Çin, savaş alanlarında kullanılmak üzere 35 saat havada kalabilen insansız akıllı hava aracı Wing Loong I-D’yi tanıttı.
Çin Havacılık Kurumu (AVIC) yaptığı açıklamada, geçtiğimiz pazar günü Çin’in batısındaki bir havaalanında ilk uçuş denemesi gerçekleştirilen drone’un testi başarıyla tamamladığı kaydedildi.
Yüzde yüz Çin yapımı olan ve akıllı silah kategorisinde kullanılabilecek olan Wing Loong I-D, yüksek güçlü motoru ve geliştirilmiş aerodinamik özellikleri ile dikkat çekiyor.
Özellikle askeri keşif uçuşları için tasarlanan drone, 10 adet duyarlı havadan vuruş füzesi taşıyabiliyor.
400 kilogram taşıma kapasitesi olan insansız hava aracı, yakıt ikmali gerekmeden 35 saat boyunca uçabiliyor.
30 Aralık 2018 Pazar
29 Aralık 2018 Cumartesi
Milli İHA ANKA yerli motorla uçtu
Yeni nesil İHA'lara daha fazla güç ve irtifa yeteneği kazandıracak PD170 motoruyla ilk uçuş başarıyla gerçekleştirildi
Yeni nesil Anka insansız hava aracı (İHA) için geliştirilen yerli motorla ilk uçuş başarıyla gerçekleştirildi.
Türkiye'nin havacılık motorlarındaki merkezi TUSAŞ Motor Sanayii AŞ/TEI'nin, İHA motorlarındaki dışa bağımlılığı sonlandırmak ve ortaya çıkan yeni ihtiyaçlara cevap verebilmek için yürüttüğü projelerde önemli bir aşama geride bırakıldı.
Operatif İHA Motoru Geliştirme Projesi kapsamında geliştirilen PD170 turbo dizel havacılık motoru, entegre edildiği Anka'yı başarıyla gökyüzüne taşıdı.
Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir de bu gelişmeyi sosyal medya hesabından, "Yerli İHA'mız Anka, yerli ve milli motoru PD-170 ile ilk uçuşunu gerçekleştirdi. -10 derece soğuğa rağmen dün geceden beri çalışıp ülkemizi bir alanda daha bağımsızlığa kavuşturan TUSAŞ, TUSAŞ Motor Sanayii (TEI) ve SSB personeline teşekkür ederim. Hayırlı olsun" ifadeleriyle duyurdu.
Yerli motor, zamanla yurt dışından temin edilen ve halihazırda Anka'da kullanılan motorların yerini alacak.
4 bin saat test
Operatif İHA Motoru Geliştirme Projesi kapsamında geliştirilen PD170 turbo dizel havacılık motoru tasarım çalışmaları büyük oranda tamamlandı. 4 farklı motor test düzeneğinde paralel olarak yürütülen olgunlaştırma çalışmalarında, Ocak 2017’deki ilk çalıştırmadan bu yana 4 bin saati aşan motor testi gerçekleştirildi.
Dayanım testleri ve sürekli geliştirilen tasarım çözümleri ile motor, olgunluk seviyesi uçuş testlerine başlanması için yeterli seviyeye ulaştı.
PD170, 20 bin feet yükseklikte sağladığı 170 beygir gücüyle irtifa gücü konusunda sınıfında lider, yakıt tüketimi ve güç/ağırlık oranı konusunda sınıfının en iyilerinden olarak gösteriliyor.
PD170 motorunun bir üst versiyonu olacak PD220 motoruyla ilgili çalışmalara da başlandı. Bu motor, Baykar Makina tarafından geliştirilen yeni nesil Akıncı İHA platformuna da güç verecek. Bu kapsamda tasarım ve entegrasyon çalışmalarının aksamadan yürümesi ve ilk uçuş denemeleri için PD170 motoru Baykar Makina AŞ'ye 30 Eylül’de teslim edildi.
Yeni nesil Anka insansız hava aracı (İHA) için geliştirilen yerli motorla ilk uçuş başarıyla gerçekleştirildi.
Türkiye'nin havacılık motorlarındaki merkezi TUSAŞ Motor Sanayii AŞ/TEI'nin, İHA motorlarındaki dışa bağımlılığı sonlandırmak ve ortaya çıkan yeni ihtiyaçlara cevap verebilmek için yürüttüğü projelerde önemli bir aşama geride bırakıldı.
Operatif İHA Motoru Geliştirme Projesi kapsamında geliştirilen PD170 turbo dizel havacılık motoru, entegre edildiği Anka'yı başarıyla gökyüzüne taşıdı.
Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir de bu gelişmeyi sosyal medya hesabından, "Yerli İHA'mız Anka, yerli ve milli motoru PD-170 ile ilk uçuşunu gerçekleştirdi. -10 derece soğuğa rağmen dün geceden beri çalışıp ülkemizi bir alanda daha bağımsızlığa kavuşturan TUSAŞ, TUSAŞ Motor Sanayii (TEI) ve SSB personeline teşekkür ederim. Hayırlı olsun" ifadeleriyle duyurdu.
Yerli motor, zamanla yurt dışından temin edilen ve halihazırda Anka'da kullanılan motorların yerini alacak.
4 bin saat test
Operatif İHA Motoru Geliştirme Projesi kapsamında geliştirilen PD170 turbo dizel havacılık motoru tasarım çalışmaları büyük oranda tamamlandı. 4 farklı motor test düzeneğinde paralel olarak yürütülen olgunlaştırma çalışmalarında, Ocak 2017’deki ilk çalıştırmadan bu yana 4 bin saati aşan motor testi gerçekleştirildi.
Dayanım testleri ve sürekli geliştirilen tasarım çözümleri ile motor, olgunluk seviyesi uçuş testlerine başlanması için yeterli seviyeye ulaştı.
PD170, 20 bin feet yükseklikte sağladığı 170 beygir gücüyle irtifa gücü konusunda sınıfında lider, yakıt tüketimi ve güç/ağırlık oranı konusunda sınıfının en iyilerinden olarak gösteriliyor.
PD170 motorunun bir üst versiyonu olacak PD220 motoruyla ilgili çalışmalara da başlandı. Bu motor, Baykar Makina tarafından geliştirilen yeni nesil Akıncı İHA platformuna da güç verecek. Bu kapsamda tasarım ve entegrasyon çalışmalarının aksamadan yürümesi ve ilk uçuş denemeleri için PD170 motoru Baykar Makina AŞ'ye 30 Eylül’de teslim edildi.
7 Aralık 2018 Cuma
Savunma sanayisi harcamalarında Türkiye dünyada 15'inci sırada
ASELSAN AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Görgün, "Savunma sanayisinde Türkiye, dünya sıralamasında 18,2 milyar dolarlık harcama ile dünyada 15'inci sırada." dedi.
ASELSAN AŞ Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Prof. Dr. Haluk Görgün, Antalya Bilim Üniversitesi Konferans Salonu'nda Türk savunma sanayisinin uluslararası markası ASELSAN'ın yerli ve milli teknolojide konumuna ilişkin sunum yaptı.
Türkiye'nin girişimcilik kültürüne uzak olmayan bir ülke olduğunu belirten Görgün, turizmin başkenti Antalya'nın da bilişim ve yazılım alanında girişimcilik örneği sergileyebileceğini kaydetti.
ASELSAN'ın Türk Silahlı Kuvvetleri'nin haberleşme ihtiyaçlarının milli ve özgün olarak karşılanması amacıyla başladığı faaliyetlerini geliştirerek bugün uluslararası ölçekte bir firma haline geldiğini anlatan Görgün, hiçbir şeyi olmayıp parmağındaki alyansını bozduran çiftlerin, tarlalarını bağışlayan çiftçilerin girişimleriyle kurulan şirketin, bugün birçok gencin hayalini süslediğini ifade etti.
Türkiye'nin askeri teknolojisinin başladığı yer olarak ASELSAN'ın görüldüğüne işaret eden Görgün, "Dünyanın en büyük 100 savunma şirketi arasında yer alıyoruz, gün geçtikçe de üst sıralara yükseliyoruz. Şirketimizde bir tane yabancı çalışanımız yok, tamamı bizim gençlerimiz." diye konuştu.
Dünyada teknolojiyi şekillendiren unsurun savunma sanayisinde üretilen teknolojiler olduğuna dikkati çeken Görgün, ürünlerin önce savunma alanı için üretildiğini, ordularda kullanılmaya başlandığını, ardından sivil teknolojilere uygulandığını kaydetti.
"Türkiye, dünyada 15'inci sırada"
Dünyadaki toplam savunma sanayisinde yapılan harcamaların 1 milyar 730 milyon dolar civarında olduğunu anlatan Görgün, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu harcamalar yüzde 23 teçhizat, yüzde 35 cari harcama, yüzde 40 personel. Dünyadaki toplam savunma sektöründe yapılan harcamaların yüzde 40'ı personel giderlerine gidiyor. İnsan kaynağı ne kadar önemli. Bugün böyle bir toplantıyı üniversitede yapıyor olmamız da ne kadar önemli olduğuna işaret etmek istiyorum. Türkiye'de yaklaşık olarak öğrencisi, akademisyeni, sanayicisi, sivil toplum kuruluşları, çeşitli kurumlarına toplamda baktığınızda savunma sanayinde çalışan personel sayısı 35 binin biraz üzerinde, 40 bin bile değil. Eğer dünyada savunma sanayine yön veren söz sahibi bir ülke olmak istiyorsak personel sayısının en az 400 binler seviyesinde olması gerekiyor."
Savunma sanayisinin dünyadaki yüzde 40'lık personel payını her şekilde değerlendirdiğini ifade eden Görgün, Türkiye'nin yetişmiş, bilgili, vatanını, milletini seven genç mühendislere, tasarımcılara ihtiyacı olduğunu belirtti.
"Savunma sanayisinde Türkiye, dünya sıralamasında 18,2 milyar dolarlık harcamayla, gayri safi milli hasılanın yüzde 2'sine denk gelen bir karşılıkla dünyada 15'inci sırada." diyen Görgün, Türkiye toplam savunma havacılık cirosunun 6 milyar dolar civarında olduğunu kaydetti.
Sektörün büyüklüğünün her yıl arttığına vurgu yapan Görgün, "Özellikle son 10 yılda 4-5 kat seviyesinde büyümekte. İhracatımız da aynı şekilde, yaklaşık 2 milyar dolar bir ihracatımız var. Son 10 yılda ise ihracatımızın arttığını görüyoruz. Dışa bağımlılığımızın azalması, ihracatımızın artması Cumhurbaşkanımızın bu konudaki ortaya koyduğu iradenin sonucudur."
ASELSAN'ın "Haberleşme ve Bilgi Teknolojileri", "Mikroelektronik Güdüm ve Elektro-Optik", "Radar ve Elektronik Harp Sistemleri", "Savunma Sistem Teknolojileri", "Ulaşım, Güvenlik, Enerji ve Otomasyon Sistemleri" sektörlerinde faaliyet gösterdiğini anlatan Görgün, bu alanlarda yapılan ürünleri tanıttı.
"Geçen yılki ciro 1 milyar 430 milyon dolar"
Görgün, ASELSAN'ın tüm üretiminin bugün Türk Silahlı Kuvvetlerince kullanıldığını söyledi. Son operasyonlarda da ASELSAN'ın geliştirdiği ürünlerin kullanıldığına değinen Görgün, bundan dolayı da gurur duyduklarını belirtti. ASELSAN'ın sivil sektöre de ürün geliştiren, yerlileştirmeye ve millileştirmeye katkı sağlayan bir şirket olduğunu vurgulayan Görgün, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Geçen sene ASELSAN'ın cirosu 1 milyar 430 milyon dolar olarak gerçekleşti, bu önemli bir ciro. Bu cironun yüzde 52'si Türk Silahlı Kuvvetleri'ne ürün olarak sağlandı. Yüzde 20'si ihracata, yüzde 20’si diğer kurumlara yapılan satışların teşkil ettiği ciroydu. ASELSAN’ın çalışan sayısı 6 bin 300, her geçen gün sayımız artıyor. ASELSAN, her daim istihdam oluşturan insan kaynağını geliştiren bir kurum. ASELSAN'ın toplam çalışanlarının yüzde 58'i mühendis, yani ASELSAN bir mühendislik şirketi."
ASELSAN'ın Ar-Ge çalışmalarına da ağırlık verdiğini belirten Görgün, kendi içinde 6 Ar-Ge merkezi bulunduğunu ve burada 3 bin 620 personelin çalıştığını dile getirdi. ASELSAN'ı mühendislik ve Ar-Ge şirketi olarak tanımlayan Görgün, "Sadece geçen sene ASELSAN'ın Ar-Ge bütçesi 473 milyon dolardı. Bunun 88 milyon doları öz kaynaklardan sağlandı. Dış kaynaklı Ar-Ge bütçesi ise 385 milyon dolardı. Projelerini ürüne dönüştürmeyi başarabilen bir şirket." diye konuştu.
ASELSAN'ın geçen yıl 47 üniversite ile çalıştığını kaydeden Görgün, bu üniversitelere 117 aktif proje için toplam 150,2 milyon dolar destekte bulunduğunu bildirdi. KOBİ'lerle de iş birliği içinde olduklarını aktaran Görgün, 23 stratejik ortaklarının olduğunu ve bunu 150'ye çıkarmak istediklerini kaydetti.
Kendisini geliştirmiş, ufku açık herkesi ASELSAN'a davet eden Görgün, üniversite öğrencilerini de not ortalamalarını yüksek tutmalarını önerdi.
ASELSAN AŞ Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Prof. Dr. Haluk Görgün, Antalya Bilim Üniversitesi Konferans Salonu'nda Türk savunma sanayisinin uluslararası markası ASELSAN'ın yerli ve milli teknolojide konumuna ilişkin sunum yaptı.
Türkiye'nin girişimcilik kültürüne uzak olmayan bir ülke olduğunu belirten Görgün, turizmin başkenti Antalya'nın da bilişim ve yazılım alanında girişimcilik örneği sergileyebileceğini kaydetti.
ASELSAN'ın Türk Silahlı Kuvvetleri'nin haberleşme ihtiyaçlarının milli ve özgün olarak karşılanması amacıyla başladığı faaliyetlerini geliştirerek bugün uluslararası ölçekte bir firma haline geldiğini anlatan Görgün, hiçbir şeyi olmayıp parmağındaki alyansını bozduran çiftlerin, tarlalarını bağışlayan çiftçilerin girişimleriyle kurulan şirketin, bugün birçok gencin hayalini süslediğini ifade etti.
Türkiye'nin askeri teknolojisinin başladığı yer olarak ASELSAN'ın görüldüğüne işaret eden Görgün, "Dünyanın en büyük 100 savunma şirketi arasında yer alıyoruz, gün geçtikçe de üst sıralara yükseliyoruz. Şirketimizde bir tane yabancı çalışanımız yok, tamamı bizim gençlerimiz." diye konuştu.
Dünyada teknolojiyi şekillendiren unsurun savunma sanayisinde üretilen teknolojiler olduğuna dikkati çeken Görgün, ürünlerin önce savunma alanı için üretildiğini, ordularda kullanılmaya başlandığını, ardından sivil teknolojilere uygulandığını kaydetti.
"Türkiye, dünyada 15'inci sırada"
Dünyadaki toplam savunma sanayisinde yapılan harcamaların 1 milyar 730 milyon dolar civarında olduğunu anlatan Görgün, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu harcamalar yüzde 23 teçhizat, yüzde 35 cari harcama, yüzde 40 personel. Dünyadaki toplam savunma sektöründe yapılan harcamaların yüzde 40'ı personel giderlerine gidiyor. İnsan kaynağı ne kadar önemli. Bugün böyle bir toplantıyı üniversitede yapıyor olmamız da ne kadar önemli olduğuna işaret etmek istiyorum. Türkiye'de yaklaşık olarak öğrencisi, akademisyeni, sanayicisi, sivil toplum kuruluşları, çeşitli kurumlarına toplamda baktığınızda savunma sanayinde çalışan personel sayısı 35 binin biraz üzerinde, 40 bin bile değil. Eğer dünyada savunma sanayine yön veren söz sahibi bir ülke olmak istiyorsak personel sayısının en az 400 binler seviyesinde olması gerekiyor."
Savunma sanayisinin dünyadaki yüzde 40'lık personel payını her şekilde değerlendirdiğini ifade eden Görgün, Türkiye'nin yetişmiş, bilgili, vatanını, milletini seven genç mühendislere, tasarımcılara ihtiyacı olduğunu belirtti.
"Savunma sanayisinde Türkiye, dünya sıralamasında 18,2 milyar dolarlık harcamayla, gayri safi milli hasılanın yüzde 2'sine denk gelen bir karşılıkla dünyada 15'inci sırada." diyen Görgün, Türkiye toplam savunma havacılık cirosunun 6 milyar dolar civarında olduğunu kaydetti.
Sektörün büyüklüğünün her yıl arttığına vurgu yapan Görgün, "Özellikle son 10 yılda 4-5 kat seviyesinde büyümekte. İhracatımız da aynı şekilde, yaklaşık 2 milyar dolar bir ihracatımız var. Son 10 yılda ise ihracatımızın arttığını görüyoruz. Dışa bağımlılığımızın azalması, ihracatımızın artması Cumhurbaşkanımızın bu konudaki ortaya koyduğu iradenin sonucudur."
ASELSAN'ın "Haberleşme ve Bilgi Teknolojileri", "Mikroelektronik Güdüm ve Elektro-Optik", "Radar ve Elektronik Harp Sistemleri", "Savunma Sistem Teknolojileri", "Ulaşım, Güvenlik, Enerji ve Otomasyon Sistemleri" sektörlerinde faaliyet gösterdiğini anlatan Görgün, bu alanlarda yapılan ürünleri tanıttı.
"Geçen yılki ciro 1 milyar 430 milyon dolar"
Görgün, ASELSAN'ın tüm üretiminin bugün Türk Silahlı Kuvvetlerince kullanıldığını söyledi. Son operasyonlarda da ASELSAN'ın geliştirdiği ürünlerin kullanıldığına değinen Görgün, bundan dolayı da gurur duyduklarını belirtti. ASELSAN'ın sivil sektöre de ürün geliştiren, yerlileştirmeye ve millileştirmeye katkı sağlayan bir şirket olduğunu vurgulayan Görgün, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Geçen sene ASELSAN'ın cirosu 1 milyar 430 milyon dolar olarak gerçekleşti, bu önemli bir ciro. Bu cironun yüzde 52'si Türk Silahlı Kuvvetleri'ne ürün olarak sağlandı. Yüzde 20'si ihracata, yüzde 20’si diğer kurumlara yapılan satışların teşkil ettiği ciroydu. ASELSAN’ın çalışan sayısı 6 bin 300, her geçen gün sayımız artıyor. ASELSAN, her daim istihdam oluşturan insan kaynağını geliştiren bir kurum. ASELSAN'ın toplam çalışanlarının yüzde 58'i mühendis, yani ASELSAN bir mühendislik şirketi."
ASELSAN'ın Ar-Ge çalışmalarına da ağırlık verdiğini belirten Görgün, kendi içinde 6 Ar-Ge merkezi bulunduğunu ve burada 3 bin 620 personelin çalıştığını dile getirdi. ASELSAN'ı mühendislik ve Ar-Ge şirketi olarak tanımlayan Görgün, "Sadece geçen sene ASELSAN'ın Ar-Ge bütçesi 473 milyon dolardı. Bunun 88 milyon doları öz kaynaklardan sağlandı. Dış kaynaklı Ar-Ge bütçesi ise 385 milyon dolardı. Projelerini ürüne dönüştürmeyi başarabilen bir şirket." diye konuştu.
ASELSAN'ın geçen yıl 47 üniversite ile çalıştığını kaydeden Görgün, bu üniversitelere 117 aktif proje için toplam 150,2 milyon dolar destekte bulunduğunu bildirdi. KOBİ'lerle de iş birliği içinde olduklarını aktaran Görgün, 23 stratejik ortaklarının olduğunu ve bunu 150'ye çıkarmak istediklerini kaydetti.
Kendisini geliştirmiş, ufku açık herkesi ASELSAN'a davet eden Görgün, üniversite öğrencilerini de not ortalamalarını yüksek tutmalarını önerdi.
Görgün açıkladı: Lazer silahımızla vurabiliriz
ASELSAN Başkanı Görgün, lazerin tespit, konumlama ve silah olarak kullanılmasını geliştirdiklerini belirtti, "Önemli bir mesafedeki hedefi lazer silahımızla vurabilir durumdayız" dedi
Antalya Bilim Üniversitesi'nin (ABÜ) 'Yerli ve Milli Teknolojide Aselsan' konulu konferansında konuşan ASELSAN Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Prof. Dr. Haluk Görgün, "ASELSAN'ın hikayesi telsizlerle başladı. Askeri ekipmanlar millileştirildi, yerlileştirildi. Kendi ordumuzda kullanılmasının yanında dost ve müttefik ülkelerde de kullanılır duruma gelindi" dedi.
'SİKORSKY İLE ANLAŞMA YAPILDI, S-70 HELİKOPTERLERİ BİZİM ÜRÜNLERİMİZLE DONATILACAK'
Mikroelektronik, Güdüm ve Elektro-Optik (MGEO) Sektör Başkanlığı'nda aviyonik sistemlerin çalışıldığını belirten Görgün, geçen yıl imzalanan Sikorsky helikopterle ilgili 3.5 milyar dolarlık anlaşmayı hatırlatarak, "Büyük bir gururla paylaşmak istiyorum. Sikorsky helikopterlerin tüm aviyonik sistemleri ASELSAN tarafından güncelleniyor. ikorsky ile bir anlaşma yapıldı. Bu kapsamında S-70 helikopterleri bizim ürünlerimizle donatılacak. 20 yıl boyunca bütün dünyaya bizim ürünlerimizle satılacak. Bütün aviyonikleri, uçuş kontrol sistemleri ASELSAN tarafından geliştirilecek. Tabi kendi geliştirdiğimiz helikopterlerimiz de var. Atak helikopterinin de aynı şekilde uçuş bilgisayar sistemi, aviyonik sistemleri, haberleşme sistemleri ASELSAN tarafından üretiliyor" diye konuştu.
MGEO Sektör Başkanlığı'nın termal, gece görüş ve lazer sistemleri geliştirdiğinden de bahseden Görgün, lazerle ilgili çok farklı seviyede gerek tespit, gerek konumlama gerekse silah olarak kullanılmasının ASELSAN tarafından geliştirildiğini kaydetti.
'ÖNEMLİ BİR MESAFEDEKİ HEDEFİ LAZER SİLAHIMIZLA VURABİLİR DURUMDAYIZ'
ASELSAN'ın tanıtım videosundaki lazerin silah olarak havadaki bir yansıtıcı üzerinden bir hedefi vurma görüntüsünü hatırlatan Görgün, şöyle devam etti:
"Biz şu an ulaştığımız mesafeyi söylenmemesi gereken bir bilgi olduğu için söylemiyorum, çünkü teknolojimizin dışarıdaki farklı insanlar tarafından bilinmesi istenmez. Geliştirdiğimiz teknolojilerle önemli bir mesafedeki hedefi lazer silahımızla vurabilir durumdayız. Aynı zamanda lazerle konumlamada kolayca yapılabiliyor. Örneğin, bir hedef var, hedefin tam olarak konumunu belirlemeniz gerekiyor, lazeri gönderiyorsunuz, yansıyan ışığı alıyorsunuz, yansıyan ışıktan o hedefin GPS koordinatlarını hedefi vuracak unsura gönderiyorsunuz ve o daha uzaktaki unsur imha ediyor. Dolayısıyla geliştirdiğimiz ürün çıkarttığımız teknolojilerden bir tanesi lazer sistemleri. Bununla beraber güdüm ve insansız sistemler üzerine ürünlerimiz var. Bu anlattığım ürünler ordumuzca kullanılan ürünler. Hassas güdüm kiti, lazer güdüm kiti, kanatlı güdüm kiti, kızılötesi arayıcı başlık, radar arayıcı başlık, çeşitli insansız kara, deniz ve hava araçları hepsi bu sektörümüzce üretiliyor."
(Sputnik)
Antalya Bilim Üniversitesi'nin (ABÜ) 'Yerli ve Milli Teknolojide Aselsan' konulu konferansında konuşan ASELSAN Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Prof. Dr. Haluk Görgün, "ASELSAN'ın hikayesi telsizlerle başladı. Askeri ekipmanlar millileştirildi, yerlileştirildi. Kendi ordumuzda kullanılmasının yanında dost ve müttefik ülkelerde de kullanılır duruma gelindi" dedi.
'SİKORSKY İLE ANLAŞMA YAPILDI, S-70 HELİKOPTERLERİ BİZİM ÜRÜNLERİMİZLE DONATILACAK'
Mikroelektronik, Güdüm ve Elektro-Optik (MGEO) Sektör Başkanlığı'nda aviyonik sistemlerin çalışıldığını belirten Görgün, geçen yıl imzalanan Sikorsky helikopterle ilgili 3.5 milyar dolarlık anlaşmayı hatırlatarak, "Büyük bir gururla paylaşmak istiyorum. Sikorsky helikopterlerin tüm aviyonik sistemleri ASELSAN tarafından güncelleniyor. ikorsky ile bir anlaşma yapıldı. Bu kapsamında S-70 helikopterleri bizim ürünlerimizle donatılacak. 20 yıl boyunca bütün dünyaya bizim ürünlerimizle satılacak. Bütün aviyonikleri, uçuş kontrol sistemleri ASELSAN tarafından geliştirilecek. Tabi kendi geliştirdiğimiz helikopterlerimiz de var. Atak helikopterinin de aynı şekilde uçuş bilgisayar sistemi, aviyonik sistemleri, haberleşme sistemleri ASELSAN tarafından üretiliyor" diye konuştu.
MGEO Sektör Başkanlığı'nın termal, gece görüş ve lazer sistemleri geliştirdiğinden de bahseden Görgün, lazerle ilgili çok farklı seviyede gerek tespit, gerek konumlama gerekse silah olarak kullanılmasının ASELSAN tarafından geliştirildiğini kaydetti.
'ÖNEMLİ BİR MESAFEDEKİ HEDEFİ LAZER SİLAHIMIZLA VURABİLİR DURUMDAYIZ'
ASELSAN'ın tanıtım videosundaki lazerin silah olarak havadaki bir yansıtıcı üzerinden bir hedefi vurma görüntüsünü hatırlatan Görgün, şöyle devam etti:
"Biz şu an ulaştığımız mesafeyi söylenmemesi gereken bir bilgi olduğu için söylemiyorum, çünkü teknolojimizin dışarıdaki farklı insanlar tarafından bilinmesi istenmez. Geliştirdiğimiz teknolojilerle önemli bir mesafedeki hedefi lazer silahımızla vurabilir durumdayız. Aynı zamanda lazerle konumlamada kolayca yapılabiliyor. Örneğin, bir hedef var, hedefin tam olarak konumunu belirlemeniz gerekiyor, lazeri gönderiyorsunuz, yansıyan ışığı alıyorsunuz, yansıyan ışıktan o hedefin GPS koordinatlarını hedefi vuracak unsura gönderiyorsunuz ve o daha uzaktaki unsur imha ediyor. Dolayısıyla geliştirdiğimiz ürün çıkarttığımız teknolojilerden bir tanesi lazer sistemleri. Bununla beraber güdüm ve insansız sistemler üzerine ürünlerimiz var. Bu anlattığım ürünler ordumuzca kullanılan ürünler. Hassas güdüm kiti, lazer güdüm kiti, kanatlı güdüm kiti, kızılötesi arayıcı başlık, radar arayıcı başlık, çeşitli insansız kara, deniz ve hava araçları hepsi bu sektörümüzce üretiliyor."
(Sputnik)
Milli enerji silahı Wattozz ABD tekeline karşı
Albayraklar Şirketler Grubu Üst Yöneticisi Ayçiçek, "Dünyada 25 yıldır kırılamayan Amerikan firmasının tekelini ilk defa kablosuz elektroşok silahını üreterek kırdık." dedi
Albayraklar Şirketler Grubu Üst Yöneticisi Sertan Ayçiçek, Wattozz milli enerji silahının tanıtım toplantısında, söz konusu silahın insan sağlığına zarar vermeyen özellikte olduğunu dile getirdi.
Karadeniz Teknik Üniversitesi ve Türk mühendislerle 4 yıllık bir çalışmanın ardından Wattozz'un çok ileri özelliklerle donatıldığını anlatan Ayçiçek, "Bu silahı bugün Dünya Mühendisler Günü'nde tanıtmak istedik. Tüm dünyada da aynı anda bu tanıtımı gerçekleştirmiş oluyoruz. Uluslararası patent sürecimiz tamamlanmak üzere. Tamamlandığında silahla ilgili tüm detayları da paylaşacağız. Dünyada 25 yıldır kırılamayan Amerikan Taser firmasının tekelini ilk defa kablosuz elektroşok silahını üreterek kırdık." diye konuştu.
Amerikan Taser'ın uzaktan etkili kablolu elektroşok silahı ile geçen yıl 344 milyon dolar ciro yaptığını ve şirketin yıllık ortalama kazancının 250 milyon dolar seviyesinde bulunduğunu aktaran Ayçiçek, şöyle devam etti:
"Amerikan firmasından 10 kat daha iyi bir silah yaptık. Amerikan firmasının silahında bulunan kablo teknolojisini Türk mühendislerimizle ortadan kaldırdık. Şu anda bu firmanın distribütörleri bizden distribütörlük almak üzere başvurdular ve 70 binin üzerinde sipariş aldık. Wattozz'un ülkemiz için çok büyük bir katma değer olacağına inanıyoruz. Türk mühendislerimiz kablo teknolojisini ortadan kaldırmakla kalmayıp uzaktan kontrol mekanizması da geliştirdiler. Bu silah karşısındaki kişinin sağlığına hiçbir zarar vermeden o kişiyi etkisiz hale getiriyor. Kas sistemini etkiliyor ve uzaktan kumandayla mermiye hükmetme seviyesini ayarlayabiliyorsunuz. Herhangi bir kalıcı zarar vermiyor, çünkü silahtaki elektrik seviyesi sağlığa zarar vermeyen seviyede."
"İlk teslimat haziranda"
Ayçiçek, silahın ihraç edileceğini ve ayrıca Emniyet teşkilatının envanterinde de yer alacağını söyledi.
Dünyada şu anda takip silahının 117 ülkede ve bir milyondan fazla polis memuru tarafından kullanıldığını vurgulayan Ayçiçek, şunları kaydetti:
"Bu ülkelerin 60'a yakını ki bunların birçoğu rakip silahın distribütörleri Wattozz distribütörü olmak üzere başvurmaya başladılar. Biz de seri üretime önümüzdeki ay geçmeyi planlıyoruz. Seri üretim için tüm üretim kanallarımızı İstanbul'da toplayacağız ve buradan seri üretim gerçekleştireceğiz. İlk teslimat ise Haziran 2019'da olacak. Bu silahı tüm kamera, lazer, eğitim sürecini de kapsayacak şekilde rakip firmanın silahının çıplak fiyatının da altına piyasaya süreceğiz. Önümüzdeki aylarda dünyanın en iyi kısa dokuzlu ve uzun dokuzlu taktikal tabancasını üretip bunu da kazandıracağız."
"Yüzde 100 yerli"
Albayraklar Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Albayrak da Türkiye'nin ilk defa milli ve yüzde 100 yerli silahını üretmekten mutluluk duyduklarını vurguladı.
Bu silahta 4 yılın emeği olduğunu aktaran Albayrak, "Başta Karadeniz Üniversitesi ve mühendislerimize çok teşekkür ediyorum. Bu silahı üretirken kolay olmadı. Sıkıntılı günlerimiz de oldu. Halkın bize çok büyük bir desteği oldu. Bizden hayır dualarını esirgemeyen daima yanımızda olan Türk halkına da ayrıca teşekkür ediyorum." dedi.
"İstenilen noktaya ateş etmek mümkün"
Bu arada, Taser silahı eskiyen kablo teknolojisi ile ciddi yaralanmalara sebep olduğu gerekçesiyle son yıllarda çok tartışılıyor ve Uluslararası Af Örgütü’nün raporlarında da bu konuda tespitler sıkça yer alıyor.
Söz konusu tabancanın aksine kablosuz olarak üretilen ve daha üstün özelliklere sahip Türk yapımı enerji silahı, hedef alarak istenilen noktaya ateş edilmesine olanak sağlıyor. Bataryayla çalışan, gaz veya barut kullanılmayan Wattozz'un uzaktan kontrol edilebilen mermimeleri 10 metreye kadar etkili olabiliyor.
Şarj edilebilir uzun ömürlü bataryaya sahip Wattozz'un tüm dünyaya Amerikan silahının altında bir fiyattan ücretsiz eğitim ve tam garanti desteğiyle satılması planlanıyor.
Albayraklar Şirketler Grubu Üst Yöneticisi Sertan Ayçiçek, Wattozz milli enerji silahının tanıtım toplantısında, söz konusu silahın insan sağlığına zarar vermeyen özellikte olduğunu dile getirdi.
Karadeniz Teknik Üniversitesi ve Türk mühendislerle 4 yıllık bir çalışmanın ardından Wattozz'un çok ileri özelliklerle donatıldığını anlatan Ayçiçek, "Bu silahı bugün Dünya Mühendisler Günü'nde tanıtmak istedik. Tüm dünyada da aynı anda bu tanıtımı gerçekleştirmiş oluyoruz. Uluslararası patent sürecimiz tamamlanmak üzere. Tamamlandığında silahla ilgili tüm detayları da paylaşacağız. Dünyada 25 yıldır kırılamayan Amerikan Taser firmasının tekelini ilk defa kablosuz elektroşok silahını üreterek kırdık." diye konuştu.
Amerikan Taser'ın uzaktan etkili kablolu elektroşok silahı ile geçen yıl 344 milyon dolar ciro yaptığını ve şirketin yıllık ortalama kazancının 250 milyon dolar seviyesinde bulunduğunu aktaran Ayçiçek, şöyle devam etti:
"Amerikan firmasından 10 kat daha iyi bir silah yaptık. Amerikan firmasının silahında bulunan kablo teknolojisini Türk mühendislerimizle ortadan kaldırdık. Şu anda bu firmanın distribütörleri bizden distribütörlük almak üzere başvurdular ve 70 binin üzerinde sipariş aldık. Wattozz'un ülkemiz için çok büyük bir katma değer olacağına inanıyoruz. Türk mühendislerimiz kablo teknolojisini ortadan kaldırmakla kalmayıp uzaktan kontrol mekanizması da geliştirdiler. Bu silah karşısındaki kişinin sağlığına hiçbir zarar vermeden o kişiyi etkisiz hale getiriyor. Kas sistemini etkiliyor ve uzaktan kumandayla mermiye hükmetme seviyesini ayarlayabiliyorsunuz. Herhangi bir kalıcı zarar vermiyor, çünkü silahtaki elektrik seviyesi sağlığa zarar vermeyen seviyede."
"İlk teslimat haziranda"
Ayçiçek, silahın ihraç edileceğini ve ayrıca Emniyet teşkilatının envanterinde de yer alacağını söyledi.
Dünyada şu anda takip silahının 117 ülkede ve bir milyondan fazla polis memuru tarafından kullanıldığını vurgulayan Ayçiçek, şunları kaydetti:
"Bu ülkelerin 60'a yakını ki bunların birçoğu rakip silahın distribütörleri Wattozz distribütörü olmak üzere başvurmaya başladılar. Biz de seri üretime önümüzdeki ay geçmeyi planlıyoruz. Seri üretim için tüm üretim kanallarımızı İstanbul'da toplayacağız ve buradan seri üretim gerçekleştireceğiz. İlk teslimat ise Haziran 2019'da olacak. Bu silahı tüm kamera, lazer, eğitim sürecini de kapsayacak şekilde rakip firmanın silahının çıplak fiyatının da altına piyasaya süreceğiz. Önümüzdeki aylarda dünyanın en iyi kısa dokuzlu ve uzun dokuzlu taktikal tabancasını üretip bunu da kazandıracağız."
"Yüzde 100 yerli"
Albayraklar Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Albayrak da Türkiye'nin ilk defa milli ve yüzde 100 yerli silahını üretmekten mutluluk duyduklarını vurguladı.
Bu silahta 4 yılın emeği olduğunu aktaran Albayrak, "Başta Karadeniz Üniversitesi ve mühendislerimize çok teşekkür ediyorum. Bu silahı üretirken kolay olmadı. Sıkıntılı günlerimiz de oldu. Halkın bize çok büyük bir desteği oldu. Bizden hayır dualarını esirgemeyen daima yanımızda olan Türk halkına da ayrıca teşekkür ediyorum." dedi.
"İstenilen noktaya ateş etmek mümkün"
Bu arada, Taser silahı eskiyen kablo teknolojisi ile ciddi yaralanmalara sebep olduğu gerekçesiyle son yıllarda çok tartışılıyor ve Uluslararası Af Örgütü’nün raporlarında da bu konuda tespitler sıkça yer alıyor.
Söz konusu tabancanın aksine kablosuz olarak üretilen ve daha üstün özelliklere sahip Türk yapımı enerji silahı, hedef alarak istenilen noktaya ateş edilmesine olanak sağlıyor. Bataryayla çalışan, gaz veya barut kullanılmayan Wattozz'un uzaktan kontrol edilebilen mermimeleri 10 metreye kadar etkili olabiliyor.
Şarj edilebilir uzun ömürlü bataryaya sahip Wattozz'un tüm dünyaya Amerikan silahının altında bir fiyattan ücretsiz eğitim ve tam garanti desteğiyle satılması planlanıyor.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)