Geçtiğimiz Mart ayında Putin tarafından duyurulan ve ürkütücü özellikleriyle büyük tepki toplayan RS-28 Sarmat isimli nükleer silahın testleri gerçekleştirilmeye başlandı.
Yeni nesil füze Dünya üzerinde her noktaya gidebilecek menzile sahip ve Fransa büyüklüğünde bir alanı haritadan silebilir.
İşte bu özellikleriyle herkesi tedirgin eden RS-28 Sarmat'ın testleri, yeni ortaya yayınlanan görüntülere göre başladı.
RS-28 Sarmat füzelerinin her biri 750 kiloton olan 15-20 arası mühimmatı taşıyabilecek güçte olduğu biliniyor.
27 Temmuz 2018 Cuma
20 Temmuz 2018 Cuma
Atak'tan "göz kamaştıran" ihracat başarısı
Savunma sanayisinde Pakistan'a 1,5 milyar dolar değerinde 30 helikopter satışıyla kırılan tek seferdeki ihracat rekoru, Türkiye'nin geçen yılki toplam mücevher ihracatının yaklaşık yarısına karşılık geldi.
Türk Havacılık ve Uzay Sanayii ile Pakistan Savunma Üretim Bakanlığı arasında yürütülen Atak helikopteri görüşmeleri sonunda 1,5 milyar dolarlık sözleşme imzalandı.
Türkiye'yi taarruz helikopteri ihracatı yapan birkaç ülke arasına sokan bu gelişme, ekonomik boyutuyla da çarpıcı sonuçlar ortaya çıkardı.
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, Türkiye, geçen yıl yaklaşık 157 milyar dolarlık ihracata imza attı. Pakistan'a yapılan tek kalemlik Atak ihracatı, geçen yılki ülke ihracatının yaklaşık yüzde 1'ine karşılık geldi.
Atak ihracatı, Türkiye'nin geçen yıl yaptığı 3,3 milyar dolarlık "mücevher" ihracatın ise yaklaşık yarısını buldu.
Pakistan'a yapılacak 2-3 yıllık bir döneme yayılan Atak teslimatlarının ekonomik karşılığı, yıllık 2,3 milyar dolarlık "su ürünleri ve hayvansal mamuller", 2,2 milyar dolarlık "yaş meyve ve sebze" ile "halı", 1,9 milyar dolarlık "fındık ve mamulleri" ihracatına yaklaştı.
"Deri ve deri mamullerindeki" yıllık 1,5 milyar dolarlık ihracatı yakalayan Atak satışı, birçok sektörün yıllık ihracatını ise geride bıraktı.
Atak ihracatı, geçen yılki 1,4 milyar dolarlık "meyve sebze mamulleri", 1,3 milyar dolarlık "gemi ve yat" ile "kuru meyve ve mamulleri", 950 milyon dolarlık "tütün", 323 milyon dolarlık "zeytin ve zeytinyağı" ihracat rakamlarının üzerinde gerçekleşti.
Sektörün yıllık ihracatının yüzde 87'si
Pakistan'a Atak ihracatı, savunma ve havacılık sanayisindeki ihracat stratejilerinin başarısına önemli katkılarda bulunacak.
Taarruz helikopteri gibi zorlu bir ürünün ihracat başarısı yakalaması, Türk savunma sanayisi tarafından uluslararası pazarlara yönelik güçlü bir mesaj olarak değerlendiriliyor.
Bu satışın, Türk Havacılık ve Uzay Sanayiinin farklı ülkelerde Atak ihracatına yönelik görüşmelerini olumlu etkilemesi bekleniyor. Atak satışı, helikopter üzerinde ürün ve çözümleri bulunan bir dizi firmaya yurt dışına açılma olanağı sunacak.
İhracatın lojistik, yedek parça, eğitim ve mühimmat anlamında geniş bir sözleşme paketini kapsaması Pakistan ile uzun yıllara yayılan bir iş ilişkisi kurulması anlamına geliyor.
Pakistan'a yapılan 1,5 milyar dolarlık ihracat, savunma ve havacılık sanayisinin geçen yılki yaklaşık 1,7 milyar dolarlık ihracatının ise yüzde 87'sine karşılık geldi.
Türk Havacılık ve Uzay Sanayii ile Pakistan Savunma Üretim Bakanlığı arasında yürütülen Atak helikopteri görüşmeleri sonunda 1,5 milyar dolarlık sözleşme imzalandı.
Türkiye'yi taarruz helikopteri ihracatı yapan birkaç ülke arasına sokan bu gelişme, ekonomik boyutuyla da çarpıcı sonuçlar ortaya çıkardı.
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, Türkiye, geçen yıl yaklaşık 157 milyar dolarlık ihracata imza attı. Pakistan'a yapılan tek kalemlik Atak ihracatı, geçen yılki ülke ihracatının yaklaşık yüzde 1'ine karşılık geldi.
Atak ihracatı, Türkiye'nin geçen yıl yaptığı 3,3 milyar dolarlık "mücevher" ihracatın ise yaklaşık yarısını buldu.
Pakistan'a yapılacak 2-3 yıllık bir döneme yayılan Atak teslimatlarının ekonomik karşılığı, yıllık 2,3 milyar dolarlık "su ürünleri ve hayvansal mamuller", 2,2 milyar dolarlık "yaş meyve ve sebze" ile "halı", 1,9 milyar dolarlık "fındık ve mamulleri" ihracatına yaklaştı.
"Deri ve deri mamullerindeki" yıllık 1,5 milyar dolarlık ihracatı yakalayan Atak satışı, birçok sektörün yıllık ihracatını ise geride bıraktı.
Atak ihracatı, geçen yılki 1,4 milyar dolarlık "meyve sebze mamulleri", 1,3 milyar dolarlık "gemi ve yat" ile "kuru meyve ve mamulleri", 950 milyon dolarlık "tütün", 323 milyon dolarlık "zeytin ve zeytinyağı" ihracat rakamlarının üzerinde gerçekleşti.
Sektörün yıllık ihracatının yüzde 87'si
Pakistan'a Atak ihracatı, savunma ve havacılık sanayisindeki ihracat stratejilerinin başarısına önemli katkılarda bulunacak.
Taarruz helikopteri gibi zorlu bir ürünün ihracat başarısı yakalaması, Türk savunma sanayisi tarafından uluslararası pazarlara yönelik güçlü bir mesaj olarak değerlendiriliyor.
Bu satışın, Türk Havacılık ve Uzay Sanayiinin farklı ülkelerde Atak ihracatına yönelik görüşmelerini olumlu etkilemesi bekleniyor. Atak satışı, helikopter üzerinde ürün ve çözümleri bulunan bir dizi firmaya yurt dışına açılma olanağı sunacak.
İhracatın lojistik, yedek parça, eğitim ve mühimmat anlamında geniş bir sözleşme paketini kapsaması Pakistan ile uzun yıllara yayılan bir iş ilişkisi kurulması anlamına geliyor.
Pakistan'a yapılan 1,5 milyar dolarlık ihracat, savunma ve havacılık sanayisinin geçen yılki yaklaşık 1,7 milyar dolarlık ihracatının ise yüzde 87'sine karşılık geldi.
Türkiye Ukrayna ile askeri kargo uçağı üretecek
Ukrayna Devlet Savunma Sanayi Şirketi Ukroboronprom, Antonov’un üreteceği 50 ton taşıma kapasiteli yeni AN-188 askeri kargo uçağının ortak üretimi için Türkiye ile görüşüldüğünü açıkladı.
Ukrayna Devlet Savunma Sanayi Şirketi Ukroboronprom, kendi çatısı altında faaliyet gösteren Antonov uçak üretimi firması ile Türk Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş’nin (TUSAŞ/TAI), AN-188 askeri nakliye uçağının tasarımı, üretimi ve test uçuşları için Türkiye ile ortaklık kurmayı hedeflediklerini açıkladı. Ukroboronprom Genel Müdürü Pavlo Bukin ile Savunma Sanayi Müsteşarı İsmail Demir’in Nisan ayında Antalya’da yapılan 2018 Eurasia Airshow’da bir araya gelerek bu konuyu görüştükleri öğrenildi.
İngiltere’de görüştüler
Ukroboronprom’dan yapılan açıklamada, Ukroboronprom ile TUSAŞ yetkililerinin 16 Temmuz’da İngiltere’deki Farnborough Uluslararası Havacılık Fuarı’nda tekrar görüştüğü ve bu yöndeki işbirliğini sürdürme ilgisinin devam ettiği bildirildi. Açıklamaya göre TAI’den bir heyet, AN-188 kargo uçağının dizaynı, üretimi ve testleri için bir ortaklık oluşturmak üzere resmi belgelerin hazırlanması amacıyla yakın zamanda Antonov şirketinin Ukrayna’nın başkenti Kiev’deki tesislerini ziyaret edecek.
50 ton yük taşıyacak
Antonov’un NATO standartlarına göre AN-188 askeri kargo uçağını hali hazırda üretmekte olduğu AN-178 platformu üzerinden geliştirmeyi hedefliyor. 50 ton yük taşıma kapasitesine sahip AN-188 turbojet askeri nakliye uçağının her türlü askeri teçhizat, askeri ve inşaat ekipmanı, helikopter, 300’e kadar asker ile birlikte insani yardım ve konteynerlere kadar geniş yelpazede yük taşıyabilecek. Hassas hava çıkarması için donatılan ve 4 turbojet motorlu olacak uçağın toprak zemin dahil 600 metre uzunluğundaki her türlü piste iniş ve kalkış yapabilecek.
Tank motoru ve zırhı için işbirliği
Türkiye savunma alanında önemli bilgi birikimi ve tecrübesi olan Ukrayna ile ortak projeler yapmayı hedefliyor. Bu amaçla Altay tankına motor için görüşülürken, geçtiğimiz yıl ASELSAN ve ROKETSAN, Ukrayna’da iki anlaşmaya imzaladı. ASELSAN, SFTE Spets Techno Export firması ile ‘Zaslon-L’ Aktif Koruma Sistemleri tedarikine yönelik bir kontrat anlaşması yaparken, ROKETSAN da aynı firma ile ortak reaktif zırh (ERA) geliştirilmesine yönelik bir iş birliği anlaşması imzaladı. ASELSAN ile Ukraynalı ortağının üreteceği Aktif Koruma Sistemi Pulat geçtiğimiz aylarda testleri başarıyla geçerken tanklara entegrasyonuna başlandı.
İHA almak istiyorlar
ASELSAN geçen yıl Ukrayna Silahlı Kuvvetlerinin ihtiyacını karşılamak amacıyla devlet dış ticaret şirketi Spets Techno Export ile ASELSAN yazılım tabanlı askeri telsiz ailesi ürünleri için 44 milyon dolarlık sözleşme imzaladı. Ayrıca geçtiğimiz günlerde Türkiye ile Ukrayna’nın kurduğu askeri-teknik işbirliği ortak komisyonunun Ankara’daki oturumunda Ukraynalı ve Türk yetkililer Ukrayna’ya insansız hava araçlarının (İHA) tedariki ve ortak işletmenin açılması konusunda memorandum imzaladı. Bir hafta önce ise Ukrayna Savunma ve Güvenlik Konseyi Sekreter Yardımcısı Oleg Gladkovskiy, Bayraktar TB-2 SİHA’ları üreten Baykar Makina’nın İstanbul’daki merkezini ziyaret etti. Ziyarette Ukrayna’ya İHA sevkiyatı ve ortak İHA inşa merkezi açılışı konuları görüşüldü.
Ukrayna Devlet Savunma Sanayi Şirketi Ukroboronprom, kendi çatısı altında faaliyet gösteren Antonov uçak üretimi firması ile Türk Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş’nin (TUSAŞ/TAI), AN-188 askeri nakliye uçağının tasarımı, üretimi ve test uçuşları için Türkiye ile ortaklık kurmayı hedeflediklerini açıkladı. Ukroboronprom Genel Müdürü Pavlo Bukin ile Savunma Sanayi Müsteşarı İsmail Demir’in Nisan ayında Antalya’da yapılan 2018 Eurasia Airshow’da bir araya gelerek bu konuyu görüştükleri öğrenildi.
İngiltere’de görüştüler
Ukroboronprom’dan yapılan açıklamada, Ukroboronprom ile TUSAŞ yetkililerinin 16 Temmuz’da İngiltere’deki Farnborough Uluslararası Havacılık Fuarı’nda tekrar görüştüğü ve bu yöndeki işbirliğini sürdürme ilgisinin devam ettiği bildirildi. Açıklamaya göre TAI’den bir heyet, AN-188 kargo uçağının dizaynı, üretimi ve testleri için bir ortaklık oluşturmak üzere resmi belgelerin hazırlanması amacıyla yakın zamanda Antonov şirketinin Ukrayna’nın başkenti Kiev’deki tesislerini ziyaret edecek.
50 ton yük taşıyacak
Antonov’un NATO standartlarına göre AN-188 askeri kargo uçağını hali hazırda üretmekte olduğu AN-178 platformu üzerinden geliştirmeyi hedefliyor. 50 ton yük taşıma kapasitesine sahip AN-188 turbojet askeri nakliye uçağının her türlü askeri teçhizat, askeri ve inşaat ekipmanı, helikopter, 300’e kadar asker ile birlikte insani yardım ve konteynerlere kadar geniş yelpazede yük taşıyabilecek. Hassas hava çıkarması için donatılan ve 4 turbojet motorlu olacak uçağın toprak zemin dahil 600 metre uzunluğundaki her türlü piste iniş ve kalkış yapabilecek.
Tank motoru ve zırhı için işbirliği
Türkiye savunma alanında önemli bilgi birikimi ve tecrübesi olan Ukrayna ile ortak projeler yapmayı hedefliyor. Bu amaçla Altay tankına motor için görüşülürken, geçtiğimiz yıl ASELSAN ve ROKETSAN, Ukrayna’da iki anlaşmaya imzaladı. ASELSAN, SFTE Spets Techno Export firması ile ‘Zaslon-L’ Aktif Koruma Sistemleri tedarikine yönelik bir kontrat anlaşması yaparken, ROKETSAN da aynı firma ile ortak reaktif zırh (ERA) geliştirilmesine yönelik bir iş birliği anlaşması imzaladı. ASELSAN ile Ukraynalı ortağının üreteceği Aktif Koruma Sistemi Pulat geçtiğimiz aylarda testleri başarıyla geçerken tanklara entegrasyonuna başlandı.
İHA almak istiyorlar
ASELSAN geçen yıl Ukrayna Silahlı Kuvvetlerinin ihtiyacını karşılamak amacıyla devlet dış ticaret şirketi Spets Techno Export ile ASELSAN yazılım tabanlı askeri telsiz ailesi ürünleri için 44 milyon dolarlık sözleşme imzaladı. Ayrıca geçtiğimiz günlerde Türkiye ile Ukrayna’nın kurduğu askeri-teknik işbirliği ortak komisyonunun Ankara’daki oturumunda Ukraynalı ve Türk yetkililer Ukrayna’ya insansız hava araçlarının (İHA) tedariki ve ortak işletmenin açılması konusunda memorandum imzaladı. Bir hafta önce ise Ukrayna Savunma ve Güvenlik Konseyi Sekreter Yardımcısı Oleg Gladkovskiy, Bayraktar TB-2 SİHA’ları üreten Baykar Makina’nın İstanbul’daki merkezini ziyaret etti. Ziyarette Ukrayna’ya İHA sevkiyatı ve ortak İHA inşa merkezi açılışı konuları görüşüldü.
ABD medyası NATO'yu düşündüren Rus silahını açıkladı
Millitary Watch dergisinin haberine göre NATO'nun, Rus taktik füze sistemi İskender'e karşı koyma gücü yok
Rus taktik füze sistemi İskender’i NATO’nun Avrupa’daki füze savunma sisteminin imkanlarıyla karşılaştıran ABD merkezli askeri tarih dergisi Military Watch, ittifakın Rus silahına karşı koyacağı hiçbir şeyi olmadığı sonucuna vardı.
Haberde, "Patriot sistemlerinin muharebe deneyimi dikkate alındığında İskender'i engellemeleri mümkün görünmüyor, bu yüzden NATO tesisleri Rus sistemi karşısında neredeyse savunmasız kalıyor" dendi.
Patriot'un Yemen'de Husilerin kullandığı R-17 (NATO kod adı Scud B) füzelerine karşı son derece etkisiz olduğunu hatırlatan dergi, R-17'nin 1962'de seri üretime girdiğini ve İskender'e kıyasla çok daha ilkel bir silah olduğunu kaydetti.
İskender sisteminin, ABD'nin Avrupa'daki müttefiklerde endişelere neden olduğu ifade edilen haberde, "İsveç Savunma Bakanlığı, bu sistemler sayesinde Rus ordusunun ülkedeki tüm askeri tesis ve hava üslerini hızlıca yok edebileceğinden tedirgin olmuştu" dendi.
Ayrıca İskender'in Rusya'nın batısına konuşlandırmış olmasının Kuzey Avrupa'daki neredeyse tüm noktaları vurabileceği anlamına geldiği de kaydedildi.
Rus taktik füze sistemi İskender’i NATO’nun Avrupa’daki füze savunma sisteminin imkanlarıyla karşılaştıran ABD merkezli askeri tarih dergisi Military Watch, ittifakın Rus silahına karşı koyacağı hiçbir şeyi olmadığı sonucuna vardı.
Haberde, "Patriot sistemlerinin muharebe deneyimi dikkate alındığında İskender'i engellemeleri mümkün görünmüyor, bu yüzden NATO tesisleri Rus sistemi karşısında neredeyse savunmasız kalıyor" dendi.
Patriot'un Yemen'de Husilerin kullandığı R-17 (NATO kod adı Scud B) füzelerine karşı son derece etkisiz olduğunu hatırlatan dergi, R-17'nin 1962'de seri üretime girdiğini ve İskender'e kıyasla çok daha ilkel bir silah olduğunu kaydetti.
İskender sisteminin, ABD'nin Avrupa'daki müttefiklerde endişelere neden olduğu ifade edilen haberde, "İsveç Savunma Bakanlığı, bu sistemler sayesinde Rus ordusunun ülkedeki tüm askeri tesis ve hava üslerini hızlıca yok edebileceğinden tedirgin olmuştu" dendi.
Ayrıca İskender'in Rusya'nın batısına konuşlandırmış olmasının Kuzey Avrupa'daki neredeyse tüm noktaları vurabileceği anlamına geldiği de kaydedildi.
14 Temmuz 2018 Cumartesi
Türkiye en büyük savunma sanayisi ihracatını gerçekleştirdi
Türkiye ile Pakistan arasında 30 adet T129 ATAK helikopterinin satışına yönelik imzalar atıldı.
Türkiye ile Pakistan arasında 30 adet T129 ATAK helikopterinin satışına yönelik imzalar atıldı. Böylece tek seferde en büyük savunma sanayisi ihracatı gerçekleştirildi.
Savunma Sanayii Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) ile Pakistan Savunma Üretim Bakanlığı arasında devam eden T129 ATAK helikopteri sözleşme görüşmeleri nihai sonuca ulaştı. İki kardeş ülke arasında 30 adet T129 ATAK helikopteri satışına yönelik resmi sözleşme imzalandı. TUSAŞ bu satışın yanı sıra, lojistik, yedek parça, eğitim ve mühimmat anlamında geniş bir sözleşme paketi üzerinde uzlaşma sağladı.
Zorlayıcı iklim ve coğrafya koşullarına uygun olarak geliştirilmiş tasarımıyla T129 ATAK Taarruz ve Taktik Keşif Helikopteri, yeni nesil görev ve silah sistemleri ve sınıfındaki en üstün performans ve manevra özellikleriyle Türk Silahlı Kuvvetleri ve İçişleri Bakanlığı envanterinde kullanılıyor. ATAK, bu özellikleriyle küresel pazarlardaki rekabette en önemli oyuncular arasında yer alıyor.
Pakistan Kara Kuvvetleri tarafından Türkiye ve Pakistan’da kapsamlı testlere tabi tutulan T129 ATAK helikopteri, tüm testleri başarıyla geçerek gereksinimleri karşıladı. ATAK, dünyada kendi sınıfındaki en etkin taarruz helikopteri olma özelliğini de bir kez daha ispat etti.
Türkiye ile Pakistan arasında 30 adet T129 ATAK helikopterinin satışına yönelik imzalar atıldı. Böylece tek seferde en büyük savunma sanayisi ihracatı gerçekleştirildi.
Savunma Sanayii Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) ile Pakistan Savunma Üretim Bakanlığı arasında devam eden T129 ATAK helikopteri sözleşme görüşmeleri nihai sonuca ulaştı. İki kardeş ülke arasında 30 adet T129 ATAK helikopteri satışına yönelik resmi sözleşme imzalandı. TUSAŞ bu satışın yanı sıra, lojistik, yedek parça, eğitim ve mühimmat anlamında geniş bir sözleşme paketi üzerinde uzlaşma sağladı.
Zorlayıcı iklim ve coğrafya koşullarına uygun olarak geliştirilmiş tasarımıyla T129 ATAK Taarruz ve Taktik Keşif Helikopteri, yeni nesil görev ve silah sistemleri ve sınıfındaki en üstün performans ve manevra özellikleriyle Türk Silahlı Kuvvetleri ve İçişleri Bakanlığı envanterinde kullanılıyor. ATAK, bu özellikleriyle küresel pazarlardaki rekabette en önemli oyuncular arasında yer alıyor.
Pakistan Kara Kuvvetleri tarafından Türkiye ve Pakistan’da kapsamlı testlere tabi tutulan T129 ATAK helikopteri, tüm testleri başarıyla geçerek gereksinimleri karşıladı. ATAK, dünyada kendi sınıfındaki en etkin taarruz helikopteri olma özelliğini de bir kez daha ispat etti.
ATAK T129 helikopterinin özellikleri neler?
Türkiye ile Pakistan arasında 30 adet T129 ATAK helikopterinin satışına yönelik imzalar atıldı. Böylece tek seferde en büyük savunma sanayisi ihracatı gerçekleştirildi. Peki ATAK helikopterinin özellikleri neler?
Türkiye'nin yerli üretimi taarruz ve taktik keşif helikopteri 'Atak' için ilk adım 1995 yılında atılmıştı.
İtalyan AgustaWestland, TUSAŞ ve ASELSAN ortaklığında geliştirilen ATAK T-129 helikopteri ilk uçuşunu İtalya'da AgustaWestland tesislerinde 28 Eylül 2009 tarihinde gerçekleştirdi.
TSK'nın son yıllarda envanterine kattığı T 129 ATAK helikopteri, hem tarruz hem de taktik keşiflerinde kullanılıyor.
ATAK helikopteri, tamamen yerli imkanlarla üretilen silah ve güç sistemlerine sahip olmasıyla da dikkat çekiyor.
Türk yapımı lazer güdümlü Cirit füzesi ve uzun menzili Mızrak tanksavar füzesi ATAK'ın silahları arasında yer alıyor.
T-129 ATAK, 5 palli ana rotor, güçlü motoru, yeni nesil hedef tespit sistemi, entegre kask sistemi, etkin ve özgün silah teknolojisi, sayısal kokpit mimarisi, görev bilgisayarları ile gelişmiş uçuş ve atış kontrol istemleriyle öne çıkıyor.
Helikopter, iki pilotun da maksimum görüşe sahip olduğu tandem adı verilen önlü arkalı kokpit dizaynıyla dikkati çekiyor. Yüksek manevra kabiliyetine sahip ana rotor sistemi ve her biri bin 292 beygir güç üreten iki motoru helikopteri benzerlerinden üstün kılıyor.
Türkiye'nin yerli üretimi taarruz ve taktik keşif helikopteri 'Atak' için ilk adım 1995 yılında atılmıştı.
İtalyan AgustaWestland, TUSAŞ ve ASELSAN ortaklığında geliştirilen ATAK T-129 helikopteri ilk uçuşunu İtalya'da AgustaWestland tesislerinde 28 Eylül 2009 tarihinde gerçekleştirdi.
TSK'nın son yıllarda envanterine kattığı T 129 ATAK helikopteri, hem tarruz hem de taktik keşiflerinde kullanılıyor.
ATAK helikopteri, tamamen yerli imkanlarla üretilen silah ve güç sistemlerine sahip olmasıyla da dikkat çekiyor.
Türk yapımı lazer güdümlü Cirit füzesi ve uzun menzili Mızrak tanksavar füzesi ATAK'ın silahları arasında yer alıyor.
T-129 ATAK, 5 palli ana rotor, güçlü motoru, yeni nesil hedef tespit sistemi, entegre kask sistemi, etkin ve özgün silah teknolojisi, sayısal kokpit mimarisi, görev bilgisayarları ile gelişmiş uçuş ve atış kontrol istemleriyle öne çıkıyor.
Helikopter, iki pilotun da maksimum görüşe sahip olduğu tandem adı verilen önlü arkalı kokpit dizaynıyla dikkati çekiyor. Yüksek manevra kabiliyetine sahip ana rotor sistemi ve her biri bin 292 beygir güç üreten iki motoru helikopteri benzerlerinden üstün kılıyor.
12 Temmuz 2018 Perşembe
NATO füzelerinin süresi uzatıldı
İtalya Kahramanmaraş'taki füze savunma sisteminin süresini 1 yıl daha uzattı
İtalya'nın Kahramanmaraş'taki füze savunma sisteminin süresini bir yıl daha uzattığı belirtildi.
Suriye'den gelebilecek olası tehditlere karşı Türkiye'nin talebi üzerine bazı NATO ülkeleri Türkiye'ye uzun menzilli hava savunma sistemleri yerleştirmiş, bu çerçevede İtalya 2016'da Kahramanmaraş'a füze savunma sistemleri göndermişti.
İtalya'nın füze savunma sisteminin süresinin bir yıl daha uzatıldığı duyuruldu.
Kahramanmaraş'ta İtalya'dan önce Almanya'nın yerleştirdiği füze savunma sistemleri yer almış, Almanya'nın sistemini çekmesinin ardından bunun yerini İtalya'nın gönderdiği sistem almıştı.
İtalya'nın Kahramanmaraş'taki füze savunma sisteminin süresini bir yıl daha uzattığı belirtildi.
Suriye'den gelebilecek olası tehditlere karşı Türkiye'nin talebi üzerine bazı NATO ülkeleri Türkiye'ye uzun menzilli hava savunma sistemleri yerleştirmiş, bu çerçevede İtalya 2016'da Kahramanmaraş'a füze savunma sistemleri göndermişti.
İtalya'nın füze savunma sisteminin süresinin bir yıl daha uzatıldığı duyuruldu.
Kahramanmaraş'ta İtalya'dan önce Almanya'nın yerleştirdiği füze savunma sistemleri yer almış, Almanya'nın sistemini çekmesinin ardından bunun yerini İtalya'nın gönderdiği sistem almıştı.
7 Temmuz 2018 Cumartesi
Lazer silahları ilk sınavdan geçti
TÜBİTAK BİLGEM tarafından yürütülen IŞIN Projesi kapsamında geliştirilen Işın Lazer Sistemi ve Araca Monteli Fiber Lazer Sistemi ile yapılan atışlarda çelik plakalar başarıyla tahrip edildi
Türk savunma sanayisi, geleceğin silahları arasında gösterilen lazer sistemlerini geliştirmeye yönelik yoğun bir çalışma yürütüyor.
Savunma Sanayii Müsteşarlığı koordinasyonunda sürdürülen Yüksek Güçlü Lazer Sistemi Geliştirilmesi (IŞIN) Projesi kapsamında, kara, deniz ve havada tehdit unsuru oluşturan sabit ve/veya hareketli hedeflerin algılanmasını, takibini ve imhasını sağlayacak, isabet oranı yüksek, tek atım maliyeti düşük, yüksek güçlü bir lazer sisteminin milli imkanlarla geliştirilmesi amaçlanıyor.
Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) Bilişim ve Bilgi Güvenliği İleri Teknolojiler Araştırma Merkezi (BİLGEM) proje kapsamında, 20 kilovat güce sahip Işın Lazer Sistemi ile 1,25 kilovat gücünde Araca Monteli Fiber Lazer Sistemi (ARMOL) geliştiriyor.
Projede gelinen aşama, atış testleriyle ortaya konuldu. Savunma Sanayii Müsteşarı İsmail Demir'in de katıldığı atış testlerinde, entegrasyon çalışması yapılan 20 kilovatlık (4x5 kilovat) lazer güç kaynağıyla belirlenen hedeflerin imhası gerçekleştirildi.
Testte, 22 milimetre kalınlığındaki gemi zırhı çeliği 500 metre mesafeden lazer silahıyla tahrip edildi.
Proje sonunda, yüksek güçlü lazer sisteminin milli olarak geliştirilmesi amaçlanıyor. Geliştirilen sistemle 20 kilovatlık (4x5 kilovat) lazer güç kaynağıyla bin 500 metre mesafede saniyede 20 metre hızla ilerleyen havan temsili (3 milimetre cidar kalınlığına sahip çelik) bir unsurun 10 saniye içinde etkisiz hale getirilmesi hedefleniyor.
ARMOL havada-karada görev yapabilecek
IŞIN Projesi'nin alt iş paketi olarak geliştirilen ARMOL ise Otokar'ın Cobra-1 aracına entegre edildi.
Bu araç üzerinden yapılan test atışında 3 milimetre kalınlığındaki karbon çeliği 500 metre mesafeden tahrip edildi.
Yaklaşık 400 kilogram ağırlığındaki ARMOL'ün ilerleyen dönemde hava araçlarına entegrasyonu da planlanıyor.
İlk aşamada sona gelindi
TÜBİTAK BİLGEM, sistem doğrulamaları, bileşenlerin entegrasyonu gibi faaliyetleri kapsayan IŞIN Projesi'nin ilk aşamasını bu yıl sonunda tamamlayacak.
Yılın geri kalanında ASELSAN tarafından geliştirilen Hedef Takip Sistemi'nin lazer sistemine entegrasyonunun da tamamlanması öngörülüyor.
Projenin ikinci aşamasında IŞIN Lazer Sistemi ve ARMOL'ün geliştirilmesi ve etkinliğinin artırılmasına, sistem bileşenlerinin tümüyle yerlileştirilmesine yoğunlaşılacak.
Türk savunma sanayisi, geleceğin silahları arasında gösterilen lazer sistemlerini geliştirmeye yönelik yoğun bir çalışma yürütüyor.
Savunma Sanayii Müsteşarlığı koordinasyonunda sürdürülen Yüksek Güçlü Lazer Sistemi Geliştirilmesi (IŞIN) Projesi kapsamında, kara, deniz ve havada tehdit unsuru oluşturan sabit ve/veya hareketli hedeflerin algılanmasını, takibini ve imhasını sağlayacak, isabet oranı yüksek, tek atım maliyeti düşük, yüksek güçlü bir lazer sisteminin milli imkanlarla geliştirilmesi amaçlanıyor.
Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) Bilişim ve Bilgi Güvenliği İleri Teknolojiler Araştırma Merkezi (BİLGEM) proje kapsamında, 20 kilovat güce sahip Işın Lazer Sistemi ile 1,25 kilovat gücünde Araca Monteli Fiber Lazer Sistemi (ARMOL) geliştiriyor.
Projede gelinen aşama, atış testleriyle ortaya konuldu. Savunma Sanayii Müsteşarı İsmail Demir'in de katıldığı atış testlerinde, entegrasyon çalışması yapılan 20 kilovatlık (4x5 kilovat) lazer güç kaynağıyla belirlenen hedeflerin imhası gerçekleştirildi.
Testte, 22 milimetre kalınlığındaki gemi zırhı çeliği 500 metre mesafeden lazer silahıyla tahrip edildi.
Proje sonunda, yüksek güçlü lazer sisteminin milli olarak geliştirilmesi amaçlanıyor. Geliştirilen sistemle 20 kilovatlık (4x5 kilovat) lazer güç kaynağıyla bin 500 metre mesafede saniyede 20 metre hızla ilerleyen havan temsili (3 milimetre cidar kalınlığına sahip çelik) bir unsurun 10 saniye içinde etkisiz hale getirilmesi hedefleniyor.
ARMOL havada-karada görev yapabilecek
IŞIN Projesi'nin alt iş paketi olarak geliştirilen ARMOL ise Otokar'ın Cobra-1 aracına entegre edildi.
Bu araç üzerinden yapılan test atışında 3 milimetre kalınlığındaki karbon çeliği 500 metre mesafeden tahrip edildi.
Yaklaşık 400 kilogram ağırlığındaki ARMOL'ün ilerleyen dönemde hava araçlarına entegrasyonu da planlanıyor.
İlk aşamada sona gelindi
TÜBİTAK BİLGEM, sistem doğrulamaları, bileşenlerin entegrasyonu gibi faaliyetleri kapsayan IŞIN Projesi'nin ilk aşamasını bu yıl sonunda tamamlayacak.
Yılın geri kalanında ASELSAN tarafından geliştirilen Hedef Takip Sistemi'nin lazer sistemine entegrasyonunun da tamamlanması öngörülüyor.
Projenin ikinci aşamasında IŞIN Lazer Sistemi ve ARMOL'ün geliştirilmesi ve etkinliğinin artırılmasına, sistem bileşenlerinin tümüyle yerlileştirilmesine yoğunlaşılacak.
Pakistan'a Türkiye'den 4 korvet satışının detayları ortaya çıktı
Pakistan Deniz Kuvvetlerinin ihtiyacı olan 4 korvetin ihalesini Türkiye kazandı. Bugüne kadar Türk savunma sanayisinde bir seferde en yüksek rakamlı ihracata yönelik imzaların atıldı. Peki bu başarı nasıl geldi?
Milli Savunma Bakanı Nurettin Canikli'nin dün açıkladığı Türk savunma sanayisinde bir seferde en yüksek rakamlı ihracata yönelik Pakistan ile atılan imzaların arkasında Milli Savunma Bakanlığının büyük mücadelesinin yer aldığı ortaya çıktı. Diğer firmaların son ana kadar kazanmak için mücadele ettiği, her türlü taktikleri denediği, fiyat düşürdüğü ihale sürecinde Türkiye, uygulanan taktik ve stratejinin yanı sıra üstün teknoloji, tasarım yeteneği ve verdiği güvenceyle milyar dolarlık projeyi kazanan taraf oldu.
Edinilen bilgiye göre, Pakistan Deniz Kuvvetlerine 4 korvetin alımına yönelik milyar dolarlık ihalenin kazanılmasına, 6 ayı aşkın süreye yayılan yoğun çabalar, çok sayıda yapılan görüşme ve uzun mesailer katkı sağladı.
Milyar dolarlık ihale süreci, bazı devletler arasında de önemli mücadeleye sahne oldu. Birçok devletin almaya çalıştığı projeye yönelik uzun pazarlıklar, taktiksel çalışmalar yapıldı..
İhaleye katılan ülkelerin büyük oranda fiyat düşürmesine karşılık, Türkiye'den görüşmeleri sürdüren ekip, Milli Savunma Bakanı Nurettin Canikli'nin talimatıyla bazı stratejik harekat planları geliştirdi. Bu kapsamda Türkiye, diğer ülkelerden gelen düşük fiyat karşısında elindeki teknoloji kartını da oynadı.
Diğer firmaların son ana kadar kazanmak için mücadele ettiği, her türlü taktikleri denediği, fiyat düşürdüğü ihale sürecinde Türkiye, uygulanan taktik ve stratejinin yanı sıra üstün teknoloji, tasarım yeteneği ve verdiği güvenceyle milyar dolarlık projeyi kazanan taraf oldu.
Milli Savunma Bakanlığının satranç oynar gibi her adımı düşünerek attığı ve kazandığı projenin iç piyasayı da hareketlendirmesi bekleniyor. Pakistan için 4 korvetin üretilmesi sürecinde bine yakın orta ölçekli şirket, savunma sanayi alanında çalışan firmanın dahil olacağı, anahtar teslimi proje kapsamında yüzlerce mühendis de istihdam edilecek.
Milli Savunma Bakanı Nurettin Canikli'nin dün açıkladığı Türk savunma sanayisinde bir seferde en yüksek rakamlı ihracata yönelik Pakistan ile atılan imzaların arkasında Milli Savunma Bakanlığının büyük mücadelesinin yer aldığı ortaya çıktı. Diğer firmaların son ana kadar kazanmak için mücadele ettiği, her türlü taktikleri denediği, fiyat düşürdüğü ihale sürecinde Türkiye, uygulanan taktik ve stratejinin yanı sıra üstün teknoloji, tasarım yeteneği ve verdiği güvenceyle milyar dolarlık projeyi kazanan taraf oldu.
Edinilen bilgiye göre, Pakistan Deniz Kuvvetlerine 4 korvetin alımına yönelik milyar dolarlık ihalenin kazanılmasına, 6 ayı aşkın süreye yayılan yoğun çabalar, çok sayıda yapılan görüşme ve uzun mesailer katkı sağladı.
Milyar dolarlık ihale süreci, bazı devletler arasında de önemli mücadeleye sahne oldu. Birçok devletin almaya çalıştığı projeye yönelik uzun pazarlıklar, taktiksel çalışmalar yapıldı..
İhaleye katılan ülkelerin büyük oranda fiyat düşürmesine karşılık, Türkiye'den görüşmeleri sürdüren ekip, Milli Savunma Bakanı Nurettin Canikli'nin talimatıyla bazı stratejik harekat planları geliştirdi. Bu kapsamda Türkiye, diğer ülkelerden gelen düşük fiyat karşısında elindeki teknoloji kartını da oynadı.
Diğer firmaların son ana kadar kazanmak için mücadele ettiği, her türlü taktikleri denediği, fiyat düşürdüğü ihale sürecinde Türkiye, uygulanan taktik ve stratejinin yanı sıra üstün teknoloji, tasarım yeteneği ve verdiği güvenceyle milyar dolarlık projeyi kazanan taraf oldu.
Milli Savunma Bakanlığının satranç oynar gibi her adımı düşünerek attığı ve kazandığı projenin iç piyasayı da hareketlendirmesi bekleniyor. Pakistan için 4 korvetin üretilmesi sürecinde bine yakın orta ölçekli şirket, savunma sanayi alanında çalışan firmanın dahil olacağı, anahtar teslimi proje kapsamında yüzlerce mühendis de istihdam edilecek.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)