Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, "Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) personelinin eline en iyi silahı vermek zorundayız. Güçlü bir savunma sanayisinin olması bir tercih değil, bir mecburiyettir" dedi.
Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Kayseri'de düzenlenen, 'Savunma ve Havacılık Sektöründe Kayseri Sanayisinin Gelecekteki Yeri' toplantısına katıldı. Burada konuşan Bakan Akar, önemli bir haftaya girdiklerini söyledi. Yeni Zelanda'da 50 kişinin hayatını kaybettiği terör saldırısına değinen Bakan Akar, "Bunu yapanların da ırkçı terör gruplarının olduğunu görmek lazım. Bu konuda incelemeler devam ediyor. Neden yaptı? Bunları görmemiz lazım. Burada Türk, Müslüman ve Recep Tayip Erdoğan düşmanlığını görmemiz lazım. Dolayısıyla böyle bir ortamda yaşıyoruz. Bunun farklında olmamız lazım. Bu gerçeklerin içimizdeki gafiller tarafından görülmesini bekliyoruz. Bu tür haberlerin yaşanılmamasını istemekle beraber böyle insanlar oldukça bunların bitmeyeceğini de bilmemiz lazım. Orada ölen kardeşlerime Allah'ta rahmet diliyorum" dedi.
'İHA'LARIN BAKIMINI PARASINI VERDİĞİMİZ HALDE YAPTIRAMADIK'
Bakan Akar, terörle mücadelenin kritik konulardan biri olduğunu belirtti. Bu doğrultuda, savunma sanayisinin önemli bir konu olduğunu bildiren Bakan Akar, şöyle konuştu: "Ülkemizin ve milletimizin savunulması bakımından çok önemli bir çalışma alanıdır. Bu konuda sanayicilerimizin kahramanlık yapacağına inanıyoruz. En ufak bir engelde işi bırakmak yok. Sonuna kadar mücadele. Bunun memleket meselesi olduğunu hepimiz bileceğiz. 2011'de yaptığımız anlaşma gereği, İHA'ların bakımını parasını verdiğimiz halde yaptıramadık. O gün bu motorların yapılmamasından hareketle bugünimkanlarımızı kullanarak şimdiki hale geldik. Bizim özel ve kamu şirketlerimiz İHA yapıyor ve bu İHA'ları ihraç ediyor. Dolayısıyla bizim öncelikle inanmamız lazım. Bunun üstüne gitmemiz lazım. Bu çok şükür sadece işadamlarımız tarafından değil, siyasiler tarafından değil bütün milletimiz tarafından anlaşılmıştır. Bu konuda Cumhurbaşkanımızın hakkını yememek lazım. Savunma sanayisine katkı sağlayacağını ispat eden kim varsa Cumhurbaşkanımız o kurumu desteklemiştir. Bu yerlilik ve millilikteki oranımızın yüzde 70'e dayandığı yanlış olmayacaktır. Biz bu yüzde 70'le tatmin olacak değiliz. Daha çok çalışmamız ve derin bilgiye ulaşmamız lazım. İnşallah önümüzdeki dönemde bilgi üretir duruma gelmemiz lazım."
'MİLLİ VE MANEVİ DEĞERLERE ÖNEM VERMELİYİZ'
Tarihin tembelliği ve gafleti affetmediğini kaydeden Akar, şunları söyledi: "Hepimizin bu konuda uyanık olması lazım. Bir sanayicimiz turistik gezi için yurtdışına gittiği zaman orada bir şeyler öğrenmesi lazım. Bu konuda tembellik, gaflet yok. Çalışkanlık, teyakkuz var. Motivasyon sadece parayla olmaz. Milli ve manevi değerlere önem vermeliyiz. Geçmişte yapılan faaliyetlerimiz var. Tarih bizim tarihimiz. Tarihte başarılı olanlardan örnek çıkaracağız. Yanlış yapanlardan ise ders çıkaracağız. Bunların temelinde kişilik ve kimlik meselesi var. Kişilikli ve kimlikli olacağız. Kendimize güvenmemiz lazım. Kendi göbeğimizi kendimiz kesmeliyiz. Biz çalışmakla övünür hale gelirsek bizim yolumuz açık olur. Yok kötü örneklerle hayat bulmaya çalışırsak bu da bize zarar verir."
'BU ASİL MİLLETİ KİMSENİN İNSAFINA BIRAKAMAYIZ'
Yeni Zelanda'daki 2 camiye düzenlenen terör saldırısına değinen Bakan Akar, "Yeni Zelandalı katil, 'Türkler boğazın batısına geçmesin' diyor. Bize kefen biçiyorlar. Bunlar bir kişinin hayalleri değil. Bir şeyler tartışılıyor. Biz eğer ki bu memlekete sahip çıkarsak bu memleket var. Bu asil milleti kimsenin insafına bırakamayız. Dolayısıyla bu coğrafyanın kaderi Türkler. Bunun için de çok çalışmalıyız. Yerlilik ve millilik konusunu halletmemiz lazım. Türk Silahlı Kuvvetleri personelinin eline en iyi silahı vermek zorundayız. Güçlü bir savunma sanayisinin olması bir tercih değildir, bir mecburiyettir. Yapmak zorundayız. Elimizdeki imkanların en etkin şekilde kullanılması lazım. Amacımız belli, etkin, caydırıcı milli ve yerli sanayi" diye konuştu.
22 Mart 2019 Cuma
ASELSAN'dan dev yatırım
Konya'da, ASELSAN Konya Silah Sistemleri Anonim Şirketi, tarafından uzaktan komutalı silah sistemleri ve silah üretimlerinin yapılacağı fabrikanın temeli atıldı.
Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Mustafa Murat Şeker, merkez Selçuklu ilçesi Aşağı Pınarbaşı Mahallesi'nde, ASELSAN Konya Silah Sistemleri AŞ'nin 1. Etap Temel Atma Töreni'nde, Türkiye'nin son yıllarda savunma sanayisi sektöründe ciddi ihracat yaptığını söyledi.
Geçen yıl savunma sanayisinin iki milyar doları aşan ihracat yaptığını hatırlatan Şeker, ancak bunun yeterli olmadığını ifade etti.
Şeker, çok daha büyük hedefleri olduğunu belirterek, şöyle konuştu:
"Daha ileri gitmeyi istiyoruz. İhracatta 2 milyar doları 10 milyar dolara çıkarmak istiyoruz. Bunun için daha fazla çalışmamız lazım. Savunma sanayimizdeki kabiliyet ve kapasiteyi artırmamız gerekiyor. Şu an için savunma sanayisinde çalışan sayısı 40 bin civarında. Eğer dünyadaki ilk 10 savunma sanayi ihracatçısı arasına girmek istiyorsak bu rakamları artırmamız gerekiyor. Bunun yolu ise her bir köşesinde bulunan yetkinlikleri, insan kaynağını ve bütün sanayi alt yapısını kullanmamız gerekiyor. Temelini attığımız tesisimiz inşallah, küçük bir ASELSAN olacak. ASELSAN, Ankara'da kurulduğu yerde sanayisi, yan sanayisi ve üniversiteyle nasıl büyüdüyse buradaki tesisimizde Konya'mızda benzer rolü üstlenecek, büyüyecek."
Konya'da temeli atılan fabrikanın güzel bir başlangıç ve örnek olacağını aktaran Şeker, yatırımın gerçekleşmesinde emeği geçenlere teşekkür etti.
"Silah sistemleri her türlü hava koşullarında görev yapabilmektedir"
ASELSAN Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Haluk Görgün ise uzaktan komutalı silah sistemlerinin yurt içi başta olmak üzere 18 farklı ülkenin hizmetine sunulduğunu dile getirdi.
ASELSAN tarafından özgün olarak geliştirilen sistemlerinin, olgunluk seviyesi ve uluslararası pazardaki konumuyla dünyadaki lider firmalar arasında yer aldığını vurgulayan Görgün, şunları kaydetti:
"ASELSAN Uzaktan Komutalı Silah Sistemi, 30'dan fazla farklı platform üzerinde yurt içi ve yurt dışı bir çok kullanıcının hizmetine sunulmaktadır. Silah Sistemleri; kara platformlarında, zırhlı personel taşıyıcı araçlardan, ana muharebe tankına, sabit tesislerden obüslere kadar geniş bir kullanım alanında hizmet vermektedir. Benzer şekilde, deniz platformlarında, ani müdahale botlarından firkateynlere, karakol botlarından çıkarma gemilerine kadar uzanan kullanım alanlarında görev yapmaktadır. Uzaktan Komutalı Silah Sistemleri (UKSS); kara, deniz ve hava platformları üzerine entegre edilerek asimetrik tehditlere karşı etkin savunma amacıyla geliştirilmiştir. Uzaktan Komutalı Silah Sistemlerinde, makinalı tüfek ve otomatik toplar, 40 milimetre otomatik bomba atar ve anti-tank füzeleri kullanılmaktadır. Gece ve gündüz hassas gözetleme yeteneği sağlayan elektro-optik birimler ve silahın ateş gücünün etkin şekilde kullanılmasını sağlayan stabilizasyon, hedef takip ve balistik hesaplama yetenekleri ile silah sistemleri her türlü hava koşullarında görev yapabilmektedir."
Görgün, ASELSAN'ın Uzaktan Komutalı Silah Sistemlerinde kullandığı yaklaşık 13 farklı kalibre ve standartlardaki silahın Türkiye'de geliştirilip üretilmesi için gerekli bilgi birikiminin ASELSAN ve yan sanayi firmalarında mevcut olduğunu söyledi.
"65 milyon dolarlık yatırım yapıyoruz"
Konya'daki yatırımın, savunma sanayisinde dışa bağımlılığın azaltılması ve bölgesel kalkınmanın sağlanmasında önemli adım olacağını belirten Görgün, şöyle devam etti:
"Kurumların desteği, yatırımcıların konuya olan ilgisi, üretim altyapısının mevcudiyeti, silah sanayi konusunda deneyimi, gelişmiş üniversite ve teknoloji geliştirme bölgeleri, atış ve test alanları, bununla birlikte savunma sanayinin yerlileştirilmesi konusunda eşgüdüm içerisinde yürütülen faaliyetler göz önüne alındığında Konya'da Silah Sistemleri Üretimi yatırımı için uygun şartların bulunduğu değerlendirilmektedir. ASELSAN Konya Silah Sistemleri AŞ adı altına kurulan ve hisselerinin yüzde 49'u Konya firmalarına yüzde 51'i ASELSAN'a ait olan fabrikaya, uzaktan komutalı silah sistemleri ve hali hazırda yurt içinde üretilemeyen silahların üretimi için 65 milyon dolarlık yatırım yapıyoruz."
"Karma endüstri bölgesi oluşturulması için başvuru yaptık"
Konya Savunma Sanayi AŞ Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Koyuncu da yatırımın Konya'nın nitelikli insan kaynağı kapasitesinin, sürdürülebilir bir şekilde artmasına da vesile olacağını bildirdi.
Burada sağlanacak istihdamın önemli bir bölümünün yüksek nitelikli ve yetkin insan kaynağından oluşacağına işaret eden Koyuncu, söz konusu yatırımın kentteki sanayi ekosisteminin gelişmesine ve yüksek katma değerli üretime doğru daha hızla evrilmesine de katkı sağlayacağını dile getirdi.
Koyuncu, savunma sanayi ekosisteminin güçlü adımlarından birinin daha devreye alınacağı müjdesini vererek, "1,5 milyon metrekarelik yeni karma endüstri bölgesi oluşturulması için de Bakanlığımıza başvurumuzu yaptık. Bu endüstri bölgemizde yalnızca savunma sanayi sektöründe faaliyet gösterecek yüksek teknolojili ürün ve hizmet üretimi yapan firmalar yer alacak. Kısaca Konya'mızda tam bir savunma sanayi ekosistemi oluşacak." ifadelerini kullandı.
ASELSAN ve 24 Konyalı girişimci tarafından kurulan Konya Savunma Sanayi AŞ tarafından hayata geçirilecek fabrikanın temeli, İl Müftüsü Ahmet Poçanoğlu'nun yaptığı duanın ardından butona basılarak atıldı.
Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Mustafa Murat Şeker, merkez Selçuklu ilçesi Aşağı Pınarbaşı Mahallesi'nde, ASELSAN Konya Silah Sistemleri AŞ'nin 1. Etap Temel Atma Töreni'nde, Türkiye'nin son yıllarda savunma sanayisi sektöründe ciddi ihracat yaptığını söyledi.
Geçen yıl savunma sanayisinin iki milyar doları aşan ihracat yaptığını hatırlatan Şeker, ancak bunun yeterli olmadığını ifade etti.
Şeker, çok daha büyük hedefleri olduğunu belirterek, şöyle konuştu:
"Daha ileri gitmeyi istiyoruz. İhracatta 2 milyar doları 10 milyar dolara çıkarmak istiyoruz. Bunun için daha fazla çalışmamız lazım. Savunma sanayimizdeki kabiliyet ve kapasiteyi artırmamız gerekiyor. Şu an için savunma sanayisinde çalışan sayısı 40 bin civarında. Eğer dünyadaki ilk 10 savunma sanayi ihracatçısı arasına girmek istiyorsak bu rakamları artırmamız gerekiyor. Bunun yolu ise her bir köşesinde bulunan yetkinlikleri, insan kaynağını ve bütün sanayi alt yapısını kullanmamız gerekiyor. Temelini attığımız tesisimiz inşallah, küçük bir ASELSAN olacak. ASELSAN, Ankara'da kurulduğu yerde sanayisi, yan sanayisi ve üniversiteyle nasıl büyüdüyse buradaki tesisimizde Konya'mızda benzer rolü üstlenecek, büyüyecek."
Konya'da temeli atılan fabrikanın güzel bir başlangıç ve örnek olacağını aktaran Şeker, yatırımın gerçekleşmesinde emeği geçenlere teşekkür etti.
"Silah sistemleri her türlü hava koşullarında görev yapabilmektedir"
ASELSAN Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Haluk Görgün ise uzaktan komutalı silah sistemlerinin yurt içi başta olmak üzere 18 farklı ülkenin hizmetine sunulduğunu dile getirdi.
ASELSAN tarafından özgün olarak geliştirilen sistemlerinin, olgunluk seviyesi ve uluslararası pazardaki konumuyla dünyadaki lider firmalar arasında yer aldığını vurgulayan Görgün, şunları kaydetti:
"ASELSAN Uzaktan Komutalı Silah Sistemi, 30'dan fazla farklı platform üzerinde yurt içi ve yurt dışı bir çok kullanıcının hizmetine sunulmaktadır. Silah Sistemleri; kara platformlarında, zırhlı personel taşıyıcı araçlardan, ana muharebe tankına, sabit tesislerden obüslere kadar geniş bir kullanım alanında hizmet vermektedir. Benzer şekilde, deniz platformlarında, ani müdahale botlarından firkateynlere, karakol botlarından çıkarma gemilerine kadar uzanan kullanım alanlarında görev yapmaktadır. Uzaktan Komutalı Silah Sistemleri (UKSS); kara, deniz ve hava platformları üzerine entegre edilerek asimetrik tehditlere karşı etkin savunma amacıyla geliştirilmiştir. Uzaktan Komutalı Silah Sistemlerinde, makinalı tüfek ve otomatik toplar, 40 milimetre otomatik bomba atar ve anti-tank füzeleri kullanılmaktadır. Gece ve gündüz hassas gözetleme yeteneği sağlayan elektro-optik birimler ve silahın ateş gücünün etkin şekilde kullanılmasını sağlayan stabilizasyon, hedef takip ve balistik hesaplama yetenekleri ile silah sistemleri her türlü hava koşullarında görev yapabilmektedir."
Görgün, ASELSAN'ın Uzaktan Komutalı Silah Sistemlerinde kullandığı yaklaşık 13 farklı kalibre ve standartlardaki silahın Türkiye'de geliştirilip üretilmesi için gerekli bilgi birikiminin ASELSAN ve yan sanayi firmalarında mevcut olduğunu söyledi.
"65 milyon dolarlık yatırım yapıyoruz"
Konya'daki yatırımın, savunma sanayisinde dışa bağımlılığın azaltılması ve bölgesel kalkınmanın sağlanmasında önemli adım olacağını belirten Görgün, şöyle devam etti:
"Kurumların desteği, yatırımcıların konuya olan ilgisi, üretim altyapısının mevcudiyeti, silah sanayi konusunda deneyimi, gelişmiş üniversite ve teknoloji geliştirme bölgeleri, atış ve test alanları, bununla birlikte savunma sanayinin yerlileştirilmesi konusunda eşgüdüm içerisinde yürütülen faaliyetler göz önüne alındığında Konya'da Silah Sistemleri Üretimi yatırımı için uygun şartların bulunduğu değerlendirilmektedir. ASELSAN Konya Silah Sistemleri AŞ adı altına kurulan ve hisselerinin yüzde 49'u Konya firmalarına yüzde 51'i ASELSAN'a ait olan fabrikaya, uzaktan komutalı silah sistemleri ve hali hazırda yurt içinde üretilemeyen silahların üretimi için 65 milyon dolarlık yatırım yapıyoruz."
"Karma endüstri bölgesi oluşturulması için başvuru yaptık"
Konya Savunma Sanayi AŞ Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Koyuncu da yatırımın Konya'nın nitelikli insan kaynağı kapasitesinin, sürdürülebilir bir şekilde artmasına da vesile olacağını bildirdi.
Burada sağlanacak istihdamın önemli bir bölümünün yüksek nitelikli ve yetkin insan kaynağından oluşacağına işaret eden Koyuncu, söz konusu yatırımın kentteki sanayi ekosisteminin gelişmesine ve yüksek katma değerli üretime doğru daha hızla evrilmesine de katkı sağlayacağını dile getirdi.
Koyuncu, savunma sanayi ekosisteminin güçlü adımlarından birinin daha devreye alınacağı müjdesini vererek, "1,5 milyon metrekarelik yeni karma endüstri bölgesi oluşturulması için de Bakanlığımıza başvurumuzu yaptık. Bu endüstri bölgemizde yalnızca savunma sanayi sektöründe faaliyet gösterecek yüksek teknolojili ürün ve hizmet üretimi yapan firmalar yer alacak. Kısaca Konya'mızda tam bir savunma sanayi ekosistemi oluşacak." ifadelerini kullandı.
ASELSAN ve 24 Konyalı girişimci tarafından kurulan Konya Savunma Sanayi AŞ tarafından hayata geçirilecek fabrikanın temeli, İl Müftüsü Ahmet Poçanoğlu'nun yaptığı duanın ardından butona basılarak atıldı.
12 Mart 2019 Salı
Pentagon'dan katil robot açıklaması: Son karar insanda
ABD Savunma Bakanlığı, 'katil robotlar' olarak adlandırılan yapay zeka silahlarında son kararın ve tetiğe basanın insan olacağını açıkladı
ABD Savunma Bakanlığı, silahlı robotların ateş etmesinde nihai kararı hep insanların vereceğini açıkladı. Bakanlığın açıklaması, savaş meydanlarında kendi hedeflerini seçebilen silah platformlarıyla ilgili planların ortaya çıkmasıyla birlikte geldi.
Planlarda, yapay zeka alanındaki gelişmeler kullanılarak mevcut hedefleme sistemlerinin güncellenmesi öngörülüyor.
ABD, silahlı robotları yönetme kurallarının hale geçerli olduğunu ve robotların hareketlerini veto etme gücünün insanlarda olacağını belirtti.
Hedefe kilitlenme
Savunma Bakanlığı'nın planlarında, kara muharebe araçlarında silah kullanan askerlere yardımcı olan mevcut İleri Hedefleme ve Ölümcül Otomatik Sistemi'nin (Atlas) güncellenmesi hedefleniyor.
ABD Ordusu, "mevcut manuel süreçten üç kat daha hızlı hedefleri bulan, tespit eden ve kilitlenen" hedefleme sistemlerinin geliştirilmesine yardımcı olması için ticari ortaklar alıyor.
Bazı yorumcular ise, bunun silah sistemlerinin kendi hedeflerini seçip ateş etmesinden duydukları kaygıları dile getirdi.
Daha sonra ABD Ordusu, planlarını güncelledi ve insanların hedefleme sürecinde başrölü oynayacağını vurguladı.
İnsanın rolü
Açıklamada, insan-robot etkileşimini düzenleyen, her tetikte insan parmağı olmasını öngröen yönerge 3000.09'a bağlı olunduğu vurgulandı.
ABD Ordusu ayrıca, 12 Mart'ta Atlas sisteminin nasıl güncellenebileceğinin ele alıncağı toplantıda, insan-robot etkileşimi alanında "konu başlıkları" yayımlanacağını belirtti.
Bir askeri yetkili de Defense One internet sitesine yaptığı açıklamada, ABD Ordusu'nun robotların insanları öldürecek bir konuma getirmediğini söyledi.
(BBC Türkçe)
ABD Savunma Bakanlığı, silahlı robotların ateş etmesinde nihai kararı hep insanların vereceğini açıkladı. Bakanlığın açıklaması, savaş meydanlarında kendi hedeflerini seçebilen silah platformlarıyla ilgili planların ortaya çıkmasıyla birlikte geldi.
Planlarda, yapay zeka alanındaki gelişmeler kullanılarak mevcut hedefleme sistemlerinin güncellenmesi öngörülüyor.
ABD, silahlı robotları yönetme kurallarının hale geçerli olduğunu ve robotların hareketlerini veto etme gücünün insanlarda olacağını belirtti.
Hedefe kilitlenme
Savunma Bakanlığı'nın planlarında, kara muharebe araçlarında silah kullanan askerlere yardımcı olan mevcut İleri Hedefleme ve Ölümcül Otomatik Sistemi'nin (Atlas) güncellenmesi hedefleniyor.
ABD Ordusu, "mevcut manuel süreçten üç kat daha hızlı hedefleri bulan, tespit eden ve kilitlenen" hedefleme sistemlerinin geliştirilmesine yardımcı olması için ticari ortaklar alıyor.
Bazı yorumcular ise, bunun silah sistemlerinin kendi hedeflerini seçip ateş etmesinden duydukları kaygıları dile getirdi.
Daha sonra ABD Ordusu, planlarını güncelledi ve insanların hedefleme sürecinde başrölü oynayacağını vurguladı.
İnsanın rolü
Açıklamada, insan-robot etkileşimini düzenleyen, her tetikte insan parmağı olmasını öngröen yönerge 3000.09'a bağlı olunduğu vurgulandı.
ABD Ordusu ayrıca, 12 Mart'ta Atlas sisteminin nasıl güncellenebileceğinin ele alıncağı toplantıda, insan-robot etkileşimi alanında "konu başlıkları" yayımlanacağını belirtti.
Bir askeri yetkili de Defense One internet sitesine yaptığı açıklamada, ABD Ordusu'nun robotların insanları öldürecek bir konuma getirmediğini söyledi.
(BBC Türkçe)
Aselsan'dan 64 ülkeye ihracat
Aselsan Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Görgün: Şirketimiz geçen yıl 1 milyar 872 milyon dolar ciro yaptı. Geçen seneyi çok başarılı bir şekilde tamamladık, 64 ülkeye ihracat yaptık.
Manisa Celal Bayar Üniversitesinin (MCBÜ) Prof. Ümit Doğay Arınç Kültür Merkezi'nde düzenlediği "Milli ve Yerli - Bir idealden gerçeğe Aselsan" konulu konferansa konuşmacı olarak katılan Aselsan Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Prof. Dr. Haluk Görgün, Aselsan hakkında öğrencilere ve akademisyenlere bilgi verdi.
Görgün, konferansta yaptığı sunumunda Türkiye’de savunma sanayisinde yaklaşık 45 bin kişinin çalıştığına işaret ederek, "Bizim gerçekten önemli atılımları yapabilmemiz için bu sayının 400-500 binlere ulaşması gerekiyor. Aselsan’da yabancı çalışan yok, herkes Türk, herkes yerli ve milli. İşte sizin gibi bu sıralarda oturan ve sonra mezun olan genç mühendislerimiz bu sistemlerin tamamını tasarladılar, ürettiler ve kendi ordumuzun kullanımına sundular." dedi.
Gelişen teknolojiyle gündeme gelen "elektronik harp" konusunun önemini vurgulayan Görgün, "Elektronik harp, aslında sürekli güncellenmesi gereken bir şey. Siz bir şey geliştiriyorsunuz savaş içerisinde olduğunuz karşı güçler hemen kendini yeniliyor ve güncelliyor. Birinci olarak hedef olmamanız gerekiyor. Haberleşme, elektronik ve silah sistemleriniz başka ülkelerin elektronik harp sistemleri tarafından karıştırılıp işlevsiz hale getirilmemeli. Bunlara karşı bir önlem almanız gerekiyor." diye konuştu.
Görgün, elektronik harpte öz imkanlarla geliştirilen teknolojiyle düşman unsurlarını işlevsiz bırakmanın en büyük amaçlardan biri olduğuna dikkati çekerek, şöyle devam etti:
"Bu 'oldum, bittim' denilecek bir şey değil. Her an ve gün kendinizi geliştirmeniz gereken bir alan. Allah’a çok şükür bu alanda dünyanın en ileri ülkeleri ile yarışabilecek durumdayız. Öyle bir tesisimiz var ki... Gölbaşı’ndaki tesislerimizde bu sistemleri hem tasarlıyor hem sizin gibi genç arkadaşlarımızla ürünleştiriyoruz. 6 bin 500’ün üzerinde çalışanımız var."
"DETAYLARA ODAKLANIN"
Aselsan'ın 2018 yılını görülmemiş bir sıçramayla tamamladığını aktaran Görgün, şunları kaydetti:
"Şirketimiz geçen yıl 1 milyar 872 milyon dolar ciro yaptı. Geçen seneyi çok başarılı bir şekilde tamamladık. Önümüzdeki yıllar için şimdiden yaptığımız anlaşmalar ve sürdürmekte olduğumuz görüşmelerle de bunun gerçekleşebileceğini ve ivmenin artacağını rahatlıkla paylaşabilirim. Geçen yıl 64 ülkeye ihracat yaptık."
Görgün, salondaki öğrencilere tavsiyelerde bulunarak, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Sizin fikirleriniz çok önemli. Ben her zaman öğrenci arkadaşlarıma şunu söylüyorum. Sizin belki bir dakikanız, belki bir saatiniz bizim için 500-1000, belki de 10 bin dolar olacak. Ben sizlerin dakikası, saati 1,5, veya 10 dolar gibi işlerle uğraşmanızı istemiyorum. Düşünün, üretin, tasarlayın, geliştirin. Her şey detayda saklı. Detayları yakından inceleyin. Ben eminim Türk genci bu detaylara yoğunlaştığında farkı fark ederek yeni ürünler ve sistemler geliştirecek kabiliyete ve kapasiteye sahiptir."
Konferansın sonunda protokol üyeleri tarafından Görgün’e, çiçek ve teşekkür plaketi takdim edildi.
Konferansa, Manisa Vali Yardımcısı Ünal Çakıcı, MCBÜ Rektörü Prof. Ahmet Kemal Çelebi, Manisa Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Yılmaz, sanayiciler, akademisyenler ve üniversite öğrencileri katıldı.
Manisa Celal Bayar Üniversitesinin (MCBÜ) Prof. Ümit Doğay Arınç Kültür Merkezi'nde düzenlediği "Milli ve Yerli - Bir idealden gerçeğe Aselsan" konulu konferansa konuşmacı olarak katılan Aselsan Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Prof. Dr. Haluk Görgün, Aselsan hakkında öğrencilere ve akademisyenlere bilgi verdi.
Görgün, konferansta yaptığı sunumunda Türkiye’de savunma sanayisinde yaklaşık 45 bin kişinin çalıştığına işaret ederek, "Bizim gerçekten önemli atılımları yapabilmemiz için bu sayının 400-500 binlere ulaşması gerekiyor. Aselsan’da yabancı çalışan yok, herkes Türk, herkes yerli ve milli. İşte sizin gibi bu sıralarda oturan ve sonra mezun olan genç mühendislerimiz bu sistemlerin tamamını tasarladılar, ürettiler ve kendi ordumuzun kullanımına sundular." dedi.
Gelişen teknolojiyle gündeme gelen "elektronik harp" konusunun önemini vurgulayan Görgün, "Elektronik harp, aslında sürekli güncellenmesi gereken bir şey. Siz bir şey geliştiriyorsunuz savaş içerisinde olduğunuz karşı güçler hemen kendini yeniliyor ve güncelliyor. Birinci olarak hedef olmamanız gerekiyor. Haberleşme, elektronik ve silah sistemleriniz başka ülkelerin elektronik harp sistemleri tarafından karıştırılıp işlevsiz hale getirilmemeli. Bunlara karşı bir önlem almanız gerekiyor." diye konuştu.
Görgün, elektronik harpte öz imkanlarla geliştirilen teknolojiyle düşman unsurlarını işlevsiz bırakmanın en büyük amaçlardan biri olduğuna dikkati çekerek, şöyle devam etti:
"Bu 'oldum, bittim' denilecek bir şey değil. Her an ve gün kendinizi geliştirmeniz gereken bir alan. Allah’a çok şükür bu alanda dünyanın en ileri ülkeleri ile yarışabilecek durumdayız. Öyle bir tesisimiz var ki... Gölbaşı’ndaki tesislerimizde bu sistemleri hem tasarlıyor hem sizin gibi genç arkadaşlarımızla ürünleştiriyoruz. 6 bin 500’ün üzerinde çalışanımız var."
"DETAYLARA ODAKLANIN"
Aselsan'ın 2018 yılını görülmemiş bir sıçramayla tamamladığını aktaran Görgün, şunları kaydetti:
"Şirketimiz geçen yıl 1 milyar 872 milyon dolar ciro yaptı. Geçen seneyi çok başarılı bir şekilde tamamladık. Önümüzdeki yıllar için şimdiden yaptığımız anlaşmalar ve sürdürmekte olduğumuz görüşmelerle de bunun gerçekleşebileceğini ve ivmenin artacağını rahatlıkla paylaşabilirim. Geçen yıl 64 ülkeye ihracat yaptık."
Görgün, salondaki öğrencilere tavsiyelerde bulunarak, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Sizin fikirleriniz çok önemli. Ben her zaman öğrenci arkadaşlarıma şunu söylüyorum. Sizin belki bir dakikanız, belki bir saatiniz bizim için 500-1000, belki de 10 bin dolar olacak. Ben sizlerin dakikası, saati 1,5, veya 10 dolar gibi işlerle uğraşmanızı istemiyorum. Düşünün, üretin, tasarlayın, geliştirin. Her şey detayda saklı. Detayları yakından inceleyin. Ben eminim Türk genci bu detaylara yoğunlaştığında farkı fark ederek yeni ürünler ve sistemler geliştirecek kabiliyete ve kapasiteye sahiptir."
Konferansın sonunda protokol üyeleri tarafından Görgün’e, çiçek ve teşekkür plaketi takdim edildi.
Konferansa, Manisa Vali Yardımcısı Ünal Çakıcı, MCBÜ Rektörü Prof. Ahmet Kemal Çelebi, Manisa Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Yılmaz, sanayiciler, akademisyenler ve üniversite öğrencileri katıldı.
Katar, 100 adet Altay tankı siparişi verdi
Katar, Türkiye'de üretilen Altay tanklarından almak için Ankara ile imzaları attı. Buna göre Katar, 100 adet tank alacak
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz, ‘Milli Ana Muharebe Tankı Altay' programına ilişkin açıklamalarda bulundu.
Yavuz, Katar'ın 100 adet Altay Ana Muharebe Tankı (AMT) siparişi verdiğini söyledi. Yapılan anlaşmaya göre Katar'a ilk etapta 40 adet tank teslim edilecek.
Seri üretim ihalesini alan BMC'nin, 24 ay içerisinde 40 adet tankı üretip ilgili birime teslim edeceğini belirten Yavuz, 41'inci tanktan itibaren yerli motor kullanılacağını, 250 adet siparişi verilen tankın çok hızlı bir şekilde Türk Silahlı Kuvvetleri'ne (TSK) teslim edileceğini açıkladı
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz, ‘Milli Ana Muharebe Tankı Altay' programına ilişkin açıklamalarda bulundu.
Yavuz, Katar'ın 100 adet Altay Ana Muharebe Tankı (AMT) siparişi verdiğini söyledi. Yapılan anlaşmaya göre Katar'a ilk etapta 40 adet tank teslim edilecek.
Seri üretim ihalesini alan BMC'nin, 24 ay içerisinde 40 adet tankı üretip ilgili birime teslim edeceğini belirten Yavuz, 41'inci tanktan itibaren yerli motor kullanılacağını, 250 adet siparişi verilen tankın çok hızlı bir şekilde Türk Silahlı Kuvvetleri'ne (TSK) teslim edileceğini açıkladı
1 Mart 2019 Cuma
Mavi Vatan'da milli sistemler görevde
Cumhuriyet tarihinde ilk defa ana vatanı çevreleyen üç denizde 103 geminin katılımıyla eş zamanlı gerçekleştirilen Mavi Vatan 2019 Tatbikatı'nda milli deniz ve hava platformlarının yanında yazılım tabanlı sistemler de kritik görevler üstleniyor
Cumhuriyet tarihinde ilk defa ana vatanı çevreleyen üç denizde eş zamanlı düzenlenen Mavi Vatan 2019 Tatbikatı'nda milli deniz ve hava platformlarının yanı sıra yazılım tabanlı sistemler de başarıyla görev yapıyor.
AA muhabirinin edindiği bilgilere göre, Türk savunma sanayisi şirketlerinden HAVELSAN, savunma ve güvenlik alanlarında stratejik, taktiksel ve operasyonel seviyelerde komuta-kontrol, haberleşme, bilgi işlem, istihbarat, gözetleme ve keşif ihtiyaçlarına yönelik özgün ve milli çözümler sunuyor.
Şirket, havadan erken ihbar ve deniz karakol uçaklarının, su üstü ve su altı deniz platformlarının, stratejik, taktik ve operasyonel seviyede karada konuşlu karargah ve birliklerin görev sistemi yazılımları, savaş yönetim sistemleri ve komuta kontrol ihtiyaçlarını karşılıyor.
Deniz Kuvvetleri Komutanlığı koordinasyonu ve iş birliğiyle deniz platformları ile komutanlıklara entegre edilen sistemler, Cumhuriyet tarihinde ilk defa ana vatanı çevreleyen üç denizde 103 geminin katılımıyla eş zamanlı gerçekleştirilen Mavi Vatan 2019 Tatbikatı'nda başarıyla görev yapıyor.
Deniz Kuvvetleri Komutanlığının karada konuşlu Deniz Gözetleme Radar komutanlıklarına entegre çalışan Uzun Ufuk Sistemi, Türkiye'nin denizdeki hak ve menfaatlerinin korunması kapsamında tüm kıyıları kapsayacak şekilde konuşlandırılan radar, elektronik destek ve muhabere cihazlarıyla birlikte çevre denizleri tarıyor, burada seyir yapan tüm yabancı ticari gemileri ve savaş gemilerini kimliklendirerek Tanımlanmış Deniz Resmi oluşturuyor. Tanımlanmış Deniz Resmi, havada ve denizde görev yapan uçak ve gemilerle paylaşılıyor.
HAVELSAN, Uzun Ufuk Sistemi'nin 7 gün 24 saat esasına göre savaş şartlarına hazır olacak şekilde faal tutulmasını sağlayarak, sistem dahilindeki tüm radar, elektronik destek ve muhabere cihazları ile bunların arasındaki veri akış algoritmalarını millileştirerek geliştiriyor.
GENESİS ile fırkateynlere yeni yetenekler
HAVELSAN'ın Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ile birlikte geliştirdiği Gemi Entegre Savaş İdare Sistemi (GENESİS) tatbikatta kullanılan bir diğer sistem oldu.
Türk Deniz Kuvvetlerinin envanterinde bulunan toplam 8 G sınıfı (eski Perry) fırkateynin savaş yönetim sistemi modernizasyon ihtiyacı için GENESİS G Sınıfı Fırkateyn Savaş Yönetim Sistemi Modernizasyon Programı yürütüldü.
GENESİS kapsamında, sistem geliştirme, entegrasyon, donanım ve yazılım testleri, eğitimler ve sistemin yaşam döngüsü boyunca ulusal imkanlar kullanılarak bakım tutumunun yapılması sağlandı.
Projenin ana yüklenicisi olarak HAVELSAN, G sınıfı fırkateynin savaş yönetim sistemi modernizasyon faaliyetlerini sözleşmede öngörülen zamanda başarıyla tamamladı, ek sözleşmeler kapsamında GENESİS Veri Linkleri Sistemi (GVLS) ve 3 Boyutlu Arama Radarı gibi entegrasyon faaliyetlerini gerçekleştirdi.
Milli GENESİS Savaş Yönetim Sistemi'nin (SYS) uygulanmasıyla fırkateynler, gelişmiş otomatik tespit ve izleme sistemi ve otomatik reaksiyon yazılımı sayesinde güdümlü mermilere karşı azaltılmış reaksiyon zamanı, savaş sisteminde yüksek otomasyon, merkezi komuta ve kontrol, geliştirilmiş durumsal farkındalık ve karar destek, hava, denizaltı, su üstü savunma ve elektronik harp desteği, deniz top atış desteği, artırılmış dayanıklılık ve yüksek hazırlık seviyesi ile gemide eğitim yetenekleri kazandı.
GENESİS ile Deniz Kuvvetleri envanterinde bulunan Gabya sınıfı fırkateynlerin, MİLGEM korvetlerinin, LST sınıfı çıkarma gemilerinin savaş yönetim sistemleri entegrasyonu HAVELSAN tarafından yapıldı.
GENESİS tabanlı SYS sahibi 8 Gabya sınıfı fırkateynin ve 2 MİLGEM sınıfı korvetin savaş yönetim sistemlerinin bakım ve onarım sorumluluğu HAVELSAN'da bulunuyor.
Mavi Vatan 2019 Tatbikatı'nda GENESİS kullanılarak hava savunma harbi, su üstü harbi, denizaltı harbi, kara bombardımanı, hava unsurlarının kontrolü ve yönlendirmesi, çıkartma planlaması ve icrası görevleri gerçekleştiriliyor.
Cumhuriyet tarihinde ilk defa ana vatanı çevreleyen üç denizde eş zamanlı düzenlenen Mavi Vatan 2019 Tatbikatı'nda milli deniz ve hava platformlarının yanı sıra yazılım tabanlı sistemler de başarıyla görev yapıyor.
AA muhabirinin edindiği bilgilere göre, Türk savunma sanayisi şirketlerinden HAVELSAN, savunma ve güvenlik alanlarında stratejik, taktiksel ve operasyonel seviyelerde komuta-kontrol, haberleşme, bilgi işlem, istihbarat, gözetleme ve keşif ihtiyaçlarına yönelik özgün ve milli çözümler sunuyor.
Şirket, havadan erken ihbar ve deniz karakol uçaklarının, su üstü ve su altı deniz platformlarının, stratejik, taktik ve operasyonel seviyede karada konuşlu karargah ve birliklerin görev sistemi yazılımları, savaş yönetim sistemleri ve komuta kontrol ihtiyaçlarını karşılıyor.
Deniz Kuvvetleri Komutanlığı koordinasyonu ve iş birliğiyle deniz platformları ile komutanlıklara entegre edilen sistemler, Cumhuriyet tarihinde ilk defa ana vatanı çevreleyen üç denizde 103 geminin katılımıyla eş zamanlı gerçekleştirilen Mavi Vatan 2019 Tatbikatı'nda başarıyla görev yapıyor.
Deniz Kuvvetleri Komutanlığının karada konuşlu Deniz Gözetleme Radar komutanlıklarına entegre çalışan Uzun Ufuk Sistemi, Türkiye'nin denizdeki hak ve menfaatlerinin korunması kapsamında tüm kıyıları kapsayacak şekilde konuşlandırılan radar, elektronik destek ve muhabere cihazlarıyla birlikte çevre denizleri tarıyor, burada seyir yapan tüm yabancı ticari gemileri ve savaş gemilerini kimliklendirerek Tanımlanmış Deniz Resmi oluşturuyor. Tanımlanmış Deniz Resmi, havada ve denizde görev yapan uçak ve gemilerle paylaşılıyor.
HAVELSAN, Uzun Ufuk Sistemi'nin 7 gün 24 saat esasına göre savaş şartlarına hazır olacak şekilde faal tutulmasını sağlayarak, sistem dahilindeki tüm radar, elektronik destek ve muhabere cihazları ile bunların arasındaki veri akış algoritmalarını millileştirerek geliştiriyor.
GENESİS ile fırkateynlere yeni yetenekler
HAVELSAN'ın Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ile birlikte geliştirdiği Gemi Entegre Savaş İdare Sistemi (GENESİS) tatbikatta kullanılan bir diğer sistem oldu.
Türk Deniz Kuvvetlerinin envanterinde bulunan toplam 8 G sınıfı (eski Perry) fırkateynin savaş yönetim sistemi modernizasyon ihtiyacı için GENESİS G Sınıfı Fırkateyn Savaş Yönetim Sistemi Modernizasyon Programı yürütüldü.
GENESİS kapsamında, sistem geliştirme, entegrasyon, donanım ve yazılım testleri, eğitimler ve sistemin yaşam döngüsü boyunca ulusal imkanlar kullanılarak bakım tutumunun yapılması sağlandı.
Projenin ana yüklenicisi olarak HAVELSAN, G sınıfı fırkateynin savaş yönetim sistemi modernizasyon faaliyetlerini sözleşmede öngörülen zamanda başarıyla tamamladı, ek sözleşmeler kapsamında GENESİS Veri Linkleri Sistemi (GVLS) ve 3 Boyutlu Arama Radarı gibi entegrasyon faaliyetlerini gerçekleştirdi.
Milli GENESİS Savaş Yönetim Sistemi'nin (SYS) uygulanmasıyla fırkateynler, gelişmiş otomatik tespit ve izleme sistemi ve otomatik reaksiyon yazılımı sayesinde güdümlü mermilere karşı azaltılmış reaksiyon zamanı, savaş sisteminde yüksek otomasyon, merkezi komuta ve kontrol, geliştirilmiş durumsal farkındalık ve karar destek, hava, denizaltı, su üstü savunma ve elektronik harp desteği, deniz top atış desteği, artırılmış dayanıklılık ve yüksek hazırlık seviyesi ile gemide eğitim yetenekleri kazandı.
GENESİS ile Deniz Kuvvetleri envanterinde bulunan Gabya sınıfı fırkateynlerin, MİLGEM korvetlerinin, LST sınıfı çıkarma gemilerinin savaş yönetim sistemleri entegrasyonu HAVELSAN tarafından yapıldı.
GENESİS tabanlı SYS sahibi 8 Gabya sınıfı fırkateynin ve 2 MİLGEM sınıfı korvetin savaş yönetim sistemlerinin bakım ve onarım sorumluluğu HAVELSAN'da bulunuyor.
Mavi Vatan 2019 Tatbikatı'nda GENESİS kullanılarak hava savunma harbi, su üstü harbi, denizaltı harbi, kara bombardımanı, hava unsurlarının kontrolü ve yönlendirmesi, çıkartma planlaması ve icrası görevleri gerçekleştiriliyor.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)