sektör istihdamında ciddi bir artış meydana geldi. Sektördeki istihdam geçen yıl bir önceki yıla göre yüzde 26 arttı.
Savunma ve havacılık sanayisinde 2016'da 35 bin 502 kişi çalışırken bu sayı geçen yıl 44 bin 740 çıktı. Geçen yıl sektörde 9 bin 238 kişiye istihdam yaratıldı. Sektörde çalışanların yüzde 37'sini teknisyen-operatör, yüzde 31'ini ise mühendisler oluşturuyor.
Sektörde nitelikli personel tercihi öne çıkarken, akademik kariyer yapmış eleman istihdamına yönelim arttı. Mühendis çalışan oranının yüksekliği, teknolojik üretim, tasarım ve geliştirme faaliyetlerinin yoğunluğunun göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Öte yandan söz konusu raporda, nitelikli personel edinimin kolaylaştırılması için Savunma Sanayii Müsteşarlığınca uygulamaya konulan ve yaygınlaştırılan Savunma Sanayii İçin Araştırmacı Yetiştirme Programı (SAYP) ile yurt dışı öğrenci burslarına getirilecek düzenlemenin çok önemli sonuçlarının yakın bir gelecekte alınacağı belirtildi.
Tersine beyin göçü konusunda beklenen gelişmenin henüz sağlanamadığı ifade edilirken, bu konuda devlet ve sanayicilerin daha etkin çalışmalar yapması gereği görüşüne yer verildi.
Savunma ve Havacılık Sanayii İmalatçıları Derneği (SASAD), kara, deniz, hava, uzay ve güvenlik alanlarında faaliyet gösteren üyelerinin katılımıyla savunma ve havacılık sanayisinin geçen yılki performansını ortaya koyan bir rapor yayımladı.
Sektörün performansı, ciro, yurt dışı satış gelirleri, alınan siparişler, ithalat, ihracat, ürün ve teknoloji geliştirme kriterlerin yanı sıra istihdam açısından da ele alındı. Söz konusu veriler, sektörde son dönemde yerli ve özgün ürün geliştirme konusunda yapılan yatırımların istihdama etkisini ortaya koydu.
Bu kapsamda, geçen yıl, 2016'ya göre sektör istihdamında ciddi bir artış meydana geldi. Sektördeki istihdam geçen yıl bir önceki yıla göre yüzde 26 arttı.
Savunma ve havacılık sanayisinde 2016'da 35 bin 502 kişi çalışırken bu sayı geçen yıl 44 bin 740 çıktı. Geçen yıl sektörde 9 bin 238 kişiye istihdam yaratıldı. Sektörde çalışanların yüzde 37'sini teknisyen-operatör, yüzde 31'ini ise mühendisler oluşturuyor.
Sektörde nitelikli personel tercihi öne çıkarken, akademik kariyer yapmış eleman istihdamına yönelim arttı. Mühendis çalışan oranının yüksekliği, teknolojik üretim, tasarım ve geliştirme faaliyetlerinin yoğunluğunun göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Öte yandan söz konusu raporda, nitelikli personel edinimin kolaylaştırılması için Savunma Sanayii Müsteşarlığınca uygulamaya konulan ve yaygınlaştırılan Savunma Sanayii İçin Araştırmacı Yetiştirme Programı (SAYP) ile yurt dışı öğrenci burslarına getirilecek düzenlemenin çok önemli sonuçlarının yakın bir gelecekte alınacağı belirtildi.
Tersine beyin göçü konusunda beklenen gelişmenin henüz sağlanamadığı ifade edilirken, bu konuda devlet ve sanayicilerin daha etkin çalışmalar yapması gereği görüşüne yer verildi.
18 Mayıs 2018 Cuma
Savunma ve havacılıkta 8 milyar dolarlık sipariş
SASAD verilerine göre, savunma ve havacılıkta geçen yılki ciro bir önceki yıla göre yüzde 12 artarak 6,7 milyar dolar ulaştı. Savunma ve havacılıkta faaliyet gösteren firmalar geçen yıl 8 milyar dolarlık yeni sipariş aldı
Geçen yıl yaptığı teslimatlarla cirosunu 6,7 milyar dolara taşıyan savunma ve havacılık sanayisi, sipariş defterine 8 milyar dolarlık yeni iş ekledi.
Savunma ve Havacılık Sanayii İmalatçıları Derneği (SASAD), kara, deniz, hava, uzay ve güvenlik alanlarında faaliyet gösteren üyelerinin katılımıyla savunma ve havacılık sanayisinin geçen yılki performansını ortaya koydu.
Buna göre, sektör 2016'da 5 milyar 968 milyon dolar olan cirosunu geçen yıl yüzde 12,11 artırarak 6 milyar 693 milyon dolara çıkardı.
Ciroda 2 milyar 362 milyon dolarla kara platformları en yüksek satış hacmine sahip olurken, ikinci sırayı 1 milyar 132 milyon dolarla askeri hava platformları, üçüncü sırayı 828 milyon dolarla silah-mühimmat, füze sistemleri aldı.
Geçen yıl sektörlerin yurt dışı satış gelirleri 1 milyar 824 milyon dolar olarak gerçekleşirken, bunun 1 milyar 739 milyon doları ihracattan, 84 milyon doları döviz kazandırıcı hizmetten kaynaklandı.
Yurt dışı satışlarının 635 milyon doları ABD'ye, 464 milyon doları Avrupa'ya yapıldı. ABD'ye satışlar yüzde 8,5, Avrupa'ya satışlar yüzde 3,3 arttı.
Savunma ve havacılığın geçen yılki ihracatı, bir önceki yıla göre yüzde 3,7 arttı, toplam yurt dışı satış gelirleri ise geçen yıl yüzde 6,6 geriledi.
Yeni siparişlerin yarıdan fazlası yurt içinden
Sektör oyuncuları geçen yıl sipariş defterlerine 8 milyar 55 milyon dolarlık yeni sipariş ekledi. Bir önceki yıl bu tutar 11 milyar 913 milyon dolardı. Yeni siparişlerde yüzde 32,39 azalma yaşandı.
En yüksek sipariş alınan teknoloji segmenti cirodaki gibi 2 milyar 478 milyon dolarla kara platformları olurken, bunu 2 milyar 392 milyon dolarla sivil havacılık takip etti.
Alınan siparişlerin 4 milyar 343 milyon dolarlık kısmı yurt içinden, 2 milyar 420 milyon dolarlık kısmı ABD'den, 637 milyon dolarlık kısmı Avrupa'dan alındı.
Yurt içinden alınan siparişlerin oranı yüzde 54'e karşılık geldi.
Savunma ve havacılıktaki ithalat ise bir önceki yıla göre yüzde 20 artarak 2017'de 1 milyar 544 milyon dolara çıktı.
İhracatı artırmak için öneriler
SASAD raporunda, savunma ve havacılık sanayisinin ihracatının artırılmasına yönelik değerlendirmelere de yer verildi.
Sektörün pazarlayabileceği özgün ürün çeşitliliğinin her yıl arttığına işaret edilerek, bunun ihracatta olumlu gelişmeler olacağı öngörüsünü desteklediği belirtildi.
Özellikle Ortadoğu, Pasifik, Güney ve Merkezi Asya ülkeleriyle Latin Amerika'nın sektör oyuncularının iş geliştirme-pazar oluşturma çalışmalarını yoğunlaştıracağı bölgeler olacağına değinildi.
İyi gelişmelerin sağlandığı Ortadoğu pazarında özelde Birleşik Arap Emirlikleri'nde ve son dönemde Suudi Arabistan'da politik gelişmelerle bağlantılı kazanılan pozitif iş yapma potansiyelinde daralma görüldüğüne işaret edilerek ikili ilişkilerde oluşturulacak olumlu havanın bu pazarı tekrar sektör oyuncularına açabileceği kaydedildi.
Geçen yıl yaptığı teslimatlarla cirosunu 6,7 milyar dolara taşıyan savunma ve havacılık sanayisi, sipariş defterine 8 milyar dolarlık yeni iş ekledi.
Savunma ve Havacılık Sanayii İmalatçıları Derneği (SASAD), kara, deniz, hava, uzay ve güvenlik alanlarında faaliyet gösteren üyelerinin katılımıyla savunma ve havacılık sanayisinin geçen yılki performansını ortaya koydu.
Buna göre, sektör 2016'da 5 milyar 968 milyon dolar olan cirosunu geçen yıl yüzde 12,11 artırarak 6 milyar 693 milyon dolara çıkardı.
Ciroda 2 milyar 362 milyon dolarla kara platformları en yüksek satış hacmine sahip olurken, ikinci sırayı 1 milyar 132 milyon dolarla askeri hava platformları, üçüncü sırayı 828 milyon dolarla silah-mühimmat, füze sistemleri aldı.
Geçen yıl sektörlerin yurt dışı satış gelirleri 1 milyar 824 milyon dolar olarak gerçekleşirken, bunun 1 milyar 739 milyon doları ihracattan, 84 milyon doları döviz kazandırıcı hizmetten kaynaklandı.
Yurt dışı satışlarının 635 milyon doları ABD'ye, 464 milyon doları Avrupa'ya yapıldı. ABD'ye satışlar yüzde 8,5, Avrupa'ya satışlar yüzde 3,3 arttı.
Savunma ve havacılığın geçen yılki ihracatı, bir önceki yıla göre yüzde 3,7 arttı, toplam yurt dışı satış gelirleri ise geçen yıl yüzde 6,6 geriledi.
Yeni siparişlerin yarıdan fazlası yurt içinden
Sektör oyuncuları geçen yıl sipariş defterlerine 8 milyar 55 milyon dolarlık yeni sipariş ekledi. Bir önceki yıl bu tutar 11 milyar 913 milyon dolardı. Yeni siparişlerde yüzde 32,39 azalma yaşandı.
En yüksek sipariş alınan teknoloji segmenti cirodaki gibi 2 milyar 478 milyon dolarla kara platformları olurken, bunu 2 milyar 392 milyon dolarla sivil havacılık takip etti.
Alınan siparişlerin 4 milyar 343 milyon dolarlık kısmı yurt içinden, 2 milyar 420 milyon dolarlık kısmı ABD'den, 637 milyon dolarlık kısmı Avrupa'dan alındı.
Yurt içinden alınan siparişlerin oranı yüzde 54'e karşılık geldi.
Savunma ve havacılıktaki ithalat ise bir önceki yıla göre yüzde 20 artarak 2017'de 1 milyar 544 milyon dolara çıktı.
İhracatı artırmak için öneriler
SASAD raporunda, savunma ve havacılık sanayisinin ihracatının artırılmasına yönelik değerlendirmelere de yer verildi.
Sektörün pazarlayabileceği özgün ürün çeşitliliğinin her yıl arttığına işaret edilerek, bunun ihracatta olumlu gelişmeler olacağı öngörüsünü desteklediği belirtildi.
Özellikle Ortadoğu, Pasifik, Güney ve Merkezi Asya ülkeleriyle Latin Amerika'nın sektör oyuncularının iş geliştirme-pazar oluşturma çalışmalarını yoğunlaştıracağı bölgeler olacağına değinildi.
İyi gelişmelerin sağlandığı Ortadoğu pazarında özelde Birleşik Arap Emirlikleri'nde ve son dönemde Suudi Arabistan'da politik gelişmelerle bağlantılı kazanılan pozitif iş yapma potansiyelinde daralma görüldüğüne işaret edilerek ikili ilişkilerde oluşturulacak olumlu havanın bu pazarı tekrar sektör oyuncularına açabileceği kaydedildi.
Pakistan'a 30 adet ATAK helikopteri satıldı
Pakistan’a 30 adet ATAK helikopteri satışına dair sözleşme imzalandı
Savunma Sanayi Uzmanı Turan Oğuz, twitter adresinden Savunma Sanayi Müsteşarı Prof.Dr. İsmail Demir’in ATAK helikopterinin ihracaat anlaşmasını önümüzdeki hafta açıklayacaklarını söylediğini aktardı.
Anlaşmanın mali boyutunun 1.5 milyar dolar olduğu belirtilirken imzaların her iki ülkenin cumhurbaşkanının da katıldığı bir törenle atılması bekleniyor.
Kasım 2017’de Pakistan Savunma Üretimi Bakanı 30 adet saldırı helikopteri ve 4 savaş gemisi satışına ilişken sürecin yüzde 90’ının tamamlandığını, kredi paketi konusunun çözülmeye çalışıldığını açıklamıştı.
Bu sözleşme ayrıca, tek kalemde en büyük savunma ihracatı olarak tarihe geçti.
Savunma Sanayi Uzmanı Turan Oğuz, twitter adresinden Savunma Sanayi Müsteşarı Prof.Dr. İsmail Demir’in ATAK helikopterinin ihracaat anlaşmasını önümüzdeki hafta açıklayacaklarını söylediğini aktardı.
Anlaşmanın mali boyutunun 1.5 milyar dolar olduğu belirtilirken imzaların her iki ülkenin cumhurbaşkanının da katıldığı bir törenle atılması bekleniyor.
Kasım 2017’de Pakistan Savunma Üretimi Bakanı 30 adet saldırı helikopteri ve 4 savaş gemisi satışına ilişken sürecin yüzde 90’ının tamamlandığını, kredi paketi konusunun çözülmeye çalışıldığını açıklamıştı.
Bu sözleşme ayrıca, tek kalemde en büyük savunma ihracatı olarak tarihe geçti.
6 Mayıs 2018 Pazar
Türk zırhlısı görücüye çıkıyor
Otokar tarafından geliştirilen Cobra II Yük Taşıyıcı Zırhlı Aracı ilk kez EFES-2018 tatbikatı kapsamında görücüye çıkacak
Türk savunma sanayisinin kara aracı üreticilerinden Otokar, geliştirdiği yeni zırhlı aracını ilk kez Efes 2018 Birleşik Müşterek Fiili Atışlı Tatbikatı (EFES-2018) kapsamında sergileyecek.
Türkiye'nin ev sahipliğinde, Ege Ordusu Komutanlığının sevk ve idaresinde, dost ve müttefik ülke unsurlarının da katılımıyla İzmir'in Seferihisar ilçesinde yarın başlayacak ve 11 Mayıs'a kadar sürecek tatbikat gerçekleştirilecek.
Tatbikat kapsamında, fuar anlayışı içerisinde 35 savunma sanayisi firması tarafından Savunma Sanayi Sergisi açılacak.
Savunma sanayisinde 30 binden fazla aracı Türkiye’nin yanı sıra 30'dan fazla dost ve müttefik ülkenin silahlı kuvvetleri ve güvenlik güçleri tarafından aktif olarak kullanılan Otokar, EFES-2018'de Cobra II Yük Taşıyıcı Zırhlı Aracı ilk kez sergileyecek.
Cobra II Yük Taşıyıcı Zırhlı Araç, Otokar mühendisleri tarafından yerli ve milli olarak tasarlandı.
Zorlu koşullar ve farklı operasyon ihtiyaçlarına uygun
Cobra II platformu üzerine geliştirilen Cobra II Yük Taşıyıcı Zırhlı Araç, Cobra II’nin sahip olduğu üstün arazi ve manevra kabiliyetine sahip. Araç, gece ve gündüz, zorlu arazi ve iklim koşullarında, farklı operasyon bölgelerinde ihtiyaca cevap verebilecek.
Cobra II Yük Taşıyıcı Zırhlı Araç, gelişmiş hareket kabiliyetinin yanı sıra operasyon bölgesinde görev yapan diğer araçlarla uyumlu yüksek koruma sağlayacak.
Yüksek taşıma kapasitesiyle dikkat çeken araç, 2,5 ton faydalı yük taşıma imkanı sunuyor.
Birliklere ateş gücü de sağlayacak
Cobra II Yük Taşıyıcı Zırhlı Araç’ın üstün hareket kabiliyeti, gerek meskun mahalde gerekse kırsal alanlarda, her türlü zorlu saha koşulunda hizmet verebilmesini sağlıyor. Ayrıca gerektiğinde meskun mahal operasyonlarında aktif olarak da kullanılabiliyor.
Araç, yük taşıma amacının dışında farklı görevler de yerine getirebiliyor. Aracın kasasına monte edilen uçaksavar silahıyla hem yakın koruma hem de birlikte kendini savunabilecek ateş gücü sağlanıyor.
Aracın en büyük avantajını Cobra II ile aynı platform üzerinde geliştirilmiş olması oluşturuyor. Bu sayede envanterdeki diğer Cobra II’lerle birliklere standart yedek parça kullanımı kolaylığı sağlanıyor, düşük işletme ve bakım maliyeti sunuluyor.
Aracın donanımları
Araçta sürücü dahil 2 personel bulunuyor. Araç, demir, deniz ve havayolu gibi ulaşım alternatifleriyle taşınabiliyor.
Saatte 110 kilometre hıza çıkabilen araç, 700 kilometre menzile sahip bulunuyor. Araç, 5,56 ve 7,62 milimetre silahlar ile 120 milimetre havanla görev yapabiliyor.
Ön termal ve geri görüş kamerası, merkezi lastik şişirme sistemi, karartma sistemi gibi standart donanımları bulunan araca, isteğe bağlı olarak kendini kurtarma vinci, NBC korunma donanımı, sis havanları, otomatik yangın söndürme sistemi, telsiz, iç konuşma sistemi, konum belirleme sistemi, ön ısıtma sistemi eklenebiliyor.
Modüler Cobra II
Cobra II, Otokar'ın araştırma ve geliştirme ekibi tarafından mevcut Cobra aracı temel alınarak geliştirildi, 2013'te Otokar ürün ailesine eklendi.
Sınır görevleri başta olmak üzere, Türk Silahlı Kuvvetleri ve iç güvenlik güçlerinde başarıyla hizmet veren Cobra II’nin ihracatı da geçen yıl başladı.
İhraç edilen Cobra II’ler Asya Pasifik bölgesinde Birleşmiş Milletler görevlerinde aktif olarak kullanılıyor. Amfibik tipi de bulunan Cobra II farklı görevler için modüler bir yapı sunuyor.
Türk savunma sanayisinin kara aracı üreticilerinden Otokar, geliştirdiği yeni zırhlı aracını ilk kez Efes 2018 Birleşik Müşterek Fiili Atışlı Tatbikatı (EFES-2018) kapsamında sergileyecek.
Türkiye'nin ev sahipliğinde, Ege Ordusu Komutanlığının sevk ve idaresinde, dost ve müttefik ülke unsurlarının da katılımıyla İzmir'in Seferihisar ilçesinde yarın başlayacak ve 11 Mayıs'a kadar sürecek tatbikat gerçekleştirilecek.
Tatbikat kapsamında, fuar anlayışı içerisinde 35 savunma sanayisi firması tarafından Savunma Sanayi Sergisi açılacak.
Savunma sanayisinde 30 binden fazla aracı Türkiye’nin yanı sıra 30'dan fazla dost ve müttefik ülkenin silahlı kuvvetleri ve güvenlik güçleri tarafından aktif olarak kullanılan Otokar, EFES-2018'de Cobra II Yük Taşıyıcı Zırhlı Aracı ilk kez sergileyecek.
Cobra II Yük Taşıyıcı Zırhlı Araç, Otokar mühendisleri tarafından yerli ve milli olarak tasarlandı.
Zorlu koşullar ve farklı operasyon ihtiyaçlarına uygun
Cobra II platformu üzerine geliştirilen Cobra II Yük Taşıyıcı Zırhlı Araç, Cobra II’nin sahip olduğu üstün arazi ve manevra kabiliyetine sahip. Araç, gece ve gündüz, zorlu arazi ve iklim koşullarında, farklı operasyon bölgelerinde ihtiyaca cevap verebilecek.
Cobra II Yük Taşıyıcı Zırhlı Araç, gelişmiş hareket kabiliyetinin yanı sıra operasyon bölgesinde görev yapan diğer araçlarla uyumlu yüksek koruma sağlayacak.
Yüksek taşıma kapasitesiyle dikkat çeken araç, 2,5 ton faydalı yük taşıma imkanı sunuyor.
Birliklere ateş gücü de sağlayacak
Cobra II Yük Taşıyıcı Zırhlı Araç’ın üstün hareket kabiliyeti, gerek meskun mahalde gerekse kırsal alanlarda, her türlü zorlu saha koşulunda hizmet verebilmesini sağlıyor. Ayrıca gerektiğinde meskun mahal operasyonlarında aktif olarak da kullanılabiliyor.
Araç, yük taşıma amacının dışında farklı görevler de yerine getirebiliyor. Aracın kasasına monte edilen uçaksavar silahıyla hem yakın koruma hem de birlikte kendini savunabilecek ateş gücü sağlanıyor.
Aracın en büyük avantajını Cobra II ile aynı platform üzerinde geliştirilmiş olması oluşturuyor. Bu sayede envanterdeki diğer Cobra II’lerle birliklere standart yedek parça kullanımı kolaylığı sağlanıyor, düşük işletme ve bakım maliyeti sunuluyor.
Aracın donanımları
Araçta sürücü dahil 2 personel bulunuyor. Araç, demir, deniz ve havayolu gibi ulaşım alternatifleriyle taşınabiliyor.
Saatte 110 kilometre hıza çıkabilen araç, 700 kilometre menzile sahip bulunuyor. Araç, 5,56 ve 7,62 milimetre silahlar ile 120 milimetre havanla görev yapabiliyor.
Ön termal ve geri görüş kamerası, merkezi lastik şişirme sistemi, karartma sistemi gibi standart donanımları bulunan araca, isteğe bağlı olarak kendini kurtarma vinci, NBC korunma donanımı, sis havanları, otomatik yangın söndürme sistemi, telsiz, iç konuşma sistemi, konum belirleme sistemi, ön ısıtma sistemi eklenebiliyor.
Modüler Cobra II
Cobra II, Otokar'ın araştırma ve geliştirme ekibi tarafından mevcut Cobra aracı temel alınarak geliştirildi, 2013'te Otokar ürün ailesine eklendi.
Sınır görevleri başta olmak üzere, Türk Silahlı Kuvvetleri ve iç güvenlik güçlerinde başarıyla hizmet veren Cobra II’nin ihracatı da geçen yıl başladı.
İhraç edilen Cobra II’ler Asya Pasifik bölgesinde Birleşmiş Milletler görevlerinde aktif olarak kullanılıyor. Amfibik tipi de bulunan Cobra II farklı görevler için modüler bir yapı sunuyor.
Sefer görev emri alanlardan tatbikat
Kırklareli’nde sefer görev emrini alarak askeri birliklere katılan yedek personel, kısa eğitimin ardından katıldıkları tatbikatta büyük başarı sağladı.
Kırklareli 55. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı’ndaki tatbikata, sefer görev emrini alan 95’i subay, 186’sı astsubay, 457’si uzman erbaş olmak üzere 2 bin 41 yedek personelle 225 araç katıldı. Teknolojisi yenilenen zırhlı araçlar ve silahlar konusundaki eğitimin ardından test atışı yapan yedek personel yüksek başarı sağladı.
Yedek personel, Tümgeneral Muhittin Önür Göleti’nde durgun sudan geçiş ve senaryo gereği ‘düşman’ bulunan tepeyi ele geçirme tatbikatını başarıyla tamamladı.
Kırklareli 55. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı’ndaki tatbikata, sefer görev emrini alan 95’i subay, 186’sı astsubay, 457’si uzman erbaş olmak üzere 2 bin 41 yedek personelle 225 araç katıldı. Teknolojisi yenilenen zırhlı araçlar ve silahlar konusundaki eğitimin ardından test atışı yapan yedek personel yüksek başarı sağladı.
Yedek personel, Tümgeneral Muhittin Önür Göleti’nde durgun sudan geçiş ve senaryo gereği ‘düşman’ bulunan tepeyi ele geçirme tatbikatını başarıyla tamamladı.
5 Mayıs 2018 Cumartesi
Roketsan yerli ürünlerle büyüyor
Türk savunma sanayisinin roket ve füze üreticisi ROKETSAN, son dönemde geliştirdiği özgün ürünlerin katkısıyla cirosunu artırmayı sürdürüyor
"Roket ve füze sistemlerinde lider kuruluş olma" vizyonuyla faaliyet gösteren ROKETSAN, ürünlerinin çeşitlenmesi ve seri üretim süreçlerinin başlamasıyla cirosunda önemli artışlar kaydetti.
Şirket, 2015'te 270 milyon dolar olan cirosunu 2016'da yüzde 35 artışla 364 milyon dolara çıkardı. ROKETSAN, 2016'da ulaştığı bu ciroyla her yıl dünyanın en büyük 100 savunma sanayisi şirketinin derlendiği Defense News Top 100 listesine ilk kez girmeyi başardı. Şirket, geçen yıl yayımlanan listede 98. sırada yer buldu.
ROKETSAN ciro artışını geçen yıl da sürdürdü. Cirosunu 2017'de yüzde 23,6 artıran şirket, 450 milyon dolarlık satış rakamına ulaştı. ROKETSAN, sürdürdüğü ciro artışıyla listedeki yerini sağlamlaştırmayı hedefliyor.
Şirketin bu başarısının arkasında Ar-Ge faaliyetleri önemli bir yer tutuyor. ROKETSAN, cirosunun önemli bir kısmını Ar-Ge'ye harcıyor ve 900 civarında Ar-Ge çalışanıyla ürünlerini geliştirmek, var olanlara yenilerini eklemek üzere çalışıyor.
Ar-Ge, ürün geliştirme ve teknolojik altyapısını olgunlaştıran ROKETSAN, yakın zamanda daha boyutlu ve gelişmiş ürünlerle müşterilerinin karşısına çıkmaya hazırlanıyor.
ROKETSAN, Türkiye'nin 2023 hedeflerini destekler şekilde, cirosunu 1 milyar doların üzerine yükseltmeyi amaçlıyor.
Yerlilikle birlikte ürünler de çeşitleniyor
Şirket, son dönemde geliştirilen özgün ürünlerle hem Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) ihtiyaçlarını karşılamayı hem de ihracat performansını artırmayı hedefliyor.
Tasarımını ve yazılımını yüzde 95 yerli olarak gerçekleştiren ROKETSAN, üretimde ise yüzde 87'lik yerlilik oranına ulaştı.
ROKETSAN, lazer güdümlü Cirit füzesi, UMTAS Uzun Menzilli Tanksavar Füzesi, L-UMTAS Lazer Güdümlü Uzun Menzilli Tanksavar Füzesi, OMTAS Orta Menzilli Tanksavar Füzesi, SOM-J JSF Uyumlu Stand Off Mühimmatı, Teber Lazer Güdüm Kiti, MAM-L ve MAM-C mini akıllı mühimmatları, TRG-122 Füzesi, TRG-300 Kaplan Füzesi, KAAN Füzesi ve çok namlulu roketatar sistemlerinin aralarında bulunduğunu bir dizi ürüne imza attı.
ROKETSAN tarafından üretilen yerli füze ve mühimmatların güvenlik güçlerinin envanterindeki platformlara entegrasyonuyla kullanımı da artıyor. Son dönemde etkin olarak kullanılan silahlı insansız hava araçlarında ROKETSAN tarafından üretilen mini akıllı mühimmatlar görev yapıyor. Cirit füzesi, ATAK helikopterinde ana mühimmat olarak kullanılıyor. ROKETSAN üretimi çok namlulu roketatar sistemleri de Zeytin Dalı Harekatı'nda önemli rol oynadı.
Şirketin görev aldığı milli alçak ve orta menzil hava savunma füze sistemi HİSAR projelerinde testler sürüyor. Şirket, milli uzun menzilli hava savunma füze sistemlerinin geliştirilmesinde de rol alıyor.
Ana Muharebe Tankı ALTAY'ın zırh ve koruma sistemlerinin geliştirilmesi sorumluluğunu üstlenen şirket, tankın seri üretim sürecinde de görev bekliyor.
RPG tehditlerine karşı farklı tip ve modeldeki zırhlı araçlar üzerine uygulanmak üzere esnek katmanlı kafes zırh sistemi (RPG Ağı) geliştiren şirket, ilk uygulamaları M60 tankı, zırhlı araçlar Cobra ve Kirpi üzerinde gerçekleştirdi. Emniyet Genel Müdürlüğü ve TSK envanterlerinde bulunan farklı tipteki araçlar için de çalışmalar sürdürülüyor.
"Roket ve füze sistemlerinde lider kuruluş olma" vizyonuyla faaliyet gösteren ROKETSAN, ürünlerinin çeşitlenmesi ve seri üretim süreçlerinin başlamasıyla cirosunda önemli artışlar kaydetti.
Şirket, 2015'te 270 milyon dolar olan cirosunu 2016'da yüzde 35 artışla 364 milyon dolara çıkardı. ROKETSAN, 2016'da ulaştığı bu ciroyla her yıl dünyanın en büyük 100 savunma sanayisi şirketinin derlendiği Defense News Top 100 listesine ilk kez girmeyi başardı. Şirket, geçen yıl yayımlanan listede 98. sırada yer buldu.
ROKETSAN ciro artışını geçen yıl da sürdürdü. Cirosunu 2017'de yüzde 23,6 artıran şirket, 450 milyon dolarlık satış rakamına ulaştı. ROKETSAN, sürdürdüğü ciro artışıyla listedeki yerini sağlamlaştırmayı hedefliyor.
Şirketin bu başarısının arkasında Ar-Ge faaliyetleri önemli bir yer tutuyor. ROKETSAN, cirosunun önemli bir kısmını Ar-Ge'ye harcıyor ve 900 civarında Ar-Ge çalışanıyla ürünlerini geliştirmek, var olanlara yenilerini eklemek üzere çalışıyor.
Ar-Ge, ürün geliştirme ve teknolojik altyapısını olgunlaştıran ROKETSAN, yakın zamanda daha boyutlu ve gelişmiş ürünlerle müşterilerinin karşısına çıkmaya hazırlanıyor.
ROKETSAN, Türkiye'nin 2023 hedeflerini destekler şekilde, cirosunu 1 milyar doların üzerine yükseltmeyi amaçlıyor.
Yerlilikle birlikte ürünler de çeşitleniyor
Şirket, son dönemde geliştirilen özgün ürünlerle hem Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) ihtiyaçlarını karşılamayı hem de ihracat performansını artırmayı hedefliyor.
Tasarımını ve yazılımını yüzde 95 yerli olarak gerçekleştiren ROKETSAN, üretimde ise yüzde 87'lik yerlilik oranına ulaştı.
ROKETSAN, lazer güdümlü Cirit füzesi, UMTAS Uzun Menzilli Tanksavar Füzesi, L-UMTAS Lazer Güdümlü Uzun Menzilli Tanksavar Füzesi, OMTAS Orta Menzilli Tanksavar Füzesi, SOM-J JSF Uyumlu Stand Off Mühimmatı, Teber Lazer Güdüm Kiti, MAM-L ve MAM-C mini akıllı mühimmatları, TRG-122 Füzesi, TRG-300 Kaplan Füzesi, KAAN Füzesi ve çok namlulu roketatar sistemlerinin aralarında bulunduğunu bir dizi ürüne imza attı.
ROKETSAN tarafından üretilen yerli füze ve mühimmatların güvenlik güçlerinin envanterindeki platformlara entegrasyonuyla kullanımı da artıyor. Son dönemde etkin olarak kullanılan silahlı insansız hava araçlarında ROKETSAN tarafından üretilen mini akıllı mühimmatlar görev yapıyor. Cirit füzesi, ATAK helikopterinde ana mühimmat olarak kullanılıyor. ROKETSAN üretimi çok namlulu roketatar sistemleri de Zeytin Dalı Harekatı'nda önemli rol oynadı.
Şirketin görev aldığı milli alçak ve orta menzil hava savunma füze sistemi HİSAR projelerinde testler sürüyor. Şirket, milli uzun menzilli hava savunma füze sistemlerinin geliştirilmesinde de rol alıyor.
Ana Muharebe Tankı ALTAY'ın zırh ve koruma sistemlerinin geliştirilmesi sorumluluğunu üstlenen şirket, tankın seri üretim sürecinde de görev bekliyor.
RPG tehditlerine karşı farklı tip ve modeldeki zırhlı araçlar üzerine uygulanmak üzere esnek katmanlı kafes zırh sistemi (RPG Ağı) geliştiren şirket, ilk uygulamaları M60 tankı, zırhlı araçlar Cobra ve Kirpi üzerinde gerçekleştirdi. Emniyet Genel Müdürlüğü ve TSK envanterlerinde bulunan farklı tipteki araçlar için de çalışmalar sürdürülüyor.
TSK teröristleri Boran'la vuracak
TSK'nın lojistik ve taktik manevra kabiliyetini büyük ölçüde artıracak yeni bir silah sistemi üretildi. Milli imkanlarla üretilen 105 milimetre havadan taşınabilir hafif çekili obüs sistemi "Boran"ın test atışları başarıyla yapıldı
Hava hücum harekatı gerçekleştirecek komando ve piyade birliklerinin harekat ihtiyacının karşılanmasına yönelik yeni bir çalışma başlatıldı.
Makina ve Kimya Endüstrisi (MKE) Kurumu tarafından yapılan özel çalışma kapsamında 105 milimetrelik obüs sistemi yeniden geliştirildi. Çalışmalar sonucunda silah sisteminin parçaları değiştirildi, özel malzemeler kullanılarak daha da hafifletildi. Uzun süren çalışmaların ardından 105 milimetre Havadan Taşınabilir Hafif Çekili Obüs Sistemi "Boran" üretildi.
Sistemle hava hücum harekatı icra edecek komando ve piyade birliklerinin ihtiyacının karşılanması hedefleniyor. Söz konusu birliklerin yapılarıyla uyumlu sistem havadan taşınabilecek. Üzerinde modern komuta ve atış kontrol sistemleri bulunan Boran, konum ve istikametini kendi belirleyerek kısa sürede atış görevine hazır hale getirilebilme özelliğine sahip. TSK'nın lojistik ve taktik manevra kabiliyetini büyük ölçüde artıracak olan Boran, azami 17 kilometre mesafeyi etki altına alabiliyor.
Ağırlığı azami bin 720 kilogram olan sistem, Sikorsky S-70 genel maksat helikopteriyle harici yük, Chinook CH-47 helikopteriyle de hem harici hem dahili yük olarak taşınabilecek. Atış kontrol sistemleri vasıtasıyla klasik mevzilenme prosedürlerine ihtiyaç olmadan atış komutu hesaplama ve hedefe yönelme sağlayabilen silah sistemi kara, hava ve denizden intikal esnasında konum ve istikamet bilgilerini güncelleyerek eksi 32 ile artı 44 derece çevre koşullarında kesintisiz 8 saat süresince her türlü atış görevini gerçekleştirebilme özelliğine sahip.
Canikli duyurdu
Milli Savunma Bakanı Nurettin Canikli, sosyal paylaşım sitesi Twitter'daki hesabından hava hücum harekatı gerçekleştirilecek komando ve piyade birliklerinin harekat ihtiyacının karşılanmasına için yerli ve milli yeni bir silah sisteminin üretildiğini açıkladı.
"Boran" adı verilen 105 milimetre havadan taşınabilir hafif çekili obüs sisteminin test atışlarının başarıyla gerçekleştirildiğini bildiren Canikli, TSK'nın lojistik ve taktik manevra kabiliyetini büyük ölçüde artıracak olan Boran'ın seri üretimine yıl sonu itibarıyla geçilmesinin planlandığını kaydetti.
Canikli, bir başka paylaşımında ise 155 milimetre obüs mühimmatının tüm alt parçalarıyla yerli ve milli olarak üretebilme olanağı sağlandığını belirtti. Canikli, "Ambargoları, yerli ve milli üretimle aşmaya devam ediyoruz." ifadesini kullandı.
"Fırtına" ve "Panter" kullanıyor
TSK'nın, Suriye'nin kuzeyindeki terör hedeflerine yönelik düzenlediği Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı harekatlarında önemli rol oynayan "Fırtına" ve "Panter" obüslerinde kullanılan 40 kilometre menzilli 155 milimetre tahrip mühimmatları MKE Kurumu tarafından üretiliyor.
Bu mühimmatın namludan atımında kullanılan sevk barutunun keseli tipi yerli üretilirken modüler sevk barutları ise yurt dışından alınıyor. Modüler barutun yurt dışından temininde yaşanabilecek aksaklıkları dikkate alınarak MKE Kurumunca yapılan Ar-Ge projesi sonucunda yerli üretim modüler barutu geliştirdi. Bu projeyle MKE Kurumu 155 milimetre obüs mühimmatını tüm alt parçalarıyla birlikte yerli ve milli olarak üretebilme yeteneği kazandı.
Hava hücum harekatı gerçekleştirecek komando ve piyade birliklerinin harekat ihtiyacının karşılanmasına yönelik yeni bir çalışma başlatıldı.
Makina ve Kimya Endüstrisi (MKE) Kurumu tarafından yapılan özel çalışma kapsamında 105 milimetrelik obüs sistemi yeniden geliştirildi. Çalışmalar sonucunda silah sisteminin parçaları değiştirildi, özel malzemeler kullanılarak daha da hafifletildi. Uzun süren çalışmaların ardından 105 milimetre Havadan Taşınabilir Hafif Çekili Obüs Sistemi "Boran" üretildi.
Sistemle hava hücum harekatı icra edecek komando ve piyade birliklerinin ihtiyacının karşılanması hedefleniyor. Söz konusu birliklerin yapılarıyla uyumlu sistem havadan taşınabilecek. Üzerinde modern komuta ve atış kontrol sistemleri bulunan Boran, konum ve istikametini kendi belirleyerek kısa sürede atış görevine hazır hale getirilebilme özelliğine sahip. TSK'nın lojistik ve taktik manevra kabiliyetini büyük ölçüde artıracak olan Boran, azami 17 kilometre mesafeyi etki altına alabiliyor.
Ağırlığı azami bin 720 kilogram olan sistem, Sikorsky S-70 genel maksat helikopteriyle harici yük, Chinook CH-47 helikopteriyle de hem harici hem dahili yük olarak taşınabilecek. Atış kontrol sistemleri vasıtasıyla klasik mevzilenme prosedürlerine ihtiyaç olmadan atış komutu hesaplama ve hedefe yönelme sağlayabilen silah sistemi kara, hava ve denizden intikal esnasında konum ve istikamet bilgilerini güncelleyerek eksi 32 ile artı 44 derece çevre koşullarında kesintisiz 8 saat süresince her türlü atış görevini gerçekleştirebilme özelliğine sahip.
Canikli duyurdu
Milli Savunma Bakanı Nurettin Canikli, sosyal paylaşım sitesi Twitter'daki hesabından hava hücum harekatı gerçekleştirilecek komando ve piyade birliklerinin harekat ihtiyacının karşılanmasına için yerli ve milli yeni bir silah sisteminin üretildiğini açıkladı.
"Boran" adı verilen 105 milimetre havadan taşınabilir hafif çekili obüs sisteminin test atışlarının başarıyla gerçekleştirildiğini bildiren Canikli, TSK'nın lojistik ve taktik manevra kabiliyetini büyük ölçüde artıracak olan Boran'ın seri üretimine yıl sonu itibarıyla geçilmesinin planlandığını kaydetti.
Canikli, bir başka paylaşımında ise 155 milimetre obüs mühimmatının tüm alt parçalarıyla yerli ve milli olarak üretebilme olanağı sağlandığını belirtti. Canikli, "Ambargoları, yerli ve milli üretimle aşmaya devam ediyoruz." ifadesini kullandı.
"Fırtına" ve "Panter" kullanıyor
TSK'nın, Suriye'nin kuzeyindeki terör hedeflerine yönelik düzenlediği Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı harekatlarında önemli rol oynayan "Fırtına" ve "Panter" obüslerinde kullanılan 40 kilometre menzilli 155 milimetre tahrip mühimmatları MKE Kurumu tarafından üretiliyor.
Bu mühimmatın namludan atımında kullanılan sevk barutunun keseli tipi yerli üretilirken modüler sevk barutları ise yurt dışından alınıyor. Modüler barutun yurt dışından temininde yaşanabilecek aksaklıkları dikkate alınarak MKE Kurumunca yapılan Ar-Ge projesi sonucunda yerli üretim modüler barutu geliştirdi. Bu projeyle MKE Kurumu 155 milimetre obüs mühimmatını tüm alt parçalarıyla birlikte yerli ve milli olarak üretebilme yeteneği kazandı.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)


