26 Mayıs 2020 Salı

Türkiye'nin ilk taarruz İHA'sı "Akıncı"nın öyküsü

Türkiye'nin taarruz sınıftaki ilk insansız hava aracı olan Bayraktar Akıncı'nın geliştirme aşamaları 'Akıncı' adı verilen belgeselle ilk kez izleyiciye sunuldu. Baykar Technologies'in YouTube kanalında yayımlanan belgesel 15 ayda tamamlandı.


Akıncı TİHA'nın geliştirme aşamalarının görüntülendiği Akıncı belgeseli, Baykar Technologies'nin YouTube kanalında yayımlandı. Baykar Teknik Müdürü Selçuk Bayraktar, belgeselin yayımlandığını sosyal medya hesabından duyurdu.

Yönetmenliğini Altuğ Gültan ve Burak Aksoy'un yaptığı belgesel için İstanbul'da bulunan Baykar Milli S/İHA Ar-Ge ve Üretim Tesisleri ile Bayraktar AKINCI TİHA'nın test faaliyetlerinin yürütüldüğü Çorlu Hava Meydan Komutanlığı'nda aylarca çekim yapıldı. Şubat 2019'da başlayan belgesel projesi yaklaşık 15 ayda tamamlandı.

Belgesel, Bayraktar AkıncıI'nın ilk uçuşunu gerçekleştirdiği 6 Aralık 2019'a kadar olan zorlu ve yoğun çalışma döneminin yaşandığı son 6 aylık süreci mercek altına alıyor.

Belgeselde Baykar Teknik Müdürü Selçuk Bayraktar ve mühendislik birimlerinin liderleri, kendileriyle gerçekleştirilen röportajlarda yapılan çalışmaları anlatıyor. Belgeselle Türkiye'de ilk kez yüksek teknolojiye sahip bir hava aracının geliştirilme süreci ele alınıyor.

Bayraktar AKINCI'nın ilk prototipi olan PT-1 ikinci uçuşunu 10 Ocak 2020'de Sistem Doğrulama Testi kapsamında gerçekleştirdi. Entegrasyonu tamamlanan ve PT-2 olarak adlandırılan ikinci Bayraktar AKINCI da test faaliyetlerinin sürdüğü Çorlu Hava Meydan Komutanlığı'na gönderildi. Bayraktar AKINCI TİHA'nın hava ve yer testleri bundan sonra iki prototiple yürütülecek.

Türkiye dünyadaki 3 ülkeden biri olacak

Baykar'ın insansız hava aracı geliştirmedeki tecrübe ve teknolojisiyle geliştirilen Bayraktar Akıncı TİHA, Türkiye'yi dünyada bu sınıfta insansız hava aracı geliştiren ilk 3 ülkeden biri yapacak.

24 saat havada kalabilen ve 40 bin feet servis tavanına sahip olan Bayraktar AKINCI, 400 kilogram dahili ve 950 kilogram harici olmak üzere toplam 1350 kilogram faydalı yük taşıma kapasitesiyle ön plana çıkıyor. 5 bin 500 kilogram kalkış ağırlığı bulunan Bayraktar AKINCI TİHA, 2 adet 450 HP gücünde turboprop motorla gökyüzüne yükseliyor.

Bayraktar AKINCI TİHA aynı zamanda 2x750 HP ve TEI tarafından yerli imkanlarla geliştirilen 2x240 HP güç üreten motorlar için farklı konfigürasyonlarla da uçabilecek şekilde tasarlandı.

Yapay zeka ile uçacak

Kendine özgü bükümlü kanat yapısıyla 20 metre kanat açıklığına sahip olan hava aracı platformu tam otomatik uçuş kontrol ve 3 yedekli oto pilot sistemi sayesinde yüksek uçuş güvenliği de sağlayacak. Faydalı yük kapasitesi sayesinde taşıyacağı milli mühimmatlarla görev icra edebilecek olan Bayraktar Akıncı, SOM seyir füzesi gibi stratejik hedefler için geliştirilen milli mühimmatları da atabilme yeteneğiyle büyük bir güç çarpanı olacak.

Burun kısmında bulunacak yerli üretim AESA radarı ile yüksek durumsal farkındalığa sahip olacak olan Bayraktar AKINCI, kanat altında taşıyacağı TÜBİTAK SAGE tarafından milli olarak geliştirilen Gökdoğan ve Bozdoğan hava-hava mühimmatları ile harekat icra edebilecek.

EO/IR kamera, AESA radarı, Görüş Hattı Ötesi (uydu) haberleşme ve elektronik destek sistemleri gibi kritik yükler taşıyacak olan hava aracı gelişmiş yapay zeka özelliklerine de sahip olacak. Bünyesinde bulunduracağı 6 adet yapay zeka bilgisayarı vasıtasıyla sensörlerden ve uçak üzerinde bulunan kameralardan aldığı verileri kaydederek bilgi toplayabilecek.

Hiçbir dış sensöre veya Küresel Konumlama Sistemine (GPS) ihtiyaç duymadan hava aracının yatış, dikilme ve yönelme açılarını tespit edebilecek olan bu yapay zeka sistemi, aynı zamanda coğrafi bilgileri kullanılarak çevresel farkındalık sağlayacak.

Gelişmiş yapay zeka sistemi elde ettiği verileri işleyerek karar verme özelliğine sahip olacak. İnsan gözüyle tespit edilemeyen kara hedeflerini tespit edebilecek olan bu yapay zeka sistemi Bayraktar Akıncı'nın daha etkin kullanımını sağlayacak.

Yerli olarak geliştirilen AESA radarla yüksek durumsal farkındalıkla görev icra edebilecek olan Bayraktar Akıncı TİHA, Sentetik Açıklıklı Radar ile elektro optik sistemlerin görüntü almakta zorlandığı kötü hava koşullarında dahi görüntü alarak kullanıcıya aktarabilecek.

Meteoroloji radarı ve çok amaçlı hava radarını bünyesinde barındıracak olan hava aracı platformu, bu kabiliyetleriyle sınıfında lider olacak.

Belgesel video:






18 Mayıs 2020 Pazartesi

Milli tüfek teslimatı 65 bini geçti

Güvenlik güçlerinin 5,56 milimetre kalibre piyade tüfeği ihtiyacının karşılanması amacıyla Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu (MKEK), Kalekalıp ve Sarsılmaz tarafından üretilerek teslimatı yapılan tüfeklerin sayısı 65 bini geçti.


Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir, güvenlik güçlerinin silah envanterine yerli ve milli ürünlerin katılmasına yönelik çalışmalara ilişkin bilgi verdi.

Demir, Türk savunma sanayisi olarak şu anda bütün dünyanın uğraştığı yeni tip korona virüs (Kovid-19) salgınıyla mücadele ederken dahi bütün güvenlik tedbirlerini en üst seviyede uygulayarak çalışmalarını sürdürdüklerini söyledi.

Güvenlik güçlerinin 5,56 milimetre piyade tüfeği ihtiyacı doğrultusunda da üretimlerin devam ettiğini belirten Demir, "MKEK, Kalekalıp ve Sarsılmaz’ın ürettiği 5,56 milimetre piyade tüfeği sayısı toplamda 65 bini geçti. Şartlar ne olursa olsun savunma sanayimiz tedbirlerini alarak üretimlerine devam edecek." dedi.

MPT-55, KCR-556, SAR 223
MKEK, MPT-76'dan edilen tecrübeler ışığında MPT-55'i geliştirdi. MPT-55'in uzun ve özellikle meskun mahal gibi dar alanlarda kullanılabilen kısa namlulu (MPT-55K) olmak üzere iki versiyonu bulunuyor.

Kalekalıp ise söz konusu ihtiyaca yönelik KCR-556'yı geliştirdi. Modüler yapıda olan tüfek, kısa çarpma gaz pistonlu ve döner başlı kilitleme mekanizmasına sahip olarak üretildi. Her iki elle kullanıma uygun tasarlanan silahın gaz sistemi, 10 bin atıma kadar bakım ihtiyacı duymadan, kömür birikmesini ve ısı transferini azaltan yapısıyla görev yapıyor. Katlanır modüler mekanik nişangah ve 5 kademeli ayarlanabilir dipçikle ergonomisi yükseltilen silahın şarjör hariç ağırlığı 2 bin 630 grama karşılık geliyor.

Sarsılmaz'ın 5,56 milimetrelik piyade tüfeği çözümü SAR 223, her türlü muharebede askeri ihtiyaçları karşılayacak şekilde geliştirildi.

SAR 223, en zor arazi ve iklim koşullarında test edildi. 5,56x45 milimetre mühimmatları ateşleyen gaz etkili çalışma, dakikada yaklaşık 700-900 atım, hızlı nişan almayı sağlayan 2 ayrı mesafe (100-300 metre) kademeli, mekanik ayarlanabilir gez, silahın önemli özelliklerini oluşturuyor. 30 mermi kapasiteli hafif ve dayanıklı polimer şarjörden beslenen SAR 223, uzunluk ayarlı teleskopik dipçik, doğrusal yapıyla geri tepmeyi doğrudan omuza ileterek şahlanmayı azaltan ergonomik dizayn sayesinde kullanım kolaylığı sağlıyor.

SAR 223'ün, kolluk kuvvetlerinin talebi üzerine geliştirilmiş yeni nesil ani geri tepmeli piston sistemiyle çalışan SAR 223T versiyonu bulunuyor. Tüfek, zorlu ortamlarda hatasız çalışabilmesi ve daha az bakım gerektirmesi dolayısıyla tercih ediliyor.


Drone Savar Silahı'na 'En İyi Ar-Ge Projesi' ödülü

Harp Arge AŞ tarafından geliştirilen Drone Savar Silahı, İZTEK İnovasyon Ar-Ge ve Teknoloji Ödülleri'nde "En İyi Ar-Ge Projesi" seçildi.


İZTEK İnovasyon Platformunun düzenlediği İZTEK İnovasyon Ar-Ge ve Teknoloji Ödülleri 2020'de "Yılın En İyi Ar-Ge Projesi" ödülünü Drone Savar Silahı projesiyle Harp Arge AŞ kazandı.

AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, yarışma kapsamında, yaptıkları ihracat, istihdam, istikrarlı büyümeyle bölge ve ülke ekonomisine katkıda bulunan, Ar-Ge ve teknoloji konusunda başarılı çalışmalar gerçekleştiren sanayici, kişi ve kuruluşlar belirlendi.

İZTEK Platformu Yönetim Kurulu Başkanı Eser Pala, bu yıl ikincisi düzenlenen ve çok sayıda projenin Ar-Ge ve teknoloji başlıkları altında değerlendirildiği yarışmayı, yeni teknoloji ve metotların sanayiye kazandırılması, Ar-Ge, teknoloji ve inovasyon kültürünün yaygınlaşması, üniversite-sanayi iş birliğinin artırılması, Ar-Ge, teknoloji ve inovasyon çalışmalarında yeni ortaklıkların başlatılması, üretimdeki katma değerin çoğalması, yeni fikirlerinin sunulabileceği ve hayata geçirilebileceği platformun oluşturulması amacıyla düzenlediklerini söyledi.

Gelecek senelerde de ödüllerin verilmesine daha büyük katılımlarla devam edileceğini belirten Pala, yeni tip koronavirus (Kovid-19) salgınının yarattığı sorunlar dolayısıyla yarışmanın fiziksel etkinliklerini ertelediklerini bildirdi. Pala, teknoloji ve Ar-Ge konularında çalışan firmalara motivasyon olması açısından değerlendirme sonuçlarını açıklama kararı aldıklarını dile getirdi.

İZTEK İnovasyon Ar-Ge ve Teknoloji Ödülleri 2020'de Yılın En İyi Ar-Ge Projesi ödülünü "Drone Savar Silahı" projesiyle Harp Arge AŞ kazandı.

Geliştirdiği anten teknolojisi sayesinde elektronik harp silahlarının boyut ve ağırlıklarını azaltan şirket, ES-60 Elektromanyetik Silah'ı yaptı. Daha önce uygulanmamış bir teknik çözüm geliştiren Harp Arge AŞ, 2,5 kilogramlık yeni silah sistemi ile 3 kilometre mesafedeki "drone"ları çok kısa sürede etkisiz hale getirebiliyor.

Teknolojide geri kazanım ve üretim projesi birinciliği aldı
Teknoloji dalında birincilik ödülü Atık Yüzey Temizleme Çözeltilerinden Sülfürik Asit Geri Kazanımı ve Demir Sülfat Heptahidrat Üretimi Projesi ile Sistemas Teknoloji Sistem Üretimi firmasının oldu.

Ar-Ge kategorisinde ikinciliği Kendini Ayarlayan Akıllı Debriyaj Baskısı Projesi ile Dönmez Debriyaj, üçüncülüğü Hederli Su Borulu Çok Geçişli (4 ve Daha Fazla) Kazan Projesi ile Çiftel Makina ve jüri özel ödülünü PVC Levha Üzerine Kumaş Kaplama Yöntemi Projesi ile Gürmen PVC Plastik firmaları kazandı.

Teknoloji kategorisinde ikinciliği 4-In Fırçasız DC Motorlu (BLDC) Aksiyel Fan Geliştirilmesi Projesi ile Faz Elektrik, üçüncülüğü Türkiye'nin İlk 1500 litre/dakika Debili Yüksek Basınç Su Soğutmalı Hava Kompresörü Projesi ile Alkın Kompresör ve jüri özel ödülünü Vidalama Hattı Projesi ile Promeda Elektrik ve Aydınlatma firmaları aldı.


14 Mayıs 2020 Perşembe

Filipinler Amerikan Apache yerine Atak alıyor

Filipinler, ABD yapımı Apache helikopterleri yerine 6 adet Türk yapımı ATAK helikopteri alacak
Filipinler Savunma Bakanı Delfin Lorenzana, Filipinler Hava Kuvvetleri'nin (PAF) ABD yapımı Apache veya Viper saldırı helikopterleri yerine Türk yapımı ATAK saldırı helikopterlerinin satın alacağını açıkladı.

Filipinler Savunma Bakanı Delfin Lorenzana, Malacanang'daki basın toplantısında Filipinler Hava Kuvvetleri (PAF) bünyesine katılmak üzere satın alınacak helikopterlere yönelik açıklamalarda bulundu.

Lorenzana, Filipinler Hava Kuvvetleri'nin ABD yapımı Apache veya Viper saldırı helikopterleri yerine Türk yapımı ATAK saldırı helikopterlerini satın alacağını açıkladı.

Bakan Lorenzana, ABD helikopterlerini satın almaktan vazgeçmelerinin nedeninin ABD ile Filipinler arasındaki ilişkilerin sorunlu olmasından değil, Türk saldırı helikopteri ATAK'ın aynı verimi daha ucuza sağlaması olduğunu ifade etti.

"Saldırı helikopteri satın alma bütçemiz sadece 13 milyar Filipin Pezosu" diyen Bakan Lorenzana, "İhtiyacımızı ABD'den karşılarsak yalnızca 1 ila 2 saldırı helikopteri alabiliriz. Oysa aynı miktardaki paraya en az 6 adet Türk ATAK helikopteri satın alabiliyoruz" şeklinde konuştu.

Bakan Lorenzana, "Türk yapımı ATAK helikopterleri, dünyanın en iyi saldırı helikopterlerinden biri" diyerek ATAK helikopteri için müzakerelerin korona virüs krizinden önce gerçekleştiğini de duyurdu.

Filipin hükümeti daha önce 2 milyar dolara Boeing Apache AH-64E ve Bell Viper saldırı helikopterinin satışını onaylamış, ancak daha sonra alımdan vazgeçmişti.

Türkiye'nin en büyük savaş gemisi dünya basınında

Amerikan Forbes dergisinde, Türkiye'nin ilk uçak gemisi TCG Anadolu'yu inceleyen bir yazı kaleme alındı. Yazıda, "etkileyici" olarak nitelenen uçak gemisiyle Türk donanmasının daha da güçleneceği vurgulandı
Amerikan medyasının köklü dergilerinden Forbes, Türk donanmasının amiral gemisi TCG Anadolu ile ilgili bir yazı yayınladı. Söz konusu yazıda Türkiye'nin NATO'nun en büyük ikinci ordusu olduğu ve uçak gemisi ile yeni kabiliyetler kazanacağı belirtildi. Yazıda Türk Silahlı Kuvvetleri'nin hem Suriye hem de Libya'daki faaliyetlerinin olduğundan bahsedilirken, TCG Anadolu ile Türk donanmasının, özellikle denizaşırı operasyonlarda daha da güçleneceği yazıldı.

'YERLİ VE MİLLİ' YORUMU DİKKAT ÇEKTİ

Türkiye'nin ilk uçak gemisini "etkileyici" olarak niteleyen Forbes Dergisi, geminin yerli imkanlarla yapıldığını da değindi. Makalede, Anadolu'nun hem uçak hem de çıkarma gemisi özellikleri taşıdığı, bu özelliği taşıyan araçların savunma camiasında doklu helikopter gemisi olarak adlandırıldığı ifade edildi.

KAPASİTELERİ TEK TEK ANLATILDI

Yazıda, TCG Anadolu'nun özellikleri ve silah kapasitesi de tek tek belrtildi. Helikopter ve savaş uçaklarının gemiye inebileceği anlatıldı. Milli imkanlarla üretilen ATAK helikopterinin ve Hızır Torpido Karşı Tedbir sisteminin TCG Anadolu'da bulunacağının altı çizildi. Forbes, uçak gemisinin yapımında sona gelindiği, yakında radar sistemlerinin adapte edileceği bilgilerine de yer verdi. (TRT Haber)

9 Mayıs 2020 Cumartesi

"Silahlı İnsansız Kara Aracı" seri üretime hazır

Türk savunma sanayisi bünyesinde geliştirilen ve güvenlik güçlerinin kullanımına sunulan insansız kara araçlarına "mini tank" olarak da nitelendirilen yenileri eklenecek.
İnsansız sistemlerin savunma ve güvenlik alanındaki kullanımı giderek artıyor. Özellikle asimetrik savaş koşullarında, keşif-gözetleme-istihbarat, savunma, lojistik destek ve benzeri faaliyetleri hızlı ve etkin bir şekilde, personel kaybı vermeden yürütmek üzere kara, deniz veya havada çalışabilen ve kendi kendine karar verebilen insansız sistemlere ihtiyaç duyuluyor.

Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı da güvenlik güçlerinin ihtiyaç duyduğu insansız kara araçlarının yerli olarak üretilmesi ve çeşitlendirilmesi için bir dizi proje yürütüyor.

Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir, AA muhabirine, bu projelerde gelinen aşamaya ilişkin bilgi verdi. Demir, yakın zamanda Mehmetçik'in kullanımına yeni robot yardımcılar sunacaklarını söyledi.

Hafif ve orta sınıf 1'inci seviye insansız kara araçları prototiplerine yönelik yürütülen çalışmaları hatırlatan Demir, şöyle devam etti:

"Orta sınıf 2'nci seviye için ASELSAN ile sözleşme imzaladık. Katmerciler'in de platform üreticisi olacağı projeyle silahlı insansız kara araçları Kara Kuvvetleri Komutanlığına teslim edilecek. ‪Proje, keşif, gözetleme, hedef tespiti yapan, üzerine silah sistemleri ve ihtiyaç duyulan başka sistemlerin takılabildiği, uzaktan komuta edilebilen, otonom olarak kullanılabilen, üstün hareket kabiliyetine sahip insansız kara aracı geliştirilmesini ve seri üretimini içeriyor."

Teknolojik altyapı mükemmelleşti

ASELSAN, geleceğin savaş alanlarında yaygın bir şekilde kullanılacak, uzaktan kontrol edilebilen, kendi başına karar verme ve uygulama yeteneğine sahip, her türlü koşulda görev yapabilen, değişik boyutlarda insansız sistemlerin geliştirilmesine ve üretilmesine yönelik çalışmalar yürütüyor.

Şirket bugüne kadar Türk Silahlı Kuvvetlerine insansız sistemler alanında çeşitli milli ve yüksek teknolojiye sahip ürünler kazandırdı. Güvenlik güçleri, ASELSAN ürünü insansız hava, deniz ve kara araçlarını, bomba imha robotlarını uzun yıllardır kullanıyor.

ASELSAN, yıllar içinde insansız sistemler alanındaki teknolojik altyapısını mükemmelleştirdi, yerli ve yabancı platform üreticileriyle ortaklıklar geliştirdi.

Çok farklı görevlerde Mehmetçik'in yayında olacak

ASELSAN ve Katmerciler'in bir süredir üzerinde çalıştığı ve "mini tank" benzetmesi yapılan silahlı insansız kara aracı, son kullanıcı görüş ve önerileri doğrultusunda geliştirildi.

Uzaktan kumandalı ve otonom araç, elektrikli ve hibrit modelleriyle çok düşük termal iz özellikleriyle görev yapabilecek.

Güçlendirilmiş yürüyüş sistemleri ve süspansiyona sahip araç, arazi ve yol koşullarında üstün performans sergileyecek.

Platform, her türlü sürüş koşulunda (yüzde 60 tırmanma dahil) stabilizasyonu, yüksek atış imkanı, yüksek hız ve mobilite, zırh opsiyonu, çok çeşitli silah sistemlerini kullanabilme gibi kabiliyetlere sahip olacak.

Uydu bağlantısı entegrasyonuyla kumanda menzili sınırsız hale getirilebilecek.

Platform, ağır ve hafif silahlara sahip silah istasyonu, keşif gözetleme aracı, hasta taşıma aracı, yük taşıma aracı, roket platformu ve amfibi çıkartma operasyonlarında görev alabilecek konfigürasyonlarıyla kullanıcıya geniş bir yelpazede seçenekler sunuyor.

Araç sahip olduğu özelliklerle kendi başına sınırda devriye atarak, bölgeyi haritalandırarak, çevreyi izleyerek hem çevre hakkındaki bilgileri hem de tespit ettiği hedefleri merkeze gönderebilecek. Araç, ASELSAN'ın Sarp Uzaktan Komutalı Stabilize Silah Sistemi entegre edilen versiyonuyla hedefi otomatik tespit ve imha edebilecek.



7 Mayıs 2020 Perşembe

ABD Moskova'yı bombalarsa neler olur?

ABD basını, 10 bin megaton gücünde bir termonükleer bombanın Rusya’nın başkenti Moskova’ya atılması durumunda ortaya çıkabilecek yıkımın modellemesini yaptı.
We Are The Mighty sitesi, termonükleer bir bombanın Moskova’ya atılması halinde neler olabileceği konusunda tahminde bulundu.

Logan Nye imzalı makaleye göre, geçen yüzyıl bilim insanı Edward Teller bu tür bir bomba üzerinde çalışıyordu. ABD, milyonlarca masum insanın ölümüne yol açacağından, bu tür silahları geliştirmeyi bıraktı. Zira böyle bir bomba Sovyetler Birliği’nin ortasına dahi atılacak olsa, Avrupa’nın batısının büyük kısmını ve muhtemelen ABD topraklarını ‘zehirleyecekti’.

‘İngiltere boyutunda bir ülkeyi yok edebilir’

Tek bir termonükleer bombanın İngiltere, Fransa, Almanya ve Güney Kore ve Kuzey Kore boyutunda ülkeleri yok edebileceği belirtilen makalede şu ifadelere de yer verildi:

“Teorik açıdan böyle bir silahın olması mümkün. Ancak bu silahı geliştirmek için beyne ve aptallığa sahip ekibi umarım kimse toplayamaz. Nihayetinde dünyayı birkaç kez yok etmeye yetecek nükleer cephanemiz mevcut. Böyle bir yıkıma yol açabilecek bir başka bombaya daha ihtiyaç var mı?”

NukeMap simülatörü üzerinde hazırlanan modellemeye göre, azami 100 megaton gücünde bir termonükleer bomba, Teller’ın düşündüğünden çok daha az etkili.  Moskova’ya atılabilecek bu tür bir bomba, nükleer serpintilerin 1.5 bin kilometre uzaklıktaki Komi Cumhuriyeti’nin kuzey kısmına kadar düşmesine yol açabilir ve ABD’nin bundan etkilenmesi pek muhtemel değil. Ancak 10 bin megaton gücünde bir bomba, etkiyi 100 kat arttırabilir.

4 Mayıs 2020 Pazartesi

Milli savaş uçağı için çok özel yazılım geliştiriliyor

Milli Muharip Uçak (MMU) Projesi için Türk savunma sanayisindeki güç birliği genişliyor. Bu kapsamda milli savaş uçağı için yazılım çalışmaları başlıyor
HAVELSAN Genel Müdürü Ahmet Hamdi Atalay, AA muhabirine yaptığı açıklamada, MMU'nun milli gurur oluşturacak, Türkiye'ye lig atlatacak bir proje olduğunu söyledi.

Proje sonunda ortaya çıkacak 5'inci nesil savaş uçağını dünyada yapabilen birkaç ülke bulunduğunu belirten Atalay, "İnşallah biz de o ülkelere dahil olacağız. Uçağın hangardan çıkışı için 2023 yılı öngörülüyor. İstenen noktaya gelmesi için uzun yıllar çalışacağımız bir proje. 5'inci nesil olması dolayısıyla 'uçan bilgisayar' diyebileceğimiz bir ürün. 20 milyon satır civarında yazılımın üzerinde koşacağı, yüzlerce modül yazılımın birlikte çalışacağı bir uçan bilgisayar. Dolayısıyla HAVELSAN'ın projenin ana oyuncularından biri olması çok doğal." dedi.

HAVELSAN'ın deneyim ve yeteneğiyle bu projenin ana oyuncularından biri olduğunu ifade eden Atalay, şöyle konuştu:

"Geçmişte pek çok büyük projede milyon satırlık benzer işler yaptık. Advent Savaş Yönetim Sistemi'nde 10 milyon, Hava Kuvvetleri Bilgi Sistemi'nde 15 milyon satır kod yazdık. Bu büyüklükte işlerin hem modüler geliştirilmesi hem o modüllerin birlikte yüksek performansla çalışması deneyimi bizde vardı. Aynı zamanda halen yürütmekte olduğumuz, dünyadaki iddialı firmalardan biri olduğumuz uçak simülatörü alanındaki yetkinliğimiz de bu projeye önemli katkılar sağlayacaktır. F16 uçaklarından eğitim uçaklarına, helikopterden çok değişik hava ve kara araçlarına çeşitli tipteki ürünlerin simülatörlerini yaptık. Simülatör alanındaki deneyimimizin burada çok önemli katkıları ve faydaları olacağını düşünüyoruz."

F35, HAVA KUVVETLERİ VE HAVELSAN DENEYİMİ BİRLEŞTİ

Tüm bunlara rağmen bugüne kadar daha çok konsept ve mekanik tasarım üzerine yoğunlaşıldığı için HAVELSAN'ın projenin içinde çok da görülmediğine dikkati çeken Atalay, şu değerlendirmede bulundu:

"Artık işin teknolojik, yazılım ve operasyonel konuları da tasarlanıp konuşulur hale geldi. Dolayısıyla bizim rolümüz de burada ortaya çıktı. Bunun doğal sonucu olarak Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı, Hava Kuvvetleri Komutanlığı ve Türk Havacılık ve Uzay Sanayi AŞ (TUSAŞ) gibi iş ortaklarıyla yapılan değerlendirme sonucu bizim de bu projeye dahil olmamıza karar verildi. Bunun üzerine sadece bu işe çalışacak bir direktörlük oluşturduk, Milli Muharip Uçak Direktörlüğümüzü kurduk. Başına da Hava Kuvvetlerinde ve F35 projesinde çalışmış bir arkadaşımızı getirdik. Dolayısıyla F35 projesindeki deneyimleri, Hava Kuvvetleri ve HAVELSAN deneyimiyle birleştirerek bu projeye çok önemli katkılar sunabileceğimizi düşünüyoruz."

EKİP OLUŞMAYA BAŞLADI

Ahmet Hamdi Atalay, proje için bir ekip oluşturmaya başladıkları bilgisini vererek, "20 milyon satırlık bir yazılım işi diye bakarsanız, 400-500 mühendis gerektirecek bir büyüklükten bahsediyoruz. Nihai hedefi de muhtemelen bu rakamlarda olacak. Ekip şu anda bünyemizde fakat yakın zamanda TUSAŞ içinde oluşturulacak MMU ekiplerinin çalıştığı binada yerini alacak. Ekipler orada hep beraber çalışıyor olacaklar." dedi.