Türk savunma sanayisi, 2020 yılında güvenlik güçlerine bir dizi yeni ürün kazandırdı, geleceğin harp ortamında görev alacak sistemler için de çalışmalarını sürdürdü.
30 Aralık 2020 Çarşamba
Türk savunma sanayisi 2020'yi başarılarla doldurdu
29 Aralık 2020 Salı
Türk SİHA'larının başarısı İngilizlere ilham oldu!
Guardian gazetesinin haberinde, savunma yetkililerinin; Azerbaycan'ın 6 haftalık savaşta Türk SİHA'larını kullanmasının Ermenileri yenilgiye uğratması ve Ermenistan'ın işgal altında tuttuğu toprakların kontrolünü devretmeye zorlamasında çok önemli bir yeri olduğuna inandığı aktarıldı. Savunma Bakanlığı kaynaklarının, SİHA'ların yaygınlaşmasının riskleri hakkındaki uyarılara rağmen İngiltere'nin 2021'in başlarında açıklanacak 5 yıllık savunma bütçesinin bir parçası olarak kendi daha ucuz SİHA'larını edinmek istediğini belirttiği ifade edildi.
'TÜRKİYE KENDİ BÖLGESİNDE ASKERİ DENGEYİ HIZLA DEĞİŞTİRİYOR'
Haberde, Baykar Bayraktar TB2'nin 150 kilometre kadar bir menziline sahip olduğu, havada 24 saat kalabildiği vurgulandı. Ayrıca Baykar Bayraktar TB2'nin diğer ülke SİHA'larına oranla daha ucuz oldukları için savaş esnasında bazılarının kaybedilmesinin göze alınabildiği vurgulandı. SİHA'larıyla Türkiye'nin kendi bölgesindeki askeri dengeyi hızla değiştirdiğine işaret edilen haberde, İngiliz düşünce kuruluşu Kraliyet Silahlı Kuvvetler Enstitüsünden (RUSI) Prof. Michael Clarke'ın "Azerbaycanlıların insansız hava araçları kullanımı belirleyici oldu." dediği aktarıldı.
SAVUNMA BAKANI TÜRK İHA VE SİHA'LARINI ÖRNEK GÖSTERMİŞTİ
İngiltere Savunma Bakanı Ben Wallace, 11 Aralık'ta yaptığı bir konuşmada, Türkiye'nin İHA, SİHA ve hava savunma sistemlerini Suriye, Libya ve diğer yerlerde kullanmasının sahada üstünlük sağladığını vurgulayarak Türkiye'nin yeni nesil SİHA'larını örnek göstermişti.
İHA ve SİHA'ların yüzlerce zırhlı aracı ve hava savunma sistemlerini imha ettiğini vurgulayan Wallace, Türkiye'nin dünyanın önde gelen yabancı askeri programlara erişiminin engellenmesinin ardından savunma sanayisinde yenilikler yaptığını duyurmuştu. Bazı askeri programlardan vazgeçebileceklerinin sinyalini veren Wallace, "Bazı zor seçimlerin yine de yapılması gerekecek. Ancak bu seçimler yeni alanlara, yeni ekipmanlara ve yeni çalışma yöntemlerine yatırım yapmamıza izin verecek. Bazen nitelik nicelikten veya mükemmel iyiden önce gelir." demişti.
27 Aralık 2020 Pazar
Türk SİHA'ları Le Monde'da manşette: Koca orduyu yok ettiler
Fransız gazetesi, "6 Bayraktar ile Ermenistan ordusunu mahvettiler. Suriye ve Libya'da olduğu gibi Karabağ'da da Rus sistemleri çaresiz kaldı. SİHA'lar gelecekte savaşların nasıl olacağını gösteriyor. Avrupa ders almalı" diye yazdı.
25 Aralık 2020 Cuma
İHA ANKA 75 bin uçuş saatini tamamladı
Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) mühendisleri tarafından tasarlanan ve birçok yerli alt yüklenici firmanın da görev aldığı Anka, montajı ve üretimi tamamlanarak 16 Temmuz 2010'da hangardan çıkarıldı ve motoru çalıştırıldı.
2010'DA İLK UÇUŞ
30 Aralık 2010'da ilk uçuşunu gerçekleştiren Anka, geçen sürede kendi kategorisinde dünyanın en iyi operatif sistemi olma hedefiyle sürekli geliştirildi.
TÜRKİYE'NİN İHA'SI
Gelişim sürecindeki en önemli aşamalardan biri uydudan kontrol yeteneği kazandırılması oldu. Orta irtifa uzun havada kalışlı İHA sistemi Anka, uydu yeteneğine sahip Türkiye'nin İHA'sı olarak kullanıma sunuldu.
TERÖRLE MÜCADELEDE KULLANILIYOR
Uydudan kontrol kabiliyetiyle görüş hattı ötesinde, gece ve gündüz şatlarında otonom uçuş ve seyrüsefer yapabilen Anka-S, sınır güvenliği ve terörle mücadele harekatlarında etkin olarak kullanılıyor.
TUSAŞ, Anka'nın ilk uçuşunun 10'uncu yılında Anka-S platformunu Tunus'a satarak ilk ihracat başarısını da yakaladı. Şirket, Anka'nın başka ülkelere satışı için girişimlerini sürdürüyor.
YERLİ MOTORA DA KAVUŞTU
TUSAŞ bugüne kadar güvenlik güçlerine 25 Anka teslim etti ve 75 bin operasyonel uçuş saatine ulaştı. Anka, bulundurduğu yüksek teknoloji faydalı yükleriyle tüm hava keşifleri, hedef tespit/tanımlama ve istihbarat misyonlarında kullanılabiliyor.
Yoğun karıştırmanın olduğu zorlu muharebe koşullarında kendisini kanıtlayan Anka, yangın ve deprem gibi doğal afet durumlarında da çalışmalara destek verdi.
Anka'nın gelişim sürecindeki bir diğer aşama ise yerli motor entegrasyonu oldu. PD-170 ile yerli motora kavuşan Anka, yeni motoruyla başarılı uçuşlar gerçekleştirdi.
AKSUNGUR'UN YOLUNU AÇTI
TUSAŞ, ayrıca Anka platformunu kullanarak 17 ay gibi kısa sürede yüksek faydalı yük taşıma kapasitesine sahip Aksungur'u geliştirdi.
Havada 49 saat kalarak uçuş rekoruna imza atan Aksungur, istihbarat, gözetleme, keşif ve taarruz görevleri için hazır hale getirildi.
23 Aralık 2020 Çarşamba
Türk SİHA'ları için çarpıcı yorum! Bağımsızlık sembolü
Türkiye'nin savunma sanayiindeki başarılarına yönelik övgüler giderek artıyor. Fransız Liberation gazetesi, gündemine aldığı Türk SİHA'larını "güç ve bağımsızlık sembolü" olarak nitelendirdi.
Fransız Liberation gazetesinin haberinde, Bayraktar TB2 SİHA'ların güvenilir olduğu ve deneyimli Türk ordusu tarafından kullanıldığı belirtildi.
SİHA'ların, Ankara'nın başarısının anahtarı olduğuna dikkati çekilen haberde, SİHA'ların Irak, Suriye, Libya ve Kafkasya'da kullanıldığı ifade edildi.
'Türk SİHA'larının maliyeti daha düşük'
Bayraktar TB2 SİHA'ların 27 saat uçabildiği ve maliyetinin ABD'nin SİHA'larından daha düşük olduğu kaydedilen haberde, SİHA'ların aynı zamanda terör örgütü PKK'nın güç kaybetmesine neden olduğu belirtildi.
Haberde, SİHA'ların, şubatta Suriye'nin kuzeybatısında güç gösterisi yaptığı, Türkiye'nin gücünün yükselişinin ve büyüyen bağımsızlığının sembolü haline geldiği vurgulandı.
Türkiye, kendi SİHA'sı ve mühimmatını üreten 6 ülkeden biri
Üç yedekli aviyonik sistemleri ve sensör füzyon mimarisiyle tamamen otonom taksi, kalkış, normal seyir ve iniş kabiliyetine sahip olan Bayraktar TB2 SİHA sistemi, TSK envanterine giren ilk milli taktik insansız hava aracı sistemi olarak 2014'ten bu yana aktif olarak kullanılıyor.
Kanatlarında Roketsan tarafından üretilen 4 adet MAM-L ve MAM-C füzelerini taşıyabilen Bayraktar TB2, yerleşik lazer hedef işaretleyicisi ile hassas hedefleme yapma kabiliyetine sahip bulunuyor.
Bu özelliklerle Türkiye, dünyada kendi SİHA'sı ve mühimmatlarını üreten 6 ülkeden biri olarak öne çıkıyor. Yüzde 93 yerlilik oranına sahip milli SİHA, hedefe yakın alanlara verilebilecek hasarları önlemek amacıyla "hızlı gör-ve-vur" özelliğine sahip hepsi bir arada çözüm sunan bir sistem olarak dikkati çekiyor.
TSK için silahlandırılan sistem, keşif, sürekli havadan gözetleme, hedef tespiti ve imha imkanı sağlıyor.
22 Aralık 2020 Salı
Foreign Affairs: Türk SİHA'lar oyunun kurallarını değiştirdi
Dağlık Karabağ savaşının gidişatını kökünden değiştiren ve sahadaki diğer aktörleri şaşkına çeviren Türk üretimi silahlı insansız hava araçlarının (SİHA) dünya çapında yol açtığı yankı büyüyor. ABD'li Foreign Affairs dergisi, Türk İHA/SİHA'larının geleneksel savaş yöntemlerini kökünden değiştireceğini ve gelecekte Türkiye'nin bu konuda lider pozisyonda olacağını yazdı. Libya, Suriye ve Dağlık Karabağ'da 'oyun değiştiren' İHA/SİHA teknolojisine dünyanın adapte olması gerektiği vurgulanan yazıda, Türkiye'nin rakiplerinden ne denli önde olduğuna değinildi.
Foreign Affairs'ten Jaon Lyall'ın analizine göre, dünya, insansız hava aracı (drone) savaşları dönemine girdi. Birçok ülke ise Türkiye'nin aksine bu hızlı değişimi yakalamak bir tarafa, henüz tam kavrayamamış görünüyor. Son beş yıldaki dört büyük devletler arası savaşta - Libya, Dağlık Karabağ, Suriye ve Ukrayna'da olanlar - silahlı insansız hava araçları baskın ve belki de belirleyici bir rol oynadı.
Yine de insansız hava araçlarıyla ilgili tartışmalar, Taliban gibi devlet dışı aktörlere karşı kullanımları veya ABD ile Çin gibi yakın rakipler arasındaki savaşlarda potansiyel rolleri hakkında spekülasyonlar üzerine odaklanıyor.
Bazı gözlemciler, insansız hava araçlarının uluslararası istikrarı bile destekleyebileceğini savunuyorlar: ülkelerin, insan pilotlu bir uçak yerine bir insansız hava aracının düşürülmesi durumunda bir çatışmayı tırmandırma ihtimali daha düşük olabilir.
Dronlar, savaşın gidişatını çevirmeyi başardıkları için daha da çekici hale geldi. Türkiye'nin drone kullanımı ise oldukça dikkat çekici.
Geçtiğimiz Şubat ayında Suriye'nin kuzeyindeki İdlib Eyaleti yakınlarında Türk ordusuna hava saldırısı düzenledi ve Ankara düzinelerce tankı, hava savunmasını ve zırhlı aracı imha etmek için TB2 insansız hava araçları kullanarak misilleme yaparak yüzlerce, muhtemelen binlerce Suriye askerini öldürdü. Rusya, ezilmiş bir Suriye adına ateşkes talep etti.
Türk TB2'ler, Barış Fırtınası Operasyonu sırasında Libya'daki askeri çıkmazın kırılmasında da belirleyiciydi: TB2 insansız hava araçları ve kara kuvvetlerinin toplam ağırlığı, Libya Ulusal Ordusu kuvvetlerini Trablus'tan ve Tarhouna'daki kalelerinden sürdü.
Ancak silahlı dronlar işi tek başlarına üstlenmedi. İnsansız sistemler, topçu ve uzun menzilli füzeler gibi geleneksel donanımlarla birlikte çalışan veya mobil yer birimlerini destekleyen kuvvet çarpanları olarak en etkili olanlar.
Örneğin Azerbaycan, insansız hava araçlarını Ermeni savunma pozisyonlarını tespit etmek ve ardından topçu ve roketatarlardan gelen dolaylı atışları yönlendirmek için kullanıldı.
Dronelar artık geleneksel hava gücünün yerini alabilir ve bunları ve diğer platformları daha ölümcül hale getirebilir. Savaş alanındaki varlıkları, neredeyse her karar verme aşamasında hedeflerinin hesaplamalarını değiştiriyor.
Normalde hem Libya'da hem de Dağlık Karabağ'da hareketli zırhlı araçlar, görüş mesafelerini yukarıdan azaltmak için güçlendirilmiş pozisyonlara yerleştirilmişlerdi. Savunma pozisyonlarını terk edemeyen bu kuvvetler, saldırıları koordine edemedi ve düşmanlarına ivme kazandırdı.
Libya Ulusal Ordusu ve Ermeni kuvvetleri, saldırıya açık unsurlarını hava savunmalarıyla daha iyi entegre ederek koruyabilirdi, ancak bunu yalnızca bu sistemlerin menziline bağlı kalma pahasına yapabilirlerdi.
Dahası, sözde güvenli olan arka bölgelerde aniden ortaya çıkan silahlı insansız hava araçları tehdidi, rezervlerin ve ikmal malzemelerinin hareketini zorlaştırıyor.Kısacası, dronlar modern savaş oyun kitabını gerçek zamanlı olarak değiştiriyor. Günümüzün nispeten basit araçları bile, bölgesel çatışmalarda dengeyi bozacak kadar ölümcül ve dayanıklı durumda.
Şaşırtıcı derecede sınırlı yeteneklere sahip insansız hava araçları, devletlerin savaş alanındaki yeni fırsatlardan yararlanmasına yardımcı olabilir.
Ticari sektördeki hızlı yeniliklerle desteklenen yarının silahlı drone'ları muhtemelen daha da etkili olacak. Türkiye, Dağlık Karabağ'da dört hafta önce kullanılan TB2'lerin menzilini genişletmek için zaten kolları sıvadı. Ve birim maliyetler düştükçe, seri üretilen dronlar yakında düşman savunmasını tamamen darma dağın edecek.
Analizlerde, muharebe tankları, toplar ve hava saldırı sistemleriyle, kara kuvvetleri ağırlıklı klasik savaş senaryolarında, SİHA’ların katkısıyla ciddi bir paradigma değişikliği yaşandığı ön plana çıkarılıyor.
Alman ordusunda "Silahlandırılmış insansız hava araçları kullanmalı mı, kullanmamalı mı?" tartışmaları başlamıştı. Federal Savunma Bakanı Annegret Kramp-Karrenbauer, Türk SİHA’ların başarısını öve öve bitiremedi:
"Karabağ’da, tarihin ilk SİHA savaşı yaşandı. SİHA’lar, bombardımanlarla savaşın seyrini değiştirdi. Sonuçları, kaybeden taraf için çok ağır oldu."
Alman ordusunun hava savunma ve saldırı sistemlerinin bu konuda eksikliğine vurgu yapan Bakan Kramp-Karrenbauer, ordu mevcudundaki insansız hava araçlarının silahlandırılması ve yeni SİHA’ların alınması talebinde bulundu
Almanya Savunma ve Stratejik Araştırmaler Enstitüsü (GIDS) Başkanı Gert Estenhofer, savunma sisteminin çağın gereklerine cevap verebilmesi için, insansız hava araçlarının silahlandırılması gerektiğini aktarıyor:
"Türkiye bu konuda çok yüksek bir teknik düzeye ulaştı. Biz SİHA’ların gerekliliğini tartışırken, Ankara yıllardır başarılı bir teknoloji oluşturdu. Değişik tipte araçlar geliştirdiler, sunulan arz alışveriş merkezlerindeki tezgahları hatırlatıyor."
Daha önce de Türkiye'den altı adet Bayraktar TB2 alan Ukrayna'nın Türk SİHA'larını nerede ve nasıl kullanacağına dair ilk işaretler de veriliyor.
Ukrayna Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanı Ruslan Homçak, Bayraktar TB2'leri Donbass bölgesindeki Rus ayrılıkçılara karşı sahaya sürebileceklerinin sinyalini verdi.
Ancak asıl sürpriz, Kırım. Yerel medya, yine General Homçak'a dayandırdığı haberinde yavaş yavaş bir drone sürüsüne kavuşan Ukrayna ordusunun Bayraktar TB2'yi ilk kez doğrudan Rusya'ya karşı kullanabileceğini yazdı.
Avrupa Konseyi Dış İlişkiler (ECFR) kıdemli politika üyesi ve analisti Gustav Gressel ise, Avrupa'nın Türk SİHA'larının Dağlık Karabağ'da yaptıklarından şüphesiz bir şekilde ders alması gerektiğini söyledi. 'Türk SİHA'larının başarısı Avrupa'yı endişelendirmeli' diyerek AB ülkelerini uyaran Gressel, Dağlık Karabağ savaşının yalnızca 44 günde sona erdiğini hatırlattı: "Ermenistan binlerce askerini kaybetti, hakeza tank ve zırhlı araçlarını da. Azerbaycan ordusunun zaferinde Türk droneları kilit rol oynadı.
Türkiye'de geride kalan 10 yılda drone teknolojisini çarpıcı bir şekilde geliştirdi, ABD'nin bazı sınırlamaları ve ambargolarına rağmen. Bu sınırlamalar Türkiye'yi kendi teknolojisini üretmeye yöneltti.
Dağlık Karabağ savaşı ise Avrupa'nın kendini savunması için öğrenmesi gereken derslerle doluydu. Bunlardan ilki, strateji ve politikanın önemi. Ermenistan bu yaz Rusya'dan satın aldığı sekiz Su-30 savaş uçağını Moskova izin vermediği için kullananamadı bile. Buna karşın Azerbaycan'daki üste birçok Türk F-16'sı bekledi, Bayraktar TB2'ler ise gökyüzündeydi.
İkinci ders bilgisayar ve networklerin önemi. Tıpkı Suriye ve Libya'da olduğu gibi, Rus hava savunma sistemleri SİHA'lar karşısında hezimete uğradı.
Bu nedenle, gelecekte savaşma ihtimali olan ordular arasında - yalnızca ABD, Çin, Rusya değil, Türkiye, İsrail ve Güney Afrika gibi bölgesel güçler - bu deneyim kesinlikle yapay zeka ve otonom ölümcül silah sistemleri konusunda daha fazla araştırmaya teşvik edecektir.
Üçüncü ders, düşmanın gücü 'çevresinde' savaş. Dağlık Karabağ'daki çatışmalardan önce Ermenistan ordusu taktik olarak daha iyi görünüyordu. Daha iyi ve motive olmuş askerlere sahiptiler ancak SİHA'lar devreye girince her şey değişti.
Ermenistan sarp araziye sahip bölgeyi kolayca savunabileceğini düşünüyordu, bağlantı noktaları olan yollar kesilince cepheye sevkiyat yapılamadı. Şuşa'da binlerce askerin ölümüyle sonuçlanan muharebe Erivan'a ateşkesten başka seçenek bırakmadı.
Batılı ülkeler şimdiye kadar daha çok drone savaşlarının teknik tarafına odaklandı ancak Dağlık Karabağ'da bu açı daha az heyecan vericiydi. Asıl heyecan verici taraf, Azerilerin SİHA'ları taktiksel kullanımıydı.
Geleneksel muharebe operasyonlarına droneları yerleştirmeleri etkileyiciydi. Bu entelektüel yaratacılık, Azerbaycan'ın savaşma tarzını geliştiren ve zaferi getiren Türk askeri danışmanlara ayrılmalı.
Almanya ve Fransa dışında SİHA'ları yakalayabilecek hava savunma sistemine sahip hiçbir Avrupa ülkesi yok. Almanya ve Fransa'nın sahip oldukları da kısa menzilli.
Droneların devrede olduğu modern hareketli bir savaşta birçok Avrupa ordusu Ermenistan'dan daha sefil bir duruma düşebilir. Bu onları düşündürmeli ve endişelendirmeli."
Mossad dijital platformlarda propaganda peşinde
İsrail istihbarat teşkilatı Mossad, dijital yayın kanalları üzerinden yeni eleman kazanmaya çalışırken dünya kamuoyundaki imajını da güçlendirmeyi amaçlıyor. Eski çalışanlar ise teşkilata tepkili...
İsrail'in istihbarat teşkilatı, dijital platformlarda imaj çalışmalarına başladı. Buna göre Mossad; Netflix, Hulu ve Apple TV gibi yayın platformları üzerinden bünyesine yeni elemanlar alacak.
Apple TV Plus'taki Tahran, Netflix'teki The Spy ve Hulu'daki False Flag gibi yapımların yanı sıra imaj çalışmalarında bulunacak elemanların, siber savaş alanında da ülkeyi temsil etmesi bekleniyor.
İsrail gazetesi Haaretz'in haberine göre, 2016'dan beri Mossad'ın başında olan ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun yakın müttefiki Yossi Cohen, eleman alımı için bütçeyi birkaç milyar yeni İsrail şekeli artırdı.
Mossad, başrollerini Tom Cruise ve Kelly McGill'in paylaştığı ünlü Top Gun filminin ABD Hava Kuvvetleri için çizdiği imajı sağlayacak yapımlar peşinde. Bu çalışma ile birlikte teşkilatın yeniden havalı görünmesi hedefleniyor.
DESTEK VERENLER
Hollywood stüdyoları için danışmanlık yapan bir şirketin sahibi ve 28 sene boyunca teşkilatta çalışmış Avner Avraham, daha çok ajana ihtiyaçlarını olduğunu açıklayarak destek çağrısında bulundu.
Ülkedeki yazar ve yapımcıların da cemaate benzer bir topluluğun parçası olduğunu açıklayan Israilli yönetmen Eytan Fox, ülkedeki herkesin teşkilatta bir tanıdığı olduğunu hatta kendisinin de teşkilatta birçok arkadaşı bulunduğunu söyledi.
Fox, ABD'den İsrail'e göç eden ve Mossad'da görev yapmaya başlayan bir karakterin hikayesini anlattığı bir film üzerinde çalıştığını da belirtti.
TEPKİ GÖSTERENLER
Öte yandan, Mossad'ın bu kadar göz önünde olmasını eleştiren eski teşkilat çalışanları da var. Bunlardan birisi de Eski ajan Orna Klein. Teşkilatın, medyadaki "melodramatik tasvirinin" ekibe katılan ajanların görevleri yerine getirmekte zorlanmalarına neden olabileceğini öne sürüyor. (ntv.com.tr)
15 Aralık 2020 Salı
Bayraktar: Her engelleme bizi daha da güçlendiriyor
Türkiye'nin en büyük sanayi kümelenmesi SAHA İstanbul'un Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Bayraktar, yaptırım kararına ilişkin, 'Ambargo veya yaptırım Türkiye için sadece bir sonraki adımın itici gücü olur' dedi.
11 Aralık 2020 Cuma
İlk milli İHA motoru büyük başarı yakaladı
Türkiye’nin son yıllarda büyük bir atılım gösterdiği savunma sanayii sektöründe sıkça gündeme gelen ana konulardan biri de motorlar… Geçtiğimiz günlerde ülkemizin milli ve yerli olarak geliştirdiği ilk genel maksat helikopteri GÖKBEY’de kullanılacak TEI-TS1400 turboşaft motorunun tanıtımı, gözleri bir kez daha Türkiye'nin bu başarı serüvenine çevirdi.
https://www.borsagundem.com/foto-galeri/ilk-milli-iha-motoru-buyuk-basari-yakaladi-galeri/1536195
Meltem-3 Projesi'nde ilk P-72 Deniz Karakol Uçağı hizmete girdi
Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığından (SSB) yapılan açıklamaya göre, Meltem Projesi kapsamında tedarik edilerek Deniz Kuvvetleri Komutanlığının envanterine giren 6 adet P-235 Deniz Karakol Uçağı, Doğu Akdeniz ve Ege başta olmak üzere Türkiye'nin kıta sahanlığı ve ulusal çıkarlarının bulunduğu sularda Türk Silahlı Kuvvetlerinin stratejik unsuru olarak başarıyla hizmet ediyor.
Meltem Projesi'nin üçüncü aşamasında ise deniz gözetleme ve deniz karakol görevinde kullanılacak 6 adet ATR72-600 Uçağı tedariki ve Meltem Projesi çerçevesinde tedarik edilen görev ekipmanlarının uçaklara entegrasyonu amaçlanıyor.
Düzenlenen törenle Deniz Kuvvetlerinin envanterine giren ilk P-72 Deniz Karakol Uçağı, 8 bin 300 kilometreden fazla kıyı şeridine sahip "Mavi Vatan"ın kontrolü ve korunması için önemli bir kuvvet çarpanı olacak.
Meltem Projesi kapsamında teslimatların tamamlanmasıyla deniz karakol uçaklarının sayısı 12'ye çıkacak.
P-72 deniz karakol uçakları
P-72 deniz karakol uçaklarının üzerine gelişmiş radar sistemi, elektronik destek tedbirleri, akustik işleme sistemleri, taktik veri linkleri 11 ve 16, MK46 ve MK54 torpido taşıma ve atma kabiliyeti gibi kritik sistemler entegre edildi.
Bu sistemler sayesinde uçaklar, denizaltı savunma harbi, su üstü savunma harbi, istihbarat, gözetleme ve keşif, ufuk üstü hedefleme, arama kurtarma gibi önemli görevleri üstlenecek.
P-235 uçaklarında bulunmayan Link 16 sistemi, MK54 torpidosu taşıma ve atma gibi yeni özelliklere ilaveten P-72 uçakları daha uzun süre görev icra edebilecek kabiliyete sahip olacak.
İlk deniz karakol uçağı teslimatını takiben 2021 yılı içinde, ilave iki deniz karakol uçağı ile bir deniz genel maksat uçağının daha Deniz Kuvvetleri Komutanlığına teslim edilmesi planlanıyor.
Projede yerli ve milli sanayinin rolü
Projeye Türk sanayisinin yoğun katılımı da sağlandı. TUSAŞ tarafından detay parça üretimi, uçak modifikasyonu, malzeme tedariki, yer ve uçuş testleri desteği ve entegre lojistik destek aktiviteleri gerçekleştirildi.
ASELSAN tarafından ekipman tedariki sağlandı. Uçaklarda MİLSOFT tarafından geliştirilen Link 11 ve Link 16 sistemleri bulunuyor. Deniz karakol yer istasyonu HAVELSAN tarafından P-72 uçaklarına destek verecek şekilde güncellendi.
SSB, bugüne kadar Deniz Kuvvetlerinin imkan ve kabiliyetlerini geliştirme hedefiyle birçok sistemi hizmete hazır hale getirdi. Deniz Kuvvetleri Komutanlığının muharebe ve lojistik sahada gücüne güç katacak birçok hava, deniz, denizaltı ve lojistik projeleri de devam ediyor.
2021 yılı içinde deniz karakol uçaklarına ait görev sistemlerinin 3 yıl süreli lojistik destek hizmetinin başlatılarak, tedarik edilen sistemlerin işletme ve idamesinde Deniz Kuvvetleri Komutanlığına gerekli desteğin sağlanması planlanıyor.
TUSAŞ'ta gerçekleştirilen törene, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Serdar Demirel, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Deniz Havacılık Komutanı Tuğamiral Alper Yeniel, ana yüklenici LEONARDO adına Kıdemli Başkan Yardımcısı Nadia Steiner, alt yükleniciler adına TUSAŞ Genel Müdürü Temel Kotil, HAVELSAN Genel Müdürü Mehmet Akif Nacar, ASELSAN Genel Müdür Yardımcısı Bayram Gençcan, MİLSOFT Genel Müdürü İsmail Başyiğit ve THALES Hava Araçları Direktörü Levent Taşkın katıldı.
https://www.borsagundem.com/haber/meltem-3-projesinde-ilk-p-72-deniz-karakol-ucagi-hizmete-girdi/1536229
ABD'nin nükleer bombardıman uçakları 2. kez Orta Doğu'da uçtu
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), ABD Hava Kuvvetlerine ait iki B-52H tipi nükleer bombardıman uçağının ikinci kez Orta Doğu üzerinden caydırıcılık amaçlı uçuş icra ettiğini açıkladı.
CENTCOM'dan yapılan açıklamada, uçuşun, ABD'nin bölgesel askeri ortaklarına bağlılığını gösterdiği kaydedildi.
Açıklamada, uçuşla ilgili ifadelerine yer verilen CENTCOM Komutanı Orgeneral Kenneth F. McKenzie, "Dünyanın öbür ucundan stratejik bombardıman uçaklarını molasız bir şekilde uçurmak ve onları birçok bölgesel ortakla kısa sürede entegre etmek bölgesel istikrar ve güvenliğe olan ortak bağlılığımızın ve yakın çalışma ilişkilerimizin bir göstergesidir." dedi.
McKenzie, uçuşların ortak ve müttefiklere güvence verdiğini, düşmanın saldırganlığını da caydırdığını belirterek, "Potansiyel düşmanlar, yeryüzünde hiçbir devletin, bir saldırıya karşı bu kadar hazır ve hızlı bir şekilde bir savaş gücünü sevk etme kabiliyetine sahip olmadığını anlamalılar." ifadelerini kullandı.
ABD, geçen haftalarda da Orta Doğu üzerinden benzer bir uçuş icra etmişti.
10 Aralık 2020 Perşembe
Bayraktar: Artık ben de hürüm, o da hür
Baykar Teknik Müdürü Selçuk Bayraktar: Tam 5 yıl önce... Envantere yeni giren #BayraktarTB2 görev yapmaya başlamış. Görevde ilk 1000 saati henüz tamamlamış. Şimdi 270 bin saati geride bıraktı. Semalarımızda hür ve özgür
8 Aralık 2020 Salı
ABD dünyayı silahlandırıyor!
ABD, küresel silah satışlarında liderliğini sürdürdü
Kotil, çift motorlu Aksungur İHA’da seri üretim sürecinin başladığını açıkladı
Türk Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş. (TUSAŞ) Genel Müdürü Prof. Dr. Temel Kotil, çift motorlu Aksungur İHA’da seri üretim sürecinin başladığını açıkladı. Alt sistem tedarikinde zorluklar yaşadıklarını kaydeden Kotil, “Her ne kadar Türkiye’ye uygulanan resmi bir ambargo yoksa da alt sistem almada çok zorlanıyoruz. Yurt dışına sipariş veriyorsunuz, ürün kodu ile sipariş verdiğiniz halde kapalı valf yerine açık valf geliyor. Aşırı yavaşlıklar söz konusu” dedi.
İlk milli helikopter motoru TEI-TS1400’ün teslimatı gerçekleşirken, İHA platformunda da önemli bir eşik aşıldı. Kotil, konuk olduğu TRT Radyo 1’de, insansız hava araçları (İHA) projelerine değindi. ANKA’dan elde edilen tecrübelerle geliştirilen Aksungur (ANKA-2) İHA’da seri üretimin başladığı müjdesini veren Kotil, “Daha çok yük taşıyabilen, daha çok havada kalabilen Anka-2’mizin de seri üretimini yapıyoruz. Anka-2, uzak yerden kontrol edilebileceği için, Türkiye’nin herhangi bir noktasında kumanda merkezinden her tarafa gidip gelebiliyorlar. Bugün dünya turu atmıyorlar ama inşallah yakında dünya turu atan İHA’larımız olacak” dedi.
2023’te uçuş
Kotil, Ağır Sınıf Taarruz Helikopteri (ATAK-II) ile HÜRJET’in ilk uçuşlarını 18 Mart 2023 tarihinde gerçekleştirmeyi hedeflediklerini, Milli Muharip Uçağı (MMU) da aynı tarihte de hangardan çıkarmayı planladıklarını söyledi. Kotil, 2025’te teslimatı yapacaklarını, sertifikasyon çalışmalarının da üç yılı bulacağını kaydetti. Kotil, MMU’nun göreve başlangıcı için 2029 tarihini verdi.
‘Enteresan şeyler...’
Alt sistem tedarikinde belirli zorluklar yaşadıklarını kaydeden Kotil, “Her ne kadar Türkiye’ye uygulanan resmi bir ambargo yoksa da alt sistem almada çok zorlanıyoruz. Çok enteresan şeylerle karşı karşıya kalıyoruz. Yurt dışına sipariş veriyorsunuz, ürün kodu ile sipariş verdiğiniz halde kapalı valf yerine açık valf geliyor. Aşırı yavaşlıklar söz konusu” dedi.
12 füzeyle uçtu
Aksungur’un Türk Hava Kuvvetleri’ndeki savaş uçaklarının gerçekleştirebileceği bazı taarruz görevlerini gerçekleştirmesi bekleniyor. Bu sayede savaş uçaklarının gövde ömürlerinin uzatılması planlanıyor. Aksungur gerçekleştirilen test uçuşlarında 40 bin feet yüksekliğe kadar çıkmış ve 49 saat boyunca havada kalarak rekor kırmıştı. Çift motorlu olan Aksungur, 12 MAM-L mühimmatı ile gerçekleştirdiği uçuşun yanı sıra, TEBER güdüm kitli mühimmatla ilk test atışını da başarıyla yaptı.
Milliyet
6 Aralık 2020 Pazar
Türk İHA'ların sayısı 45 bine ulaştı
Türkiye, havacılık sektöründe attığı adımlarla gücünü artırırken, insansız hava aracı (İHA) kullanımında da dikkat çekici bir trend yakaladı. Ülkedeki İHA sayısı ekim ayı itibarıyla yaklaşık 45 bine, kayıtlı İHA pilotu sayısı da 216 bine ulaştı.
5 Aralık 2020 Cumartesi
İHA üretim merkezinin görüntülerini çektiler: 2 gözaltı
Rusya’da yayın yapan NTV televizyonundaki bir programın metin yazarı Aleksey Petruşko ile kamera operatörü İvan Malışkin gözaltına alındı. İkilinin izinsiz olarak İstanbul’daki İHA üretim merkezinin görüntülerini çektikleri belirtildii
İşte ilk yerli helikopter motoru!
TEI'nin Hafif Genel Maksat Helikopteri Gökbey için Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı himayesinde geliştirdiği, Türkiye'nin ilk milli helikopter motoru TS1400 canlı yayında çalıştırılarak test edildi
Varank: Türkiye motor alanında ender ülkelerden bir tanesi
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Varank, "İstediğimiz seviyelerde elbette değil ama Türkiye, artık hem askeri hem de sivil alanda motor üretim ve tasarımı yapabilen ender ülkelerden bir tanesi." dedi




