30 Aralık 2020 Çarşamba

Türk savunma sanayisi 2020'yi başarılarla doldurdu

 Türk savunma sanayisi, 2020 yılında güvenlik güçlerine bir dizi yeni ürün kazandırdı, geleceğin harp ortamında görev alacak sistemler için de çalışmalarını sürdürdü.

Türk savunma sanayisi şirketleri, son dönemde elde ettikleri cirolarla rekorlar kırarken, ulaşılan ekonomik büyüklükler şirketleri uluslararası kıyaslamaların yapıldığı listelerde bu yıl üst sıralara taşıdı.

Dünyanın en prestijli savunma sanayi listesi olarak kabul edilen "Defense News Top 100"de yer alan Türk şirketi sayısı 7'ye yükseldi. ASELSAN, ilk 50'ye girme başarısı gösterdi. Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ), ROKETSAN, STM ve BMC'ye bu yıl HAVELSAN ve FNSS eklendi.

Savunma projeleri yeni tip korona virüs (Kovid-19) salgınına rağmen alınan tedbirlerle kesintisiz sürdü. Savunma sanayisi şirketleri başta yerli solunum cihazı olmak üzere, sağlık sisteminin ihtiyaç duyduğu cihazların üretimine de destek verdi.

2020 yılında özellikle milli havacılık motorları konusunda stratejik gelişmeler yaşandı. İlk milli helikopter motoru TEI-TS1400 TUSAŞ'a teslim edildi. İnsansız hava araçlarında (İHA) görev yapacak Türkiye'nin yerli ve milli ilk turbodizel havacılık motoru TEI-PD170'in seri üretim ilk partisi de TUSAŞ’a sunuldu.

MELTEM-3 Projesi'nde ilk P-72 Deniz Karakol Uçağı, Deniz Kuvvetleri Komutanlığına teslim edildi.

Karakulak Yüksek Frekans Kestirme ve Dinleme Sistemi, Türk Silahlı Kuvvetleri envanterine ilk kez girdi.

Türkiye'nin ilk milli silahlı drone sistemi Songar, güvenlik güçlerinin kullanımına sunuldu.

T70 Genel Maksat Helikopteri için Alp Havacılık tarafından üretilen ilk dinamik komponetler ve iniş takımları TUSAŞ'a teslim edildi.

Yeni nesil kriminal inceleme aracı Kıraç polisin kullanımına verildi.

Taşınabilir mühimmat sistemleri DM-5 ve DM-7 güvenlik güçlerinin kullanımına sunuldu. 5,56 ve 7,62 milimetre makineli tüfekler için geliştirilen sistem, kesintisiz atış imkanı sağlıyor.

Drone-mini/mikro İHA ve el yapımı patlayıcı gibi tehditleri etkisiz hale getirecek Kangal Karıştırma/Köreltme Sistemi ile Anka-S için geliştirilen uydu hava terminallerinin teslimatlarına başlandı.

Teslimatlar hız kesmedi

Bayraktar TB2 İHA, Atak helikopteri, Anka gibi hava platformlarının teslimatı yıl boyunca sürdü.

Kara Kuvvetleri Komutanlığı envanterindeki tekerlekli araçların kurtarılması faaliyetlerinde kullanılmak üzere yerli imkanlarla üretilen Mayına Karşı Kısmi Korumalı Kurtarıcı M4K'nın teslimatları tamamlandı.

Silah Taşıyıcı Araçlar Projesi'nde ilk araçların tesliminin ardından, seri üretim dönemindeki teslimatlar başladı.

Envanterdeki zırhlı muharebe aracı Vuran 4x4 ve mayına karşı korumalı araç Kirpi-II'ye yenileri eklendi.

Korkut Kundağı Motorlu Hava Savunma Top Sistemi, Serhat Seyyar Havan Tespit Radarı, ASELPOD Hedefleme Sistemi, REDET-II Radar Elektronik Destek Sistemi teslimatlarına devam edildi.

Teber-82 güdüm kiti, AK40-GL bomba atar, özgün yerli tabanca, MPT-76 ve MPT-55 tüfekleri, Uzun Menzilli Tanksavar Füzesi UMTAS, İHASAVAR, Kamikaze Mini İHA Kargu, Pars 675 Tak-Sök Termal Silah Dürbünleri, yazılım tabanlı telsizler, Nüfuz Edici Bomba, Retinar FAR-AD Drone Tespit Radar sistemleri, Şahingözü-OD termal kameralar, yeni SAT botu, süratli devriye botu, acil müdahale ve dalış eğitim botları 2020 yılında güvenlik güçlerine sunulan ürünler arasında yer aldı.

Projelerdeki önemli gelişmeler

ROKETSAN'ın geliştirdiği yerli sonda roketi, uzay sınırını geçen ilk Türk aracı oldu. Böylece Türkiye'nin "uzay sınırını aşması" ve "uzay ligine" girmesini sağlandı.

F-16 uçaklarında dost-düşman sorgularını yapacak ASELSAN IFF Mod 5/S Cevaplayıcı cihazların seri üretimine geçildi.

F-16 Yapısal İyileştirme Projesi kapsamında ilk F-16 Blok-30 uçağının yapısal iyileştirmesi tamamlanarak, Hava Kuvvetleri Komutanlığına teslimatı yapıldı.

Yüksek yük taşıma kapasitesine sahip Akıncı ve Aksungur İHA'larının testleri başarıyla sürdürüldü. Aksungur, 49 saat havada kaldı.

Amfibi deniz piyadesinin ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla özel olarak geliştirilen Zırhlı Amfibi Hücum Aracı (ZAHA) için bir dizi test gerçekleştirildi.

Türk Silahlı Kuvvetlerinin ihtiyaçları doğrultusunda başlatılan proje kapsamında FNSS tarafından geliştirilen Pars 6x6 Mayına Karşı Korumalı Aracın ilk montajı yapıldı.

TRG-230 füze sistemine lazer arayıcı başlık entegre edildi.

Envanterde bulunan M60T ve Leopard 2A4 tanklarının yetenekleri artırıldı.

İlk yerli metre altı çözünürlükte görüntüleme uydusu İmece'nin son montaj işlemi gerçekleştirildi.

Radar, elektro-optik ve diğer sensörlerle donatılacak istasyonlardan oluşacak Sahil Gözetleme Radar Sistemi Projesi'nin ilk yazılım paketi Sahil Güvenlik Komutanlığına teslim edildi.

Yavuz sınıfı fırkateynlere entegre edilen Milli Elektronik Harp Suiti sistemleri Deniz Kuvvetleri Komutanlığının kullanımına verildi.

Gemi Bilgi Dağıtım Sistemi'nin TCG Anadolu gemisine entegre edilmek üzere teslimatı yapıldı.

Orta menzilli gemisavar füzelerde kullanılmak üzere geliştirilen turbojet motorun testi başarıyla gerçekleştirildi.

25 milimetre kara topu geliştirilmesi için sözleşme müzakereleri başladı.

Hürjet Jet Eğitim ve Hafif Taarruz Uçağı'nın test ve değerlendirme faaliyetlerinde kullanmak üzere mühendislik simülatörü Hürjet 270 geliştirildi.

Kara Kuvvetleri Komutanlığının ihtiyacını karşılamak için başlatılan Zırhlı Muharebe Aracı (ZMA) Modernizasyon Projesi kapsamında ilk prototip aracın modernizasyonu tamamlandı.

Hava savunmaya yerli çözümler

İlk milli ve yerli hava savunma füze sistemi Hisar-A+'nın envantere giriş öncesi son kabul testi yapıldı.

Hava savunma ürün ailesinin yeni üyesi Sungur, başarılı atışlı testler sonrası envantere girmeye hazır hale getirildi.

Milli gemilerin caydırıcılığını artıracak Atmaca seyir füzesi ile minyatür bomba projelerinde sona gelindi.

MK-83 bombasını havadan karaya akıllı ve hassas vuruş kabiliyetine sahip mühimmata çevirmek için geliştirilen güdüm kiti HGK-83 ve ardışık delicili uçak bombası SARB-83 seri üretime hazır noktaya ulaştırıldı.

Zırhlı muharebe aracı Tulpar, testleri tamamlanan bir başka savunma sanayisi ürünü oldu.

Yeni projeler

Bu yıl güvenlik güçlerinin ihtiyaçlarını karşılama ve var olan sistemlerin yeteneklerini geliştirmeye yönelik bir dizi proje hayata geçirildi.

Bu kapsamda, ASELSAN tarafından Yeni Nesil Koral Elektronik Harp Sistemi Projesi başlatıldı.

Dikey İniş Kalkışlı Kargo İHA Projesi için sözleşme imzalandı.

Milli Muharip Uçak Projesi'nin yazılım çalışmalarına başlandı.

Orta sınıf silahlı insansız kara aracı üretilmesine yönelik sözleşme yapıldı.

Türkiye'nin ilk silahlı insansız deniz aracı ULAQ tanıtıldı.

Deniz Kuvvetleri Komutanlığının hafif sınıf torpido ihtiyacını karşılamak için 324 milimetre Torpido Geliştirilmesi Projesi (ORKA) başlatıldı.

29 Aralık 2020 Salı

Türk SİHA'larının başarısı İngilizlere ilham oldu!

 Guardian gazetesinin haberinde, savunma yetkililerinin; Azerbaycan'ın 6 haftalık savaşta Türk SİHA'larını kullanmasının Ermenileri yenilgiye uğratması ve Ermenistan'ın işgal altında tuttuğu toprakların kontrolünü devretmeye zorlamasında çok önemli bir yeri olduğuna inandığı aktarıldı. Savunma Bakanlığı kaynaklarının, SİHA'ların yaygınlaşmasının riskleri hakkındaki uyarılara rağmen İngiltere'nin 2021'in başlarında açıklanacak 5 yıllık savunma bütçesinin bir parçası olarak kendi daha ucuz SİHA'larını edinmek istediğini belirttiği ifade edildi.


'TÜRKİYE KENDİ BÖLGESİNDE ASKERİ DENGEYİ HIZLA DEĞİŞTİRİYOR'


Haberde, Baykar Bayraktar TB2'nin 150 kilometre kadar bir menziline sahip olduğu, havada 24 saat kalabildiği vurgulandı. Ayrıca Baykar Bayraktar TB2'nin diğer ülke SİHA'larına oranla daha ucuz oldukları için savaş esnasında bazılarının kaybedilmesinin göze alınabildiği vurgulandı. SİHA'larıyla Türkiye'nin kendi bölgesindeki askeri dengeyi hızla değiştirdiğine işaret edilen haberde, İngiliz düşünce kuruluşu Kraliyet Silahlı Kuvvetler Enstitüsünden (RUSI) Prof. Michael Clarke'ın "Azerbaycanlıların insansız hava araçları kullanımı belirleyici oldu." dediği aktarıldı.


SAVUNMA BAKANI TÜRK İHA VE SİHA'LARINI ÖRNEK GÖSTERMİŞTİ


İngiltere Savunma Bakanı Ben Wallace, 11 Aralık'ta yaptığı bir konuşmada, Türkiye'nin İHA, SİHA ve hava savunma sistemlerini Suriye, Libya ve diğer yerlerde kullanmasının sahada üstünlük sağladığını vurgulayarak Türkiye'nin yeni nesil SİHA'larını örnek göstermişti.


İHA ve SİHA'ların yüzlerce zırhlı aracı ve hava savunma sistemlerini imha ettiğini vurgulayan Wallace, Türkiye'nin dünyanın önde gelen yabancı askeri programlara erişiminin engellenmesinin ardından savunma sanayisinde yenilikler yaptığını duyurmuştu. Bazı askeri programlardan vazgeçebileceklerinin sinyalini veren Wallace, "Bazı zor seçimlerin yine de yapılması gerekecek. Ancak bu seçimler yeni alanlara, yeni ekipmanlara ve yeni çalışma yöntemlerine yatırım yapmamıza izin verecek. Bazen nitelik nicelikten veya mükemmel iyiden önce gelir." demişti.


27 Aralık 2020 Pazar

Türk SİHA'ları Le Monde'da manşette: Koca orduyu yok ettiler

 Fransız gazetesi, "6 Bayraktar ile Ermenistan ordusunu mahvettiler. Suriye ve Libya'da olduğu gibi Karabağ'da da Rus sistemleri çaresiz kaldı. SİHA'lar gelecekte savaşların nasıl olacağını gösteriyor. Avrupa ders almalı" diye yazdı.

Türk SİHA'larının başarısı dünya basınında konuşulmaya devam ediliyor.

Fransa'nın ünlü gazetesi Le Monde'de çıkan bir haberde, Türk SİHA'larının dünya savaş tarihini nasıl değiştirdiği kaleme alındı. SİHA'ların Suriye, Libya ve Dağlık Karabağ'da gösterdiği başarıdan bahsedildi.

Haberde, "6 tane Bayraktar ile Ermenistan ordusunu mahvettiler. Suriye ve Libya'da olduğu gibi Karabağ'da da Rus sistemleri çaresiz kaldı. SİHA'lar gelecekte savaşların nasıl olacağını gösteriyor. Avrupa ders almalı" ifadelerine yer verildi.

25 Aralık 2020 Cuma

İHA ANKA 75 bin uçuş saatini tamamladı

 Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) mühendisleri tarafından tasarlanan ve birçok yerli alt yüklenici firmanın da görev aldığı Anka, montajı ve üretimi tamamlanarak 16 Temmuz 2010'da hangardan çıkarıldı ve motoru çalıştırıldı.

2010'DA İLK UÇUŞ


30 Aralık 2010'da ilk uçuşunu gerçekleştiren Anka, geçen sürede kendi kategorisinde dünyanın en iyi operatif sistemi olma hedefiyle sürekli geliştirildi.

TÜRKİYE'NİN İHA'SI


Gelişim sürecindeki en önemli aşamalardan biri uydudan kontrol yeteneği kazandırılması oldu. Orta irtifa uzun havada kalışlı İHA sistemi Anka, uydu yeteneğine sahip Türkiye'nin İHA'sı olarak kullanıma sunuldu.

TERÖRLE MÜCADELEDE KULLANILIYOR


Uydudan kontrol kabiliyetiyle görüş hattı ötesinde, gece ve gündüz şatlarında otonom uçuş ve seyrüsefer yapabilen Anka-S, sınır güvenliği ve terörle mücadele harekatlarında etkin olarak kullanılıyor.

TUSAŞ, Anka'nın ilk uçuşunun 10'uncu yılında Anka-S platformunu Tunus'a satarak ilk ihracat başarısını da yakaladı. Şirket, Anka'nın başka ülkelere satışı için girişimlerini sürdürüyor.

YERLİ MOTORA DA KAVUŞTU


TUSAŞ bugüne kadar güvenlik güçlerine 25 Anka teslim etti ve 75 bin operasyonel uçuş saatine ulaştı. Anka, bulundurduğu yüksek teknoloji faydalı yükleriyle tüm hava keşifleri, hedef tespit/tanımlama ve istihbarat misyonlarında kullanılabiliyor.


Yoğun karıştırmanın olduğu zorlu muharebe koşullarında kendisini kanıtlayan Anka, yangın ve deprem gibi doğal afet durumlarında da çalışmalara destek verdi.

Anka'nın gelişim sürecindeki bir diğer aşama ise yerli motor entegrasyonu oldu. PD-170 ile yerli motora kavuşan Anka, yeni motoruyla başarılı uçuşlar gerçekleştirdi.

AKSUNGUR'UN YOLUNU AÇTI


TUSAŞ, ayrıca Anka platformunu kullanarak 17 ay gibi kısa sürede yüksek faydalı yük taşıma kapasitesine sahip Aksungur'u geliştirdi.

Havada 49 saat kalarak uçuş rekoruna imza atan Aksungur, istihbarat, gözetleme, keşif ve taarruz görevleri için hazır hale getirildi.





23 Aralık 2020 Çarşamba

Türk SİHA'ları için çarpıcı yorum! Bağımsızlık sembolü

 Türkiye'nin savunma sanayiindeki başarılarına yönelik övgüler giderek artıyor. Fransız Liberation gazetesi, gündemine aldığı Türk SİHA'larını "güç ve bağımsızlık sembolü" olarak nitelendirdi.

Fransız Liberation gazetesinin haberinde, Bayraktar TB2 SİHA'ların güvenilir olduğu ve deneyimli Türk ordusu tarafından kullanıldığı belirtildi.

SİHA'ların, Ankara'nın başarısının anahtarı olduğuna dikkati çekilen haberde, SİHA'ların Irak, Suriye, Libya ve Kafkasya'da kullanıldığı ifade edildi.

'Türk SİHA'larının maliyeti daha düşük'


Bayraktar TB2 SİHA'ların 27 saat uçabildiği ve maliyetinin ABD'nin SİHA'larından daha düşük olduğu kaydedilen haberde, SİHA'ların aynı zamanda terör örgütü PKK'nın güç kaybetmesine neden olduğu belirtildi.

Haberde, SİHA'ların, şubatta Suriye'nin kuzeybatısında güç gösterisi yaptığı, Türkiye'nin gücünün yükselişinin ve büyüyen bağımsızlığının sembolü haline geldiği vurgulandı.

Türkiye, kendi SİHA'sı ve mühimmatını üreten 6 ülkeden biri


Üç yedekli aviyonik sistemleri ve sensör füzyon mimarisiyle tamamen otonom taksi, kalkış, normal seyir ve iniş kabiliyetine sahip olan Bayraktar TB2 SİHA sistemi, TSK envanterine giren ilk milli taktik insansız hava aracı sistemi olarak 2014'ten bu yana aktif olarak kullanılıyor.

Kanatlarında Roketsan tarafından üretilen 4 adet MAM-L ve MAM-C füzelerini taşıyabilen Bayraktar TB2, yerleşik lazer hedef işaretleyicisi ile hassas hedefleme yapma kabiliyetine sahip bulunuyor.

Bu özelliklerle Türkiye, dünyada kendi SİHA'sı ve mühimmatlarını üreten 6 ülkeden biri olarak öne çıkıyor. Yüzde 93 yerlilik oranına sahip milli SİHA, hedefe yakın alanlara verilebilecek hasarları önlemek amacıyla "hızlı gör-ve-vur" özelliğine sahip hepsi bir arada çözüm sunan bir sistem olarak dikkati çekiyor.

TSK için silahlandırılan sistem, keşif, sürekli havadan gözetleme, hedef tespiti ve imha imkanı sağlıyor.





22 Aralık 2020 Salı

Foreign Affairs: Türk SİHA'lar oyunun kurallarını değiştirdi

 Dağlık Karabağ savaşının gidişatını kökünden değiştiren ve sahadaki diğer aktörleri şaşkına çeviren Türk üretimi silahlı insansız hava araçlarının (SİHA) dünya çapında yol açtığı yankı büyüyor. ABD'li Foreign Affairs dergisi, Türk İHA/SİHA'larının geleneksel savaş yöntemlerini kökünden değiştireceğini ve gelecekte Türkiye'nin bu konuda lider pozisyonda olacağını yazdı. Libya, Suriye ve Dağlık Karabağ'da 'oyun değiştiren' İHA/SİHA teknolojisine dünyanın adapte olması gerektiği vurgulanan yazıda, Türkiye'nin rakiplerinden ne denli önde olduğuna değinildi.

Foreign Affairs'ten Jaon Lyall'ın analizine göre, dünya, insansız hava aracı (drone) savaşları dönemine girdi. Birçok ülke ise Türkiye'nin aksine bu hızlı değişimi yakalamak bir tarafa, henüz tam kavrayamamış görünüyor. Son beş yıldaki dört büyük devletler arası savaşta - Libya, Dağlık Karabağ, Suriye ve Ukrayna'da olanlar - silahlı insansız hava araçları baskın ve belki de belirleyici bir rol oynadı.

Yine de insansız hava araçlarıyla ilgili tartışmalar, Taliban gibi devlet dışı aktörlere karşı kullanımları veya ABD ile Çin gibi yakın rakipler arasındaki savaşlarda potansiyel rolleri hakkında spekülasyonlar üzerine odaklanıyor.

Bazı gözlemciler, insansız hava araçlarının uluslararası istikrarı bile destekleyebileceğini savunuyorlar: ülkelerin, insan pilotlu bir uçak yerine bir insansız hava aracının düşürülmesi durumunda bir çatışmayı tırmandırma ihtimali daha düşük olabilir.

Dronlar, savaşın gidişatını çevirmeyi başardıkları için daha da çekici hale geldi. Türkiye'nin drone kullanımı ise oldukça dikkat çekici.

Geçtiğimiz Şubat ayında Suriye'nin kuzeyindeki İdlib Eyaleti yakınlarında Türk ordusuna hava saldırısı düzenledi ve Ankara düzinelerce tankı, hava savunmasını ve zırhlı aracı imha etmek için TB2 insansız hava araçları kullanarak misilleme yaparak yüzlerce, muhtemelen binlerce Suriye askerini öldürdü. Rusya, ezilmiş bir Suriye adına ateşkes talep etti.

Türk TB2'ler, Barış Fırtınası Operasyonu sırasında Libya'daki askeri çıkmazın kırılmasında da belirleyiciydi: TB2 insansız hava araçları ve kara kuvvetlerinin toplam ağırlığı, Libya Ulusal Ordusu kuvvetlerini Trablus'tan ve Tarhouna'daki kalelerinden sürdü.

Ancak silahlı dronlar işi tek başlarına üstlenmedi. İnsansız sistemler, topçu ve uzun menzilli füzeler gibi geleneksel donanımlarla birlikte çalışan veya mobil yer birimlerini destekleyen kuvvet çarpanları olarak en etkili olanlar.

Örneğin Azerbaycan, insansız hava araçlarını Ermeni savunma pozisyonlarını tespit etmek ve ardından topçu ve roketatarlardan gelen dolaylı atışları yönlendirmek için kullanıldı.

Dronelar artık geleneksel hava gücünün yerini alabilir ve bunları ve diğer platformları daha ölümcül hale getirebilir. Savaş alanındaki varlıkları, neredeyse her karar verme aşamasında hedeflerinin hesaplamalarını değiştiriyor.

Normalde hem Libya'da hem de Dağlık Karabağ'da hareketli zırhlı araçlar, görüş mesafelerini yukarıdan azaltmak için güçlendirilmiş pozisyonlara yerleştirilmişlerdi. Savunma pozisyonlarını terk edemeyen bu kuvvetler, saldırıları koordine edemedi ve düşmanlarına ivme kazandırdı.

Libya Ulusal Ordusu ve Ermeni kuvvetleri, saldırıya açık unsurlarını hava savunmalarıyla daha iyi entegre ederek koruyabilirdi, ancak bunu yalnızca bu sistemlerin menziline bağlı kalma pahasına yapabilirlerdi.

Dahası, sözde güvenli olan arka bölgelerde aniden ortaya çıkan silahlı insansız hava araçları tehdidi, rezervlerin ve ikmal malzemelerinin hareketini zorlaştırıyor.Kısacası, dronlar modern savaş oyun kitabını gerçek zamanlı olarak değiştiriyor. Günümüzün nispeten basit araçları bile, bölgesel çatışmalarda dengeyi bozacak kadar ölümcül ve dayanıklı durumda.

Şaşırtıcı derecede sınırlı yeteneklere sahip insansız hava araçları, devletlerin savaş alanındaki yeni fırsatlardan yararlanmasına yardımcı olabilir.

Ticari sektördeki hızlı yeniliklerle desteklenen yarının silahlı drone'ları muhtemelen daha da etkili olacak. Türkiye, Dağlık Karabağ'da dört hafta önce kullanılan TB2'lerin menzilini genişletmek için zaten kolları sıvadı. Ve birim maliyetler düştükçe, seri üretilen dronlar yakında düşman savunmasını tamamen darma dağın edecek.

Analizlerde, muharebe tankları, toplar ve hava saldırı sistemleriyle, kara kuvvetleri ağırlıklı klasik savaş senaryolarında, SİHA’ların katkısıyla ciddi bir paradigma değişikliği yaşandığı ön plana çıkarılıyor.

Alman ordusunda "Silahlandırılmış insansız hava araçları kullanmalı mı, kullanmamalı mı?" tartışmaları başlamıştı. Federal Savunma Bakanı Annegret Kramp-Karrenbauer, Türk SİHA’ların başarısını öve öve bitiremedi:

"Karabağ’da, tarihin ilk SİHA savaşı yaşandı. SİHA’lar, bombardımanlarla savaşın seyrini değiştirdi. Sonuçları, kaybeden taraf için çok ağır oldu."

Alman ordusunun hava savunma ve saldırı sistemlerinin bu konuda eksikliğine vurgu yapan Bakan Kramp-Karrenbauer, ordu mevcudundaki insansız hava araçlarının silahlandırılması ve yeni SİHA’ların alınması talebinde bulundu

Almanya Savunma ve Stratejik Araştırmaler Enstitüsü (GIDS) Başkanı Gert Estenhofer, savunma sisteminin çağın gereklerine cevap verebilmesi için, insansız hava araçlarının silahlandırılması gerektiğini aktarıyor:

"Türkiye bu konuda çok yüksek bir teknik düzeye ulaştı. Biz SİHA’ların gerekliliğini tartışırken, Ankara yıllardır başarılı bir teknoloji oluşturdu. Değişik tipte araçlar geliştirdiler, sunulan arz alışveriş merkezlerindeki tezgahları hatırlatıyor."

Daha önce de Türkiye'den altı adet Bayraktar TB2 alan Ukrayna'nın Türk SİHA'larını nerede ve nasıl kullanacağına dair ilk işaretler de veriliyor.

Ukrayna Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanı Ruslan Homçak, Bayraktar TB2'leri Donbass bölgesindeki Rus ayrılıkçılara karşı sahaya sürebileceklerinin sinyalini verdi.

Ancak asıl sürpriz, Kırım. Yerel medya, yine General Homçak'a dayandırdığı haberinde yavaş yavaş bir drone sürüsüne kavuşan Ukrayna ordusunun Bayraktar TB2'yi ilk kez doğrudan Rusya'ya karşı kullanabileceğini yazdı.

Avrupa Konseyi Dış İlişkiler (ECFR) kıdemli politika üyesi ve analisti Gustav Gressel ise, Avrupa'nın Türk SİHA'larının Dağlık Karabağ'da yaptıklarından şüphesiz bir şekilde ders alması gerektiğini söyledi. 'Türk SİHA'larının başarısı Avrupa'yı endişelendirmeli' diyerek AB ülkelerini uyaran Gressel, Dağlık Karabağ savaşının yalnızca 44 günde sona erdiğini hatırlattı: "Ermenistan binlerce askerini kaybetti, hakeza tank ve zırhlı araçlarını da. Azerbaycan ordusunun zaferinde Türk droneları kilit rol oynadı.

Türkiye'de geride kalan 10 yılda drone teknolojisini çarpıcı bir şekilde geliştirdi, ABD'nin bazı sınırlamaları ve ambargolarına rağmen. Bu sınırlamalar Türkiye'yi kendi teknolojisini üretmeye yöneltti.

Dağlık Karabağ savaşı ise Avrupa'nın kendini savunması için öğrenmesi gereken derslerle doluydu. Bunlardan ilki, strateji ve politikanın önemi. Ermenistan bu yaz Rusya'dan satın aldığı sekiz Su-30 savaş uçağını Moskova izin vermediği için kullananamadı bile. Buna karşın Azerbaycan'daki üste birçok Türk F-16'sı bekledi, Bayraktar TB2'ler ise gökyüzündeydi.

İkinci ders bilgisayar ve networklerin önemi. Tıpkı Suriye ve Libya'da olduğu gibi, Rus hava savunma sistemleri SİHA'lar karşısında hezimete uğradı.

Bu nedenle, gelecekte savaşma ihtimali olan ordular arasında - yalnızca ABD, Çin, Rusya değil, Türkiye, İsrail ve Güney Afrika gibi bölgesel güçler - bu deneyim kesinlikle yapay zeka ve otonom ölümcül silah sistemleri konusunda daha fazla araştırmaya teşvik edecektir.

Üçüncü ders, düşmanın gücü 'çevresinde' savaş. Dağlık Karabağ'daki çatışmalardan önce Ermenistan ordusu taktik olarak daha iyi görünüyordu. Daha iyi ve motive olmuş askerlere sahiptiler ancak SİHA'lar devreye girince her şey değişti.

Ermenistan sarp araziye sahip bölgeyi kolayca savunabileceğini düşünüyordu, bağlantı noktaları olan yollar kesilince cepheye sevkiyat yapılamadı. Şuşa'da binlerce askerin ölümüyle sonuçlanan muharebe Erivan'a ateşkesten başka seçenek bırakmadı.

Batılı ülkeler şimdiye kadar daha çok drone savaşlarının teknik tarafına odaklandı ancak Dağlık Karabağ'da bu açı daha az heyecan vericiydi. Asıl heyecan verici taraf, Azerilerin SİHA'ları taktiksel kullanımıydı.

Geleneksel muharebe operasyonlarına droneları yerleştirmeleri etkileyiciydi. Bu entelektüel yaratacılık, Azerbaycan'ın savaşma tarzını geliştiren ve zaferi getiren Türk askeri danışmanlara ayrılmalı.

Almanya ve Fransa dışında SİHA'ları yakalayabilecek hava savunma sistemine sahip hiçbir Avrupa ülkesi yok. Almanya ve Fransa'nın sahip oldukları da kısa menzilli.

Droneların devrede olduğu modern hareketli bir savaşta birçok Avrupa ordusu Ermenistan'dan daha sefil bir duruma düşebilir. Bu onları düşündürmeli ve endişelendirmeli."



Mossad dijital platformlarda propaganda peşinde

 İsrail istihbarat teşkilatı Mossad, dijital yayın kanalları üzerinden yeni eleman kazanmaya çalışırken dünya kamuoyundaki imajını da güçlendirmeyi amaçlıyor. Eski çalışanlar ise teşkilata tepkili...



İsrail'in istihbarat teşkilatı, dijital platformlarda imaj çalışmalarına başladı. Buna göre Mossad; Netflix, Hulu ve Apple TV gibi yayın platformları üzerinden bünyesine yeni elemanlar alacak. 


Apple TV Plus'taki Tahran, Netflix'teki The Spy ve Hulu'daki False Flag gibi yapımların yanı sıra imaj çalışmalarında bulunacak elemanların, siber savaş alanında da ülkeyi temsil etmesi bekleniyor.


İsrail gazetesi Haaretz'in haberine göre, 2016'dan beri Mossad'ın başında olan ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun yakın müttefiki Yossi Cohen, eleman alımı için bütçeyi birkaç milyar yeni İsrail şekeli artırdı.

Mossad, başrollerini Tom Cruise ve Kelly McGill'in paylaştığı ünlü Top Gun filminin ABD Hava Kuvvetleri için çizdiği imajı sağlayacak yapımlar peşinde. Bu çalışma ile birlikte teşkilatın yeniden havalı görünmesi hedefleniyor. 


DESTEK VERENLER


Hollywood stüdyoları için danışmanlık yapan bir şirketin sahibi ve 28 sene boyunca teşkilatta çalışmış Avner Avraham, daha çok ajana ihtiyaçlarını olduğunu açıklayarak destek çağrısında bulundu. 


Ülkedeki yazar ve yapımcıların da cemaate benzer bir topluluğun parçası olduğunu açıklayan Israilli yönetmen Eytan Fox, ülkedeki herkesin teşkilatta bir tanıdığı olduğunu hatta kendisinin de teşkilatta birçok arkadaşı bulunduğunu söyledi. 

Fox, ABD'den İsrail'e göç eden ve Mossad'da görev yapmaya başlayan bir karakterin hikayesini anlattığı bir film üzerinde çalıştığını da belirtti.


TEPKİ GÖSTERENLER


Öte yandan, Mossad'ın bu kadar göz önünde olmasını eleştiren eski teşkilat çalışanları da var. Bunlardan birisi de Eski ajan Orna Klein. Teşkilatın, medyadaki "melodramatik tasvirinin" ekibe katılan ajanların görevleri yerine getirmekte zorlanmalarına neden olabileceğini öne sürüyor. (ntv.com.tr)


15 Aralık 2020 Salı

Bayraktar: Her engelleme bizi daha da güçlendiriyor

 Türkiye'nin en büyük sanayi kümelenmesi SAHA İstanbul'un Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Bayraktar, yaptırım kararına ilişkin, 'Ambargo veya yaptırım Türkiye için sadece bir sonraki adımın itici gücü olur' dedi.

KOBİ düzeyindeki 269 firmanın çatı kuruluşu OSTİM Savunma ve Havacılık Kümelenmesi Derneği (OSSA) de karara tepki gösterdi. OSSA Yönetim Kurulu Başkanı Mithat Ertuğ, yaptırımların geçmişte olduğu gibi bugün de Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) önderliğinde Türkiye'nin savunma sanayisi alanında küresel bir aktör olma yolunda attığı adımları daha da sağlamlaştıracağını söyledi.

Tam bağımsız savunma sanayisi hedefiyle kritik alt sistem ve teknolojilerde dışa bağımlılıktan kurtulmak için verilecek en güzel cevabın çalışmaya ve üretmeye devam etmek olduğunu vurgulayan Ertuğ, şöyle konuştu:

"OSSA olarak, KOBİ firmalarımızın gelişimine ve kabiliyetlerinin daha ileriye taşınarak sektöre katkı sunmalarına destek olmak için tüm imkanlarımızı seferber etmeye hazırız. OSSA, bünyesinde yer alan 269 kuvvetli alt yüklenici üye KOBİ firmadan oluşan yapısıyla tüm zorluklara rağmen, ülkemizin savunma sanayisi alanında küresel bir aktör olma hedefi doğrultusunda çalışmalarına hız kesmeden devam edecektir. Ülkemizin bekası, devletimizin ve milletimizin birliğiyle daha güçlü bir savunma sanayisi için çalışmaya ve üretime yılmadan devam edeceğiz, hiçbir kuvvet bizleri bu yolda engelleyemeyecek."

SON 50 YILDIR HER ADIMDA BÖYLE OLDU

Savunma ve havacılıkta faaliyet gösteren 574 firma ve kurumların yer aldığı, Türkiye'nin en büyük sanayi kümelenmesi SAHA İstanbul'un Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Bayraktar, yaptırım kararına ilişkin, "Ambargo veya yaptırım Türkiye için sadece bir sonraki adımın itici gücü olur. Ülkemiz aleyhine verilen her haksız karar bizi geliştirmeye, üretmeye ve savunma teknolojilerinde tam bağımsızlığa bir adım daha yaklaştırıyor. Her engelleme Türkiye için daha fazla millileşme, daha fazla yerlileşme demek. Son 50 yıldır her adımda böyle oldu, yine böyle olacak." ifadelerini kullandı.

"RİSKLER DE VAR FIRSATLAR DA"

OSTİM Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Aydın da ABD'nin yaptırım kararını kınadıklarını ve reddettiklerini, SSB Başkanı İsmail Demir ve Başkanlık bürokratlarının yanında olduklarını dile getirdi.

Demir ve çalışma arkadaşlarının bu yaptırımlara bireysel işleri için maruz kalmadıklarını vurgulayan Aydın, şunları kaydetti:

"Sayın İsmail Demir ve çalışma arkadaşları ülkemizin sembolü insanlar, sonuna kadar yanlarında durmamız, peşlerinde olmamız gerekiyor. Türkiye kritik bir süreç yaşıyor, bunun riskleri de var, zararları da olabilir ama bunun faydaya dönüştürülmesi, fırsata dönüştürülmesi de mümkün. Biz bu tarafını kullanarak, firmalarımızın içini doldurarak birçok ihtiyacımızı kendimiz yapabilecek kabiliyete eriştik. Mühim olan bunları yan yana getirip, üst üste koyup bütünü oluşturacak bir sinerjiye dönüştürerek çaba sarf etmek. Bazı alanlarda işleri bağımsız, kendimiz yapabiliyor hale geldik. Burada da Türkiye’nin çözümleri bulacağına inanıyorum."

Türkiye'nin etrafında bir dost kütlesi oluşturması gerektiğine işaret eden Aydın, "Karadeniz Ekonomik İşbirliği, D-8 güzel bir kümelenmeydi. Sadece bunları toplantılar halinde yaptık bitirdik, halen bunların kağıt üzerinde karşılığı var ama içini doldurarak bizim bir küme hareketi yapmamız gerekiyor. Ülkeleri bir araya getirerek hak ve adalet eksenli bir küme kurmamız lazım." dedi.

11 Aralık 2020 Cuma

İlk milli İHA motoru büyük başarı yakaladı

 Türkiye’nin son yıllarda büyük bir atılım gösterdiği savunma sanayii sektöründe sıkça gündeme gelen ana konulardan biri de motorlar… Geçtiğimiz günlerde ülkemizin milli ve yerli olarak geliştirdiği ilk genel maksat helikopteri GÖKBEY’de kullanılacak TEI-TS1400 turboşaft motorunun tanıtımı, gözleri bir kez daha Türkiye'nin bu başarı serüvenine çevirdi.


https://www.borsagundem.com/foto-galeri/ilk-milli-iha-motoru-buyuk-basari-yakaladi-galeri/1536195


Meltem-3 Projesi'nde ilk P-72 Deniz Karakol Uçağı hizmete girdi

 Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığından (SSB) yapılan açıklamaya göre, Meltem Projesi kapsamında tedarik edilerek Deniz Kuvvetleri Komutanlığının envanterine giren 6 adet P-235 Deniz Karakol Uçağı, Doğu Akdeniz ve Ege başta olmak üzere Türkiye'nin kıta sahanlığı ve ulusal çıkarlarının bulunduğu sularda Türk Silahlı Kuvvetlerinin stratejik unsuru olarak başarıyla hizmet ediyor.


Meltem Projesi'nin üçüncü aşamasında ise deniz gözetleme ve deniz karakol görevinde kullanılacak 6 adet ATR72-600 Uçağı tedariki ve Meltem Projesi çerçevesinde tedarik edilen görev ekipmanlarının uçaklara entegrasyonu amaçlanıyor.


Düzenlenen törenle Deniz Kuvvetlerinin envanterine giren ilk P-72 Deniz Karakol Uçağı, 8 bin 300 kilometreden fazla kıyı şeridine sahip "Mavi Vatan"ın kontrolü ve korunması için önemli bir kuvvet çarpanı olacak.


Meltem Projesi kapsamında teslimatların tamamlanmasıyla deniz karakol uçaklarının sayısı 12'ye çıkacak.




P-72 deniz karakol uçakları

P-72 deniz karakol uçaklarının üzerine gelişmiş radar sistemi, elektronik destek tedbirleri, akustik işleme sistemleri, taktik veri linkleri 11 ve 16, MK46 ve MK54 torpido taşıma ve atma kabiliyeti gibi kritik sistemler entegre edildi.


Bu sistemler sayesinde uçaklar, denizaltı savunma harbi, su üstü savunma harbi, istihbarat, gözetleme ve keşif, ufuk üstü hedefleme, arama kurtarma gibi önemli görevleri üstlenecek.


P-235 uçaklarında bulunmayan Link 16 sistemi, MK54 torpidosu taşıma ve atma gibi yeni özelliklere ilaveten P-72 uçakları daha uzun süre görev icra edebilecek kabiliyete sahip olacak.


İlk deniz karakol uçağı teslimatını takiben 2021 yılı içinde, ilave iki deniz karakol uçağı ile bir deniz genel maksat uçağının daha Deniz Kuvvetleri Komutanlığına teslim edilmesi planlanıyor.


Projede yerli ve milli sanayinin rolü

Projeye Türk sanayisinin yoğun katılımı da sağlandı. TUSAŞ tarafından detay parça üretimi, uçak modifikasyonu, malzeme tedariki, yer ve uçuş testleri desteği ve entegre lojistik destek aktiviteleri gerçekleştirildi.




ASELSAN tarafından ekipman tedariki sağlandı. Uçaklarda MİLSOFT tarafından geliştirilen Link 11 ve Link 16 sistemleri bulunuyor. Deniz karakol yer istasyonu HAVELSAN tarafından P-72 uçaklarına destek verecek şekilde güncellendi.


SSB, bugüne kadar Deniz Kuvvetlerinin imkan ve kabiliyetlerini geliştirme hedefiyle birçok sistemi hizmete hazır hale getirdi. Deniz Kuvvetleri Komutanlığının muharebe ve lojistik sahada gücüne güç katacak birçok hava, deniz, denizaltı ve lojistik projeleri de devam ediyor.


2021 yılı içinde deniz karakol uçaklarına ait görev sistemlerinin 3 yıl süreli lojistik destek hizmetinin başlatılarak, tedarik edilen sistemlerin işletme ve idamesinde Deniz Kuvvetleri Komutanlığına gerekli desteğin sağlanması planlanıyor.


TUSAŞ'ta gerçekleştirilen törene, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Serdar Demirel, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Deniz Havacılık Komutanı Tuğamiral Alper Yeniel, ana yüklenici LEONARDO adına Kıdemli Başkan Yardımcısı Nadia Steiner, alt yükleniciler adına TUSAŞ Genel Müdürü Temel Kotil, HAVELSAN Genel Müdürü Mehmet Akif Nacar, ASELSAN Genel Müdür Yardımcısı Bayram Gençcan, MİLSOFT Genel Müdürü İsmail Başyiğit ve THALES Hava Araçları Direktörü Levent Taşkın katıldı.


https://www.borsagundem.com/haber/meltem-3-projesinde-ilk-p-72-deniz-karakol-ucagi-hizmete-girdi/1536229



ABD'nin nükleer bombardıman uçakları 2. kez Orta Doğu'da uçtu

 ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), ABD Hava Kuvvetlerine ait iki B-52H tipi nükleer bombardıman uçağının ikinci kez Orta Doğu üzerinden caydırıcılık amaçlı uçuş icra ettiğini açıkladı.


CENTCOM'dan yapılan açıklamada, uçuşun, ABD'nin bölgesel askeri ortaklarına bağlılığını gösterdiği kaydedildi.


Açıklamada, uçuşla ilgili ifadelerine yer verilen CENTCOM Komutanı Orgeneral Kenneth F. McKenzie, "Dünyanın öbür ucundan stratejik bombardıman uçaklarını molasız bir şekilde uçurmak ve onları birçok bölgesel ortakla kısa sürede entegre etmek bölgesel istikrar ve güvenliğe olan ortak bağlılığımızın ve yakın çalışma ilişkilerimizin bir göstergesidir." dedi.


McKenzie, uçuşların ortak ve müttefiklere güvence verdiğini, düşmanın saldırganlığını da caydırdığını belirterek, "Potansiyel düşmanlar, yeryüzünde hiçbir devletin, bir saldırıya karşı bu kadar hazır ve hızlı bir şekilde bir savaş gücünü sevk etme kabiliyetine sahip olmadığını anlamalılar." ifadelerini kullandı.


ABD, geçen haftalarda da Orta Doğu üzerinden benzer bir uçuş icra etmişti.


10 Aralık 2020 Perşembe

Bayraktar: Artık ben de hürüm, o da hür

 Baykar Teknik Müdürü Selçuk Bayraktar: Tam 5 yıl önce... Envantere yeni giren #BayraktarTB2 görev yapmaya başlamış. Görevde ilk 1000 saati henüz tamamlamış. Şimdi 270 bin saati geride bıraktı. Semalarımızda hür ve özgür

Baykar Teknik Müdürü Selçuk Bayraktar, 2015 yılında Batman’da Türkiye'nin ilk milli insansız hava aracı Bayraktar TB2 İHA’nın ilk 1000 saatlik uçuşunun ardından günlüğünde kaleme aldığı yazıyı anımsatarak, “Tam 5 yıl önce... Envantere yeni giren #BayraktarTB2 görev yapmaya başlamış. Görevde ilk 1000 saati henüz tamamlamış. Şimdi 270 bin saati geride bıraktı. Semalarımızda hür ve özgür.” dedi.



Bayraktar, Twitter hesabından paylaştığı tweette, 2015 yılında Batman’da Türkiye'nin ilk milli insansız hava aracı Bayraktar TB2 İHA’nın ilk 1000 saatlik uçuşunun ardından günlüğünde kaleme aldığı yazıyı hatırlattı.
Selçuk Bayraktar attığı tweette şunları kaydetti:
“Tam 5 yıl önce... Envantere yeni giren #BayraktarTB2 görev yapmaya başlamış. Görevde ilk 1000 saati henüz tamamlamış. Şimdi 270 bin saati geride bıraktı. Semalarımızda Hür ve Özgür... #MilliTeknolojiHamlesi”

“Artık ben de hürüm, o da hür”
12 Aralık 2015’te kaleme aldığı “Batman Günlükleri / #SeyirDefteri” yazısında Bayraktar, şu ifadelere yer verdi:
“Az önce uçak (Bayraktar TB2 İHA) görevden döndü, indi. Dün de inmişti… Toplamda şu anda 1045 saat olması lazım. Muhtemelen herkes, benim gibi her kalkış ve her iniş öncesi, uçak havadayken hop oturup hop kalktı. Ben kendime şöyle bir söz vermiştim; havada ilk 1000 saat dolana kadar uçağın başından ayrılmayacağım. Görev yerini, nöbet mahallini terk etmemek için kesin emir almış ve yer kontrol istasyonuna zincirlenmiş bir nefer gibi, uçağın havada görev yaptığı 1000 saati tamamlayıncaya dek, yer istasyonundan 100 metre uzağa hiç ayrılmadım.

Şükür, hava aracının kumandasına geçmemi gerektirecek teknik bir arıza, acil bir durum, ciddi bir kaza bela da olmadı. Dün, envantere girdi dediler. İnşallah girmiştir. Girebildiyse ilk defa tasarımıyla, yazılımıyla, elektroniğiyle kısacası tüm kritik sistemleri ile milli bir taktik insansız hava aracı mini İHA’lardan sonra envantere girmiş olacak. Kendi semamızda kendi Bayrağımız, Al Bayrağımız inşallah özgürce, hür olarak milyonlarca saat uçacak, görev yapacak. Artık ben de hürüm, o da hür…”
Bayraktar, günlüğünü kaleme aldığı yılda, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin mini İHA’ları 8 senedir kullandığını aktararak, “100 bin saati geçti, halihazırda görev yapmaya devam ediyor. Muhtemelen teslim olan bu ilk Bayraktar TB2 filosu da en az 15-20 sene görev yapacak. Şu anda 30’lu yaşlarda olan bizler, Allah ömür verirse muhtemelen onların görevi bittiğinde 50’li yaşlarda olacağız… Ve bir gün inşallah ülkemiz de karasında, denizinde ve semasında gerçek anlamda tam bağımsız, hür ve özgür olacak… Emeği geçen, gönlünü veren, heyecanını duyan ve dua eden herkese helal olsun. O zamana kadar Allah imkân verirse yenilerini, belki de milli insansız savaş uçağını tamamlamış olacağız. Belki, o zamana kadar ülkemizden uzaya gidenler de olur. Biz inanıyoruz ki bunları oldurtan Rabbimiz, devamını da oldurtacak gücü verecektir.” ifadelerini kullandı.







8 Aralık 2020 Salı

ABD dünyayı silahlandırıyor!

 ABD, küresel silah satışlarında liderliğini sürdürdü

İsveç merkezli SIPRI tarafından açıklanan veilere göre, 2019 yılında dünyanın en büyük 25 silah şirketinin 12'sinin ABD merkezli olması dikkat çekti.

25 silah şirketi küresel satışların %60'ından fazlasını gerçekleştirdi.

Toplam satışlar 360 milyar doları aşarken 2019 satışları önceki yıla göre %8,5 arttı. En çok satış yapan 5 şirketin tamamı ABD menşeili olurken bu satışların toplamı 166 milyar dolar gerçekleşti.

Lockheed Martin 53,2 milyar dolarlık satışla listenin zirvesinde yer almaya devam etti.

25 şirketin 6'sı Batı Avrupa, 4'ü Çin, 2'si ise Rusya merkezli tespit edildi. Çinli şirketlerin satışları 22,4 milyar dolar olarak gerçekleşti.

Kotil, çift motorlu Aksungur İHA’da seri üretim sürecinin başladığını açıkladı

 Türk Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş. (TUSAŞ) Genel Müdürü Prof. Dr. Temel Kotil, çift motorlu Aksungur İHA’da seri üretim sürecinin başladığını açıkladı. Alt sistem tedarikinde zorluklar yaşadıklarını kaydeden Kotil, “Her ne kadar Türkiye’ye uygulanan resmi bir ambargo yoksa da alt sistem almada çok zorlanıyoruz. Yurt dışına sipariş veriyorsunuz, ürün kodu ile sipariş verdiğiniz halde kapalı valf yerine açık valf geliyor. Aşırı yavaşlıklar söz konusu” dedi.


İlk milli helikopter motoru TEI-TS1400’ün teslimatı gerçekleşirken, İHA platformunda da önemli bir eşik aşıldı. Kotil, konuk olduğu TRT Radyo 1’de, insansız hava araçları (İHA) projelerine değindi. ANKA’dan elde edilen tecrübelerle geliştirilen Aksungur (ANKA-2) İHA’da seri üretimin başladığı müjdesini veren Kotil, “Daha çok yük taşıyabilen, daha çok havada kalabilen Anka-2’mizin de seri üretimini yapıyoruz. Anka-2, uzak yerden kontrol edilebileceği için, Türkiye’nin herhangi bir noktasında kumanda merkezinden her tarafa gidip gelebiliyorlar. Bugün dünya turu atmıyorlar ama inşallah yakında dünya turu atan İHA’larımız olacak” dedi.




2023’te uçuş


Kotil, Ağır Sınıf Taarruz Helikopteri (ATAK-II) ile HÜRJET’in ilk uçuşlarını 18 Mart 2023 tarihinde gerçekleştirmeyi hedeflediklerini, Milli Muharip Uçağı (MMU) da aynı tarihte de hangardan çıkarmayı planladıklarını söyledi. Kotil, 2025’te teslimatı yapacaklarını, sertifikasyon çalışmalarının da üç yılı bulacağını kaydetti. Kotil, MMU’nun göreve başlangıcı için 2029 tarihini verdi.


‘Enteresan şeyler...’


Alt sistem tedarikinde belirli zorluklar yaşadıklarını kaydeden Kotil, “Her ne kadar Türkiye’ye uygulanan resmi bir ambargo yoksa da alt sistem almada çok zorlanıyoruz. Çok enteresan şeylerle karşı karşıya kalıyoruz. Yurt dışına sipariş veriyorsunuz, ürün kodu ile sipariş verdiğiniz halde kapalı valf yerine açık valf geliyor. Aşırı yavaşlıklar söz konusu” dedi.


12 füzeyle uçtu


Aksungur’un Türk Hava Kuvvetleri’ndeki savaş uçaklarının gerçekleştirebileceği bazı taarruz görevlerini gerçekleştirmesi bekleniyor. Bu sayede savaş uçaklarının gövde ömürlerinin uzatılması planlanıyor. Aksungur gerçekleştirilen test uçuşlarında 40 bin feet yüksekliğe kadar çıkmış ve 49 saat boyunca havada kalarak rekor kırmıştı. Çift motorlu olan Aksungur, 12 MAM-L mühimmatı ile gerçekleştirdiği uçuşun yanı sıra, TEBER güdüm kitli mühimmatla ilk test atışını da başarıyla yaptı. 

Milliyet


6 Aralık 2020 Pazar

Türk İHA'ların sayısı 45 bine ulaştı

 Türkiye, havacılık sektöründe attığı adımlarla gücünü artırırken, insansız hava aracı (İHA) kullanımında da dikkat çekici bir trend yakaladı. Ülkedeki İHA sayısı ekim ayı itibarıyla yaklaşık 45 bine, kayıtlı İHA pilotu sayısı da 216 bine ulaştı.

7 Aralık Uluslararası Sivil Havacılık Günü dolayısıyla Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (SHGM) verilerinden derlenen bilgiye göre, hem İHA sayısı hem de pilot sayısı son dönemde hızlı artış gösterdi.

2016'da 11 bin 839 olan İHA pilotu sayısı, 2017 sonunda 22 bin 195'e, 2018 sonunda 35 bin 660'a geçen yıl sonunda da 50 bine ulaştı. Hızla artan sayı, bu yılın ekim ayı itibarıyla 215 bin 858 olarak kayıtlara geçti.

Bu süreçte, İHA sayısındaki artış da dikkati çekti. 2016'da 8 bin 349 olan İHA sayısı, 2017'de 20 bin 813'e, 2018'de 27 bin 560'a çıkarken, 2019'da 33 bine yükseldi. Bu yılın ekim ayı itibarıyla İHA sayısı 44 bin 933'ü buldu.

İzinsiz İHA uçuranlara ceza

Askerlik, güvenlik, istihbarat, gümrük ve orman yangınlarıyla mücadele hizmetlerinde kullanılan ve Türk Silahlı Kuvvetleri, emniyet müdürlükleri, Orman Genel Müdürlüğü, istihbarat birimleri, Gümrük Muhafaza Genel Müdürlüğü gibi kurumların sahip olduğu devlet İHA'ları hariç, azami kalkış ağırlığı 500 gram ve üzeri tüm İHA sahiplerinin bunları kaydettirmeleri gerekiyor.

Ayrıca azami kalkış ağırlığı 500 gram ve üzeri İHA uçurmak isteyen pilotların da SHGM sistemine kaydolmaları ve İHA uçuşları öncesi izin almaları şartı bulunuyor. İzinsiz veya kayıtsız, tescil olmadan İHA uçuran şahıslara ve İHA pilotlarına idari para cezası uygulanıyor.

5 Aralık 2020 Cumartesi

İHA üretim merkezinin görüntülerini çektiler: 2 gözaltı

 Rusya’da yayın yapan NTV televizyonundaki bir programın metin yazarı Aleksey Petruşko ile kamera operatörü İvan Malışkin gözaltına alındı. İkilinin izinsiz olarak İstanbul’daki İHA üretim merkezinin görüntülerini çektikleri belirtildii

İstanbul'da Rus NTV televizyonunda yayınlanan Tsentralnoye Televideniye programının metin yazarı Aleksey Petruşko ile kameraman  İvan Malışkin gözaltına alındı.

Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince gözaltına alınan ikilinin İHA ve SİHA'ları üreten bir savunma firması binası çevresinde çekim yaptıkları öğrenildi.

İzinsiz olarak çekim yaptıkları ifade edilen televizyon çalışanları İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne götürülürken işlemlerinin sürdüğü öğrenildi.

GÖZALTI SÜRESİ 3 GÜN UZATILDI

İstanbul Valiliği ise konuyla ilgili yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada “İlimizdeki İnsansız Hava Aracı (İHA) AR-GE Merkezinin bulunduğu ve fotoğraf/video çekiminin izne tabi olduğu bölgede, izinsiz görüntü çektikleri tespit edilen Rusya uyruklu (I.M.) ve (A.P.) ile Türk Vatandaşı (A.Ç.K.) İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerimizce 03.12.2020 Perşembe günü saat 10.30 sıralarında gözaltına alınmıştır. Şahıslar hakkında başlatılan soruşturma devam etmektedir. Gözaltı süresi Cumhuriyet Başsavcılığı talimatıyla 3 gün uzatılmıştır”  denildi.

TELEVİZYON YETKİLİLERİ DE DUYURMUŞTU 

Aleksey Petruşko ile kameraman  İvan Malışkin'ın gözaltına alınmasıyla ilgili Rus NTV kanalı yöneticileri; çalışanlarının İstanbul'da gözaltına alındığını belirterek ikiliden haber alamadıklarını açıklamışlardı.

Rus televizyonunun yetkilileri; “Aleksey Petruşko ‘Bizi nedense hâlâ tutuyorlar' dediği kısa bir SMS mesajı gönderebildi. Daha sonrasında bir daha onlarla iletişim kurulamadı, aramalarımıza ve mesajlarımıza yanıt vermediler” ifadelerine yer vermişti.

İşte ilk yerli helikopter motoru!

 TEI'nin Hafif Genel Maksat Helikopteri Gökbey için Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı himayesinde geliştirdiği, Türkiye'nin ilk milli helikopter motoru TS1400 canlı yayında çalıştırılarak test edildi

TEI'de üretilen ilk milli helikopter motoru TEI-TS1400'ün teslimi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da video konferansla katıldığı törenle yapıldı.

Türkiye'nin havacılık motorlarında lider şirketi TUSAŞ Motor Sanayii AŞ (TEI), 35 yıllık teknik birikimi, sahip olduğu altyapı ve kalifiye iş gücüyle hem ulusal hem de uluslararası projelerde hedeflerine emin adımlarla ilerliyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, katılımıyla gerçekleştirilen törende ilk yerli helikopter motoru canlı yayında çalıştırılarak test edildi.

İlk milli helikopter motoru TEİ-TS1400

1660 beygire kadar güç üretme kapasitesine sahip TEİ-TS1400 motorunun üretiminde de imalat ve malzeme teknolojileri alanlarında TEI pek çok ilke imza attı. Türkiye'de ilk tek kristal türbin kanadı üretimini gerçekleştiren şirket, ilk kez nikel ve titanyum alaşımları için havacılık kalitesinde dövme teknolojisi geliştirdi. TS1400'ün tüm testleri de milli imkanlarla geliştirilen milli bremzelerde gerçekleştirildi. 

https://www.borsagundem.com/haber/iste-ilk-yerli-helikopter-motoru/1534971


Varank: Türkiye motor alanında ender ülkelerden bir tanesi

 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Varank, "İstediğimiz seviyelerde elbette değil ama Türkiye, artık hem askeri hem de sivil alanda motor üretim ve tasarımı yapabilen ender ülkelerden bir tanesi." dedi

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, "İlk Milli Helikopter Motoru TEİ-TS1400'ün Teslimi ve Tasarım Merkezi Açılış Töreni"nde yaptığı konuşmada, "Türkiye olarak gaz türbinli motor teknolojisine sahip 7 ülkeden biriyiz. Bugün açılışını yapacağımız yerli motorların tasarım çalışmalarının yürütüleceği tasarım merkezi de bu manada yeni başarı hikayelerimizin çıkış noktası olacak." dedi.

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Varank, "İstediğimiz seviyelerde elbette değil ama Türkiye, artık hem askeri hem de sivil alanda motor üretim ve tasarımı yapabilen ender ülkelerden bir tanesi." diye konuştu.

İlk milli helikopter motoru

Bakan Varank, ilk milli helikopter motoruyla ilgili de "Gerekli sertifikasyon süreçlerinden sonra seri imalata geçildiğinde hem bir yurt dışı bağımlılığından daha kurtulmuş hem de yıllık 60 milyon dolarlık ileri teknoloji ithalatının önüne geçmiş olacağız." dedi.

"Türkiye kritik teknolojilerin üreticisi olma yolunda emin adımlarla ilerliyor"

Varank, konuşmasına şu şekilde devam etti:

"Türkiye, 'Milli Teknoloji Hamlesi' vizyonuyla kritik teknolojilerin kullanıcısı değil, üreticisi olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. İnsan kaynağımız zengin, mühendislik kabiliyetlerimiz oldukça gelişmiş durumda. Artık yüksek teknoloji ve ileri tasarım becerileri gerektiren işlere imza atıyoruz."