ABD Başkanı Trump, Beyaz Saray bahçesinde ABD Uzay Komutanlığı'nı tanıttı. İlk komutan olarak Raymond'un atandığı komutanlığın amacı Çin ve Rusya ile uzayda etkin mücadele edebilmek
ABD Başkanı Donald Trump, Dünya'nın yörüngesinde ABD'nin çıkarlarını hedef alan saldırıları önlemek amacıyla orduya bağlı Uzay Kuvvet Komutanlığı'nın kurulduğunu açıkladı.
Beyaz Saray'ın bahçesinde bir basın toplantısı düzenleyen Trump, "Bu büyük bir gün" dedi ve "Uzay Kuvvet Komutanlığı, ABD'nin uzaydaki rakipleri tarafından gelen saldırıları cesurca caydıracak" diye konuştu.
"Ülkemize yönelik tehditler sürekli olarak evriliyor. Biz de buna ayak uydurmalıyız" diyen Trump, öncelikli amacın Dünya'nın yörüngesinde bulunan ve Washington için stratejik önemi bulunan uyduların saldırılardan korunması olacağını da belirtti.
ABD ordusunun altını kuvvet komutanlığı olarak sınıflandırılan Uzay Kuvvet Komutanlığı, uzayda faaliyet gösterecek askeri personelin eğitiminden, teçhizatlarının geliştirilmesinden ve icra edilecek görevlerin koordinasyonundan sorumlu olacak.
Uzay Kuvvet Komutanlığı'nın faal duruma geçebilmesi için öncelikle kararın ABD Kongresi tarafından da onaylanması gerekiyor.
Trump'ın, Beyaz Saray'da düzenlenen tören sırasında takdim ettiği plakette Uzay Kuvvet Komutanlığı'nın kuruluş tarihi 29 Ağustos 2019 olarak belirtiliyor.
Kurulacak Uzay Kuvvetleri Komutanlığı'nın ilk Komutanı ise General John William Raymond olacak.
General Raymond ABD Hava Kuvvetleri bünyesinde uzay faaliyetleri biriminin başında bulunuyordu.
Trump General Raymon için 'gerçek bir savaşçı' derken "General Raymond 35 yıldır Hava Kuvvetleri'nin her kademesinde görev yapmış bir isim. Ordumuzu daha da güçlü kılacak ve ulusal savunmamızı yeni bir çağa hazırlayacak" ifadelerini kullandı.
Uzay Kuvvet Komutanlığı bir ilk mi?
Donald Trump geçen yıl Uzay Kuvvet Komutanlığı fikrini ortaya attığında ABD basınında bunun ancak bir şaka olabileceği yorumları yapılmıştı.
Ancak ilerleyen aylarda ABD Savunma Bakanlığı Pentagon ve ABD Kongresi'nin üyeleri arasında stratejik öneme sahip uyduların korunası gerektiği fikri yaygınlaştı.
ABD Uzay Kuvvet Komutanlığı'nı ilk olarak 1985 yılında kurmuştu. O dönemde amaç, Sovyetler Birliği ile devam eden uzay yarışı kapsamında ABD ordusunun farklı birimlerinin çabalarını koordine etmekti.
Uzay Kuvvetleri Komutanlığı 2002'de lağvedilmişti.
Geçen ay Fransa da benzer bir adım atarak Uzay Kuvvet Komutanlığı oluşturduğunu açıklamıştı.
Fransa Savunma Bakanı Florence Parly, düzenlediği basın toplantısında yörüngeye fırlatılacak yeni Fransız uydularının makineli tüfeklerle donatılacağını ifade etmişti.
ABD'nin Uzay Kuvvetleri Komutanlığı'nın hedefi ne olacak?
Trump tarafından Uzay Kuvvetleri Komutanı olarak atanan General Raymond, Beyaz Saray'da düzenlenen basın toplantısında ABD'nin uzay faaliyetlerine hız veren ülkelere karşı gücünü muhafaza etmek üzere çalışacaklarını ifade etti.
Özellikle Çin ve Rusya son yıllarda uzay faaliyetlerine yaptıkları yatırımları ciddi biçimde artırmışlardı.
General Raymond, "Uzay'da en güçlü ülke biziz. Ancak bu üstünlüğümüz giderek zayıflıyor. Uzay ABD'nin yumuşak karnı olmayacak" diye konuştu.
General Raymond ayrıca yeni kuvvet komutanlığının ABD'nin istihbarat birimleriyle çok yakın bir çalışma yürüteceğini de ifade etti. (BBC Türkçe)
30 Ağustos 2019 Cuma
23 Ağustos 2019 Cuma
Milli Piyade Tüfeği (MPT-55)
MKEK tarafından, yüksek atış kabiliyeti, benzerlerine göre hafif ve etkili bir silah olma özellikleriyle ön plana çıkan, meskun mahal gibi dar alanlarda kullanılabilen Milli Piyade Tüfeği (MPT-55) güvenlik güçlerinin kullanımına sunuluyor.
Türk savunma sanayisi, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) koordinasyonunda savunma ve havacılığa yönelik ürün geliştirme ve üretim çalışmaları yürütüyor. Hafif silahlar grubunda son dönemde geliştirilen tabanca ve tüfeklerin seri üretimi başarılı şekilde sürdürülüyor.
Silah üretiminde köklü bir geleneğe sahip olan MKEK, 5,56 milimetrelik bir piyade tüfeğine ihtiyaç duyulması sebebiyle MPT-76'dan edilen tecrübeler ışığında MPT-55'i geliştirdi. MKEK, 2017'de MPT-55 tüfeğinin seri üretimine başladı.
Tüfekler, geçen yıl Cumhurbaşkanlığı koruma ekibi, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), Emniyet Genel Müdürlüğü, Milli İstihbarat Teşkilatı personeliyle diğer güvenlik birimlerinde kullanılmaya başlandı.
MKEK mühendisleri tarafından tasarlanan 5,56x45 milimetre kalibreye sahip MPT-55'in uzun ve özellikle meskun mahal gibi dar alanlarda kullanılabilen kısa namlulu (MPT-55K) olmak üzere iki versiyonu bulunuyor.
SSB ile MKEK arasında imzalanan sözleşme doğrultusunda güvenlik güçlerinin kullanımına 33 binden fazla uzun namlulu, 8 binden fazla kısa namlulu tüfek sunuldu. Güvenlik güçlerinin envanterine kazandırılan toplam MPT-55 sayısı 41 bini geçti.
Menzili 3 bin 600 metreyi buluyor
MPT-55, özellikle meskun mahal çatışmalarında, komando birliklerinde kullanılabilecek etkili bir yeni nesil piyade tüfeği olarak şekillendirildi.
Yüksek atış kabiliyeti, benzerlerine göre hafif ve etkili bir silah olma özelliğiyle ön plana çıkan MPT-55, TSK'nin ihtiyacına binaen özgün, muharebe ortamında gece ve gündüz, her türlü arazi ve hava şartlarında kullanılabilecek şekilde geliştirildi.
Ağırlığı 3 bin-3 bin 300 gram olan tüfekle dakikada 850 atım gerçekleştirilebiliyor. Yarı otomatik ve tam otomatik olmak üzere iki atış modu bulunan MPT-55'in etkili menzili 400 metre iken maksimum menzili 3 bin 600 metreye ulaşıyor.
MPT-55, yüksek atış kabiliyeti, benzerlerine göre hafif ve etkili bir silah olmasıyla dikkati çekiyor. Şarjör çıkarma mandalı, mekanizma ayaklama mandalı ve emniyet mandalının hem sağ hem sol kullanım için çift taraflı olması, silahı benzerlerinden ayıran özellikler olarak öne çıkıyor.
Tüfek, 30 fişek kapasiteli plastik kompozit şarjöre ve üzerine her türlü optik sistemin takılabileceği üniversal pikatini ray sistemine sahip.
Türk savunma sanayisi, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) koordinasyonunda savunma ve havacılığa yönelik ürün geliştirme ve üretim çalışmaları yürütüyor. Hafif silahlar grubunda son dönemde geliştirilen tabanca ve tüfeklerin seri üretimi başarılı şekilde sürdürülüyor.
Silah üretiminde köklü bir geleneğe sahip olan MKEK, 5,56 milimetrelik bir piyade tüfeğine ihtiyaç duyulması sebebiyle MPT-76'dan edilen tecrübeler ışığında MPT-55'i geliştirdi. MKEK, 2017'de MPT-55 tüfeğinin seri üretimine başladı.
Tüfekler, geçen yıl Cumhurbaşkanlığı koruma ekibi, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), Emniyet Genel Müdürlüğü, Milli İstihbarat Teşkilatı personeliyle diğer güvenlik birimlerinde kullanılmaya başlandı.
MKEK mühendisleri tarafından tasarlanan 5,56x45 milimetre kalibreye sahip MPT-55'in uzun ve özellikle meskun mahal gibi dar alanlarda kullanılabilen kısa namlulu (MPT-55K) olmak üzere iki versiyonu bulunuyor.
SSB ile MKEK arasında imzalanan sözleşme doğrultusunda güvenlik güçlerinin kullanımına 33 binden fazla uzun namlulu, 8 binden fazla kısa namlulu tüfek sunuldu. Güvenlik güçlerinin envanterine kazandırılan toplam MPT-55 sayısı 41 bini geçti.
Menzili 3 bin 600 metreyi buluyor
MPT-55, özellikle meskun mahal çatışmalarında, komando birliklerinde kullanılabilecek etkili bir yeni nesil piyade tüfeği olarak şekillendirildi.
Yüksek atış kabiliyeti, benzerlerine göre hafif ve etkili bir silah olma özelliğiyle ön plana çıkan MPT-55, TSK'nin ihtiyacına binaen özgün, muharebe ortamında gece ve gündüz, her türlü arazi ve hava şartlarında kullanılabilecek şekilde geliştirildi.
Ağırlığı 3 bin-3 bin 300 gram olan tüfekle dakikada 850 atım gerçekleştirilebiliyor. Yarı otomatik ve tam otomatik olmak üzere iki atış modu bulunan MPT-55'in etkili menzili 400 metre iken maksimum menzili 3 bin 600 metreye ulaşıyor.
MPT-55, yüksek atış kabiliyeti, benzerlerine göre hafif ve etkili bir silah olmasıyla dikkati çekiyor. Şarjör çıkarma mandalı, mekanizma ayaklama mandalı ve emniyet mandalının hem sağ hem sol kullanım için çift taraflı olması, silahı benzerlerinden ayıran özellikler olarak öne çıkıyor.
Tüfek, 30 fişek kapasiteli plastik kompozit şarjöre ve üzerine her türlü optik sistemin takılabileceği üniversal pikatini ray sistemine sahip.
İran yerli üretim hava savunma sistemini tanıttı: Baver 373
İran, 'Baver (İnanç) 373' isimli yeni yerli üretim uzun menzilli hava savunma sistemini sergiledi.
İran'ın 'Baver (İnanç) 373' adı verilen yerli üretim uzun menzilli hava savunma sistemi, başkent Tahran'da Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani'nin katıldığı törenle tanıtıldı.
Rus hava savunma sistemi S-300'lerin 'İran versiyonu' olarak bilinen 'Baver 373' hava savunma sisteminin 200 kilometre uzaklıktaki ve 27 kilometre irtifadaki hedefleri imha edebildiği belirtildi.
Nükleer anlaşma ve ABD yaptırımlarına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan İran Cumhurbaşkanı, Washington yönetiminin nükleer anlaşmadan ayrılarak 'uluslararası yasaları ve kararları ayaklar altına alarak ekonomik terör uyguladığını' ve baskılarla hedefine ulaşmayı planladığını söyledi.
Ruhani, 2018'in başındaki gösterileri hatırlatarak, "Tahran ve diğer bazı şehirlerdeki adamları vasıtasıyla karışıklık çıkarmayı başardılar. Bu karışıklığın birkaç ay İran'da devam edeceğini zannediyorlardı ancak güvenlik güçleri ve yetkililerin attığı adımlarla 5 gün içinde durum tersine döndü. İran, yabancıların komplosuna karşı büyük bir başarı sağladı" diye konuştu.
ABD'nin İran'a karşı tüm gücünü devreye soktuğunu ancak geçen yıla göre daha istikrarlı olduklarını dile getiren Ruhani, "ABD'yi bugün olduğundan daha yalnız görmedim. Son gelişmeler göstermiştir ki bölgeden ilk kaçacak ülke ABD'dir" ifadelerini kullandı.
BAVER 373'ÜN ÖZELLİKLERİ
200 kilometre menzili bulunan 'Baver 373'ün, dikey fırlatıcılarla ve 'Miraç 4' adı verilen aynı anda 6 hedefe kilitlenebilen çok yönlü bir radar ile donatıldığı ve yine yerli üretim 'Seyyad 4' füzelerinin de aralarında olduğu çeşitli tipte karadan havaya füzeleri fırlatabildiği ifade edildi.
İran ve Rusya arasında 2007'de imzalanan 900 milyon dolarlık S-300 anlaşması Tahran'a yönelik BM yaptırımları nedeniyle Rusya'nın önceki Devlet Başkanı Dmitry Medvedev tarafından 2010'da askıya alınmıştı. Bunun üzerine İran, 'Baver 373' adını verdiği hava savunma sistemini geliştirmeye başlamıştı.
Rusya, nükleer anlaşmaya varılmasının ardından İran'a yönelik BM yaptırımlarının kaldırılmasından sonra 2016'da Tahran'a S-300 sevkiyatını tamamlamıştı.
İran'ın 'Baver (İnanç) 373' adı verilen yerli üretim uzun menzilli hava savunma sistemi, başkent Tahran'da Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani'nin katıldığı törenle tanıtıldı.
Rus hava savunma sistemi S-300'lerin 'İran versiyonu' olarak bilinen 'Baver 373' hava savunma sisteminin 200 kilometre uzaklıktaki ve 27 kilometre irtifadaki hedefleri imha edebildiği belirtildi.
Nükleer anlaşma ve ABD yaptırımlarına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan İran Cumhurbaşkanı, Washington yönetiminin nükleer anlaşmadan ayrılarak 'uluslararası yasaları ve kararları ayaklar altına alarak ekonomik terör uyguladığını' ve baskılarla hedefine ulaşmayı planladığını söyledi.
Ruhani, 2018'in başındaki gösterileri hatırlatarak, "Tahran ve diğer bazı şehirlerdeki adamları vasıtasıyla karışıklık çıkarmayı başardılar. Bu karışıklığın birkaç ay İran'da devam edeceğini zannediyorlardı ancak güvenlik güçleri ve yetkililerin attığı adımlarla 5 gün içinde durum tersine döndü. İran, yabancıların komplosuna karşı büyük bir başarı sağladı" diye konuştu.
ABD'nin İran'a karşı tüm gücünü devreye soktuğunu ancak geçen yıla göre daha istikrarlı olduklarını dile getiren Ruhani, "ABD'yi bugün olduğundan daha yalnız görmedim. Son gelişmeler göstermiştir ki bölgeden ilk kaçacak ülke ABD'dir" ifadelerini kullandı.
BAVER 373'ÜN ÖZELLİKLERİ
200 kilometre menzili bulunan 'Baver 373'ün, dikey fırlatıcılarla ve 'Miraç 4' adı verilen aynı anda 6 hedefe kilitlenebilen çok yönlü bir radar ile donatıldığı ve yine yerli üretim 'Seyyad 4' füzelerinin de aralarında olduğu çeşitli tipte karadan havaya füzeleri fırlatabildiği ifade edildi.
İran ve Rusya arasında 2007'de imzalanan 900 milyon dolarlık S-300 anlaşması Tahran'a yönelik BM yaptırımları nedeniyle Rusya'nın önceki Devlet Başkanı Dmitry Medvedev tarafından 2010'da askıya alınmıştı. Bunun üzerine İran, 'Baver 373' adını verdiği hava savunma sistemini geliştirmeye başlamıştı.
Rusya, nükleer anlaşmaya varılmasının ardından İran'a yönelik BM yaptırımlarının kaldırılmasından sonra 2016'da Tahran'a S-300 sevkiyatını tamamlamıştı.
11 Ağustos 2019 Pazar
Ukrayna ile Türkiye arasında ortak silah şirketi kuruldu
Ukrayna devlet silah ticaret şirketi Ukrspetseskport ve Türk Baykar savunma şirketi, yüksek hassasiyetli silah ve hava-uzay teknolojisine yönelik ortak şirket kurdu.
Ukrayna Ulusal Savunma ve Güvenlik Komitesi’nin açıklamasına göre, devlet savunma şirketi Ukroboronprom’a bağlı Ukrspetskport şirketi ile Baykar savunma şirketi yüksek hassasiyetli silah ve hava-uzay teknolojisine yönelik ortak şirket kurdu.
Kurulan şirketin amacının seri silah üretiminde işbirliği yapılması olduğu kaydedilen açıklamada “Bu, silah alım-satımına yönelik klasik sözleşmelerden uzaklaşılıp işbirliğinde özellikle yeni bir seviyeye geçilmesini, Türkiye ve Ukrayna’daki savunma teknolojilerinde sinerji ve ileri düzey gelişmelerin birleştirilmesini sağlayacak” ifadeleri kullanıldı.
Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, Türkiye’yi Donbass’taki altyapıların yeniden inşasına katılmaya davet etmişti.
Ukrayna Ulusal Savunma ve Güvenlik Komitesi’nin açıklamasına göre, devlet savunma şirketi Ukroboronprom’a bağlı Ukrspetskport şirketi ile Baykar savunma şirketi yüksek hassasiyetli silah ve hava-uzay teknolojisine yönelik ortak şirket kurdu.
Kurulan şirketin amacının seri silah üretiminde işbirliği yapılması olduğu kaydedilen açıklamada “Bu, silah alım-satımına yönelik klasik sözleşmelerden uzaklaşılıp işbirliğinde özellikle yeni bir seviyeye geçilmesini, Türkiye ve Ukrayna’daki savunma teknolojilerinde sinerji ve ileri düzey gelişmelerin birleştirilmesini sağlayacak” ifadeleri kullanıldı.
Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, Türkiye’yi Donbass’taki altyapıların yeniden inşasına katılmaya davet etmişti.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)




